29.07.2014

    Çanakkale Savaşı Neden Önemlidir, Çanakkale Savaşının Önemi İle İlgili Yazı Makale Kompozisyon

    Sponsorlu Bağlantılar

    Çanakkale Savaşının Anlam Ve Önemi

    Çanakkale Cephesi’nin deniz harekatı (Boğaz’ın zorlanması), kuşkusuz sıradan bir askeri harekat, ya da muharebe olayı değildir. Boğazlar, konumu ve tarihi önemi itibariyle, İstanbul Karadeniz kapısı, Çanakkale de Ege Denizi kapısı olarak, geçmişte taşıdıkları ve çağımızda taşımakta oldukları stratejik önem ve değer açısından daima birlikte mütalaa edilmiş ve edilmektedir.

    Birinci Dünya Savaşı içinde, tarihin en kanlı muharebelerinin cereyan ettiği bölümü olarak bilinir. Bu savaşlar Türk Milleti’nin sayısız zafer, şan ve şerefle dolu tarihinin en parlak sayfasıdır. Türk Milleti’nin geçit vermediği deniz ve kara savaşlarının ardından 1. Dünya Savaşı uzamış ve düşman kuvvetlerinin bir günde zafere ulaşma ümidi yok olmuştur. Eğer, kaharaman Türk Askerimiz canını keskin kurşunlara siper etmeseydi, İstanbul işgal edilir ve vatan istilaya uğrardı. Türkiye’nin dört bir yannından gelen Mehmetçiklerimiz Çanakkale’de destan yazmışlardır.

    Çanakkale Muharebeleri, dünya tarihinde ender rastlanan deniz ve kara savaşlarından biridir. Siyasî açıdan, birçok emelin, ihtirasın, idealin düğümlendiği; askerî açıdan, insan gücünün, azminin, inancının yanısıra, âlet, edevat ve teçhizatının yeterince denge kuramadığı; vatanını savunanlarla istilâya gelenlerin birbirlerini boğazlamak, yok etmek üzere yarım milyonun üzerinde insanın hayatlarını kaybettiği veya sakat kaldığı ve sonuçları itibariyle de, geçmişte olduğu gibi, birçok yanlış hesabın suya düştüğü bir savaştır.

    1071’de Alparslan’la Anadolu’da simgeleşen ve on yıl sonra, 1081 ‘de Çaka Bey’le Adalar Denizi adalarına ulaşan Türk hâkimiyetinin Anadolu’da sona erdirilmek istenmesinin en yeni ve en önemli denemesi de Çanakkale Savaşlarında olmuştur. Bu teşebbüsün yaklaşık 200 yıllık bir mazisi vardır. Ve en az 100 defa bu senaryo sahneye konmuş veya konulmak istenmiştir. Bir Fransız tarihçisiyle, bir Rus liderinin ifade ettikleri gibi Türklerin Anadolu’ya ayak bastıkları, hele hele Avrupa yakasına geçtikleri andan itibaren onları buralardan uzaklaştırmak için siyasî, askerî, iktisadî birçok manevraya girişilmiştir. Osmanlı Devleti’nin gerilemeye başladığı andan itibaren de onun mirasına konma faaliyetleri yoğunlaşmıştır. Ama hemen her seferinde konu İstanbul ve Boğazlara geldiğinde, paylaşma şekli üzerinde anlaşmaya varılamamıştır1.

