25.07.2014

    Ali Kuşçu neyi bulmuştur, neleri icat etti, çalışmaları başarıları buluşları ve icatları hakkında

    Sponsorlu Bağlantılar

    ALİ KUŞÇU

    15. yüzyılda yaşamış olan önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Babası Timur’un (1369-1405) torunu olan Uluğ Bey’in (1394-1449) doğancıbaşısı idi. “Kuşçu” lakabı buradan gelmektedir.

    Ali Kuşçu, Semerkand’da doğmuş ve burada yetişmiştir. Burada bulunduğu sıralarda, Uluğ Bey de dahil olmak üzere, Kadızâde-i Rûmi (1337-1420) ve Gıyâsüddin Cemşid el-Kâşi (?-1429) gibi dönemin önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır.

    Ali Kuşçu bir ara, öğrenimini tamamlamak amacı ile, Uluğ Bey’den habersiz Kirman’a gitmiş ve orada yazdığı Hall el-Eşkâl el-Kamer adlı risalesi ile geri dönmüştür. Dönüşünde risaleyi Uluğ Bey’e armağan etmiş ve Ali Kuşçu’nun kendisinden izin almadan Kirman’a gitmesine kızan Uluğ Bey, risaleyi okuduktan sonra onu takdir etmiştir.

    Ali Kuşçu, Semerkand’a dönüşünden sonra, Semerkand Gözlemevi’nin müdürü olan Kadızâde-i Rûmi’nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçmiş ve Uluğ Bey Zici’nin tamamlanmasına yardımcı olmuştur. Ancak, Uluğ Bey’in ölümü üzerine Ali Kuşçu Semerkand’dan ayrılmış ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın yanına gitmiştir. Daha sonra Uzun Hasan tarafından, Osmanlılar ile Akkoyunlular arasında barışı sağlamak amacı ile Fatih’e elçi olarak gönderilmiştir.

    Bir kültür merkezi oluşturmanın şartlarından birinin de bilim adamlarını biraraya toplamak olduğunu bilen Fatih, Ali Kuşçu’ya İstanbul’da kalmasını ve medresede ders vermesini teklif eder. Ali Kuşçu, bunun üzerine, Tebriz’e dönerek elçilik görevini tamamlar ve tekrar İstanbul’a geri döner. İstanbul’a dönüşünde Ali Kuşçu, Fatih tarafından görevlendirilen bir heyet tarafından sınırda karşılanır. Kendisi için ayrıca karşılama töreni yapılır. Ali Kuşçu’yu karşılayanlar arasında, zamanın ulemâsı İstanbul kadısı Hocazâde Müslihü’d-Din Mustafa ve diğer bilim adamları da vardır.

    İstanbul’a gelen Ali Kuşçu’ya 200 altın maaş bağlanır ve Ayasofya’ya müderris olarak atanır. Ali Kuşçu, burada Fatih Külliyesi’nin programlarını hazırlamış, astronomi ve matematik dersleri vermiştir.

    Ayrıca İstanbul’un enlem ve boylamını ölçmüş ve çeşitli Güneş saatleri de yapmıştır. Ali Kuşçu’nun medreselerde matematik derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur. Verdiği dersler olağanüstü rağbet görmüş ve önemli bilim adamları tarafında da izlenmiştir. Ayrıca dönemin matematikçilerinden Sinan Paşa da öğrencilerinden Molla Lütfi aracılığı ile Ali Kuşçu’nun derslerini takip etmiştir. Nitekim etkisi 16. yüzyılda ürünlerini verecektir.

    Ali Kuşçu’nun astronomi ve matematik alanında yazmış olduğu iki önemli eseri vardır. Bunlardan birisi, Otlukbeli Savaşı sırasında bitirilip zaferden sonra Fatih’e sunulduğu için “Fethiye” adı verilen astronomi kitabıdır. Eser üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde gezegenlerin küreleri ele alınmakta ve gezegenlerin hareketlerinden bahsedilmektedir. İkinci bölüm Yer’in şekli ve yedi iklim üzerinedir. Son bölümde ise Ali Kuşçu, Yer’e ilişkin ölçüleri ve gezegenlerin uzaklıklarını vermektedir.

    Döneminde hayli etkin olmuş olan bu astronomi eseri küçük bir elkitabı niteliğindedir ve yeni bulgular ortaya koymaktan çok, medreselerde astronomi öğretimi için yazılmıştır. Ali Kuşçu’nun diğer önemli eseri ise, Fatih’in adına atfen Muhammediye adını verdiği matematik kitabıdır.

    Osmanlı kültüründe ve uygarlığında önemi 
    Osmanlı Devleti padişahı II. Mehmed adına kurulan müessir ilk Osmanlı Üniversitesi olan Fatih Medresesinin (Sahn-ı Seman) kuruluş akademik müfredatını kaleme aldı.
    Hoca Sinan Paşa, Molla Lütfi, Mirim Çelebi (Mahmud B. Muhammed B. Musa Kadızade), gibi alimler onun derslerinde bulundular ve yetiştiler.
    Ali Kuşçu’nun soyundan olanlar 18. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devletinde önemli devlet görevlerinde bulundular. Torunlarından olan Ebussuud Efendi ve Mirim Çelebi ile onların çocukları şeyhülislam, kazasker, müderris gibi görevlere gelmişlerdir.
    Ali Kuşçudan sonra Osmanlı Türkçesi dil olarak tüm İslam dünyası için bilim dili olmuştur. Farsça ve Arapça önemini bu dönemden sonra kaybetmiştir.
    Risale Fi’Hey’e: (1457 yılında Semerkand’da, Farsça olarak yazmıştır) Osmanlı İstanbul Mühendishanesinde (İstanbul Teknik Üniversitesi) XIX. yüzyıl başlarına kadar temel ders kitabı olarak okutulmuştur.
    Osmanlı Medreselerinde matematik ve diğer fen bilimleri derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur.

    Astronomi

    • Risâle Der İlm-i Hey’e (Gökbilim Risâlesi, Farsça): Bir giriş ve iki makaleden oluşmuştur ve Fethiyye’nin temelini oluşturur.
    • Fethiyye (Arapça)
    • Risâle fî Asl el-Hâric Yumkinu fî el-Sufliyyeyn (İç Gezegenlerde Eksantrik Kuralı, Arapça): Batlamyus’un Merkür ve Venüs gezegenlerinin hareketleri konusundaki görüşlerinin eleştirildiği bir makaledir.
    • Risâle fî enne Hükm el-Hâric, Hükm el-Tedvîr bi Aynihi fî Vukûf el-Kevâkib (Gezegenlerin Durma Anlarında Eksantriğin Episikl ile Aynı Olması Üzerine, Arapça): Gezegenlerin durma anlarında eksantriğin hükmünün episiklin hükmü gibi olduğunu savunan bir makaledir.
    • Risâle fî Hall Eşkâl Muaddil li’l-Mesîr (Ekuant Probleminin Çözümlenmesi Üzerine, Arapça): Merkür gezegeninin hareketlerine ilişkindir.
    • Şerh el-Tuhfe el-Şâhiyye fî el-Hey’e (Gökbilimde Hükümdarlığın Hediyesi’ne Yorum, Arapça): Kutbeddîn el-Şîrâzî’nin (ö. 1311) el-Tuhfe el-Şâhiyye fî el-Hey’e (Gökbilimde Hükümdarlığın Hediyesi) adlı meşhur gökbilim eserinin yorumudur.
    • Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey (Uluğ Bey Zîci’ne Yorum, Farsça): Zîc-i Uluğ Bey üzerine yapılmış bir yorumdur.

    Matematik

    • Risâle fî enne külle mâ Yust‘melu bi’l-Şekleyn el-Mugnî ve el-Zıllî Yumkinu an Yusta‘melu bi’l-Mıstara ve el-Fercâr min Gayrı Hisâb (Arapça); Sinüs ve tanjant teoremlerinde bilinmeyen değerlerin cetvel ve pergel yardımıyla bulunması konusundadır.
    • Risâle Der ‘İlm-i Hisâb (Farsça); Bir giriş ile üç makaleden oluşur ve Risâle el-Muhammediyye’nin temelini oluşturur.
    • Risâle fî İstihrâc Makâdîr el-Zevâyâ min Makâdîr el-Adlâ‘ (Arapça); Küresel üçgenlerde kenarların büyüklüklerinden açılarının büyüklüklerinin çıkarılmasına ilişkin bir risâledir.
    • Risâle fî el-Kavâ’id el-Hisâbiyye ve el-Dalâ’i el-Hendesiyye (Arapça)
    • Risâle el-Muhammediyye fî el-Hisâb (Arapça)

    Kimya ve Fizik

    • Unkud-üz-Zevahir fi Man-ül-Cevahir (Mücevherlerin Dizilmesinde Görülen Salkım)

    Mekanik

    • Tezkire fî Âlâti’r-Ruhâniyye

    Dil ve Belagat

    • Şerhu’r-Risâleti’l-Vadiyye
    • El-İfsâh
    • El-Unkûdu’z-Zevâhir fî Nazmi’l-Cevâhir
    • Şerhu’ş-Şâfiye
    • Risâle fî Beyâni Vadi’l-Mufredât
    • Fâ’ide li-Tahkîki Lâmi’t-Ta’rîf
    • Risâle mâ Ene Kultu
    • Risâle fî’l-Hamd
    • Risâle fî İlmi’l-Me’ânî
    • Risâle fî Bahsi’l-Mufred
    • Risâle fî’l-Fenni’s-Sânî min İlmihal-Beyân
    • Tefsîru’l-Bakara ve Âli İmrân
    • Risâle fî’l-İstişâre
    • Mahbub-ül-Hamail fi keşif-il-mesail
    • Tecrid-ül-Kelam
    • Muhammediyye
    • Risâle fî Hall Eşkâl el-Mu‘adil li’l-Mesîr (Ekuant Probleminin Çözümlenmesi Üzerine)
    • Risâle fî Asl el-Hâric Yumkinu fî el-Sufliyyeyn (İç Gezegenlerde Eksantrik Kuralı, Eksantrik Varsayımın Diğer Gezegenlerde Olduğu Gibi İki İç Gezegen İçin de Kullanılabileceği Üzerine Risale)
    • Fethiyye
    Sponsorlu Bağlantılar

    Hezarfen Ahmet Çelebi Kimdir Neyi Bulmuştur, Neleri İcat Etti, Çalışmaları ve Başarıları Hakkında Bilgi

    Türkler islamiyeti neden kabul etmiştir, türklerin islamiyeti kabul etme sebepleri nelerdir?

    Bu sayfadaki "Ali Kuşçu neyi bulmuştur, neleri icat etti, çalışmaları başarıları buluşları ve icatları hakkında" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Tek Yorum

    1. 6 Nisan 2014

      çooooooooooook işime yaradı çoooooooook teşekkür ederim size canlarım

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *