Canlıların Çeşitliliği Ve Sınıflandırılması – Biyoloji Dersi Çalışma Kağıdı ders notları kısa konu anlatımı kısaca özet bilgi

13 0
Sponsorlu Bağlantılar
  1. Doğadaki canlıların özelliklerineyaşayışlarına ve akrabalık derecelerine göre gruplandırılmasına sınıflandırma denir. Yani canlıların akrabalık ilişkilerini inceler. Alemde akrabalık ilişkileri azalır türe doğru geldikçe akrabalık ilişkileri artar.

    Canlıların özelliklerine göre gruplandırılmasına sınıflandırma denir. İlk Sınıflandırmanın amacı; canlıları belirli bir sisteme oturtmak ve doğayı daha kolay öğrenilebilir hale getirmektir.

    Canlıların Sınıflandırılması : Canlıların belirli Özellikleri göz önüne alınarak yapılan gruplandırmaya sınıflandırma veya biyosistematik denir. Sınıflandırmayı inceleyen bilim dalına sistematik (Taksonomi) denir.

    Sınıflandırma ikiye ayrılır:

    1. Ampirik (yapay = suni) sınıflandırma : Canlıları dış görünüş yaşayış ve birkaç yüzeysel özelliğine göre bakarak sınıflandırmaktır. İlk defa Aristo tarafından yapılmıştır. sınıflandırma
    canlıların dış görünüş ve görevlerine göre yapılmıştır.
    örn:Aristo canlıları
    a)Hayvanlar; Yaşadıkları yere göre
    1)Suda 2)Karada 3)Havada
    b)Bitkiler; Görünüşlerine göre
    1)Otlar 2)Çalılar 3)Ağaçlar
    Aristo’nun yaptığı bu sınıflandırma ampirik (suni) sınıflandırmadır.

    Bu sınıflandırmada;
    1-Dış görünüş
    2-Yaşadıkları ortam
    3-Görevleri
    4-Yararlılıkları vb. özellikleri dikkate alınır.

    2. Filogenetik (Doğal = Tabii) Sınıflandırma : Canlıların orjin ( köken ) benzerliğine bakılarak yapılan sınıflandırmadır. Anatomik benzerlik protein benzerliği akrabalık dereceleri gibi özelliklere dikkat edilir.

    1-Filogenezi
    2-Ontogenezi
    3-Anatomi ve fizyolojisi
    4-Histoloji ve morfolojisi
    5-Serolojisi dikkate alınarak yapılır.

    NOT: a) Birey sayısı türden aleme doğru gittikçe artar.
    b) Ortak özellikler alemden türe doğru gittikçe artar.

    Sınıflandırmada önceleri analog organlar dikkate alınmıştır.

    Analog organ : Kökenleri farklı görevleri aynı olan organlardır.
    ÖRN : Yarasanın kanadı ile kelebeğin kanadı.

    Sınıflandırmadaki gelişmelerle analog organların sınıflandırmada önemsiz olduğu
    fark edilmişbunun yerine homolog organlar dikkate alınmıştır.

    Homolog organ : Kökenleri aynı görevleri farklı olan organlardır.
    ÖRN : İnsan kolu atın ön bacağı yarasanın kanadı balina yüzgeci

    Canlıların İsimlendirilmesi : İsimlendirme ilk kez Kari Linne tarafından yapılmıştır. Linne tür tanımını geliştirmiştir.

    Tür : Ortak atalardan gelen ortak özelliklere sahip birbirleriyle çiftleşip verimli ***ler (Kısır olmayan ) meydana getiren en küçük sistematik gruptur.

    Örneğin At ile eşek çiftleşir *** verir verdikleri *** yani katır kısır olduğundan at farklı bir tür eşek farklı bir tür katır ise bilimsel anlamda tür değildir.

    Dikkat: Bu kurala sadece kurt köpeği uymaz.

    Sınıflandırma birimleri ve canlıların isimlendirilmesi

    En küçük sınfılandırma birimi ”tür”dür en büyüğü “alem”dir.

    TÜR:Ortak bir atadan gelen yapı ve görev bakımından benzer özellikler taşıyan doğada yalnız kendi aralarında üreyebilen ve verimli ***ler verebilen bireyler topluluğudur.

    İSİMLENDİRME: Latince iki ad ile adlandırılır (Binominal) ilk ad canlının üyesi olduğu cinsi gösterir. İkinci ad tanımlayıcı addır. İkinci ad tek başına bir anlam içermez. İki ad birlikte tür adıdır.