    Nasıl Rusya 200 yıldan beri İstanbul’a ve Boğazlara sahip olmak için hemen hemen her 15-20 yılda bir Osmanlı Devleti’yle savaşa girmişse; nasıl İngiltere yaklaşık 100 yıldan beri Çanakkale Boğazı’nı aşarak İstanbul’a ulaşmak istemiş ve bu amaçla da 1807 yılında Amiral Duckworth komutasında bir filoyla İstanbul yakınlarına kadar gelip, birçok kayıpla geri dönmek zorunda kalmışsa, İmparator Napoleon da Avrupa ve Asya haritalarını değiştirip, dost ilân ettiği Osmanlı Mısır ve Suriyesini 1798’de işgal edip geri çekilmek zorunda kalınca, Anadolu’nun güneyinden gelemediği İstanbul’a bu defa Avrupa’dan, Balkanlar’dan gelmeğe kalkışmıştır. Bu amaçla da “Doğu’nun İmparatoru”, “Batı’nın İmparatoru” alkışları arasında Fransız ve Rus İmparatorları 1807 ve 1809 yıllarında Osmanlı Devleti’ni paylaşmaya kalkışmışlardır. Ancak, Rusya bozgunu ve Avrupa yenilgilerinden sonra, sürüldüğü Saint-Helene adasında yazdığı Hatıratında da belirttiği gibi, sona bırakılan İstanbul’a sıra geldiği zaman Napoleon, anlaşmayı imzalayamamış ve “Constantinople, Constantinople! Jamais, c’est l’Empire du monde” (İstanbul, İstanbul, asla. Burası dünyanın imparatorluğudur) demekten kendisini alamamıştır2. Yine bu münasebetle Osmanlı Devleti’yle anlaşmak ve Boğazlardan Rusya’ya karşı 200.000 asker çıkarmak zemini aradığı devirlerde, Ruslar için sık sık kullandığı “Kuzeyin Barbarian” tabirini bu paylaşma sıralarında bu defa Osmanlılar için kullanmakta tereddüt etmemiştir.

    Yeni bir deneme ise, 18 Nisan 1912 yılında, Trablusgarp’ta savaş hâlinde bulunan İtalyanlar tarafından yapılmıştır. 27 parçalık İtalyan donanması, Kumkale ve Seddülbahr açıklarında Türk tabyalarından açılan şiddetli top atışları karşısında Boğaz’dan içeri girememiş ve bir müddet sonra çekilmek zorunda kalmıştır.

    İşte İngiliz, Fransız, Rus ve İtalyanların bütün bu başarısız denemeleri, Birinci Dünya Savaşı başlarında hepsinin oluşturdukları pakt içinde İngiliz ve Fransızlar ve beraberlerinde getirdikleri Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar tarafından son bir defa daha tekrarlanmıştır. Bu sefer müteferrik değil, müşterek çıkarlarla hareket edilmiştir. Amaç sadece Boğazları ele geçirerek İstanbul’a sahip olmak değil, aynı zamanda Rusya’nın yükünü hafifleterek doğrudan temasa geçmek; Balkanlar’da İtilâf güçlerine katılmamış olan mütereddit devletleri halka içine almak; buradan Osmanlı ordusuyla Alman ordusunun muhtemel temas ve sevkıyatını kesmek; Kafkaslar ve Doğu Anadolu’da Rusları rahatlatmak; Arap vilâyet veya eyaletlerinde Osmanlılara karşı girişilen harekâtta İngiliz, Fransız ve İtalyanlara kolaylık sağlamak ve nihayet Almanları da belirli ölçüde meşgul ederek Avrupa savaşlarında üstünlük elde etmektir. Bunların dışında, Osmanlı Devleti’nin birçok yerini de İtilâf Devletleriyle birlikte kendilerine muhtariyet veya istiklâl vaad edilen Araplar, Rumlar ve Ermeniler arasında paylaşmaktan ibarettir.

    Bütün bu hesaplar, masa başlarında yapıldığı, bazı gerçekler gözden kaçırıldığı, mahallerindeki incelik ve özellikler düşünülmediği, Avrupalı’nın mantığında ölümcül bir hastalığa yakalanmış olan hasta adamın artık cevvaliyetini yitirdiği zehabıyla karşı koyacak güce sahip olmadığı ve özellikle de, özüne, canına kasdedilip boğazına sarılınca Türklerin neler yapabileceği unutulduğu için akamete uğramıştır.

    Sponsorlu Bağlantılar

    Çanakkale Savaşında Kaç Kişi Ölmüştür, Ölenlerin Sayısı Kaçtır?

    Çanakkale Savaşı Nasl Kazanılmıştır, Çanakkale Zaferinin Kazanılması Kısaca Hakkında Bilgi Özet

    Bu sayfadaki "Çanakkale Savaşı Neden Önemlidir, Çanakkale Savaşının Önemi İle İlgili Yazı Makale Kompozisyon" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *