Adetten önce ve sonra gelen akıntılar

50 0
Sponsorlu Bağlantılar

Adetten önce ve sonra gelen akıntılar

Adetten sonra gelen kan olmayan kahverengi akıntı tekrar gusül almayı gerektirir mi?

Adetten sonra gelen kan olmayan kahverengi akıntı tekrar gusül almayı gerektirir mi?

Hayız ve istihaze hakkında bigi verir misiniz, hayızın süresi ne kadardır?

Hayızın sona ermesi için kesilmesi esastır

10 günden fazla olan adet günleri özür sayılır İki adet halinin arasında 15 gün geçmişse ondan sonra gelen kan hayız kanı olarak değerlendirilir Kadınlar adet hallerine çok dikkat etmelidirler Çünkü bu haller, onların birçok din görevleri ile ilgilidir Bu konu ile ilgili başlıca meseleler şunlardır:

Kadınlar en az dokuz yaşlarında buluğ çağına erer ve adet görmeye başlarlar Elli veya elli beş yaşlarında da “Sinn-i İyas” denilen adet görmeme devresine girerler Bu yaştan daha önce adetten kesilen kadınlar da vardır

Adet müddetinin en azı üç gündür (yetmiş iki saattir) En çoğu da on gün, (iki yüz kırk saat) Bu iki zaman arasında görülecek kanlar, adet kanı sayılır Bu zaman içinde devamlı olarak kanın gelmesi gerekmez, ara sıra kesilebilir Örnek: Bir kadın üç gün kan gördükten sonra iki gün kanı kesilse ve arkasından üç gün daha devam etse, bu sekiz günün hepsi adet gününü teşkil etmiş olur

İki adet arasındaki temizlik haline Tuhr (Temizlik) hali denir Bunun müddeti on beş günden az olamaz Fakat bundan çok olabilir Tuhr hali aylarca ve senelerce devam edebilir Böyle temizlik hali devam eden kadına Münteddetü’t-Tuhr (Temizliği devamlı) denir

Bazı kadınların adet günleri, sayılan belli günlerdir Örnek: Her ay beş veya yedi veya dokuz gün adet görürler Böyle bir kadına “Mu’tade” denir Bir adet, bir kez meydana geldiği üzre kararlaşmış olabilir Şöyle ki: Henüz adet görmeye başlayan bir kız, ilk kez sekiz gün kan görse, sonra yirmi iki gün temiz olsa, bu şekilde adeti kararlaşmış olur Ondan sonra devamlı olarak kendisinden bir hastalık sebebiyle kan gelecek olsa, onun hem adet günleri, hem de temizlik günleri her ay o şekilde hesab edilir

Bazı kadınlarda adet günleri değişik olur Şöyle ki: Bir ay beş gün diğer ay altı gün adet görebilirler Bu durumda ihtiyatlı hareket etmek gerekir Böyle bir kadın, altıncı gün oldu mu yıkanır, namazlarını kılar ve eğer ramazansa orucunu tutar; çünkü bu altıncı gündeki kanın illet (istihaze) kanı olması muhtemeldir Fakat bu altıncı gün çıkmadıkça, cinsî münasebette bulunamaz, boşanmışsa iddeti dolmuş sayılmaz Çünkü bu altıncı günün kanı, hayız kanı olmak ihtimali vardır

Bir adetin değişmiş olması için, ona aykırı iki adet hali görülmelidir Örnek: Her ay beş gün adet gören bir kadın, sonra iki kez dört gün veya iki kez altıgün kan görse, onun adeti beş günden dört güne veya altı güne geçmiş olur

Sonuç: Adet, bir defa ile yerleşir, iki defa ile değişebilir Bununla beraber İmam Ebû Yusuf’a göre, adet bir defa ile değişmiş sayılabilir Buna yeni adetin eskisini bozup onun yerini alması anlamında “Fesh-î adet” de denilmektedir

Belli günler devam eden bir adete aykırı olupda on günden fazla devam etmeyen kanlar, adet kanı sayılır Bu halde adet değişmiş olur Örnek: Her ay yedi gün kan gören bir kadın, sonra on gün kan görse, hepsi hayız kanı sayılır Bu halde adeti yedi günden on güne geçmiş olur Fakat belli günlerden sonra gelen kan, belli günlerle toplandığı zaman on günden fazla olursa, yedi günden ziyade olan kanlar hayız kanı sayılmaz, İstihaze (illet) kanı olur Şöyle ki: Böyle yedi gün kan gören bir kadın sonradan on bir veya on iki gün kan görmeye başlarsa, bunun adet edinilmiş yedi günlüğü hayız kanı olur Sonraki dört veya beş günü istihaze (illet) kanı olur

Yine: Her ay başından itibaren beş gün adet görmekte olduğu farz edilen bir kadın, bu adeti üzere kan gördüğü gibi, bundan iki gün veya üç gün veya beş gün önce de kan görmüş olsa, bunların hepsi adet sayılır; çünkü adet sayısı on günü geçmemiştir Fakat kan görme günlerinin tümü bu şekilde on günden fazla olursa, yalnız adeti olan o beş günde gördüğü kan hayız kanı sayılır, adet edindiği günlerden fazla olan bütün kanlar istihaze (illet) kanı sayılır

Adet görmekte olan bir kadından bir hastalık sebebi ile devamlı olarak kan gelecek olsa, onun hayız ve temizlik hallerindeki belli günlerine göre hüküm verilir Örnek: Her ay başından itibaren on gün kan gören bir kadın, ondan sonra yirmi gün veya altı aydan noksan olmak üzere şu kadar ay ve gün temizlik üzere olsa, onun adeti böyle kararlaşmış olur Sonra böyle bir kadından devamlı olarak kan gelse, yine eski şekli üzere her ayın ilk on günü hayız, diğer yirmi günü veya şu kadar ay ile günü de temizlik hali sayılır Fakat temizlik müddeti tam altı ay veya daha ziyade bulunmuş olursa, temizlik müddeti altı aydan bir saat noksan kabul edilir ki, bu müddet, gebelik halinin en az zamanıdır

Yine: Yeni hayız görmeye başlayan bir kızın adeti kararlaşmaksızın kanı akıp devam etse, her aydan on günü adetine sayılmış olur Diğer yirmi günü de temizlik müddeti kabul edilir

Bir hastalık veya önemsememe neticesi adet günlerini unutmuş olan bir kadına “Mütehayyire” denir Böyle bir kadının gördüğü akıntı kesilmeyecek olsa, onun adeti hakkında kuvvetli olan görüşü ile işlem yapar Kuvveti fazla olan bir görüşe sahib değilse, ihtiyat olan yolu benimser Boşanmış ise, iddeti için on gün, temizlik müddeti de altı aydan bir saat noksan olmak üzere takdir edilir Diğer bir görüşe göre: Temizlik müddeti iki ay kabul edilir Bunun namaz ve oruçları üzerinde ayrıntılı bilgi vardır Bu konu ile ilgili geniş bilgi, İmam Sarahsî’nin “Mebsûd” isimli kitabında vardır

Adet görme çağına gelen bir kız, ilk kez görmeye başladığı kandan dolayı hemen namazını bırakır ve oruçlu ise, orucunu kaza etmek üzere sonraya bırakır Evli ise, cinsi ilişkide bulunmaz Böyle bir kıza “Mübtedie” denir Bu kan üç günden az bir zaman içinde kesilirse, hayız kanı olmadığı anlaşılır O zaman bırakıp kılmadığı namazları kaza etmesi gerekir İmam Azam’dan nakledilen bir görüşe göre, ilk başlayan bu kan üç gün devam edip de hayız kanı olduğu bilinmedikçe, namazı terk etmez ve orucuna da devam eder

Hayız müddeti içinde gelen kan tamamiyle kesilmedikçe, adet son bulmuş olmaz Bu kan, siyah, kırmızı, yeşilimtrak veya sarı olabileceği gibi bulanık ve toprak rengi de olabilir Adetini tamamlamış olan bir kadından gelecek akıntı bembeyaz bir renkte bulunur

Bir kadının görmekte olduğu adetini, kocasına karşı inkar etmesi veya gerçeğe aykırı olarak adet gördüğünü söylemesi helal değildir

Adet görmekte olduğunu söyleyen bir kadın, iffetli ve saliha bir kadın ise, sözü kabul olunur; değilse kabul olunmaz Ancak doğru söylediğine inandırıcı bir hal olursa, kabul edilir Mesela, söylediği söz, adetinin başlangıç zamanına rasgelmişse, o halde dediği kabul olunur

Hayız ve nifas müddetleri dışında, rahimden akan kana istihaze yani, hastalık kanı denir İstihaze kanı, hayız ve nifas kanından farklıdır Bu kan, damardan geldiği için, ince ve kokusuzdur Tıpkı burundan vesaire âzalardan akan kan gibidir Bir özür ve hastalık kanıdır

İstihaze kanı, ne oruca, ne de namaza engel değildir Cinsî münasebete de mâni olmaz Ancak istihaze hâlindeki kadınlar, özürlü hükmünde bulunurlar Özürlülerin tâbi olduğu hükümlere uygun olarak ibadetlerini yaparlar Asr-ı Saâdette bir gün bir kadın Peygamberimize gelerek:

“Benden devamlı kan gelir, namazı bırakayım mı?” diye sormuştu Peygamberimiz de cevaben:

“Hayır, o damardaki bir hastalıktandır, hayız değildir Âdet vaktin gelince namazı bırak, âdet hâlin geçince guslederek temizlen ve bundan sonra her vakit namazı için ayrı abdest alarak namazlarını kıl Tekrar âdet hâli gelinceye kadar böyle yapmaya devam et” buyurmuşlardı Bu rivayet, istihaze hâlinin özür hâline ait hükümlere tâbi olduğunu açıkça göstermektedir

Adetten önce gelen renkli akıntı oruca engel mi?

Adet kanının renkleri ve ayırıcı nitelikleri

Adet halindeki kadınlarda görülen kanların renkleri altıdır : kırmızı, sarı, toprak rengi, siyah, yeşil, kirlimsi Bu akıntılar hepsi hayız müddetinde ise hepsi hayız kanıdır Ta ki, safi beyaz renk görene kadar Renk tesbitinde pamuk veya bez kaldırıldığında onda mevcut renge itibar olunur Değişme haline bakılmaz Çünkü kadının gördüğü beyaz bir akıntı, kuruduğunda sararabilir Yahut kırmızı veya sarı kuruduunda farklı bir renk alabilir Hayız müddetindeki kanların renklerinin hepside hayızı bildirir Hayız bitiminde akıntının beyazlaşmasıyla hayız bitmiş olur

Kırmızılık ve Siyahlık : İttifakla hayız kanıdır HzFatıma (ra) kan görüyordu Allah Resulu (sav) O’na şöyle buyurdu: “Eğer hayız kanı ise bu belli ve siyah renkte olur, böyle olursa namaz kılma, başka türlü olursa abdest al ve namaz kıl, çünkü o bir (çatlak) damardan gelmektedir
Sarılık :Bazıları ipek kozası sarılığında, bazıları saman renginde, daha başkalrı ise sarı diş renginde olabilir am bu hususta itibar edilecek renk: ilk görüldüğü andaki renktir
Bulanıklık : Bulanık su renginde görülen kan demektir
Toprak Rengi : Toprağa benzeyen rengine benzer, önce sarıdır sonra bu rengi alır
Yeşilimtırak :Bir çeşit bulanık kandır bu kanın rengini bozuk gıdalar değiştirir daha çok yaşlı kadınlarda görülür

Hayız kanının ayırıcı nitelikleri

  • Katı olan ve pis kokan kan
  • Sadece pis kokan, katı olmayan kan
  • Sadece katı olan, pis kokmayan kan
  • Hem katı olmayan hemde pis kokmayan kan

Kaynaklar:
1) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN, Gonca Yayınevi, 1993
2) İzahlı Kadın İlmihali, Asım Uysal, Mürşide Uysal, Uysal Yayınevi, 2001, 11Baskı
3) En Geniş İslam İlmihali, Ali Fikri Yavuz, Çile Yayınevi, 1977

Adet kanı tam kesilmeden alınan boy abdesti
Bir hanım adet veya lohusalık kanları tam kesilmeden abdest veya 
boy abdesti alırsa bu geçerli olmaz
Adet ve nifas olan kadınların abdest almaları müstehap değildir
Çünkü bunların abdestsizlik durumlarına abdestin bir tesiri yoktur
Kadının adeti kesildimi cünup gibi olur

Adet sayılmayan kanlar

  • Adet görecek çağa gelmemiş kız çocuklarında görülen kan
  • Adet halinin en az müddeti olan üç günden az gelen kan
  • Adet halinin en çok müddeti olan on günden sonra gelen kan
  • Hamilelik esnasında gelen kan
  • Adetten kesilmiş yaşlı kadından gelen kan

Adetten önce gelen kahverengi yada bulanık renkli akıntı namaza engelmi

Adet halindeki kadınlarda görülen kanların renkleri altıdır : 

kırmızı, 
sarı, 
toprak rengi, 
siyah, 
yeşil, 
kirlimsi 

Bu akıntılar hepsi hayız müddetinde ise hepsi hayız kanıdır Ta ki, safi beyaz renk görene kadar Renk tesbitinde pamuk veya bez kaldırıldığında onda mevcut renge itibar olunur Değişme haline bakılmaz Çünkü kadının gördüğü beyaz bir akıntı, kuruduğunda sararabilir Yahut kırmızı veya sarı kuruduunda farklı bir renk alabilir Hayız müddetindeki kanların renklerinin hepside hayızı bildirir Hayız bitiminde akıntının beyazlaşmasıyla hayız bitmiş olur 

Kırmızılık ve Siyahlık : İttifakla hayız kanıdır HzFatıma (ra) kan görüyordu Allah Resulu (sav) O’na şöyle buyurdu: 
“Eğer hayız kanı ise bu belli ve siyah renkte olur, böyle olursa namaz kılma, başka türlü olursa abdest al ve namaz kıl, çünkü o bir (çatlak) damardan gelmektedir” 

Sarılık : Bazıları ipek kozası sarılığında, bazıları saman renginde, daha başkalrı ise sarı diş renginde olabilir am bu hususta itibar edilecek renk: ilk görüldüğü andaki renktir

Bulanıklık : Bulanık su renginde görülen kan demektir 

Toprak Rengi : Toprağa benzeyen rengine benzer, önce sarıdır sonra bu rengi alır 

Yeşilimtırak : Bir çeşit bulanık kandır bu kanın rengini bozuk gıdalar değiştirir daha çok yaşlı kadınlarda görülür 

Hayız kanının ayırıcı nitelikleri

-Katı olan ve pis kokan kan
-Sadece pis kokan, katı olmayan kan
-Sadece katı olan, pis kokmayan kan
-Hem katı olmayan hemde pis kokmayan kan 

Kaynaklar:
1) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN, Gonca Yayınevi, 1993
2) İzahlı Kadın İlmihali, Asım Uysal, Mürşide Uysal, Uysal Yayınevi, 2001, 11Baskı
3) En Geniş İslam İlmihali, Ali Fikri Yavuz, Çile Yayınevi, 1977

Spilar Varken Adetten Iki Gün önce Gelen Sarı Akıntı Orucu Bozarmı

Kadınlarda herhangi bir hastalık olmaksızın istihaze kanı dışında olan beyaz akıntı abdesti bozar mı

Özür, en az bir namaz vakti süresince devam eden bedenî rahatsızlıklara verilen addır Vücudumuzda bulunan bir yaradan veya burundan dinmeyen kan gelmesi, idrarın tutulamaması, devam eden kusmalar ve benzerleri özür olarak kabul edilmiştir Özür sayılan akıntılar necis sayılmaktadır Bir necis şey vücuttan çıktığında abdest bozulur

Özür akıntısı olan Müslüman’a ‘özür sahibi’ veya kısaca ‘özürlü’ denir  Özür sahibi olan kişilerin ibadetlerini yerine getirebilmeleri için dinimiz birtakım kolaylıklar göstermiştir Özürlü kişi her namaz vakti için bir abdest alarak o vaktin bitimine kadar aldığı abdestle istediği kadar ibadet yapabilir Ancak özrün dışında abdest bozan başka bir durumun meydana gelmemesi gereklidir

Özürlü kişi, namaz vakti içinde aldığı abdestle; istediği kadar farz, kazâ ve nafile namaz kılabilir, Kur’ân-ı Kerîm okuyabilir  Namaz vaktinin çıkmasıyla veya abdest bozan başka bir halin meydana gelmesiyle abdesti bozulur Giren vaktin namazını kılmak için yeni bir abdest alması gerekir

Özür sahibi kişinin akan kan, idrar, irin gibi akıntıların çamaşırına bulaşması halinde bakılır; akıntı devamlı geliyor ve temizlik yapılsa tekrar kirlenecekse; o vakit çamaşır değiştirilmez veya yıkanmaz  Ancak akıntı fasılalı yani ara ara geliyorsa o zaman kirlenen çamaşırın temizlenmesi veya yenisinin giyilmesi gerekir

