Atatürk’ün basına verdiği önem kısa özet konu anlatımı

Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk’ün basına verdiği önem hakkında bilgi,

Atatürk’ün basına verdiği önem ile ilgili kısaca bilgiler özet,

Atatürk milli mücadele döneminde savaş durumunun köylere ve ilçelere bildirilmesi için ANADOLU ajansını kurdu.Atatürk anadolu ajansının önemini iyi biliyordu ama insanların daha iyi bilgi alabilmesi için Gazete kurulmasunıda istedi bunun için 4 eylül 1919 da irade i milliye,10 ocak 1920 de hakimiyet i milliye gazetesini çıkarmıştır.Atatürk TBMM kurulmadan önce iletişime çok önem vermiştir .İlk olarak biraz önce bahsettiğimiz gibi gazeteler çıkarmış daha sonra telsiz hakkında kanun çıkarmış ve başkent ile iletişime girmitir.

Atatürkün tek yaptığı çalışmalar bunlar değildir ayrıca6 matıs 1927 dede istanbul radyasu,Kasım 1927de’de ankara radyosunu kurmuştur.Atatürk Kitle iletişim araçları, özellikle okuma-yazma bilmeyi gerektirmeyen radyo ve televizyon, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde toplumsal gelişmede ya da modernleşmede kimi koşulların yerine getirilmesi ve değişkenlerin denetim altına alınmasında kullanılmıştır. Tüm yenileşme çabalarında, geleneksel toplumlardan çağdaş toplumlara geçişte ulusallaşma, ulusal devlet kurma, ulusal bir siyasa izleme, ulusal bir kültür yaratma ve bunu halka yayma temel amaçlardan biri olmuştur. Yenileşmenin, değişmenin, çağdaşlaşmanın bu temel aşaması, Atatürk devriminin ulusçu, halkçı, laik, cumhuriyetçi içeriğiyle girişilen her eylemde göz önünde tutulmuştur.

Atatürkün basına verdiği önem ve türk basınına katkıları
Basının önemini çok iyi bilen Mustafa Kemal Paşa, henüz daha Büyük Millet Meclisi açılmadan önce, askeri ve ulusal örgütlerin mahallelere ve köylere kadar ulaştırılması ve geliştirilmesi için uğraşmıştır. Atatürk, 27 Kasım 1919’da, Erzurum Heyet-i Merkeziyesi’ne yolladığı yazıda, zamanın gereğine göre acele olarak mahalle ve köylerde Teşkilat-ı Milliye’nin kurulmasını belirtmekteydi. Milli Teşkilat mahalle ve köylerde kurulup geliştirilince, ister istemez buralara ulusal bağımsızlık savaşı ile ilgili bilgiler ulaştırılacaktı. Bunun için de, önce Sivas’ta “İrade-i Milliye”, sonra Ankara’da “Hakimiyet-i Milliye” gazeteleri çıkarılmış, Ankara’da Anadolu Ajansı ve Matbuat Müdürlüğü kurulmuştur.

Atatürk tarafından kurulan gazetelerden ilki İrade-i Milliye gazetesidir. İrade-i Milliye gibi halkın iradesini ortaya koyan bu ismi Mustafa Kemal’in bizzat kendisi vermiştir. Atatürk, Kongrenin yayın ve propaganda organı olarak 4 Eylül 1919’dan itibaren “İrade-i Milliye” adlı gazeteyi yayınlatmaya başlamıştır. Bu gazete Heyet-i Temsiliye’nin Ankara’ya gelişinden sonra Sivas’ta kalmış ve yayınını orada sürdürmüştür. Bu gazetede ulusal şahlanışın ülküsü dile getirilmiş ve Mustafa Kemal bu gazeteden söz ettiğinde daima “benim gazetem” deyimini kullanmıştır.

Atatürk’ün kurduğu gazetelerin ikincisi ise Hakimiyet-i Milliye’dir.Hakimiyet-i Milliye gazetesi, ulusal bağımsızlık hareketinin sözcüsü olmuş ve devletin sözcülüğünü yapmıştır. Hakimiyet-i Milliye’nin hemen hemen her sayısında Mustafa Kemal’in bir genelgesi, beyannamesi olduğu gibi, bazı sayılarında bunların birkaç tanesi yer almaktadır. Gazetede, ayrıca ulusal bağımsızlık mücadelesini ve devrimleri destekleyen Anadolu basınından alıntılar büyük yer tutmaktadır.

Atatürkçü eylemin iletişim kanallarını yeniden düzenleme çabalarının ikinci halkası, Anadolu Ajansı’dır. Anadolu Ajansı, Büyük Atatürk’ün kamuoyuna ve kamuoyunu oluşturan ve yansıtan bütün haberleşme araçlarına verdiği önemin sonucu olarak, daha 1920 yılında bizzat Atatürk tarafından kurulmuştur. Meclis’in açılmasından bir ay sonra, 23 Mart 1920’de basın ve haberalma işlerini yeni yönetimin eliyle düzenlemek amacıyla Matbuat ve İstihbarat Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Meclis’in 1920 Haziran’da onayladığı yasayla, Anadolu Ajansı da bu genel müdürlük aracılığıyla yürütme gücüne bağlanmıştır.

Basın umumî hayatta, siyasî hayatta ve Cumhuriyetin gelişme
ve ilerlemelerinde haiz olduğu yüksek vazifeleri anmak isterim.

Basının
tam ve geniş hürriyeti iyi kullanması ne derece nazik bir
vaziyet olduğunu da beyana lüzum görmem. Her türlü kanunî
kayıtlardan ziyade bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve
kendi siyasî telâkkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna
ve memleketin her türlü hususî telâkkilerin üstünde olan,
yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevî mecburiyeti,
asıl bu mecburiyettir ki, umumi düzeni temin edebilir. Ancak,
bu yolda yanılma ve kusur olsa bile bu kusuru düzeltecek
tesirli vasıta, asla mâzide sanıldığı gibi basını kayıtlar
altına alan rabıtalar değildir. Bilâkis basın hürriyetinden
doğacak mahzurların izale vasıtası da, yine bizzat basın
hürriyetidir.

 

Atatürkün basına verdiği önem ve türk basınına katkıları, Atatürkün türk basınına katkıları, Atatürkün türk basınına katkıları nelerdir, Atatürkün türk basınına verdiği önem, Atatürkün iletişime verdiği önem, atatürk ün iletişime verdiği önem, Atatürkün Türk basınına verdiği önemi, Atatürk ve Türk basını, Atatürkün basına katkıları, Atatürk Türk basını için neler yapmıştır, Atatürk ün basına verdiği önem ve türk basınına katkıları, atatürkün basına verdiği önem ve katkıları, atatürk ün basına verdiği önem, atatürkün basına verdiği önemle ilgili sözler, atatürk’ün basına verdiği önem
Sponsorlu Bağlantılar

Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu sözünün ayrıntılı açıklaması

Sonraki Sayfa »

Tarihteki önemli simyacılar ve çalışmaları kısaca özet konu anlatımı

Tek Yorum

  1. bgm
    30 Eylül 2013

    harika çok iyi olmuş özet verdiğiniz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Current ye@r *