Ankara’nın doğal güzellikleri, tarihi turistik mekanları, doğal varlıkları ve unsurları resimleri

Sponsorlu Bağlantılar

1181.jpg (544×364)

Ülkemizin başkenti olan Ankara gerçekten de bir başkente yakışır güzelliklere sahip. Bu güzellikler arasında hem tarihi yerler hem de doğal varlıklar yer almaktadır. Bu yazıda Türkiye’nin en güzide şehirlerinden biri olan canım ankaranın mutlaka gezip görmeniz gereken yerleri hakkında bilgiler paylaşıyoruz…

Ankara’nın Doğal ve Tarihi Güzellikleri

Türkiye’nin gözbebeği olan şehirlerden biri Ankara 13 Ekim 1923′de Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti ilan edilmiştir. Anıtkabir Ankara’nın simgeleri halinden biri haline gelmiştir. Ankara’nın İlçeleri;  Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle, Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı ve Şereflikoçhisar’ dır.

Ankara’nın Gezilecek Yerleri:

Anıtkabir: Rasattepe’de, Mimarları Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda’dır. 1944 yılında yapımına başlanan anıt, 1953′te tamamlanmıştır. Anıtkabir kompleksi içindeki üniteler ;İstiklâl Kulesi, Hürriyet Kulesi, Aslanlı Yol, Müdafaa-i Hukuk Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılâp Kulesi, Zafer Kabartmaları, Mozole – Şeref Holüdür.

Müzeler:

Ankara’nın Müzeleri: Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Etnografya Müzesi, Etnografya Müzesi, Ankara’da Atatürk Evi, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi ”Oyuncak Müzesi”, Atatürk’ün Mekanı Müze Köşk, Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi, Eğit-Der Eğitim Özel Müzesi, Gordion Müzesi, Mehmet Akif Ersoy Evi, MTA Tabiat Tarihi Müzesi, ODTÜ’de Arkeoloji ve Müze, Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Müzesi, TRT Müzesi ve Ulusal Kurtuluş Sergisi, 100. Yıl Kız Teknik Öğretim Müzesi , T.C. Ziraat Bankası Müzesi, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Müzesi

Ören Yerleri:Gordion – Polatlı/Yassıhöyük,Roma Hamamı – Ankara/Merkez, Gavurkale Örenyeri, Ankara/Haymana, Karalar Köyü Örenyeri – Ankara/Kazan, Karahöyük Harabesi, Hacıtuğrul Köyü, Etnografya Müzesi, Ogüst Mabedi, Ankara/Altındağ Ahlatlıbel, Bitik, Etiyokuşu, Augustus Tapınağı, Julianus Sütunu Ankara Roma Tiyatrosu, Akköprü

Höyük ve Tümülüsler: Beştepeler Tümülüsü, Yumurtatepe (Demetevler) Tümülüsü, Kül Höyük,Karaoğlan

Kaleler: Ankara Kalesi, Kalecik Kalesi .

Camiler: Şehrin bazı önemli camileri, Ağaç Ayak Cami, Ahi Elvan Cami, Ahi Yakup Cami, Aslanhane (Ahi Şerafettin) Cami, Cenab-ı Ahmet Paşa Cami, Alaaddin Camii ,Çiçekçioğlu Camii, Direkli Cami, Eskicioğlu Camii, Hacettepe Camii, Hacı Arap Camii, Hacı Bayram Camii, İbadullah Cami Karacabey Camii, Kocatepe Camii, Kurşunlu Camii, Tabakhane Camii, Tacettin Camii ve Zincirli Cami’dir.

Türbeler: Ankara’da, Ahi Şerafettin Türbesi,Azimi (İsmail Paşazade Hacı Esad) Türbesi, Cenab-ı Ahmet Paşa Türbesi, Hacıbayram Veli Türbesi, İsmail Fazıl Paşa Türbesi, Karacabey Türbesi, Karyağdı Türbesi, Kesikbaş Türbesi, Yörük Dede (Doğan Bey) Türbesi bulunmaktadır.

Hanlar ve Hamamlar: Çengel Han, Kurşunlu Han, Mahmut Paşa Bedesteni, Sulu Han, Zağfiran (Safran) Hanı, Eski Hamam, Karacabey Hamamı, Şengül Hamamı

Anıtlar

Mimar Sinan Anıtı: Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesinin önündedir. 1956 yılında Türkiye Emlâk Kredi Bankası tarafından heykeltıraş Hüseyin Anka’ya yaptırılmıştır. En büyük mimarımız Mimar Sinan (1409-1588)’ın ayakta duran, kendine has giysileriyle mermer heykeli bulunmaktadır.

Güvenlik Anıtı: Kızılay’da Güven Park içerisindedir. 1935 yılında Ankara taşından yapılmıştır. Türk Ulusunun polis ve jandarmaya bir armağanı olduğundan dolayı Emniyet Anıtı da denilmektedir.

Mithat Paşa Anıtı: Ulus’ta T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü binasının yanındadır. 1966 yılında T.C. Ziraat Bankası tarafından İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinden Heykeltıraş Prof. Hüseyin Anka’ya yaptırılmıştır.

Ulus Cumhuriyet Anıtı: Ulus Meydanındadır. Anıt, Kurtuluş Savaşı kahramanlarına Türk Ulusu’ nun bir armağanı olarak 1927 yılında dikilmiştir.

Zafer Anıtı: Yenişehir’de Atatürk Bulvarı üzerinde, Ordu Evi önündedir. Atatürk’ün ayakta ve kılıcına dayanmış halde üniformalı, tunçtan yapılmış bir heykelidir.

Zübeyde Hanım Büstü: İsmet Paşa Kız Enstitüsü binasının önündedir. Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ ın büstü Türk Kadınlar Birliği Merkezi tarafından Türk analarının en büyüğüne armağan olmak üzere 31 Mart 1964 tarihinde dikilmiştir.

Gezi ve Mesire Yerleri:

Altınpark, Atakule, Atatürk Orman Çiftliği, Çubuk Barajı, Gölbaşı, Soğuksu Millî Parkı, Ankara Mağaraları.

Kaplıcalar: İlin önemli kaplıcaları Kızılcahamam-Sey Hamamı Kaplıcası( link ), Ayaş İçmesi ve Kaplıcası, Ayaş Karakaya Kaplıcası, Beypazarı-Dutlu-Tahtalı Kaplıca ve İçmeleri, Kapullu Kaplıcası, Çubuk Melikşah Kaplıcası ve Haymana Kaplıcasıdır.

Ankara’yı ziyaret edenlerin gezmekten hoşlandıkları bir yer, Ulus yakınlarındaki Çıkrıkçılar Yokuşu ve buradaki dükkanlardır.

Ulus Kale çevresi, Samanpazarı ve Çıkrıkçılar Yokuşu kesimlerinde dokuma, bakır, çömlek, hasır, deri gibi geleneksel el sanatları ürünleri, çeşitli takı, süs, hediyelik ürünler ve her türlü antika eşyanın satıldığı alışveriş mekanları bulunmaktadır.

Bakırcılar Çarşısı’nda bir sürü eski ve yeni eşya, bakırın ve mücevheratın yanı sıra giysiler antikalar ve süs eşyaları bulunabilir. Kale kapısına yapılan yürüyüş sonunda baharat, kurutulmuş meyve, kuruyemiş ve diğer birçok ürünün satıldığı tezgahlara gelinir.

Modern alışveriş bölgeleri genelde Kızılay’da, Tunalı Hilmi Caddesi’nde ve Çankaya Atakule’de yer alır. 125 m. yüksekliği ile Atakule şehrin tümüne hakimdir; döner lokantası tüm şehrin görüntüsünü gözler önüne serer. Kavaklıdere’deki Karum alışveriş merkezinde Türkiye’nin en seçkin mağazaları yer alır. Ayrıca, yeme-içme, eğlence tesisleriyle alışveriş dışında rekreasyon olanakları sunmaktadır.

Ankaranın doğal güzellikleri nelerdir  

Elmadağ Kayak Merkezi
[​IMG]
Elmadağ Kayak Merkezi Ankara sınırları içinde, Ankara’ya 18 km. uzaklıktadır. Şehir merkezinden kayak tesislerine ulaşım üniversite araçları ve özel araçlarla mümkündür. Kayak merkezi Elmadağ’ın kuzey yamaçlarında, 1500-1850 m. yükseklikler arasında bulunur.

Soğuksu Milli Parkı
[​IMG]
Ankara soğuksu milli parkı 1959 yılında tesis edilmiştir. Kent merkezine yakınlığı avantajıdır. Ankara’ya 18 km. uzaklıktadır. Ankara İli Kızılcahamam İlçesi mülkî hudutları içerisinde 1050 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Ankara’ya 80 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır.

Kızılcahamam Kaplıcası
[​IMG]

Kızılcahamam Maden Suyu kaynağında 19.5 °C, Acısu Kaplıcası kaynağında 34 °C, Şey Hamamı kaynağında 43 °C, Acısu kaynağında 37 °C’dir. İçme kürleri karaciğer, safra kesesi, mide ve bağırsak, iç ve dış sökresyon kolenlar ve metabolizma hastalıkları; banyo kürleri kalp, dolaşım bozuklukları, romatizmaya faydalıdır.

Ayaş İçmesi ve Kaplıcası
][​IMG]
Sıcaklık derecesi 51 °C’dir. Üst solunum yolu hastalıklarına ve akciğer hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.
Ayaş Karakaya Kaplıca suyunun sıcaklık derecesi 31 °C. Kimyasal bileşimi bikarbonat, sodyum, kalsiyum ve karbondioksit içermektedir. İçme olarak da yararlanılmaktadır.

Haymana Kaplıcası
[​IMG]
Ankara’ya 73 km. uzaklıktaki Haymana ilçesindeki kaplıcanın su sıcaklığı 44.5 °C’dir. Suyun bileşimi; bikarbonat, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve karbondioksitten oluşmaktadır. Mide, karaciğer, pankreas, damar sertliği, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.

Bizans Dönemi Mağaraları
[​IMG]
Ankara bizans zamanında mağarası güdül ilçesi, Kirmir Çayı kenarında İnönü mevkiinde bulunur. Bu tarihi yerüstü mağaralarının Bizanslılar zamanında kaldığı bilinmektedir.

Tuluntaş Mağarası
[​IMG]
Ankara’ya 15 km. uzağında gölbaşı ilçesinde bulunmaktadır.Uzunluğu 5 km., genişliği 1-1.5 km., yüksekliği 30-40 m. olan büyük bir kireç taşı bloğunun içinde, kimyasal erimeler sonucunda oluşan mağarada görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunur.

ANKARA DOĞAL GÜZELLİKLERİ

ankara_kedisi_13

Termal Sular:
Kızılcahamam Kaplıcası: Suyun ısısı; büyük kaplıca kaynağında 47 °C, küçük kaplıca kaynağında 44 °C, Kızılcahamam Maden Suyu kaynağında 19.5 °C, Acısu Kaplıcası kaynağında 34 °C, Şey Hamamı kaynağında 43 °C, Acısu kaynağında 37 °C’dir. Su fiziki ve kimyasal bileşim olarak hipertermal, hipotonik sular sınıfındadır. Tesislerden içme ve banyo kürleri şeklinde yararlanılmaktadır. İçme kürleri karaciğer, safra kesesi, mide ve bağırsak, iç ve dış sökresyon kolenlar ve metabolizma hastalıkları; banyo kürleri kalp, dolaşım bozuklukları, romatizma üzerinde etkilidir. Alan çevresinde konaklama tesisleri mevcuttur.

Kızılcahamam Şey Hamamı Termal Turizm Merkezi : Kızılcahamam-Çerkeş yolu üzerinde Güvem bucağının 2 km. batısındadır. Suyun ısısı 43 °C’dir. Su kimyasal bileşim olarak bikarbonatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksiti ve florürlü bir bileşime sahiptir. Termal tesislerden içme ve banyo kürleri olarak yararlanılmaktadır. Termal suların romatizma, eklem ve kireçlenme, mide ve bağırsak, kan dolaşımı, sinirsel hastalıklar, karaciğer ve safra kesesi, beslenme bozukluğu gibi hastalıklara olumlu etki yaptığı bilinmektedir. Tesis çevresinde konaklama tesisleri bulunmaktadır.

Ayaş İçmesi ve Kaplıcası: Sıcaklık derecesi 51 °C’dir. Üst solunum yolu hastalıklarına ve akciğer hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.

Ayaş Karakaya Kaplıcası : Kaplıca suyunun sıcaklık derecesi 31 °C. Kimyasal bileşimi bikarbonat, sodyum, kalsiyum ve karbondioksit içermektedir. İçme olarak da yararlanılmaktadır.

Dutlu-Tahtalı Kaplıca ve İçmeleri : Beypazarı ilçesindedir. Su kaynaklarından kaplıca ve içme olarak yararlanılmaktadır. Su sıcaklığı 31-52 °C’dir. Kaplıca suyu klorürlü, sülfatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Cilt hastalıkları, karaciğer, safra kesesi, pankreas, damar sertliği rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.

Çubuk Melikşah Kaplıcası: Ankara’ya 30 km. uzaklıkta Çubuk ilçesindedir. Suyun sıcaklığı 31 °C‘dir. Kaynak suları kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat içermektedir.

Haymana Kaplıcası : Ankara’ya 73 km. uzaklıktaki Haymana ilçesindeki kaplıcanın su sıcaklığı 44.5 °C’dir. Suyun bileşimi; bikarbonat, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve karbondioksitten oluşmaktadır. Mide, karaciğer, pankreas, damar sertliği, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.

Yaylar, Vadiler ve Göller:
Ankara yaylalarında sürekli veya geçici olarak hayvancılık amacı ile kullanılan küçük yerleşmeler bulunmaktadır. Bitki örtüsü, su kaynakları, iklim değerleri değerlendirildiğinde ilin kuzey kesiminde Beypazarı, Güdül, Çamlıdere, Kızılcahamam ve Nallıhan ilçelerindeki yaylalar turizm potansiyeline sahip olup, doğa yürüyüşleri, kamping, günübirlik dinlenme ve su kaynaklarının olduğu yerlerde sportif olta balıkçılığı gibi çeşitli rekreasyon faaliyetlerine de olanak sağlamaktadır.

Karaşar-Eğriova Yaylaları (Belenova, Kuyucak, Sarıalan, Çukurören Yaylaları) : Beypazarı’nın kuzeyinde, ilçeye 55 km., Karaşar beldesine 20 km. uzaklıktadır. Belenova, Kuyucak, Sarıalan, Çukurören ve Eğriova yaylalarını kapsayan Eğriova Yaylası 650 ha’dır. Yayla turizmi, doğa yürüyüşleri, çadırlı kamping ve günübirlik dinlenme gibi rekreasyon faaliyetleri için Ankara’nın en elverişli ve güzel yaylalarından biridir. Alabalık ve çay balığı türlerinin bulunduğu gölet, sportif balıkçılık için olanak yaratmaktadır.

Çamlıdere-Benli Yaylaları (Yılanlı, Osmansin, Peçenek, Çukurören Yaylaları): Çamlıdere ilçesinin doğusunda, ilçeye 40 km. uzaklıktadır. Yaylanın etrafı zengin çam ormanları tabanı ise çayırlarla kaplıdır. Yayla evleri genellikle ahşaptır. Yayla turizmi, doğa yürüyüşü ve çadırlı kamp kurmaya elverişlidir.

Güdül-Sorgun Yaylası: Güdül ilçesinin kuzeyinde, ilçeye 23 km. uzaklıktadır. Sorgun Köyü halkının yaz aylarında hayvan otlatmak amacıyla çıktığı yaylada, 1976 yılında yapılan bir de gölet bulunmaktadır. Etrafı zengin çam ormanlarıyla kaplıdır. Güdül ilçesinin en güzel yaylası olan Sorgun Yaylası, dağ ve doğa yürüyüşü, çadırlı kamping, günübirlik dinlenme ve sportif balıkçılık gibi çok amaçlı turizm potansiyeline sahiptir.

Nallıhan-Andız Yaylası : Nallıhan ilçesine 30 km. uzaklıktadır. Köylülerin hayvan otlatmak için kullandıkları yaylada altyapı yoktur. Orman idaresi tarafından yapılmış bir çeşme mevcuttur. Etrafı karaçam ormanlarıyla kaplı olan yayla, dağ ve doğa yürüyüşü ve çadırlı kamping için oldukça elverişlidir.

Ankara’nın Doğal Güzellikleri

Başkentlilerin hafta sonlarında spor yapmak balık tutmak ve piknik yapıp dinlenmek uğruna uzun mesafeler kat etmeden ulaşabilecekleri doğadaki huzur ve mutluluğa tanık olacakları yerler şunlar: ”Nallıhan Hoşebe Mesire Yeri: Eski İstanbul yolu üzerinden dilebilecek bu alan Ankara’ya 135 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Yolun tamamı asfalt olduğundan ulaşım sıkıntısı yaşanmıyor.

Mesire yeri içerisinde kır gazinosu çocuk oyun alanı çeşmeler ve otopark
yer alıyor. Ayrıca yaban koyunlarına ve ürkek geyiklere ev sahipliği yapan
Nallıhan’ın sınırları içinde bulunan ve onlarca su kuşunun uğrak yeri olan Kuş Cenneti tertemiz havası ve suyu ile ideal piknik alanları arasında yer alan Uluhan mesire alanı (ilçe merkezine 33 kilometre uzaklıkta) muhteşem manzaraya sahip Çamalan Göleti (ilçe merkezine 54 kilometre uzaklıkta ) ile ince ince çağlayan Ilıca Şelalesi (Nallıhan’a 30 kilometre uzaklıkta) şehirden uzaklaşıp kafasını dinlemek isteyenleri ağırlamayı bekliyor.

Çamlıdere Aluçdağı Mesire Yeri: İstanbul yolu üzerinden yaklaşık 1 saatte ulaşılabilecek alan piknik tutkunları için vazgeçilmez yerler arasında yer alıyor. Burada her yıl düzenlenen geleneksel Aluçdağı Festivali ve yağlı güreşleri yoğun ilgi çekiyor. Bala Beynam Mesire Yeri: Ankara’ya 45 kilometre mesafedeki mesire yerine Ankara-Bala karayolu üzerinden 45 dakikada ulaşılabiliyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarla modern bir mesire alanı haline getirilen çam ormanında kır gazinosu tuvalet çocuk oyun grubu ve otopark bulunuyor.

Sahip olduğu konum itibariyle ziyaretçilere zengin bir orman manzarası sunan bu alanda yeşilin ve mavinin tüm güzellikleri bir arada görülebiliyor.
Beypazarı Eğriova Mesire Yeri: Ankara’ya 150 Beypazarı’na 50 kilometre uzaklıktaki bu alana ulaşım Karaşar beldesi üzerinden sağlanabiliyor. Yolunun 25 kilometrelik kısmı stabilize olan mesire yerinde kır gazinosu bulunuyor.

Sahip olduğu göl ve orman manzarası ile ziyaretçilerin nezih bir ortam yakalayabildiği mesire yeri doğal yapısı ile izcilik faaliyetleri doğa sporları doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık çalışmalarına imkan sağlıyor. Sorgun Mesire Yeri: Güdül ilçesinde bulunan 50 hektarlık mesire yeri Ankara’ya 130 Güdül’e ise 18 kilometre uzaklıkta. Günübirlik geziler için oldukça uygun mesire yerinde kır gazinosu ve tuvalet bulunuyor. Sorgun Belediyesi’nce işletilen alan sahip olduğu konum ve göl manzarası ile ziyaretçilere konaklama spor etkinlikleri ve olta balıkçılığı imkanı sunuyor.”

ANKARA’NIN OKSİJEN DEPOSU KIZILCAHAMAM

Ankara’nın ‘oksijen deposu’ olarak adlandırılan Başkente 75 kilometre uzaklıktaki Kızılcahamam günübirlik geziler için birbirinden güzel doğal mekanları bünyesinde barındırıyor. Yabani gül çilek ve fındık ahlat ardıç meşe karaçam ve çeşitli kır çiçeklerinin doğal yaşam alanı olan Soğuksu Milli Parkı ile çok sayıda yaban hayvanına ev sahipliği yapan Çamkoru ve Akyarma mesire alanları Kızılcahamam sınırları içinde yer alıyor. İlçedeki
milli park ile mesire yerlerinde piknikçilerin su ve tuvalet gibi temel gereksinimleri karşılanıyor.

Kızılcahamam’ın Akyarma mevkiinde yer alan 40 hektarlık Akyarma
mesire yerine Ankara’dan 100 Kızılcahamam’dan 30 kilometre; Çamkoru
mesire yerine ise Ankara’dan 110 Kızılcahamam’dan 40 kilometre yol
alarak ulaşılabiliyor. Doğanın tüm güzelliklerini barındıran iki mesire alanı da uzun yürüyüşler ve diğer spor aktiviteleri için ideal yerler arasında geliyor.

DOĞA GÜZELLİĞİ İLE EŞSİZ KARAGÖL

Çubuk ile Kızılcahamam arasında Kavak Dağı ile Yıldırım Dağı eteğinde küçük fakat çok derin krater bir göl olan Karagöl mükemmel bir doğal güzelliğe sahip. Çubuk’a yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta olan Karagöl’ün her iki tarafı yamaçlarla çevrili olup etrafı çam ve dağ kavağı ile kaplıdır. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp kafasını dinlemek isteyenler için sık sık gidilmesi gereken doğal terapi mekanları arasında geliyor Karagöl…

ANKARA DOĞAL GÜZELLİKLERİ

ankara elmadağ kayak merkezi

Elmadağ Kayak Merkezi Ankara sınırları içinde, Elmadağ’ın kuzey yamaçlarında yer almaktadır. Kent merkezine yakınlığı avantajıdır. Ankara’ya 18 km. uzaklıktadır. Şehir merkezinden kayak tesislerine ulaşım üniversite araçları ve özel araçlarla mümkündür. Kayak merkezi Elmadağ’ın kuzey yamaçlarında, 1500-1850 m. yükseklikler arasında bulunmaktadır. Pistler ağaçsızdır ve alpin çayırlarla kaplıdır.

Karasal iklimin hüküm sürdüğü merkezde kayak sezonu ocak-mart arasında olup, kar kalınlığı 30-60 cm’dir. Alanda kayak evi ile bir otel ve iki restoran bulunmaktadır. Hava Kuvvetleri’ne ait teleski tesisi, kar üstü aracı ve kafeterya hizmet vermektedir. 548 m. uzunluğunda, saatte 720 kişi kapasiteli bir adet teleski bulunmaktadır. Pist kolay ve orta zorluk derecelerindedir.


Soğuksu Milli Parkı

ankara soğuksu milli parkı

1959 yılında tesis edilmiş bulunan Soğuksu Milli Parkı, Ankara İli Kızılcahamam İlçesi mülkî hudutları içerisinde 1050 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Ankara’ya 80 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır.

Turistik bakımdan büyük bir önem taşıyan, Kızılcahamamı çevreleyen ormanların flora yönünden step ile orman zonu arasında bir geçit teşkil etmesi sebebiyle biyolojik bakımdan ayrı bir özellik taşımaktadır. Bu sebeple mevcut ormanların korunması ve imarı amacıyla ve Ankara’ya çok yakın bir mesafede bulunmasından dolayı Milli park olarak tefrik edilip değerlendirilmiştir.

Milli Park flora yönünden de oldukça zengindir. Çeşitli çayır otları ve çiçekleri mevcut olup, ayrıca yabani çilek, yabani gül, ağaççıklar da vardır. Milli Parkın 800 hektarı ormanlık saha, 250 hektarı içe açıklık sahadır. Açık sahalar sarıçam ve karaçam fidanları ile ağaçlandırılmıştır. Milli Park sahasının 1/3′ü kullanma ve 2/3′ü ise koruma sahası olarak tefrik edilmiştir.

Milli Park sahasında yaban domuzu, ayı, tilki, çakal, sincap ve tavşan gibi hayvanlar ve otuzbeşin üzerinde kuş çeşidi bulunmaktadır.

Kullanma sahasında; 8000 ziyaretçinin ihtiyacını karşılayacak piknik masası, piknik ocağı, çöp bidonu, çeşmeler, tuvaletler ve yağmur sığmakları mevcut bulunmaktadır. Bu tesislere ayrıca her yıl yenileri ilâve edilmektedir. Yılda ortalama 500.000 kişinin ziyaret ettiği Soğuksu Milli Parkı ziyaretçilerinin çoğunu, ilkbahar ve sonbaharda Ankara’dan hafta sonu geçirmek üzere gelenler teşkil etmektedir.

Ayrıca Milli Park haricinde parka bağlı pırnak, keklik ve çil üretme istasyonu bulunmaktadır. Üretme istasyonunda kınalı keklik, çim keklik, şahin, sülün, bıldırcın ve güvercin bulunmaktadır.

Soğuksu Milli Parkında çadır kurulabileceği gibi, karavanlı kamp yapmak da mümkündür. Park sahasında dağ turizmine meraklı olanlar için de imkan mevcuttur. Parkın her köşesinde manzara çok çeşitli ve günün her saatinde değişik güzelliktedir.


Kaplıcalar

Kızılcahamam Kaplıcası

ankara kızılcahamam kaplıcası

Suyun ısısı; büyük kaplıca kaynağında 47 °C, küçük kaplıca kaynağında 44 °C, Kızılcahamam Maden Suyu kaynağında 19.5 °C, Acısu Kaplıcası kaynağında 34 °C, Şey Hamamı kaynağında 43 °C, Acısu kaynağında 37 °C’dir. Su fiziki ve kimyasal bileşim olarak hipertermal, hipotonik sular sınıfındadır. Tesislerden içme ve banyo kürleri şeklinde yararlanılmaktadır. İçme kürleri karaciğer, safra kesesi, mide ve bağırsak, iç ve dış sökresyon kolenlar ve metabolizma hastalıkları; banyo kürleri kalp, dolaşım bozuklukları, romatizma üzerinde etkilidir. Alan çevresinde konaklama tesisleri mevcuttur.


Kızılcahamam Şey Hamamı Termal Turizm Merkezi

Kızılcahamam-Çerkeş yolu üzerinde Güvem bucağının 2 km. batısındadır. Suyun ısısı 43 °C’dir. Su kimyasal bileşim olarak bikarbonatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksiti ve florürlü bir bileşime sahiptir. Termal tesislerden içme ve banyo kürleri olarak yararlanılmaktadır. Termal suların romatizma, eklem ve kireçlenme, mide ve bağırsak, kan dolaşımı, sinirsel hastalıklar, karaciğer ve safra kesesi, beslenme bozukluğu gibi hastalıklara olumlu etki yaptığı bilinmektedir. Tesis çevresinde konaklama tesisleri bulunmaktadır.


Ayaş İçmesi ve Kaplıcası

Sıcaklık derecesi 51 °C’dir. Üst solunum yolu hastalıklarına ve akciğer hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.


Ayaş Karakaya Kaplıcası

Kaplıca suyunun sıcaklık derecesi 31 °C. Kimyasal bileşimi bikarbonat, sodyum, kalsiyum ve karbondioksit içermektedir. İçme olarak da yararlanılmaktadır.


Dutlu-Tahtalı Kaplıca ve İçmeleri

Beypazarı ilçesindedir. Su kaynaklarından kaplıca ve içme olarak yararlanılmaktadır. Su sıcaklığı 31-52 °C’dir. Kaplıca suyu klorürlü, sülfatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Cilt hastalıkları, karaciğer, safra kesesi, pankreas, damar sertliği rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.


Çubuk Melikşah Kaplıcası

Ankara’ya 30 km. uzaklıkta Çubuk ilçesindedir. Suyun sıcaklığı 31 °C‘dir. Kaynak suları kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat içermektedir.


ankara haymana kaplıcası

Haymana Kaplıcası

Ankara’ya 73 km. uzaklıktaki Haymana ilçesindeki kaplıcanın su sıcaklığı 44.5 °C’dir. Suyun bileşimi; bikarbonat, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve karbondioksitten oluşmaktadır. Mide, karaciğer, pankreas, damar sertliği, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.

 


Mağaralar

Bizans Dönemi Mağaraları

ankara bizans dönemi mağaralarıGüdül ilçesi, Kirmir Çayı kenarında İnönü mevkiinde bulunmaktadır. Bu tarihi yerüstü mağaralarının Bizanslılar döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Dağın içini oymak suretiyle yapılan bu mağaralarda, merdivenlerle kat kat yukarılara çıkılmaktadır. İç Anadolu’daki Ürgüp-Göreme mağaralarına benzerlik göstermektedir. Aynı zamanda burası, merkezi bir yerdeki kilisesi ile bir köy topluluğunu andırmaktadır. Kirmir Çayı’nın zamanla altını oyduğu dağın parçalanmasıyla yukarı katlara çıkan merdivenlerin bazıları, açıkta kalmış tarihi bir görünüm arz etmektedir.


ankara tuluntaş mağarası

Tuluntaş Mağarası

Ankara’ya 15 km. uzaklıkta Gölbaşı ilçesindedir. İncek, Hacılar ve Tuluntaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe mevkiinde bulunmaktadır. Uzunluğu 5 km., genişliği 1-1.5 km., yüksekliği 30-40 m. olan büyük bir kireç taşı bloğunun içinde, kimyasal erimeler sonucunda oluşan mağarada görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır.

Ankara’nın Tarihi ve Turistik Yerleri

Ankara ili tarihi eserleri ve tabii güzellikleri bakımından oldukça zengindir. Çok eski devirlerdenzamanımıza kadar gelen çeşitli devirlere ait tarihi zenginliklerin başlıcaları şunlardır :

Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.(Resmi göremiyorsanız üye olunuz)</p><br />
<p>Resmin ismi:  ankara_kalesi.jpg<br /><br />
Görüntüleme: 1288<br /><br />
Büyüklüğü:  16,5 KB (Kilobyte)

Ankara Kalesi: Frigya Kralı Midas tarafından M.Ö. sekizinci asırda yaptırılan kalenin; Galatlar, Romalılar, Bizanslılar ve İslam orduları tarafından genişletildiği, Selçuklular tarafından tamir edildiği biliniyor. Kalede Hititlere ait eserlerin bulunuşu, Hititler zamanında yapıldığınaişarettir. Eshab-ı kirama ait çok sayıda kabirlerin bulunduğu, fakatzamanla izlerinin kaybolduğu tahmin edilmektedir. Ankara kalesinin ikiburcu vardır. Kuzeydeki burç kısmen tamir görmüştür. Burada Türk bayrağı dalgalanır. Güneydeki burç ise tamire muhtaçtır. Kaleden Ankara şehrinin yüzde doksanını seyretmek mümkündür.

654 senesinde İslam ordusu Ankara Kalesini fethetmiş, Harun Reşid zamanında ise Ankara ilinin tamamı Bizanslılardan alınmıştır. Ancak 1101de tekrar Bizansın eline düşmüş, 1073de ise Selçuklular kaleyi veşehri yeniden almışlardır.

Ankara Kalesi başlı başına bir tarihtir. Kale iç ve dış olarak iki kısımdır. Dış kale eski Ankarayı yürek biçiminde kuşatır. İç kale dört katlıdır. Ankara taşı ve spoliyen taşından yapılmıştır. Dış kapı ve Hisar kapısı olarak iki kapısı ve 42 kulesi vardır. Kalede 17. asırda 86 top, 170 çeşme ve 3 bin kuyu vardı. Deniz seviyesinden yüksekliği 978 metredir.

Eskiden Ankara kalesinden inen surlar ovaya kadar yayıldığından, eski Ankara, surlar içinde kalırdı. Bugün bu surlardan hiç eser kalmamıştır. Eski Ankarada dar sokaklar, dik ve kıvrıntılı yollar, kerpiç ve ahşap evler çoğunluktadır. Son senelerdeki hızlı şehirleşme sebebiyle, eski Ankaraya ait evler, mezarlıklar, çeşmeler, hatta cami ve medreseler kaybolup gitmiştir. Eski Ankara; Hacıbayram, Çankırı Kapı, Ulus ve İtfaiye Meydanı, Erzurum Caddesi ve Kayabaşı Mahallesi ile sınırlıydı.

Elmadağ menbaları muntazam kanallarla eski Ankaraya ve hatta şehrin kale kısmına kadar çıkartılmıştır. Kayaş vadisi ve Üregel köyü civarındaki Hanım Pınarı, Cebeci ve alt kısmının su ihtiyacını karşılamıştır. Şehirde valilik yapan Abidin Paşa ise Atpazarına su çıkartmıştır. Eskiden bugünkü Ulus Meydanında büyük bir mezarlık bulunuyordu. Eski Ankaradan birkaç cami ve eser hariç, hemen hemen hiçbir şey kalmamıştır.

Evliya Çelebinin kaleminden Ankara şöyle anlatılır: 6600 kadar mamur hanesi vardır. 200 aded sebili, 200 dükkanı bulunur. Süslü bir bedesteni, dört tane zincirli kapısı vardır. Çarşılarının ekserisi yüksek yerlerde kurulmuştur. Uzun çarşı, Atpazarı, Kalealtıpazarı çok kalabalık olan pazarlardandır. Ana caddeleri, mahalle arası sokaklarına temiz, beyaz taştan yapma kaldırım döşelidir. Ayan ve eşrafı bilgin, şairleri çok fazladır. Bini aşkın iyi yetiştirilmiş ve Kuran-ı kerimi ezberinde tutabilen çocukları bulunmaktadır. Kadınları rengarenk yumuşak ferace giyip, gayet edepli gezerler. Tiftik keçisinin pastırması lezzetli ve nefis kokuludur. Çünkü keçileri, dağlarında pırnar yaprağı yerler. Tiftik keçisi beyaz, süt gibi olup, onun gibi beyaz bir mahluk dünyada yoktur.

Gavur Kalesi:
 Haymana yakınında olup, Hitit devrinden kalmadır. M.Ö. 1450’de yapılmıştır, üzerinde Hitit kıyafetlerini belirten kabartmalar yer almaktadır.

Kalecik Kalesi: 
Kalecik ilçesindedir. Romalılar devrinden kalmadır. Sarp bir tepe üzerindedir.

Camiler: 
Selçuklu ve Osmanlı devirlerinden kalma çok sayıda cami vardır. Meşhur camilerden bazıları şunlardır:

Hacı Bayram Camii ve Türbesi: 1427de büyük alim Hacı Bayram-ı Veli tarafından Hemedanlı Ebu Bekr Mehmede yaptırılmış ve 16. asırda Mimar Sinan tarafından tamir edilmiş, zarif bir de minare eklenmiştir. Caminin yanında bulunan Hacı Bayram-ı Veli ve yakınlarının bulunduğu türbe, 1947de yapılmıştır. Caminin mihrabı açık mavi ve siyah çinilerle süslüdür. Ceviz oymalı minberi beş köşeli yıldız motifleriyle işlidir. Ahi Şerafetullah türbesi ise caminin karşısında bulunmaktadır.

Ahi Elvan Camii: 
Samanpazarı semtindedir. 1382de Ahi Elvan Mehmed Bey tarafından yaptırılmıştır. Sultan Çelebi Mehmed 1413te camiyi tamir ettirmiştir. Ceviz oyma minberi, Türk oymacılığının şaheseridir.

Alaaddin Camii:
 Ankara Kalesi içinde 1198de Selçuklu Sultanı İkinci Kılıçarslanın oğlu ve Ankara valisi olan Muhiddin Mesud Şah tarafından yaptırılmıştır. Önünde tarihi bir çeşme vardır. 1361de Lülü Paşa, 1434te de Şerife Sünbül Hanım tarafından tamir ettirilmiştir. Ankara’nın en eski camisidir. Ceviz ağacından yapılmış olan minberi, Türk oyma sanatının nadide eserlerindendir.

Aslanhane (Ahi Şerafeddin) Camii: 
Atpazarı semtindedir. 1290da Ahi reislerinden Şerafeddin tarafından yaptırılmıştır. Dış duvarlarında bulunan arslan figürleri yüzünden bu isim verilmiştir.

Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.(Resmi göremiyorsanız üye olunuz)</p><br />
<p>Resmin ismi:  Cenabi-ahmet-pasa-camii.jpg<br /><br />
Görüntüleme: 1244<br /><br />
Büyüklüğü:  8,5 KB (Kilobyte)

Cenabi Ahmed Paşa Camii (Yeni Cami): Öncebeci semtinde olup, 1566da Anadolu Beylerbeyi Cenabi Ahmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yeni Cami ve Ahmediye Camii adlarıyla da tanınır. 1802, 1887 ve 1940da tamir görmüştür. Beyaz mermerden yapılmış minber ve mihrabı çok güzeldir. Caminin sol tarafında bulunan türbelerde Azimi ve Cenabi Ahmed Paşa türbeleri yer alır.

Hacı Musa Camii: Demirtaş Mahallesinde olup, 1461de Hacı Musa tarafından yaptırılmıştır. 1923de tamir gören cami, dikdörtgen şeklinde kerpiç duvarlıdır.

İki Şerefeli Cami: Ulucanlar semtindedir. 1674te Resul Efendi tarafından yaptırılmıştır. Bu yüzden Resul Efendi Camii diye de bilinir. Minaresi iki şerefeli olduğu için bu ismi almıştır.

Karacabey Camii: 1440ta İkinci Muradın komutanlarından Karacabey tarafından Mimar Ebubekir oğlu Ahmede yaptırılmıştır. Caminin yanında bir imaret bulunur. Bu yüzden İmaret Camii diye de bilinir. Bahçenin sağ tarafında Karacabey’in türbesi vardır.

Karanlık Mescid: On altıncı yüzyılda Elhac Hasan tarafından yaptırılmıştır. Sabuni Mescid adıyla da anılır. Küçük mihrabı geometrik desenlerle süslüdür. Kapısı ile kitabesi, İstanbul Türk-İslam Eserleri Müzesinde bulunmaktadır.

Saraç Sinan Mescidi: Atpazarındadır. Sultan İkinci Gıyaseddin zamanında 1288de Elhac Siraceddin tarafından Mimar Yusuf bin Kulhasana yaptırılmıştır. Caminin yanındaki türbede sekiz sanduka vardır.

Zincirli Cami:
 1687de Şeyhülislam Ankaralı Mehmed Emin Ankaravi tarafından yaptırılmıştır. 1879, 1911 ve 1937 yıllarında üç kez tamir görmüştür. Alt kısmı kırmızı Ankara taşından yapılmıştır. Üst kısmı tuğla, çatısı da ahşaptır. Minberi çiçek ve geometrik şekillerle süslenmiştir.

Bünyamin Camii: Alaştadır. On altıncı asırda Şeyh Bünyamin Ayaşi için yapılmıştır. Caminin kuzeydoğusunda Şeyh Bünyaminin türbesi vardır.

Akşemseddin Camii:
 Beypazarında, Şeyh Akşemseddin adına yaptırılmıştır. Bir kaç defa tamir görmüştür. Minaresi tek şerefelidir. Alt katında dükkanlar vardır.

Kurşunlu Cami: Beypazarında Sadrazam Nasuh Paşa tarafından 17. yüzyılda yaptırılmıştır. Kubbesi kurşunlu olduğu için bu isimle anılmaktadır.

Maltepe Camii: 
Cumhuriyet devrinde yapılmış olup, klasik Osmanlı mimari özelliklerini taşır.

Kocatepe Camii: Yeni yapılan camilerdendir. 1967 senesinde inşasına başlanan cami, 1986da ibadete açıldı. 3500 metrekarelik bir alanı kaplayan caminin bir konferans salonu, kitaplığı, çarşısı ve büyük bir otoparkı vardır. Türkiyenin namaz kılma alanı olarak en büyük camisidir.

Türbeleri: Ankarada bulunan türbeler taş ve tuğladan yapılmış sade türbelerdir. Başta Hacı Bayram-ı Veli hazretleri olmak üzere, Ahi Şerafeddin, Gülbaba, Karyağdı Karacabey, Yörükdede, Şeyh Behaeddin, Kesikbaş, Ahmed Taceddin, Şeyh Sadreddin, Şeyh Mustafa Karababa ve Kadı Çelebi türbesi bulunan büyük zatlardan bazılarıdır.

Hanlar:
 Ankarada çok sayıda han vardır. Kurşunlu (Mahmud Paşa) Kervansarayı, Yeni Pirinç Hanı, Çengelli Han, Çukur Han, Taşhan, Bakırhan, Suluhan, Tuzhan, Pembehan, Attarbaşıhan, Nasuhpaşahanı ve Ayazaik bunlardan başlıcalarıdır. Bugün bu hanların çoğu yıkıntı halindedir.

Hamamlar: Ankaranın çeşitli yerlerinde tarihi hamamlar vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

Eski Hamam: Ulusta olup, 15. asırda yapılmıştır.

Karacabey Hamamı:
 1444te Varna Muharebesinde şehid olan Karacabey adına yaptırılmıştır. Çeşitli zamanlarda tamir görmüştür.

Şengül Hamamı: 
On sekizinci asırda yapılmıştır. İstiklal mahallesindedir. On dokuzuncu asırda tamir görmüştür. Çifte hamam durumundadır.

Medreseler:
 Selçuklu devrinde ilim merkezi olan Ankara, Osmanlı devrinde de bu durumunu muhafaza etmiştir. Özellikle Fatih devrinde Ankarada ilim en yüksek noktasına ulaştı. Melike Hatunun yaptırdığı Kara Medrese meşhurdur. Hacı Bayram, Zincirli, İpekçioğlu, Kağnı Pazar, Mermerzade, Aliağa, Sevdediye, İbadullah, Doğanbey, Minharoğlu, Seyfeddin, Karabey, Kethüda, Saz Abdullah, Taşköprüzade, Sarı Hatip, Mustafa Paşa, Sarı Kadın, Ayazade, Seyfiye, Yeğenbey, Yeşil İlahi, Saraç Sinan ve Sultan Alaaddin Ankarada bulunan medreselerin önde gelenlerini teşkil ederler.

Ankara evleri: Eski Ankara evleri mimari, iç düzeni ve süslemeleri ile Türk mimarisinin en seçkin örnekleridir. Dolap kapakları, tavan ve raflardaki ağaç oymacılığı Türk oymacılık sanatının şaheserleridir. Fakat bu evler yok denecek kadar azalmıştır. Eski sanat eserleri bugün yerini beton yığınlarına bırakmıştır.

Çankaya Atatürk Müzesi: Atatürkün oturduğu köşk olup, içinde Atatürkün kullandığı eşya ve mobilyalar muhfaza edilmektedir. Cumhurbaşkanlığı köşkünün bahçesindedir. Eski bir bağ evidir.

Anıtkabir Müzesi: Atatürkün yattığı bu yer, müze haline getirilmiştir. Atatürkün eşyaları, 3113 kitabı ve belgeleri, kendisine hediye edilen kılıç ve şiltler burada bulunmaktadır. Projesini Ord. Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda hazırlamıştır. 1944 – 1953 yılları arasında yapılmıştır. Büyük lahdin mermeri tek parça ve 42 ton ağırlığındadır.

TBMM Müzesi: 23 Nisan 1920-1923de ilk Büyük Millet Meclisinin bulunduğu binada bu devre ait eşyalar sergilenmektedir.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi: 
Cumhuriyetin ilk senelerinde Hitit Müzesi olarak kurulan bu müze daha sonra Arkeoloji Medeniyetleri Müzesi oldu. 1967de zenginleştirilerek Anadolu Medeniyetleri Müzesi olmuştur. Anadolunun muhtelif bölgelerindeki kazılarda ele geçen eserler burada sergilenmektedir.

Kurşunlu Han ve Mahmud Paşa Bedesteni tamir edilerek müze haline getirilmiştir. Alacahöyük, Kargamış, Aslantepe ve Sakargözü kabartmaları bulunmaktadır. Yontma taş ve cilalı taş devrine ait eserler de bulunmaktadır.

Etnoğrafya Müzesi: 
1928de kurulmuştur. Atatürkün naşı 1938den 1953e kadar 15 sene burada kalmıştır. Bu müze, Türk-İslam eserleri bakımından çok zengindir. İşlemeler, dokumalar, altın ve gümüş işlemeli elbiseler, 17. asırda Ankara evlerinin döşenmiş hali, Selçuklu ve Osmanlı ahşap işçiliği, folklor, tarihi zengin kolleksiyonlar, bakır eşyalar, Türk yazı sanatına ait eserler, tarikat mensuplarına ait eşyalar bu müzeyi süslemektedir.

Diğer müzeler: Ankara müzeler bakımından çok zengindir. Devlet Demiryolları Müzesi, Sağlık Müzesi, Hayvanat Müzesi, Tabiat Tarihi Müzesi, bu müzelerden bazılarıdır.

Anıtlar: Ulus Mdanında Zafer Anıtı, Etnografya Müzesi ve Orduevi önünde Atatürk Anıtları, Yenişehirde Güvenlik Anıtı ve Polatlıda Sakarya Şehidleri Abidesi başlıcalarıdır.

Milli Kütüphane:
Türkiyenin en büyük ve en modern kütüphanesidir. Çok değerli eski eserler vardır. Nükleer saldırı dahil her türlü tehlikeye karşı korunabilecek şekilde inşa edilmiştir. Birbirinden değerli el yazma eser özel kasalarda saklıdır. Dünyaada tek nüshası bulunan Muradname buradadır.

Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.(Resmi göremiyorsanız üye olunuz)</p><br />
<p>Resmin ismi:  250px-MonumentumAncyranum28Nov2004.jpg<br /><br />
Görüntüleme: 1221<br /><br />
Büyüklüğü:  26,3 KB (Kilobyte)

Augustus Tapınağı: Tapınak iki bölümdür: Birinci bölüm, Frigyalılar zamanında Men adına M.Ö. 2. asırda yapılmıştır. İkinci bölüm; Galat Kralı Pylamenes tarafından M.S. 10. yılda Roma İmparatoru Augustus adına yapılmıştır. İlk yapıldığında 4 duvardan ibaretti. Sonradan çevresi sütunlarla kuşatıldı. Manisadaki Artimes Tapınağına benzer. Kitabede, Augustus’un 57 senelik iktidarı anlatılır. Bu tapınak, Hacı Bayram Camii’ne bitişiktir. Osmanlılar devrinde burası medrese olarak kullanıldı.

Tulianus Sütunu: 
M.S. 4. asırda dikilmiştir. Ulus semtinde Hükumet Meydanındadır.

Roma Hamamı:
 M.S. 3. asırda Roma İmparatoru Caracalla tarafından yaptırılmış olup, 500 sene hamam olarak kullanılmış ve M.S. 8. asırda yangın neticesi yıkılmıştır. Çankırı Caddesi üzerindedir. Hamamda pek çok eski para bulunmuştur. Soğuk ve sıcak olarak iki kısımdır.

Gordion:
 Polatlı yakınında, Yassıhöyük köyündedir. M.Ö. 8. asırda Frigyanın başkenti olmuştur. Hitit, Asur ve Frigya devrinin önemli bir şehri idi. 1950 senesinde yapılan kazılarda Frigyalılara ait saray, Hitit mezarlığı ve Midas’ın mezarı bulundu. Midas, eşek kulaklı olarak tasvir edilmiştir. Frigya krallığına son veren Kimmerler ile Perslerden şehri alan Galatlar (M.Ö. 278) bu şehri yakıp yıktılar. Efsaneye göre bu şehrin Zeus tapınağında çözülmesi zor bir düğüm vardı. M.Ö. 33te Makedonya Kralı İskender, bu düğümü kılıcı ile keserek çözdü. Efsaneye göre bu düğümü çözen Asyaya hakim olacaktı.

Elmadağ:
 Ankara’ya 25 km uzaklıkta bulunan ve kışın devamlı karla örtülü olan Elmadağdaki Elmadağ Dağ Evi ve Elmadağ Kayak Merkez kışın Ankaralıların en çok uğradığı yerlerden biridir. Burada kış sporları çok yapılır.

Kızılcahamam: Selçuklu mimarisinin hususiyetlerini taşıyan hamamları vardır. Çam ormanları ile çevrili vadi, memba suları ile yazın ideal bir dinlenme yeridir. Kaplıcaları romatizma, nevralji, nefrit ve kadın hastalıklarına iyi gelir. İçmeleri ise mide, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarına şifalıdır. Maden suyu meşhurdur.

Haymana, mağara ve kaplıcaları: 
Turistlerin gezdiği yerler arasındadır. Kaplıcaları, çocuk felcine, kadın hastalıklarına, romatizma ve nefrite iyi gelir. İçmeleri ise idrar yolu hastalıklarına faydalıdır.

Atatürk Orman Çiftliği:
 Yüzme havuzu, hayvanat bahçesi ve çeşitli tesisleri ile bir gezinti mahallidir.

Gençlik Parkı:
 Şehir merkezinde bulunmaktadır. Çay bahçeleri, gazinoları, havuzu, lunaparkı ve diğer eğlence yerleri ile Ankaralılar için ideal bir dinlenme merkezidir.

Gezilecek turistik yerler: Çubuk Barajı, Gölbaşı, Karagöl, Söğütözü, Ayaş Beli, Dikmen (Çuldağ), Beyman Ormanları, Sarıyar barajı, Soğuksu, Beypazarı Tekedağı, Karagöl ormanı, Deliktaş ormanı, Milli Park, Çamkoru önemli turistik yerlerdir.

Kaplıcaları: Ayaş kaplıcası romatizma, nevralji, kadın hastalıkları ile kırık ve çıkıklara iyi gelir. Ayaş İçmesi ise safra taşı ve böbrek kumları olan hastalar için istifadelidir. Karakaya Kaplıcaları romatizma, nefrit, kadın hastalıkları, çocuk felcine şifalıdır. Karakaya İçmesi mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Beypazarı Kaplıca ve İçmeleri de çok faydalıdır.

Ankarada gezilecek yerler
Ankarada nereler gezilir

Ankara’da gezilecek yerlerin başında tabiiki Anıtkabir gelir.

Anıtkabir

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, inkılâpların yaratıcısı, kahraman asker, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedî istirahatgâhının bulunduğu Anıtkabir, Rasattepe’ de inşa edilmiştir

Mimarları Prof Emin Onat ve Doç Orhan Arda’dır 1944 yılında yapımına başlanan anıt, 1953′te tamamlanmıştır Aynı yıl Ata, Etnografya Müzesindeki geçici kabrinden büyük bir törenle buraya nakledilmiştir

Anıtkabir kompleksi içindeki üniteler ;İstiklâl Kulesi, Hürriyet Kulesi, Aslanlı Yol, Müdafaa-i Hukuk Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılâp Kulesi, Zafer Kabartmaları, Mozole – Şeref Holüdür

Müzeler

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Adres: Hisar Cad Ulus – Ankara

Etnografya Müzesi

Adres: Talatpaşa Bulvarı Opera – Ankara

Ankara’da Atatürk Evi

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi ”Oyuncak Müzesi”

Atatürk’ün Mekanı Müze Köşk

Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi

Eğit-Der Eğitim Özel Müzesi

Gordion Müzesi

Mehmet Akif Ersoy Evi

MTA Tabiat Tarihi Müzesi

ODTÜ’de Arkeoloji ve Müze

Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Müzesi

TRT Müzesi ve Ulusal Kurtuluş Sergisi

100 Yıl Kız Teknik Öğretim Müzesi

Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi

TC Ziraat Bankası Müzesi

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Müzesi

Adres: Cumhuriyet Cad Ulus – Ankara

Örenyerleri

Gordion – Polatlı/Yassıhöyük: Frigya Krallığı’nın başkenti, ünlü Gordion şehrinin kalıntıları; Ankara-Eskişehir karayolunun yakınında, Sakarya (Sangarios) ve Porsuk nehirlerinin birbirlerine yaklaştıkları yerde, Polatlı’nın 21 km kuzeybatısında, Ankara’dan 90 km uzaklıkta, Yassıhöyük köyündedir

Gordion’ un tarihi MÖ 3000 yılma (Eski Tunç Çağı) kadar dayanmaktadır Asur, Hitit (MÖ 1950 – MÖ 1180) ve Frigya (MÖ 900 -MÖ620) nın önemli bir yerleşme yeri idi Frigya Devletine başkentlik yapmıştır Gordios adlı (Frig başkenti kurucusu) kralın adını almıştır Kral Gordios tarafından bağlanan ünlü düğüm, Büyük İskender tarafından MÖ 333 yılında kışı geçirdiği Gordion’da kesilmiştir Gordion’da, bu tarihten sonra Büyük İskender Dönemi (MÖ 300-100) başlamış, sonra Roma Dönemi (MÖ 1- MS4 yy), daha sonra Selçuklu (MS11-13 yy) dönemi sürmüştür

Roma Hamamı – Ankara/Merkez: Ulus Meydanından Yıldırım Bayazıt Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde, caddeden 25 metreye kadar yükseklikteki bir platform üzerinde bulunmaktadır Hamamın bulunduğu yüksek platformun höyük olduğu bilinmektedir

Hamam, Caracalla (MS 212-217) devrine tarihlenir Caracalla Hamamının Çankırı Caddesindeki girişi, sütunlu bir revak kalıntısının çevrelediği geniş bir alana, palaestraya yani bir güreş sahasına açılır Bu revaklı avlunun bir kenarında 32 sütun olmak üzere bütün yüzünde 128 mermer sütun bulunmaktadır Hamam binaları paleastra kısmının hemen arkasında yer alır Bu yapılar ender rastlanan bir büyüklükte olup, her zaman olduğu gibi Apoditerium (soyunma kısmı), Frigidarium (soğukluk kısmı), Tepidarium (ılık kısım) ve Caldarium (sıcak Kısım) bölümlerinden oluşur

Gavurkale Örenyeri – Ankara/Haymana: Ankara’nın 60 kilometre güneybatısındadır Yanında akmakta olan Babayakup Deresinin tabanından 60 metre yüksekte olan tepe, uzun süren bir yerleşmeye sahne olmuştur Tepeye buradaki eski yıkık duvarlar nedeniyle Gavurkale adı verilmiştir

Gavurkale, bir tepe üzerindeki dik kayaların güneye bakan yüzünde yer alan; birbiri ardına yürüyen iki tanrı, karşılarında oturan bir tanrıça kabartması ve bu kayalığın çevresindeki iri bloklardan oluşan duvarlar ile dikkati çekmiştir Söz konusu kaya kabartmaları Hititlere özgü eserlerden olup, Anadolu’nun değişik yerlerinde bulunan benzer anıtlardan sadece birisidir

Yapılan çeşitli araştırmalar sonucunda buranın surlarla çevrili önemli bir merkez olduğu anlaşılmıştır Önceleri yalnızca Hititlerin ibadet yeri olarak bilinen Gavurkale’ de önemli Frig yerleşiminin olduğu da anlaşılmış, burası 1930 yılındaki çalışmalar sırasında bizzat Atatürk tarafından ziyaret edilmiştir Daha sonraki yıllarda çevresinde çeşitli yüzey araştırmaları yapılmış olan Gavurkale’de 1998 yılında Anadolu Medeniyetleri Müzesi Başkanlığında kazı çalışmalarına da başlanmıştır

Karalar Köyü Örenyeri – Ankara/Kazan

Karahöyük Harabesi – Hacıtuğrul Köyü

Etnografya Müzesi

Ogüst Mabedi – Ankara/Altındağ

Ahlatlıbel : Ahlatlıbel, Ankara’nın 14 kilometre güneybatısında Taşpınar Köyü – Gavurkale -Haymana eski yolu üzerindedir Ankara’ya çok yakın olan bu Eski Tunç Çağı istasyonu Anadolu için önemli bir düz yerleşme birimidir

Bitik : Bitik Höyüğü Ankara’nın 42 kilometre kuzeybatısındadır Yukarıdan aşağıya doğru MÖ V yüzyılda başlayan bir Klasik Çağ iskânı ile kalın bir Eski Tunç Çağ iskânı meydana çıkarılmıştır Bitik’ teki Eski Tunç Çağı kalıntıları bölgenin Doğu ve Batı Anadolu ile ilgisini belgeler

Etiyokuşu : Ankara’nın 5 kilometre kuzeyinde, Çubuk Çayı kıyısındadır Buradaki kazı Prof Şevket Aziz Kansu tarafından 1937 yılında Türk Tarih Kurumu adına yapılmıştır En alt katta Eski Taş Devri tipte aletler ele geçmiştir Onun üstündeki Eski Tunç Çağı kültürü Ahlatlıbel kültürü ile benzerlik gösterir En üstte ise çeşitli devirlere ait büyük bir sarayın kalıntılarına rastlanmıştır

Augustus Tapınağı : Ulus’ta Hacı Bayram Cami bitişiğindedir MÖ II yüzyılda Frigya Tanrıçası Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galat Hükümdarı Amintos’un oğlu Kral Pylamenes tarafından Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır

Bizanslılar zamanında çeşitli eklemeler yapılıp, pencereler açılarak kilise haline getirilmiştir Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir Etrafını çevreleyen uzunluğuna on beşer, enine altışar adet kırk iki, tapınağın kapısı önünde dört, arkada iki adet sütunun yerleri bulunmaktadır Yalnız iki yan duvarı ile kenarları işlemeli olan kapı kısmı eski hali ile ayakta durmaktadır Aslı Roma Tapınağında bulunan ve Augustus’un başardığı işleri gösteren vasiyetnamesi bir yazıt ile bu tapınağın türbeye bitişik duvarına konulmuştur

Julianus Sütunu : Defterdarlık ve valilik binası arasındaki havuzun kenarında bulunmaktadır Hiçbir yazıtı yoktur Gövdesinde birçok halka olup, yüksekliği on beş metre kadardır Sütunun İmparator Julianus’ un (MS 361)

Ankara Roma Tiyatrosu : Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer alır İlk defa 1982 yılı sonunda bulunmuş, kurtarma kazılarına 15 Mart 1983′te Müzeler Genel Müdürlüğünce başlanmıştır Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü de kazılan 1986 yılı sonuna kadar sürdürmüştür Sonuçta MS II asrın başına tarihlenen tipik bir Roma Tiyatrosunun kalıntıları çıkarılmıştır Bunlar arasında tonozlu parados binaları, döşemeli orkestra, seyirci oturma yerleri (kavea), sahne odası (scene)’ndan artakalan temel ve duvarların yanı sıra birçok heykel ve parçalan bulunmuştur

Akköprü : Varlık Mahallesi önünde ve Ankara Çayı üzerinde olup, Ankara’nın en eski köprüsüdür 1222 yılında Selçuklu Hükümdarı I Alaaddin Keykubat tarafından Ankara Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır

Höyük ve Tümülüsler

Beştepeler Tümülüsü : Anıtkabir alanındaki tümülüslerde ilk kazı 1926 yılında Makridi tarafından yapılmıştır 1945 yılında Anıtkabir alanında yapılan toprak düzeltmesi sırasında birkaç tümülüsün kaldırılması gerekmiş, iki tümülüs açılmış ve burada Friglere ait birçok çanak çömlek ile beraber aletler de ele geçmiştir Uzmanlar bu tümülüslerin Gordion Frig mezarlarıyla çağdaş olduğunu meydana çıkarmışlardır

Yumurtatepe (Demetevler) Tümülüsü: Çiftlik – Demetevler Kavşağında Demetevlere giden yolun sol tarafında yer alır 1986 ve 1987 kazı mevsimlerinde Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğünce kazılmıştır Yapılan kazılar sonucunda, tümülüsün tepesinde Eski Tunç Çağına ait küçük ve yuvarlak tek bir yapı ve içinde pişmiş toprak eserler ele geçirilmiştir

Kül Höyük : Oyaca Kasabası sınırları içerisinde olup, Ankara-Haymana karayolunun yaklaşık 50 kilometresinde sola ayrılan Boyalık, Culuk, Çalış ve Durupınar yolundan 15 km gittikten sonra yolun sağında ve 150 metre mesafededir Orta büyüklükte höyüklerden olan Külhöyük’te, Anadolu Medeniyetleri Müdürlüğü Başkanlığında kazı çalışmaları yapılmaktadır

Karaoğlan : Karaoğlan, Ankara’nın 25 km güneyinde ve Ankara-Konya yolu üzerindedir Höyükte Kalkolitikten itibaren tüm uygarlık katları görülmektedir Ankara Gölbaşı bölgesinde Hitit ve Frig katlarına sahip en önemli istasyonlardan birisidir

Kaleler

Ankara Kalesi: Asırlardır kentin bekçiliğini yapan Ankara Kalesi kentin sembolü olmuştur Ankara Kalesi’nin tarihi, kentin tarihi kadar eskidir Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber ilk kez Romalılar tarafından yapıldığı fikri yaygındır

Selçuklular tarafından onartılıp genişletilmiştir Kurulduğu tepe yanında akan (Hatip Çayı) Bentderesinden 110 metre yüksektedir

Kale, iç ve dış kale olmak üzere iki kısımdır Yirmiden fazla kulesi vardır Dış kale eski Ankara şehrini yürek biçiminde çevirir Dört katlı olan iç kale kısmen Ankara taşından kısmen de toplama (spoliyen) taşlarla yapılmıştır İç kalenin iki büyük kapısı olup, birisi dış kapı, diğeri hisar kapı adını taşır İç kaledeki kulelerin yüksekliği 14 ile 16 m arasında değişmektedir Bugün kale içinde Osmanlı Ankara’sının XVII Yüzyıldan itibaren ayakta kalmış bir çok Ankara evi bulunmaktadır

Kalecik Kalesi : Kalecik Kalesi, Çankırı’ya giden yol üzerinde Ankara’dan 78 km uzaklıktadır Modern kasabaya hakim olan simetrik koni biçimli bir tepenin üzerine kurulmuştur Güneybatısındaki dağlara bir sırtla bağlanır ve Kızılırmak’ a doğru uzanan ovada tek başına yükselir

Camiler

Şehrin bazı önemli camileri, Ağaç Ayak Cami, Ahi Elvan Cami, Ahi Yakup Cami, Aslanhane (Ahi Şerafettin) Cami, Cenab-ı Ahmet Paşa Cami, Alaaddin Camii ,Çiçekçioğlu Camii, Direkli Cami, Eskicioğlu Camii, Hacettepe Camii, Hacı Arap Camii, Hacı Bayram Camii, İbadullah Cami Karacabey Camii, Kocatepe Camii, Kurşunlu Camii, Tabakhane Camii, Tacettin Camii ve Zincirli Cami’dir

Türbeler

Ankara’da, Ahi Şerafettin Türbesi,Azimi (İsmail Paşazade Hacı Esad) Türbesi, Cenab-ı Ahmet Paşa Türbesi, Hacıbayram Veli Türbesi, İsmail Fazıl Paşa Türbesi, Karacabey Türbesi, Karyağdı Türbesi, Kesikbaş Türbesi, Yörük Dede (Doğan Bey) Türbesi bulunmaktadır

Kiliseler

Katolik Kilisesi (St Paul Kilisesi):

Adres: Atatürk Bulvarı No: 118 – Kavaklıdere (İtalyan Büyükelçiliği Bahçesinde)

Ayin gün ve saatleri:

Cumartesi günleri: (Yaz) 1900 (Kış) 1800

Pazar günleri: (Yaz) 1000 -1200 -1900 (Kış) 1800

Katolik Kilisesi (St Theres Kilisesi):

Adres: Işıklar Caddesi Kardeşler Sok 15 – Ulus

Ayin gün ve saatleri: Pazar günleri: 1030 (Türkçe)

Katolik Kilisesi (Meryem Ana Kilisesi):

Adres: Birlik Mah 3 Cad No: 35 Oyak-Çankaya (Vatikan Büyükelçiliği yanı)

Ayin gün ve saatleri: Pazar günleri: 0945 (İngilizce) 1100 (Fransızca)

Anglikan Kilisesi (St Nicolas Kilisesi):

Adres: Şehit Ersan Cad 46 – Çankaya (İngiltere Büyükelçiliği içinde)

Ayin gün ve saatleri: Pazar günleri : 1000 (İngilizce)

Sinagog (Museviler Cemiyeti):

Adres: Sakalar Mah Birlik Sok 8 – Samanpazarı,

Hanlar

Çengel Han: Kale altında ve Atpazarı Meydanı Sefa Sokakta bulunmaktadır Kitabesinin 1522 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır

Kurşunlu Han: Ankara Kalesine giden yol üzerinde bulunan ve Fatih’in sadrazamlarından Mahmut Paşa tarafından 1421 yılında yaptırılmış olan eser, tipik Osmanlı şehir içi hanlarındandır

Mahmut Paşa Bedesteni: Kale yolu üzerinde ve Kurşunlu Hanın bitişiğindedir 1421 – 1459 yılları arasında han ile birlikte Sadrazam Mahmut Paşa tarafından yaptırılmıştır

Doğu – Batı istikametinde boyuna uzanan büyük ve muntazam dikdörtgen plânda olup, on adet büyük kubbe ile örtülü bedesten ve bedesten dışında meydana gelmiş olan arasta ile birlikte iki kısımdan ibarettir Anılan bedesten bugün Anadolu Medeniyetleri Müzesi teşhir salonu olarak kullanılmaktadır

Sulu Han: Hacı Doğan Mahallesi Tekneciler Sokağı ile Sulu Han Sokağı arasında bulunmaktadır 1685 tarihinde Şeyhülislâm Cevvar Zade Mehmet Emin Bey tarafından Zincirli Camiye vakıf olarak yaptırılmış olduğu ileri sürülen Sulu Hana Hasan Paşa Hanı da denilmektedir Fakat 1141 tarihli vakfiyede, Hanın Abdülkerimzade Mehmet Emin Bey tarafından vakfedildiği kayıtlardan anlaşılmaktadır

Zağfiran (Safran) Hanı: At Pazarındadır Aslen Kayserili olup, Ankara’ya yerleşen Hacı İbrahim Bin Hacı Mehmet tarafından yaptırılmıştır Vakfiyesi 1512 tarihlerinde düzenlendiğine göre bu tarihlerde yapılmış olmalıdır Hanın yarısı mülk, yansı vakıfın ruhuna cüz-i şerif okumak, Lütfi Han kapısındaki musluğa bakmak için vakfedilmiştir İçinde bir mescit yer almaktadır

Hamamlar

Eski Hamam: Eski Hamam, Gazi Lisesinin tam karşısında yer almaktadır Oldukça harap durumda olan hamamın soyunmalığı tamamen yıkılmış olmasına mukabil, soğukluk ve sıcaklık, külhan dahil olmak üzere ayakta durmaktadır Eserin mimari yapısı ve tekniği itibariyle XV yüzyıla ait olduğu tahmin edilmektedir

Karacabey Hamamı: Karacabey Hamamı Talat Paşa Bulvarı üzerinde olup 1444 tarihinde yapılmıştır Çifte hamam olarak teşkil olunmuş Karacabey Hamamı batı kısmında birbirine bitişik soyunmalıkları, doğu kısmında ise batıdakilere göre daha değişik inşa tarzı gösteren sıcaklık ve halvetleriyle birlikte bütünü kareye yakın büyük bir dikdörtgen meydana getirmektedir, birleşmektedir

Şengül Hamamı: İstiklâl Mahallesi Acı Çeşme sokakta bulunmaktadır Kadınlar ve erkekler kısmı olmak üzere çifte hamam halinde yapılmış olan Şengül Hamamının bugün İstiklâl Caddesi üzerindeki erkekler kısmı evvelce kadınlara ait idi Yan yana olan iki kısmın da soyunmalıklarının inşa tekniği ve malzemesinden, XIX yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır

Anıtlar

Mimar Sinan Anıtı: Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesinin önündedir 1956 yılında Türkiye Emlâk Kredi Bankası tarafından heykeltıraş Hüseyin Anka’ya yaptırılmıştır En büyük mimarımız Mimar Sinan (1409-1588)’ın ayakta duran, kendine has giysileriyle mermer heykeli bulunmaktadır

Güvenlik Anıtı: Kızılay’da Güven Park içerisindedir 1935 yılında Ankara taşından yapılmıştır Türk Ulusunun polis ve jandarmaya bir armağanı olduğundan dolayı Emniyet Anıtı da denilmektedir

Mithat Paşa Anıtı: Ulus’ta TC Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü binasının yanındadır 1966 yılında TC Ziraat Bankası tarafından İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinden Heykeltıraş Prof Hüseyin Anka’ya yaptırılmıştır

Ulus Cumhuriyet Anıtı: Ulus Meydanındadır Anıt, Kurtuluş Savaşı kahramanlarına Türk Ulusu’ nun bir armağanı olarak 1927 yılında dikilmiştir

Zafer Anıtı: Yenişehir’de Atatürk Bulvarı üzerinde, Ordu Evi önündedir Atatürk’ün ayakta ve kılıcına dayanmış halde üniformalı, tunçtan yapılmış bir heykelidir

Zübeyde Hanım Büstü: İsmet Paşa Kız Enstitüsü binasının önündedir Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ ın büstü Türk Kadınlar Birliği Merkezi tarafından Türk analarının en büyüğüne armağan olmak üzere 31 Mart 1964 tarihinde dikilmiştir

Gezi ve Mesire Yerleri

Altınpark: Altınpark, İrfan Baştuğ Caddesi Aydınlıkevler’de, 640 bin m2′lik alanda hizmet vermektedir Park alanında Uluslararası Fuar Merkezi, Bilim Merkezi, Kültür Merkezi, Kapalı ve Açık Spor Alanları, Açık ve Yan Açık Gösteri Anfileri, Türk, İtalyan ve Çin Lokantaları, Türk Sokağı ve Tepe hanından oluşan bölüm, Gölet ve bahçeler, Üretim seraları, Olimpik Yüzme Havuzu, Mini Golf Sahası ve At Tavlası halkın ziyaretine sunulmuştur

Atakule: Atakule, varlığı ile modern Ankara görünümüne önemli bir katkıda bulunmaktadır Yüksekliği 125 metre olan kulenin tepe rakımı 1182 metredir 1156 metredeki görsel ve işitsel cihazların kullanımına uygun çok amaçlı kokteyl salonu (nikâh töreni, seminer, konferans vb) 600 metrekarelik bir alana sahiptir Saatte bir tur atan döner lokanta 1118 metrededir Her gün 0930 – 2300 arası açık olan seyir terası, 1038 metrededir 998 metrede ise cafe – bar bulunmaktadır

Atatürk Orman Çiftliği: Atatürk tarafından kurulan çiftlik, günümüzde gazinoları, parkları, piknik yerleri, hayvanat bahçesi, çeşitli ürünleri ve doğası ile Ankaralılar tarafından çok ziyaret edilen bir gezi ve mesire yeridir Ulaşım belediye otobüsleri, dolmuş ve banliyö treni ile mümkündür

Gençlik Parkı: İstasyon – Opera binaları arasında yer alır Lunaparkı, çay bahçeleri, gazinoları, yaz aylarında faaliyet gösteren tiyatroları, kayık ve su bisikletiyle içinde dolaşılan büyük havuzuyla, restoran ve çeşitli eğlence yerleriyle halkın yazın rağbet ettiği önemli bir gezi ve eğlence merkezidir

Bayındır Barajı: Ankara’ya 12 kilometre uzaklıkta, Samsun Yolu üzerindedir Tabii güzelliği, gazinosu, kamp yeri ve bir de yüzme havuzu olan baraj, yabancıların da beğenisini toplayan bir gezi ve mesire yeridir Ulaşım, otobüs ve minibüsle mümkündür

Çankaya Sırtları: Cumhurbaşkanlığı Köşkü ve Atatürk Müzesinin bulunduğu yerdir Yaz aylarının sıcak günlerinde nispeten serin olan Çankaya’da pastaneler ve geniş park alanı içinde kır kahveleri de mevcut olup, Ankara’nın bir tablo gibi seyredilebileceği en güzel yerdir

Çubuk Barajı: Ankara’ya 12 kilometre uzaklıktadır Baraj çevresindeki ormanlık alan içinde gazinolar, piknik yerleri, yürüyüş alanları ve kır kahveleri vardır Motor gezileri içinde elverişli olan baraja belediye otobüsü ile gitmek mümkündür

Gölbaşı: Ankara’nın 25 kilometre güneybatısında ve Konya Yolu üzerinde olan Mogan Gölü’nün kıyısında plaj ve gazinoların yanı sıra restoran ve kahveler vardır Sıcak yaz aylarında deniz özlemini bir parça da olsa gideren bir gezi ve mesire yeridir Kıyısında bir yüzme havuzu olan göl, kayık gezileri için elverişlidir Ulaşım, belediye otobüsü ile sağlanmaktadır

Diğer Mesire yerleri: MTA Gül Bahçesi, Kurtboğazı arajı, Sarıyar Barajı, Beynam Orman İçi Dinlenme Yeri, Çamkoru Orman İçi Dinlenme Yeri, Güven – Karagöl Orman İçi Dinlenme Yeri, Hoşebe Orman İçi Dinlenme Yeri, Karagöl Orman İçi Dinlenme Yeri , Sorgun Orman İçi Dinlenme Yeri, Söğütözü Orman İçi Dinlenme Yeri , Tekkedağı Orman İçi Dinlenme Yeri , Uluhan Orman İçi Dinlenme Yeridir

Milli Parklar

Soğuksu Millî Parkı

Mağaralar

Ankara ili Güdül ilçesinde Bizans döneminden kalma mağaralar bulunmaktadır

Ankara Mağaraları(Mağara Turizmi)

Kaplıcalar

İlin önemli kaplıcaları Kızılcahamam-Sey Hamamı Kaplıcası( link ), Ayaş İçmesi ve Kaplıcası, Ayaş Karakaya Kaplıcası, Beypazarı-Dutlu-Tahtalı Kaplıca ve İçmeleri, Kapullu Kaplıcası, Çubuk Melikşah Kaplıcası ve Haymana Kaplıcasıdır

Ankara Kaplıcaları (Sağlık Turizmi)

Kuş Gözlem Alanı

Çöl Gölü Kuş Alanı, Mogan Gölü Kuş Alanı,Kızılcahamam Ormanları Kuş Alanı,Kavaklı Dağı Kuş Alanı,İnözü Vadisi Kuş Alanı ve Sarıyar Barajı Kuş Alanı Ankara ili sınırları içinde bulunmaktadır Ayrıca Beynam Ormanı Kuş Alanı ve Tuz gölü Kuş Alanı da Ankara’da bulunmaktadır

Sakarya Havzası

Kızılırmak Havzası

Konya Kapalı Havzası

Sportif Etkinlikler

Kış Sporları: Ankara’ya 26 Km uzaklıktaki Elmadağ Kayak Merkezinde , Kar kalınlığı 30-40 cm’ yi bulan kış aylarında kayak yapma imkanı mevcuttur Elmadağ Kayak Merkezinde bulunan tesisler hizmet vermektedir Ayrıca, Ankara’da biri kurtuluş Parkı içinde, diğeri Bahçelievler Sondurakta olmak üzere iki adet buz pateni sahası bulunmaktadır

Elmadağ Kayak Merkezi (Kış Turizmi)

Hava Sporları: Gölbaşı, Ankara’daki Hava sporlarının yapıldığı alanlardan biridir

Yamaç Paraşütü Yapılan Yerler

Avcılık: Ankara İli, çok çeşitli av hayvanları barındırmaktadır Bunların başında, keklik, çil keklik, tavşan yaban ördekleri ve yaban kazları gelmektedir Nallıhan, Beypazarı, Kızılcahamam , Çamlıdere, Çubuk ve Güdül ilçeleri ormanlık alanlarında ayı, vaşak, yaban domuzu, geyik bulunmaktadır

Olta Balıkçılığı: Ankara İl sınırı dahilinde yapılmakta olan balıkçılık akarsu, göl, baraj gölü ve gölet balıkçılığı olmak üzere dört grupta toplanabilir

Akarsu balıkçılığı, Kızılırmak, Sakarya nehirleri ile bunların kolları ve Kirmir Çayında yapılmaktadır Göl balıkçılığı, Mogan Gölü, Eymir Gölü ve Karagöl’ de yapılmaktadır Baraj gölü balıkçılığı, Ankara çevresinde bulunan çeşitli baraj göllerinde yapılmaktadır

Gençlik Kampları: Ankara’nın çeşitli bölgelerinde, gençlerin faydalanabilecekleri Orman Bakanlığı Orman Kampları bulunmaktadır

Gençlik Turizmi

Sanat, Kültür ve Eğlence

Ankara siyasal açıdan olduğu gibi kültürel ve sanatsal açıdan da Türkiye’nin başkenti durumundadır Devlet Tiyatroları, özel ve amatör tiyatrolar, Devlet Opera ve Balesi, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, çok sayıda resim galerisi, amatör müzik grupları, kültür merkezleri başkentlilerin yararlandıkları etkinliklerdir

Türkiye Cumhuriyeti’nin yarım yüzyılı aşan Devlet Tiyatrosu, Ankara’da en güzel oyunları sergilemekle kalmamış, bilinçli ve son derece ince zevkli bir tiyatro seyircisi de yetiştirmiştir Türkiye Cumhuriyeti’nin 40 yılı aşan balesi Ankara’da filizlenmiştir Bu sanat dalı da, tıpkı tiyatro gibi seyircisini de birlikte yaratmış ve geliştirmiştir Her yıl ekim ayında perdelerini açan tiyatro, opera ve bale sahneleri mayıs sonuna kadar yerli ve yabancı eserlerin seçkin örneklerini sunar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası da konserleri ile Ankara kültür sanat yaşamına renk katar

1988′de başlayan “Ankara Uluslararası Film Festivali”, 1984′ten bu yana süregelen ”Uluslararası Ankara Sanat Festivali”, Ankara’da yapılan önemli etkinliklerdendir Ayrıca, Ankara Uluslararası Çizgi Film Festivali, Ankara Uluslararası Müzik Festivali ve Asya – Avrupa Sanat Bienali ilgi çekici sanatsal etkinliklerdir

Sponsorlu Bağlantılar

İç Anadolu Bölgesi yöresel kıyafetleri ve geleneksel giysileri, kültürel folklorik giyim tarzı

Sonraki Sayfa »

İç anadolu bölgesinin örf ve adetleri ile gelenek ve görenekleri nelerdir hakkında bilgi

10 Yorum

  1. 21 Kasım 2012

    ödevime çok yardımcı oldunuz size teşekkür ediyorum

  2. 24 Kasım 2012

    ya çokuzun hatta fazla uzun hiç uğraşamam daha kısa bilgiler daha çok web üyesi bence

  3. doğa ceren
    27 Kasım 2012

    çok uzun ama güzel.bunu kesinlikle kısaltmanız gerek.

  4. Eylül Keskin
    13 Ocak 2013

    iğreeençç çünkü bayağı bi uzun çok uzun kısaltırsanız ( sadece gerekli yerleri ) öok güzel olur :)

  5. o şekiller ne ismim bu beyler 18 artı yazardımda ayıp
    20 Şubat 2013

    o şekiller ne la hemde çok uzun

  6. Yağmur buse
    26 Şubat 2013

    çook teşekkürler gerçekten türkçe ödevime büyük katkı sağladı ben 6 sınıf öğrencisiyim ama bu kadar uzun yazı görmdim biraz kısaltın lütfen

  7. BEYZA
    17 Nisan 2013

    GÜZEL BİLGİLER FAKAT BENİM İSTEDİĞİM GİBİ BİLGİLER DEĞİL.HEM DE TARİHİ GÜZELLİKLERİ VAR AMA DOĞAL GÜZELLİKLERİ MAALESEF YOK.

  8. 14 Aralık 2013

    uzun ama çok güzelllllllllllllll

  9. 2 Mart 2014

    çok beğendim :D

  10. 18 Mart 2014

    gerçekten eline sağlık ödevim senin sayende çok güzel oldu yürekten teşekkürler:)

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Current ye@r *