6 aylık doğan bebek yaşarmı

111 0
Sponsorlu Bağlantılar

6 aylık doğan bebek yaşarmı, işte erken doğum hakkında bilmeniz gereken herşey:

Erken Doğum

Neler erken doğuma neden olur?

· APGAR…Yenidoğan’ın karnesi…

· Erken doğan bebeği ne gibi sıkıntılar bekler?

· Erken doğum önlenebilir mi?

· Yalancı doğuma yalancı tedavi

Can’ın Anne bedeni dışında yaşamaya hazır olmadan doğmasıdır. Sistemleri tam olarak işlev görecek hale gelmemiştir. Can Anne karnında tüm sistemlerini dışarıya hazırlar. Akciğerleri, sindirim sistemi, kasları, kemikleri dış dünyaya hazırlanır, olgunlaşır. Ama her zaman beynine öncelik tanır. Bu olgunlaşma ve doğum birbiri ile yakından ilişkilidir. Bu ilişki erken doğumu engelleyen en önemli güvencedir. Ama bazen işler ters gider. Can erken doğar. Yaşam yolculuğunu erken terkeder. Ölüme yolculuğa çok hazırlıksız yakalanır.

Ne zaman erken doğum?

Genelde 37. Hafta tamamlanmadan olan doğumlar erken kabul edilir. Doğum ne kadar erken olursa o kadar gelişmemiş bir Can doğacaktır. Halk arasında yanlış olarak 7 aylık doğumun 8 aylıkdan daha fazla yaşama şansına sahip olduğu inancı vardır. Anne karnında geçirilecek her gün Can’ın yaşam şansını arttırır. Özellikle 34. haftadan önce doğan bebekler sorunlu olacaktır. Çünkü Can’ın akciğerlerinin gelişmesi genellikle 34. haftada tamamlanır. Akciğeri gelişmemiş bir Can doğduğunda soluk alma güçlüğü çeker. Ancak yüksek basınçlı oksijen çadırında nefes alabilir. Bu nedenlerle erken doğan bebeklerin kaç haftalık olduğunun bilinmesi gerekir. Ama son adet tarihinin tam olarak bilinmediği hallerde bebeğin ağırlığı önem kazanır. 2500 gramın altı düşük doğum ağırlığı kabul edilir.1500 gramın altı ise çok düşük doğum ağırlığıdır. Genelde bebeklerin yüzde 10’u erken doğar. Bebek ölümlerinin yüzde 75’inin nedeni erken doğumlardır. Düşük ağırlıklı bir bebeğin ilk yılında kaybedilme riski normal ağırlıkla doğmuş bir bebeğe göre 200 kat fazladır. Ayrıca bunların sinir sistemlerinde ağır hasarlar ve sakatlıklar gelişme riski de 10 kat daha fazladır. Bunlarda göz ve akciğer sorunları gibi ek bir çok hasar gelişir. Çok düşük ağırlıklı bebeklerin %60’ında sinirsel özür kalır.

Neler erken doğuma neden olur?

Birçok nedensel bilgi ancak istatistiksel analizle elde edilir. Istatistik ise hiç bir zaman hastalık nedenini yüzde yüz göstermez. Sadece bir ilişki olabileceğini gösterir. Binlerce Anne incelenir. Bunlardan erken doğum yapan Anne’lerın özellikleri ile zamanında doğum yapanların özellikleri karşılaştırılır. Eğer erken doğum yapanlarda farklı bir özellik varsa bu etken erken doğum etkeni olarak kabul edilir. Tabi ki bu ilişkinin mantıklı bir açıklaması olması gerekir. Bu tip araştırmaya epidemiyolojik araştırma denir. Oysa bilimsel çalışma doğrudan olay üzerinde çalışmadır. Yani bir etkeni bir hamileye uygularsınız, eğer o etken erken doğuma yol açıyorsa o zaman kesin olarak erken doğum etkeni kabul edilir. Doğaldır ki bu tip bir çalışma insan üzerinde yapılamaz. Ancak hayvan deneyleri ile bazı olaylar araştırılabilir.

Epidemiyolojik çalışmalara göre erken doğum çok genç ve çok yaşlı annelerde daha sıktır. Daha önce erken doğum yapan Anne’nın tekrar erken doğum yapma riski daha fazladır. Böbrek hastalıkları, uterus myomları, uterus ile ilgili yapısal bozukluklar erken doğum nedeni olabilir.

Eğer Anne’nın kendisi, kendi doğum öncesi döneminde gelişme geriliğine maruz kalmışsa erken doğum yapma riski fazladır. Uterusun aşırı gerilmesi de erken doğum sancılarını başlatabilir. Ikiz hamilelikler, Amnion sıvısının fazla olduğu haller bu duruma örnektir.

Erken doğumların yüzde otuzundaki etken ise enfeksiyon, yani mikroplardır. Mikroplar bazı zehirli maddeler salgılar. Bu zehir bedenin savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Savunma hücreleri enfeksiyon bölgesine hücum ederek vücudun bağışıklık sistemini harekete geçirmek için birçok madde salgılar. Bu maddelerin etkilerinden biri prostaglandinler (PG) salgılatmaktır. PG ler uterus kasını kasar, serviksi yumuşatırlar. Böylece tedavi zamanında yapılmadığında enfeksiyon erken doğum riskini arttırır.

Beslenmenin etkisi

Bir Anne ne kadar kötü beslenir, ne kadar kötü sağlık koşulları altında yaşarsa vücudunun mikroplar tarafından işgali o kadar kolaydır. Kansızlık, yüksek tansiyon, yetersiz beslenme, yetersiz izlem enfeksiyon riskini arttırır. Bu nedenle toplum olarak hamilelerin bakım koşullarını düzeltmemiz gerekir. Gelecek kuşakları düşünüyorsak tabi ki. Anne yaşamında stresse yol açan birçok etken erken doğumu davet eder. Hamilelikte ev değiştirmek bile erken doğuma yol açabilir. Stres sonucu ortaya çıkan hormon ve kimyasal maddeler östrojen salınımını arttırır. Östrojen ise uterus kasının kasılmasını arttıran bir hormondur.Gelişme geriliği olan bebeklerde erken doğabilir. Bu bebekler, normal gelişme gösteren erken doğan bebeklerden daha hafif ağırlıktadır. Ama tersine bu bebeklerin yaşama şansları çok daha fazladır. Çünkü bunlar içerde zaten sıkıntı çekmişlerdir. Oksijensizliğe karşı bir çok önlem almışlar, kıt kaynaklarla yaşamayı öğrenmişlerdir. Stres altında kaldıkları için daha fazla kortizol hormonu üretmişlerdir. Bu hormon ise akciğerlerini zamanından önce olgunlaştırır.

Sigara tek başına önemli bir etkendir. Daha önceden erken doğum yapanlarda tekrarlama şansı 3 kat daha fazladır.
Ağır böbrek hastalıkları, uterusun iyi gelişemediği durumlar ve rahim ağzı gevşeklikleri erken doğum sancılarının başlamasına neden olurlar.
Ikiz hamilelikler, suyun aşırı olması, Cana ait bazı sakatlıklar erken eyleme yol açabilir
APGAR…Yenidoğan’ın karnesi

Bu alandaki sağlık personelinin tümünün bildiği bu kavram, 1950’lerde Dr. Apgar’ın geliştirdiği yeni doğan bebeği değerlendirmeye yarayan bir puanlama sisteminin adıdır. Bugün için hala önemini korumaktadır. Bebeğin beş özelliği değerlendirilerek 10 puan üzerinden not verilir. Bunlar, kalp atım hızı, görünümü, yüz hareketleri, el ve bacak hareketleri ve solunumdur. Her özellik için 0,1, ya da 2 puan verilir. Beyin sağlam ise kalp ve solunumu kontrol altına alır. Yine yüz ve kol-bacak kaslarını hareket ettirir. Sağlıklı bir bebek doğduktan 1 dakika sonra 7 ile 10 arasında puan alır. Puan 7 nin altında ise bebeğe oksijen verilir. Bu arada bebek hafifçe kurulanır ve bir ısıtıcının altına konur. Çünkü yeterli soluk alabilmesi için kuru olması ve ısısını koruması gerekmektedir.Eğer puan 3’ün altında ise acil önlemler gerekir. Bebek kendi başına soluk alamaz. Hala plasentasını arar. Bu nedenle ona plasentanın sağladığı oksijeni yapay yolla vermek gerekir. Bunun için ya soluk borusuna hortum yerleştirilip akciğerlere doğrudan oksijen verilir. Ya da ağız-burun maskesi ile yüksek basınçlı oksijen verilir. Bebek kendi başına soluk alıp verene kadar bu destek sürdürülür. Ancak bebeğe aşırı oksijen vermek doğru değildir. Bebek düşük oksijende yaşamaya alışıktır. Fazla oksijen gözlerine ve akciğerlerine zarar verebilir. Bu nedenle çok iyi denge sağlanması gerekir.
Erken doğan bebeğin geleceği ilk dakikalarda karşılaştığı ortamla yakından ilgilidir. Tabi organları ne kadar olgunsa yaşam şansı o kadar fazladır. Ne yapacağını bilen bir ekip ve yeterli teknolojik donanım bu bebeklerin şansıdır.

Erken doğan bebeği ne gibi sıkıntılar bekler?

– Beyin kanamasına bağlı beyin hasarı riski fazladır.- Sindirim sistemi yeterli olgunlukta olmadığından özel beslenme ister.
– Böbreklerin yetersizliği nedeniyle sıvı ve elektrolit dengesi bozulur.
– Isı ayarlayan merkezlerin yetersizliği nedeniyle aşırı ısı kaybeder ve ısı dengesini sağlayamaz.
– Plasenta aracılığıyla Anne’den gelen glukoz ve kalsiyumdan yoksun kalır.
-Kan hücrelerinin yıkılması ile ortaya çıkan bilirübin denen sarı madde karaciğer tarafından etkisiz hale getirilir. Ama karaciğer yeterli gelişmediğinden bu işi başaramaz ve sarılık oluşur.
-Enfeksiyonlara karşı yeterli direnç ve savaşım veremez.

Tüm bu yetersizlikler bebeğin geleceğini olumsuz etkileyecektir. Örneğin biriken bilirübin beyinde çöker ve kalıcı hasarlara yol açar. Bebeğin beyin ve zeka gelişimi geri kalır. 1000 gramın altında doğan bebeklerin %75’inde beyin kanaması görülür. Neyse ki yenidoğan beyni çoğu kez bu tip harabiyetlerden fazla kalıcı zarar görmez. Ileriye yönelik önemli bir iz kalmaz.

Iyi bakım sağlıklı gelecek demektir

Erken doğan bebeklerin bakımı çok özen gerektirir. Tüm ekibin ve ekipmanın yeterli düzeyde olması gerekir. Çalışan sağlık personeli yüksek düzeyde eğitimli olmalıdır. Günün 24 saati aynı düzeyde bakım sağlanmalıdır. Tam donanımlı bir yenidoğan bakım ünitesi uzay merkezini anımsatır. Her yerde monitörler, bip bip sesleri, sessiz ama yoğun bir koşuşturmaca, yanan sönen ışıklar. Hepsi yenidoğana Anne karnındaki ortamı hatırlatmak için gösterilen çabalardır. Cağdaş yenidoğan uniteleri Anne karnındaki çevreyi taklit etmeye çalışır. Ancak hangi bebekler yaşar, hangisinde hasar kalır, hangisi sorunsuz gelişir? Bunları önceden kestirecek testler henüz mevcut değildir. Özürlü kalan bebekler hem aile hem de toplum için yük olacaktır. Çok yoğun bakım isteyen bebeklerde özürlü kalma oranı yüksektir. Beyin hasarı ömür boyu süren ve ileri yaşlarda daha da belirginleşen bir sorundur. Erken dönemde beyini geliştirici özel çalışmalara başlanması gerekir.Gelişme döneminde beyne yaptırılacak egzersizler oluşacak kalıcı hasarları azaltabilir. Çevresinde böyle insanlar bulunanlar durumun hassasiyetini daha iyi anlarlar.

Ömür boyu Anne babasına bağımlı bir insan vardır karşınızda. Bakımı hem maddi hem de manevi açıdan ağır bir yüktür. Bu kişilerin topluma verebilecekleri çok azdır. Sürekli toplumdan alır. Tüm bu nedenlerle doğum hekimliğinin en önemli görevlerinden biri erken doğumları olduğunca azaltmakdır.

Erken doğum sadece aileye değil topluma da büyük yük getirir. Toplumsal kaynaklarımız zaten sınırlı. Bu kaynakların erken doğan bebeklerin bakımı için değil, sağlıklı doğan bebeklerin daha iyi yetişmesi için ayrılması gerekir. <

Erken doğum önlenebilir mi?

En tartışmalı konulardan biridir. Birçok ilaç erken doğum sancılarını durdurabilir. Ama bu ilaçların erken doğan bebek sayısını azaltmada pek katkısı olmamaktadır. Risk gruplarını saptayarak bu kişilerin çok yakından izlenmesi, vajinal kültürlerle mikrop taraması erken doğum riskini azaltabilir. Ayrıca rahim gevşekliği olanlara dikiş atılması ve yatak istirahati yararlı uygulamalardır. Bu konuda Anne’nın iyi eğitimi ve erken doğum belirtilerini erken tanıyarak zamanında hekime başvurması önemlidir.

Erken doğumu erken farketmek

Erken doğum tanınabilir mi? Ya da tanındığında önlem alınabilir mi? Bu da ayrı bir sorundur. Genellikle bazı belirtilerin erken doğum habercisi olduğu ancak olay iyice ilerledikten sonra anlaşılabilir. Bu durumda da çok geç kalınmış olacaktır. O halde erken doğum habercisi olabilecek belirtilerin gözlendiği her duruma erken doğum başlıyormuş gibi yaklaşmak gerekir. Fetal Monitör denen cihazla uterus kasılmalarının karın üzerinden ölçülmesi ayırıcı tanıda oldukça yardımcıdır. Ancak ultrasona göre çok ucuz ve yararlı olan bu cihaz ülkemizde ultrason kadar yaygınlaşmamıştır.Düzenli ve ağrılı kasılmaları olan kadınların yarısında doğum eylemi başlamaz, yani herhangi bir tedavi yapılmasa da doğum ilerlemez ve durur. Bu nedenle de bir ilacın ya da tedavinin etkinliğinin değerlendirmesi güçtür.

Yalancı doğuma yalancı tedavi

Eğer gerçekten ciddi bir durum varsa Anne’nın hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerekir. Teadviye ilaçlar serum içine katılarak başlanır ve şayet ağrılar geçerse ağızdan haplarla devam edilir. Ülkemizde ve yurt dışında en çok kullanılan ilaç Pre-par ismiyle bilinen bir ilaçtır. Ciddi durumlarda bu ilaç ağızdan 2 saatde bir verildiğinde ancak etkili olur. Çarpıntı gibi bazı ağır yan etkileri olan bu ilaç birçok kadın doğum hekimi tarafından yanlış kullanılmaktadır. Günde 3 sefer yarımşar tablet verilir. Bu kullanımın hiçbir yararı yoktur. Sadece hekimi ve hastayı psikolojik olarak rahatlatır.

Son yıllarda bir kalp ilacı olan nifedipinin 24 saat etkili biçimleri erken doğumu engellemek için kullanılmakta ve başarı sağlanmaktadır.

Erken eylemi durdurmaya çalışmanın en önemli yararı Can’ın akciğerlerini olgunlaştıracak zamanı kazanabilmektir. Eğer doğum 48 saat geciktirilir ve bu arada Can’ın akciğerlerini geliştirmede yararlı olacak ilaçlar kullanılırsa, tedavi amacına ulaşmıştır. Erken eylem tedavisinin ikinci önemli yararı Can’ı yaşatabilecek özellikleri ve donanımları olan hastanelere zamanında yetiştirilmesidir.

Prematüre Bebekler

KÜÇÜK MUCİZELER : PREMATÜRE BEBEKLERBundan 6 yıl önce bir bebek doğuyor. Sadece 1200 gr. ve 38 cm. O zamanın yaşatılma kriterlerine göre tam sınırda değerler� Bu ani gerçekleşen erken doğum karşısında ben ve ailem çok zor zamanlar yaşadık. Prematüre bebekler hakkında Türkçe içerikliPrematüre Bebekler tıp terimlerinden maksimum düzeyde arınmışPrematüre Bebekler ailelerin anlayabileceği bir kaynak bulamadık. Bu zorluklar da bizi bazı çalışmalar yapmaya sevketti.

Bu yazıyı hazırlamamdaki amacımPrematüre Bebekler ailelerin erken doğan bebeklerinin takibi konusunda dikkatli olmaları. �Nasılsa erken doğdu geç otururPrematüre Bebekler geç yürürPrematüre Bebekler geç konuşur� gibi bazı tehlikeli bahanelerin arkasındaPrematüre Bebekler mevcut sorunları gözmezden gelmemeleri. Elbette pek çok prematüre bebeğin gelişimi yaşıtlarına oranla geç olabilir. Ancak her gecikmenin de bir sınırı vardır. Bu gecikme süresi doktor gözetiminde olmalı ve aile bebeğini iyi gözlemlemelidir.

Bebeğim Ne Kadar Prematüre?

Normal bir gebelik 40 hafta ya da 280 gün sürer. Eğer 37 haftadan önce doğum gerçekleşirse bebek prematüre kabul edilir.

Prematüre bebekler gebelik yaşına göre 3 gruba ayrılmaktadır:
1. Grup : İleri derecede (24-31 hafta)
2. Grup : Orta derecede (32-35 hafta)
3. Grup : Sınırda (36-37 hafta)
Prematüreliği tahmin etmenin diğer bir yolu da doğum ağırlığıdır. Genel kaide; �ne kadar prematüre ise o bebek o kadar hafiftir� şeklindedir. Bunun için kullanılan çeşitli terimler vardır.Düşük Doğum Ağırlığı(LBW) : Bebeğin doğumda 2500 gramdan az olması
Çok Düşük Doğum Ağırlığı(VLBW): Bebeğin doğumda 1500 gramdan az olması.
İleri Derecede Düşük Doğum Ağırlığı(ELBW): Bebeğin doğumda 1000 gr.dan az olması.

Acaba ülkemizde prematüre doğan bebeklerin ne kadarı engelli kalıyor?

Prematüre bebeklerdeki pek çok rahatsızlık erken teşhis edildiğindePrematüre Bebekler doğru tedavi ile iyileştirilebilmekte ya da maksimum fayda elde edilebilmektedir. Burada söz konusu rahatsızlığın türüPrematüre Bebekler evresiPrematüre Bebekler ne kadar erken teşhis edilip ne kadar doğru tedaviyle iyileştirilmeye çalışıldığı da önemli faktörlerdir.

Bu rahatsızlıklar erken teşhis edilmez ya da tedavisiz kalırsa ne olur? O zaman bebek yaşamının geri kalan kısmını o soruna ait ENGEL ile yaşarPrematüre Bebekler ya da o soruna ait sağlık problemleriyle sıkça karşılaşır. Bu bağlamda �acaba ülkemizde prematüre doğan bebeklerin ne kadarı engelli kalıyor?� sorusu aklıma geldiğinde araştırmaya başladım. Bu konuda bana yardımcı olan Prof.Dr.Zeynep İnce şunları ifade etti:

“Preterm bebeklerin engelli kalma oranları ile ilgili Türkiye geneline ait detaylı veriler yokPrematüre Bebekler ancak çeşitli merkezlerin kendi izledikleri bebeklere ait verileri var. Bu konudaki çalışmalar da devam ediyorPrematüre Bebekler yakın bir gelecekte Türkiye�ye ait veriler de ortaya çıkabilecek.

Dünyadaki sonuçlarla ilgili fikir vermesi acısından 2 önemli çalışmanın sonuçları aşağıdaPrematüre Bebekler ikisi de ABD’den:

1. Doğum ağırlıkları 400-1000 gram arasında olan ve 1993-94 yılları arasında doğan 1151 preterm bebek izlenmiş. Bu bebeklerin ortalama doğum ağırlıkları 796 gPrematüre Bebekler gebelik yaşları 26 hafta. Bebekler düzeltilmiş yaşları 18-22 ay olduğunda yapılan değerlendirmede:

Nörolojik anormallik % 25
Görme bozukluğu % 9
İşitme bozukluğu % 11
Bayley II zeka gelişim indeksi düşüklüğü %37
Bayley II psikomotor gelişim indeksi düşüklüğü %29 olarak bulunmuş
Sonuç olarak doğum ağırlıkları 1000 gramın altındaki bebekler 18-22 aylık olduklarında nörolojik anormallikPrematüre Bebekler gelişimsel ve işlevsel bozukluklar acısından ciddi risk taşıyor .Kaynak: Vohr BRPrematüre Bebekler Wright LLPrematüre Bebekler Dusick AMPrematüre Bebekler et al. Neurodevelopmental and functional outcomes of extremely low birth weight infants in the National Institute of Child Health and Human Development Neonatal Research NetworkPrematüre Bebekler 1993-1994 . Pediatrics 2000;105:1216-26

2. 1977-1979 yılları arasında doğan ve doğum ağırlıkları 1500 gramın altında olan 242 bebek (ortalama doğum ağırlıkları 1179 gPrematüre Bebekler gebelik yaşları 29.7 hafta) 20 yaşına geldiklerinde değerlendirilmiş ve sonuçlar 233 normal doğan bebekle karşılaştırılmış. Buna göre preterm doğan grupta lise mezuniyet oranı daha düşük (%83’e karşılık %74)Prematüre Bebekler ortalama IQ ve akademik basari puanı daha düşükPrematüre Bebekler norosensoriyel bozukluklar ve boy kısalığı oranı daha fazla bulunmuş. Sonuç olarak düşük doğum tartısının eğitim üzerine etkilerinin erken erişkin yasa kadar devam ettiği belirtilmiş.
Kaynak: Hack MPrematüre Bebekler Flannery DJPrematüre Bebekler Schluchter MPrematüre Bebekler et al. Outcomes in young adulthood for very-low-birth-weight infants. The New England Journal of Medicine 2002;346:149-57″

EvetPrematüre Bebekler sanırım prematüre bebeklerin takibi konusunun önemi böylece daha da bir vurgulanmış oldu. Bir sonraki yazımda PREMATÜRE BEBEKLERDE EN ÖNEMLİ DOKTOR KONTROLLERİ konusunu ele alıcam.

SevgiylePrematüre Bebekler sağlıcakla ve dostça kalın.

Nükhet Demiray

Prematüre Bebekler:

26 haftalık bebek yaşarmı, 6 aylık bebek yaşarmı, 6 aylık doğan bebek yaşarmı, 31 haftalık bebek yaşarmı, 24 haftalık doğan bebek yaşarmı, 24 haftalık bebek yaşarmı, 31 haftalık doğan bebek yaşarmı, 26 haftalık doğan bebek yaşarmı, 35 haftalık bebek yaşarmı, 32 haftalık doğan bebek yaşarmı, 25 haftalık bebek yaşarmı, 25 haftalık doğan bebek yaşarmı, 36 haftalık doğan bebek yaşarmı, 35 haftalık doğan bebek yaşarmı, 36 haftalık bebek yaşarmı, 26 haftalık doğan bebek görüntüsü, erken doğan bebekler yaşarmı, 24 haftalik bebek yasarmi, 37 haftalık bebek yaşarmı, 26 haftalık prematüre bebek
Sponsorlu Bağlantılar

Yorum Yapılmamış --> "6 aylık doğan bebek yaşarmı"

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Current ye@r *