21.04.2014

    2013 yılında karneler nasıl olacak? MEB’in yaptığı yenilikler ve değişiklikler hakkında bilgi

    Öğrencilerde eğitim öğretim hayatı süresince devam ettikleri okul hiç bitmeyecekmiş gibi bir duygu hâkimdir. Gel gör ki göz açıp kapayası bir sürede bir de bakmışsınız ki okul hayatı sona erivermiş. Sonra mı? Artık sonradan farkına varacağınız o güzel mevsim sona ermiş, hayatın katı gerçekleriyle yüz yüze gelmişsinizdir bile. Hayatınızı devam ettirebilmek için bir işe ihtiyacınız vardır. Tabi öncelikli olarak eğitimini aldığınız meslek dalında bir iş ararsınız. Gelin görün ki güvendiğiniz dağlara çoktan karlar yağmış; kapısını çaldığınız kapılar bir bir yüzünüze kapanmıştır. Kısacası iş bulmak öyle eskilerin deyimiyle aslanın ağzında değil; midesinin en kuytu köşelerinde bir yerdedir.

    Yanlışlar zinciri ile başlayan bir sistemin doğru yürümesini beklemek ne kadar doğru olur? Öncelikle uzun süreli bir eğitim politikamızın olmaması; yönetime talip olanların sürekli popülist yaklaşımına neden olmaktadır. Bu da hiçbir istatistiğe dayanmadan her ilde bir üniversite; hemen hemen her ilçe de bir yüksekokul açılmasına neden olmuştur. Öğrenciler de haklı olarak boşta kalmamak için detaylı bir araştırma yapmadan bir üniversite okumak adına herhangi bir bölümü okumaya başlamaktadır. Az önce de değindiğimiz gibi okul bitince de iş bulma sorunuyla baş başa kalmaktadır.

    Peki bu iş bulmanın, doğru meslek seçmenin formülü nedir? Ey sevgili okur; zaten öyle bir formülü bilen akil kişiler olsaydı bu günkü mağdurlar ordusu karşımızda duruyor olur muydu?

    Fakat işte sorun burada başlıyor. Popülist düşüncelerle açılan okullarda eğitim alan öğrencilere hangi bölüm olursa olsun; (Hiçbirini ayırt etmiyorum.) mezun olduklarında kendi branşları ile ilgili olarak serbest bir girişimle iş yapabilme becerisini kazanma yönünde bir eğitim verilmiyor. Üniversiteden mezun olan her bir öğrenci kamuda masa başı bir memurluk bekliyor. Maalesef öğrencilerimize açtığımız ufuk bundan ileri gidemiyor. Ufku bu olan öğrencimiz de mezun olduğunda hayatını devam ettirebilecek bir iş bulma noktasında zorlanıyor.

    Gelelim başlığımızdaki sorunun cevabına. Öğrenciler kolay meslek seçimi için hangi okulları tercih etmelidir? Dünya kuruldu kurulalı insanların ihtiyaç duydukları temel konular değişmemiştir. Sadece bunlara erişim şartları değişiklik göstermektedir. Ticaret, eğitim, sağlık, beslenme, ulaşım, haberleşme değişmeyen ana konulardır. Bu nedenle ticaretle ilgili, sağlıkla ilgili, eğitimle ilgili, beslenme ile ilgili, ulaşım ve haberleşme ile ilgili alanlardaki meslek grupları dünya durdukça duracaktır. Sadece bunlara erişim şartları değişecektir. O nedenle her dönemde bu mesleklere ihtiyaç vardır ve ihtiyaç olmaya da devam edecektir. Tabi hayalleri daha yükseklerde olanlar da dünya durdukça var olacaktır.Meslek seçiminde rehberlik isteyen gençlere tavsiyemiz; dünya durdukça var olan mesleklerden şaşmamalarıdır. Fakat seçtikleri mesleklerde günümüzün moda tabiri ile inovasyona (yenileşim) yönelik özellikleri kazanmakta da ihmalkâr davranmamalıdırlar.

    Meslek seçiminde asıl yapılması gereken, bireyin kendi yetenek ve tercihleri doğrultusunda daha ilkokul ve ortaokul sıralarında mesleki yönlendirme yapılmasıdır. Lise eğitimini alan öğrenci artık meslek seçiminde bilinçli bir seviyeye gelmeli ve üniversite tercihlerini mesleğine yönelik bir eğitim alanında kullanmalıdır. Bu tercihinde de maalesef hep yaptığımız gibi çalışma hayatında sadece kamuyu birinci plâna alıp diğerlerini bir kenara iten bir plâna ortak olmamalıdır. Mesleğini seçme yolundaki kişi okul tercihinde bulunurken her türlü alternatifi göz önünde bulundurarak, her türlü zorluğu göze alarak tercihini yapmalıdır.

    Aslında yazımı burada sonlandırmıştım. Fakat öğrencilerimize fazla haksızlık yapmamak adına yönetici konumunda olanlara bir Nasrettin Hoca fıkrasını hatırlatmak istiyorum.

    Hırsızın hiç mi suçu yok?

    Bir gün Nasreddin Hoca’nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış. Birisi :
    -Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki?

    Bir başkası:
    -Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? diye konuşmuş.

    Bir diğeri de :
    -Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor.
    Hoca kızmış:
    -Yahu demiş, iyi güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?

    ***

    Yukarıdaki satırları yazmamıza büro yönetimi mezunlarının bir elektronik postası neden oldu. Büro yönetimi mezunu arkadaşlar kamuya personel alımında kendilerine haksızlık yapıldığını düşünmekteler. Düşüncelerinde haksız da sayılmazlar. Eğitimini aldıkları konuda kamuda görev yapmak istediklerinde çok farklı bölümlere de aynı bölümlerde tercih yapma imkânının verildiğini söylüyorlar. Bu nedenle büro yönetimi mezunlarına verilmesi gereken kadroların başka bölümlere ve özellikle 3001 koduna verilmemesini talep ediyorlar. Bizler de çağrılarını yetkililere iletiyoruz.

    http://www.memurhaber.com

    Ekrem Aytar

    Sponsorlu Bağlantılar
    DMCA.com

    Peygamberimizin diğer Peygamberlerden ayrılan Özellikleri kısaca özet maddeler halinde

    Büyük Selçuklu Devleti Kısa Ders Notları Kısaca Konu Anlatımı Özet

    Bu sayfadaki "2013 yılında karneler nasıl olacak? MEB’in yaptığı yenilikler ve değişiklikler hakkında bilgi" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *