Atatürk’ün yazdığı geometri kitabı özeti ve hakkında bilgi

Sponsorlu Bağlantılar

Aşağıda Atatürk’ün yazmış olduğu geometri kitabının orjinal kapağı resmi görülmektedir.

Dosya:Atatürk'ün geometri kitabının kapağı.jpg

Bu yazıda Atatürk’ün yazdığı geometri kitabı özeti ve hakkında bilgi, ataturk un geometri kitabi, ataturk ve geometri hakkinda bilgi, ataturkun cikardigi geometri kitabi, dikey butun egiklerden daha kisadir, geometri kitabi hakkinda bilgi ile ilgili konularda bilgiler yer almaktadır.

ATATÜRK’ÜN GEOMETRİ KİTABİ 

Bugün kullandigimiz “Matematik Terimleri”nin büyük bir çogunu Atatürk dilimize kazandirmis ve icat etmistir

Ilkokullar da ögretildigi gibi Atatürk’ün ögretim hayatinda matematik dersiyle arasinin çok iyi oldugu, hatta matematik dersindeki üstün basarisindan dolay matematik ögretmeni tarafindan Kemal adinin verildigini biliriz. Mustafa Kemal, Selanik Askeri Rüstiyesindeyken, matematik ögretmeni yüzbasi Mustafa efendi sinifa gelmediginde de onun yerine birçok kez bu dersi vermistir

Atatürk, ölümünden yaklasik birbuçuk yil öncesine degin matematikle ne ölçüde ugrastigini bilmiyoruz. Bu konuda, Türk Dil Kurum Basuzmani A.Dilaçar’in yazisiçok ilginç bilgiler vermektedir: “Atatürk ölümünden birbuçuk yil kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayindan hemen sonra 1936-1937 yili kis aylarinda kendi eliyle Geometri adli bir kitap yazmistir”.
Atatürk, bunu, birtakim Fransizca geometri kitaplarini okuduktan sonra hazirlamis ve yapit ilk kez 1937 yilinda “Geometri ögretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kilavuz olarak Kültür Bakanliginca yayinlanmistir” Bu 44 sayfalik yapittaki boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yariçap, kesek kesit, yay, çember, teget, açi, açiortay, içters açi, disters açi, taban, egik, kirik, çekül, yatay, düsey, yöndes, konum, üçgen, dörtgen, besgen, kösegen, eskenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, arti, eksi, çarp, bölü, esit, toplam, oran, oranti, türev, alan, varsayi, gerekçe gibi terimler Atatürk tarafindan türetilmistir

Yapittaki tanimlarin tümünü Atatürk yazmistir. Her tanim, ilgi kavrami tüm ögeleriyle eksiksiz ve açik biçimde anlatmakta, özel ve temelli nitelikleri içermektedir. Gerekli ve yeterli örnekler de verilmistir. Taninmis bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydin Sayili, tam bir yetkiyle, bu Geometri kitabini, “küçük fakat anitsal bir yapit” diye nitelendirmistir.
Atatürk, yasaminin önemli bir kesimini tarihin en büyük savaslarindan birinin içinde, ulusal ve evrensel sorumluluklar yüklenerek geçirdikten yillarca sonra, düzenli bir mantik ve bilgi disiplini kesinlikle gerektiren matematik alaninda, yeni türettigi terimlerle böylesine özlü bir yapiti yazmakla, dil ve matematikteki üstün yetenegini kanitlamistir. Atatürk’ün yasaminda çok belirgin bir örnegini izledigimiz gibi, aslinda dil ile matematiksel kültür arasinda siki baginti vardir. Atatürk’ün dehasinda, dil ve matematik gibi aklin degisik disiplinleri birbirini karsilikli olarak hep olumlu yönde etkilemis ve gelistirmistir. Atatürk, “Fen terimleri o suretle yapilmali ki anlamlari ancak istenilen seyi ifade edebilsin”demis ve bunu, Osmanlica çok sayida terimin yerine öz Türkçe karsiliklarini türetirken üstün bir basariyla gerçeklestirmistir.
Atatürk’ü, “Geometri” adli yapitini yazmaya zorlayan nedenleri, O’nun dil çalismalarini yakindan izlemek olanagini bulabilen taninmis dil uzmani A. Dilaçar söyle açikliyor:
“… Atatürk hep matematikle ugrasirdi. Eski geometri terimleri çok agdali idi. Gen bile, uzun uzun bu terimleri okudugum halde, simdikiler Imisisinda güçlügünü daha iyi anliyorum. Pedagojide bir gerçek var: Fikir yolunun açik olmasi, bir ip ucunun bulunmasi lazimdir. Yoksa bir külçe gibi çöker. Müselles kelimesini ele alalim. Arapça okullarimizdan kaldirilmistir. Sülüs’ten müstak (türetilmis) bir kelime oldugunu ögrenin nasil bilsin? Arapça sogurucu bir dildir. Örnegin “müstesrik” “sark” kelimesinden gelmis bir kelimedir. Önüne, ortasina, arkasina birtakim heceler eklenmis. Bunun aslini bulmak bir Arapça gramer meselesidir, Okullarimizdan Arapça, Farsça kaldirilmis oldugundan, ögren id “müselles”i küde kelime olarak karsisinda görecektir. “Uç” aklina gelmeyecektir. Ama müselles yerine “üçgen” dersek, hir üç var. “Gen”. Atatürk’e göre “genislikten” alinmistir. Bir ipucu var. “Dörtgen” dörtten gelmistir. Bir ipucu vardir. “Esit”, denk anlaminda olan “es”ten gelmistir. Ama müsavi Arapça bir kelimedir. Bu sebeple Atatürk’ün prensipleri burada da dogru idi. On im için bu en agdali olan bu bilim dalini ele aldi ve kitabi örnek olarak birakti”
Atatürk’ün matematik terimlerini türetme ve bunlari ögretime yerlestirme çalismalari konusunda Prof. Dr. Vecibe Latipoglu, su bilgilen veriyor:
“… Atatürk, matematigi iyi bildigi ve sevdigi için, terim devrimine matematikten baslamistir, denilebilir. Çünkü Türk Dili (Belleten)’in Subat 1937 tarihli yayinindan bir ay sonra, Atatürk, ceyb (sinüs) ve tece^b (kosmus)’m Türkçe karsiliklarinin bulunmasi için 29 Mart 1937 tarihli Ulus Gazetesine ilan verdirerek bir yarisma açtirmistir… Sonunda hazirlanan bütün terimler, Türk Dili (Belleten) dergisinin Ekim 1937 tarihli sayisinda yer almistir. Terimler, Türkçe-Osmanlica, Osmanlica-Türkçe, Fransizca-Türkçe olmak üzere siralanmis ve ön sirayi matematik terimleri almistir..
Atatürk terim çalismalarinin ülkedeki etkisini ögrenmek için, 1937 yili sonbaharinda, Sivas’a giderek, vaktiyle Sivas Kongresini topladigi lise binasinda, dokuzuncu sinifin geometri dersine girmistir’”1′. Bu derste eski terimlerle ögrenimin zorlugunu birkez daha saptayan Atatürk, “Bu anlasilmaz terimlerle, ögrencilere bilgi verilemez” diyerek kitabi atmis ve sonra tahta basina geçip “dili” yerine “kenar”, “müselles” yerine “üçgen”, “müselles mütesaviyül adla” yerine “eskenar üçgen”, “zaviye” yerine “açi” terimlerini kullanarak ünlü Pisagor teoremini ögrencilere anlatmistir”‘. Atatürk, bu inceleme gezisinde yaninda bulunan Kültür Bakani Saffet Arikan’a tüm okul kitaplarinin yeni terimlerle, hemen yarilmasi emrini vermis ve Türkçelestirilmis terimlerle iki ayda hazirlanan kitaplar bütün okullara Kültür Bakanliginca gönderilmistir’ .

Atatürk’ün türettigi matematik terimleri ve yaptigi geometri tanimlarinin hemen hemen tümü bugüne degin degismeksizin kullanila gelmistir. O’nun türettiklerinden sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde degistirilmistir. Örnegin Fransizca “hypothese’in karsiligi olan Osmanlicidaki” faraziye’nin yerine Atatürk, Türkçe “varsayi” terimini türetmis ve sonradan bu terim varsayim” biçimini almistir. Ayni sekilde O’nun “tümey açi”, “bütey açi” terimlerinin yerini “tümler açi”, “bütünler açi” terimleri almistir. Çok az sayida ve sinirli olan bu terim degisikliklerini, Atatürk’ün dildeki temel ilkesinin dogrulugunun birer kaniti saymak gerekir.

İşte Atatürk’ün Geometri Kitabı hakkında bilgi

ÖNSÖZ
Bu kitabı  Atatürk, ölümünden birbuçuk yıl kadar önce, III. Türk Dil Kurultayı’ dan hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayı’ nda kendi eliyle yazmıştır.
1936 sonbaharında bir gün Atatürk beni, Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman’ın yanına katarak Beyoğlundaki Haşet Kitabevine gönderip uygun gördüğümüz Fransızca Geometri kitaplarından birer tane aldırttı. Bunlar Atatürkle birlikte gözden geçirildikten sonra, yazılacak geometri kitabının genel tasarısı çizildi. Bir süre sonra ben ayrıldım ve kış aylarında Atatürk bu yapıt üzerinde çalıştı. Elinizdeki kitapçık bu emeğin ürünüdür.
Askerlik çığırından gelen Atatürkü, siyaset olayları büyük bir devlet adamı yapmış olduğu gibi, yurdun kültür sorunları da Onu büyük bir eğitimci durumuna getirmiştir. Tarih boyunca yabancı ülkelerde “büyük” sanını kazanan asker devlet başkanları, uluslarına eğitim alanında da babalık etmişler, kendi kalemleriyle eğitici yapıtlar meydana getirmişlerdir. Anglosaksonların Büyük Alfredi (Alfred the Great, 849 – 899) ile Almanların Büyük Friedrichi (Friedrich der Grosse, 1712 – 1786) bu gerçeğin iki büyük tanıtıdır.
Kitabın kapağında önemle belirtildiği gibi, Atatürkün bu yapıtı, “geometri öğretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığınca neşredilmiştir” Yazar adı yok, fakat yazının ruhu ve tutumu, onun, Atatürkten çıkmış olduğunu apaçık gösterir.
Geometri, eski terimle Hendese, eğitim örgütümüzde önemli bir yer tuttuğu halde, bunun terim düzeni çok ağdalı ve çapraşıktı. Arapça ve Farsça okul programından kaldırılmış, fakat Arapça üzerine kurulmuş olan terimler kalmıştı. Örneğin, müselles-i mütesâviyül adlâyı çözümlemeli olarak hangi öğrenci anlayabilirdi? Müsellesin kökü selâse; mütesâvinin kökü sivâ; adlânın tekili de dıldır. Eğitimde bir gerçek var: Anlayış yolunun açık olması, bir ipucu bulunması gerekir. müselles-i mütesâviyül adlâ bu nitelikte değildi; bir külçe gibi anlayış yolunu tıkayan, öğrencinin eline hiçbir ipucu vermeyen, cansız bir tekerleme idi. Atatürk, öğrencideki bu anlayış yolunun tıkanıklığını açmak için bu terimi, anadili öğelerinden yapılı eşkenar üçgene çevirdi.
İşte bu 44 sayfalık küçük kitapta* boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe gibi terimler hep bu amaçla Atatürk tarafından türetilip konmuştur.
Atatürk eleştirileri daima memnunlukla karşılamış ve ortaya koyduğu yeni sözcük ve terimlere bir deneme hakkı tanıdığını belirtmiştir. Amacı daima “daha uygun”a doğru ilerlemekti; önerilen değişiklikleri haklı görünce hemen benimserdi. Atatürkün ortaya koyduğu terimlerden birtakımı bugün kullanılıştan çıkmış, yerlerini “daha uygun”lara bırakmış olabilir, tümey açı yerine tümler açı ile bütey açı yerine bütünler açıda olduğu gibi. Atatürk ilke adamı olduğu için, bunları hoş görecek, hattâ sevinecekti, yeter ki ortaya koyduğu ilke sarsılmasın ve yine zâviyetân-ı mütekabiletân-ı dahiletân (= içters açılar) gibi terimlere dönülmesin.
Bu kitap başka bir önemli gerçeği de tanıtlamaktadır. Atatürk, III. Dil Kurultayında bir “dil felsefesi kuramı” olarak Güneş-Dil Teorisini ortaya koydu. Kimi çevreler bunu, Türkçeyi arıtma çığırından Osmanlıcacılığa geri dönüş için Atatürkün yaptığı bir “manevra” sandılar. Bu kitap bu sanının yanlış olduğunu kesin olarak ortaya çıkarmaktadır. Eğer bu sanı doğru olsaydı, III. Kurultaydan hemen sonra yazdığı bu yapıtında, Atatürk, koyu Türkçeciliği bırakır, Osmanlıcada kullanıla gelmekte olan terimleri Güneş-Dil Teorisine göre birer birer çözümler, bunların öz Türkçe olduğunu “tanıtlar” ve bu zahmetlere girmezdi. Atatürk bu nitelikte bir önder değil, içten, yüreği açık bir Ata idi, kılıcı ulusunu kurtaran, kalemi ile de onu yükselten.

Ankara, 10.11.1971 
A.DİLÂÇAR 
Türk Dil Kurumu Başuzmanı

* Yapıtta yer yer dizgi yanlışları vardır; okurlar bunları kolayca düzeltebilirler

Atatürk’ün geometri kitabı hakkında bilgi, içinde hangi konular vardır, içeriği nedir, konu başlıkları özeti

Atatürk Türk milletine her alanda yenilik ve çağdaşlığın yolunu açarken, bilimsel anlamda da oldukça faydalı bir çalışmaya imza atmıştır. Atatürk’ün 1936-1937 yıllarında yazdığı 44 sayfalık geometri kitabı sayesinde bugün geometri terimleri en kolay ve anlaşılır şekilde yazılıp okunmaktadır. Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’nda kendi el yazısı ile yazmış olduğugeometri kitabında matematiksel bir çok terim geliştirilerek, anlaşılması oldukça güç olan Osmanlıca terimlerin ezberlenme ve öğrenme güçlüğüne son verilmiştir. Birçok terimi anlaşılır hale getiren Atatürk’ün geometriye katkıları oldukça büyük olmuştur.

 

Atatürk’ün yazdığı geometri kitabı, 1937 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yazar adı belirtilmeden yayımlanmıştır. Aynı yıl Atatürk, Türk Dil Kurumu’nun daha önce kullanılmakta olan ve çeşitli bilim dallarına ait terimleri Türkçe terimler ile yeniden düzenleyerek Türk dilini yabancı dillerin etkisinden kurtarma çalışmalarına başladığını ilan eder. Böylelikle okullarda eğitim Türkçe terimlerle basılmış olan kitaplarla başlar ve Türk kültür hayatında önemli bir adım atılmış olur.

 

İkinci baskısı 1971 yılında Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılmış olan kitaptaki bir çok terim bizzat Atatürk tarafından türetilmiştir. Atatürk’ün geometriye verdiği önem ve geometri alanında yaptığı çalışmalar bilim adına yapılmış önemli çalışmalardır. Atatürk’ün kendisinin türettiği matematik terimleri ve yaptığı geometri tanımlarının büyük bir bölümü bugüne değin değişmeksizin kullanıla gelmiştir. Sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde değiştirilmiştir.

 

Atatürk tarafından matematik ve geometri alanında değiştirilen Osmanlıca kelimelerin Türkçe karşılıkları

 

Osmanlıcası – Atatürk’ün önerdiği

Bu’ud - boyut

amûd - dikey

dılı - kenar

faraziye - varsayı
hat - çizgi

hattı munassıf - açıortay
hattı mail - eğik
kutur - çap

kavis - yay

kaaide - taban

kaim zaviyeli müselles - dikey üçgen
mekan - uzay
muhit-i daire - çember
mümâs - teğet
mustatîl - dikdörtgen
muhammes - beşgen

mecmû - toplam

mesâha-i sathiyye - alan
mahrut - koni
müselles-i mütesâviyü’l-adlâ’ - eşkenar üçgen
müselles-i mütesâviyü’ssâkeyn - ikizkenar üçgen

murabba - kare
mümaselet - imsiy

müştak - türev
müsavi - eşit

muvazi - paralel-koşut
menşur - pürüzma
mukavves - eğri
muhit - çevre
nisbet - oran

nısf-ı kutur - yarıçap

re’s - köşe
re’sen mütekabil zâviyeler - ters açılar

satıh - yüzey
seviye - düzey
şâkulî - düşey
şibh-i münharif - yamuk
tenasüb - orantı
tamamlıyan zaviye - tümey açı
umumi totale – ökül küre - yüre

ufkî - yatay

va’zîyet - konum

veter - kiriş
zâviye - açı
zâviyetan’ı mütabâdiletân-ı dâhiletan - iç ters açılar
zâviyetân-ı mütevâfıkatân - yöndeş açılar
zaviyei hadde - dar açı

Atatürk’ün önermiş olduğu kelimelerden sadece “varsayı, pürüzma, dikey üçgen, dikey açı, tümey açı, imsiy, ökül, yüre” terimleri yerine, “varsayım, prizma, dik üçgen, dik açı, tümler açı, benzerlik, tüm-bütün, küre” terimleri kullanılmaktadır.

 

Atatürk’ün geometri kitabı hakkında kısa bilgi

 

Atatürk yazdığı geometri kitabı ile anlaşılması zor olan Osmanlıca terimler yerine Türkçe terimler kullanarak Türk dilini yabancı kelimelerin etkisinden kurtarmış hem de bilimsel anlamda büyük bir çalışmaya imza atmıştır. Atatürk’ün yazdığı geometri kitabının adı: “Geometri” dir. Kitap 3. Türk Kurultayı’ndan hemen sonra yazılmıştır. Atatürk tarafından 1936-1937 yıllarında Dolmabahçe Sarayı’nda kendi el yazısı ile yazdığı 44 sayfalık bir kitaptır.

 

Atatürk’ün geometri kitabını yazmasındaki sebep, Türkçe’yi yabancı kelimelerden arındırarak anlaşılır bir hale getirmektir.

Sponsorlu Bağlantılar

Farabi’nin Hayatı ve Eserleri Kısa Özet

Sonraki Sayfa »

Köpek Irkları, Köpek Cinsleri ve Özellikleri Vikipedi

2 Yorum

  1. elif
    25 Kasım 2012

    arapça yazı mı bunlar anlamadım da

  2. SEZER POLAT
    5 Mayıs 2013

    ödevimde çok yardımcı oldu ve çok uzun buda benim için daha iyi sağolun bu yazıyı yazan herkesin eline sağlık iyi günler

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Current ye@r *