Özür sayılan halin (kan, irin, idrar akıntısının) bir namaz vakti boyunca hiç olmaması durumunda, özür ortadan kalkmış sayılır ki, kişi özürden kurtulmuş olur Bayanların özrü:

Fıkıh Kitaplarında kadınların önden gelen doğal akıntıların da abdesti bozduğu kaydedilmektedir  Bu nedenle dikkatli olmak gerekir

Ancak zor durumda olanlar ve vesveseye kapılanlar Prof  Dr Hayrettin Karaman Hoca’nın şu açıklamalarına göre hareket edebilir:

Bayanlarda özür sayılan bazı rahim akıntıları görülmektedir  Bu akıntılar gün içinde ara ara gelirler Renk itibarıyla sarıdan yeşile kadar renk değiştiren, kaşıntı yapan ve şeffaf görünümde olmayan yoğun, kötü kokulu akıntılardır Bu akıntılar bir rahatsızlığın neticesi olduğu için necis, yani pistir Bunun için abdesti bozar Ayrıca devamlılık arz ettiğinden bayanı özür sahibi yapar Bu bayanlar yukarıda belirtilen şekilde abdest alarak ve temizliğe dikkat ederek ibadetlerini yerine getirirler Yalnız bu durumdaki hanımların bir uzmana başvurarak tedavi olmaları yerinde olacaktır

Fıkıh kitaplarında bu akıntılar hakkında genel olarak şu hükümler yazılmıştır:

“Kadınların cinsel organlarından gelen devamlı akıntı, kan olmadığı sürece ay hali ile ilgili olamaz  Beyaz, sarı vb renklerdeki akıntılar, organın dışına çıktığı, kilota bulaştığı zaman abdest bozulur Eğer organın çıkışını tıkayan bir nesne kullanılırsa, gelen akıntı veya bunun ıslaklığı tamponun, tüpün, pamuk yumrusunun dışına çıkmadıkça, dışardan bakıldığında görülmedikçe abdest de bozulmaz Eğer akıntı bir namaz vaktinin tamamında (abdest alp namaz kılmaya yetecek bir sürede kesilmeksizin), diğer vakitlerin de bir kısmında bulunmak suretiyle hep devam ediyorsa kadın özürlü sayılır ve bu durumda, her namaz vaktinde bir kere abdest alır ve bu vakit içinde akıntı -dışarı çıksa bile- abdesti bozmaz, onunla -akıntı bulaşmış giysi çıkarılarak- istendiği kadar namaz kılınır; sonraki namazın vakti girince abdest bozulmuş olur ve yeniden alınır

Bizim kadın doğum uzmanı kırk kadar hanımla yaptığımız iki seminerde tespit ettiğimiz gerçek duruma göre, kadının cinsel organından gelen akıntıyı ikiye ayırmak gerekiyor:

a) Necis olanlar, b) Necis olmayanlar 

Sağlıklı bir kadının organından devamlı olarak gelen ve gelmediğinde bazı problemler oluşan vaginal salgı temizdir; gözyaşı ve tükürük gibidir, bunun dışarı çıkması, kilota bulaşması abdesti bozmaz ve onu yıkamak da gerekmez  Bu normal akıntı dışında kalan ve bir arızadan (mesela enfeksiyondan) kaynaklanan akıntı ise pistir, dışarı çıktığında abdesti bozar ve elbiseye bulaşırsa yıkanması gerekir (Prof Dr Hayrettin Karaman)

Abdesti bozan şeyler konusunda mezhepler arasında bazı farklılıklar vardır  Bunlardan biri de kadınlardan adet hali dışında gelen normal akıntının abdesti bozup bozmadığıdır Genel olarak islam alimleri dayandıkları delillere göre kadının cinsel organından çıkan her şeyin abdesti bozacağını söyler Bu açıdan kadından adet dışı gelen normal akıntılar da abdesti bozmaktadır

Ancak Malikiler kadından gelen adet dışı normal akıntıların abdesti bozmayacağını söylüyorlar 

Selam ve dua ile 
Sorularla İslamiyet Editör

 Adetten sonra gelen sarı akıntı orucu bozarmı

Sponsorlu Bağlantılar

Yorum Yapılmamış --> "Adetten önce ve sonra gelen akıntılar"

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Current ye@r *