    Tür Linne’nin bulduğu ikili isimlendirme ( çift isimlendirme = Binominal ) ile adlandırılır. Bu isimlendirmeye göre; bir canlıya ait cins ismi ve özel tanıtıcı ismi bulunur. Cins ismi daima büyük harfle özel tanıtıcı isimi ise küçük harfle başlar.
    Örnek:

    Cins ismi—————– Özel tanıtıcı ismi——————- Türkçe adı
    Felis—————————— Leo——————————– Aslan
    Felis————————— domesticus————————- Ev kedisi
    Allium—————————- Cepa—————————— Soğan
    Homo————————— Sapiens—————————- İnsan
    Apis—————————- mellifica—————————– Bal ansı
    Canis————————— Lupus——————————- Kurt
    Canis————————– familaris—————————– Ev köpeği

    Tür:
    1- Ortak atadan gelen
    2- Yapışekilgörev bakımından benzer
    3- Kendi aralarında üreyebilen
    4- Üreyebilen fertler meydana getirebilen bireyler topluluğudur.

    Tür sınıflandırmanın en küçük birimidir.Binominal (ikili adlandırma) sistemine
    göre adlandırılır.
    örn:Homo sapiens-Modern insan
    örn:Pinus silvestris-Sarı çam

    Binomiminal sistemde ilk ad
    a) Cins adıdır.
    b) Büyük harfle başlar.
    c) Sınıflandırmadaki yerini belirtir
    d) Farklı türlerde cins adının aynı oluşu yakın akraba olduğunu gösteri

    Örn: Pinus pinea Morus nigra Populus nigra Pinus nigra verilen türlerde cins
    ismi aynı olan Pinus nigra ve Pinus pinea yakın türdür. (Akrabadır).

    Binominal sistemde Ikinci ad.
    a) Tür adıdır
    b) Özellik belirtir
    c) Farklı türlerde aynı olması akrabalığı belirlemez.
    örn: Pinus nigraMorus nigraPopulus nigra Tür adları aynıdır ancak akraba
    değillerdir.

    • Alemden türe doğru birey sayısı azalır fakat benzerlik artar. Sınıflandırma birimleri şunlardır.

    Alem (Regnum)> Şube(Filum)> Sınıf(Clasis)> Takım(Ordo)> Aile(Familya)> Cins(Genus)> Tür (Species)

    Bitkiler alemine örnek verirsek;
    Çiçekli bitkiler>kapalı tohumlular>çift çenekliler>menekşegiller>menekşe>kokulu menekşe(Viola odarata)

    Örnk :
    Alem = Regnum = Animalia = Hayvanlar Alemi
    Şube = Filum = Chordata = Omurgalılar
    Sınıf = Clasis = Mamalia = Memeliler
    Takım = Ordo = Karnivora = Etçiller
    Aile = Familya = Felidae = Kedigiller
    Cins = Genus = Felis = Kedi
    Tür = Species = Felis domesticus = Ev kedisi

    • Türden aleme doğru birey sayısı artar fakat benzerlik azalır.
    • Aynı tür içerisindeki canlılarda protein ve gen yapıları benzerdir. Ancak aynı değildir.
    • Aynı türdeki bireylerin kromozom sayıları aynıdır.
    ÖRN : İnsan 2n = 46 kromozom bulunur.

    Sınıflandırmada dikkat edilen hususlar:

    Hücre tipi sayısı ve organeller morfolojik yapılar üreme ve beslenme şekli simetri şekilleri embriyo tabakalarının sayıları vüçüt boşlugu tipleri vücut bölmelerinin segmentli oluşu bulundukları ortam ve organizasyon düzeyindeki farklılıklardır.

    Sistematik bilimin yararlandığı bilim dalları

    HOMOLOJİ: Orijinleri aynı görevleri farklı olan organlara homolog organ denir. Bu organları inceleyen bilim dalına homoloji denir.
    Örneğin: Yarasanın kanadı insan kolu…
    Bilimsel sınıflandırmada homolog organlara bakılır.

    ANALOJİ: Orijinleri farklı görevleri aynı olan organlara analog organ denir.
    Bu organları inceleyen bilim dalına analoji denir.
    Analog organlar bilimsel sınıflandırmada kullanılmaz.

    FİZYOLOJİ: Hayatsal olayları inceler; organların dokuların görev yapı ve fonksiyonları inceler. Organların dokuların görev yapı ve fonksiyonları açısından incelenmesi ile akrabalık tespiti yapılır. Bu da sınıflandırmada kullanılır.

    BİYOKİMYA: Canlıların moleküler yapısını inceler; protein benzerliklerine bakılarak akrabalık dereceleri belirlenir. Her canlının protein yapısı farklı olduğundan yakın akrabalarda protein benzerliğide artacaktır. Bu durumun sınıflandırmada önemi büyüktür.

    EMBRİYOLOJİ: Canlıların embriyolojik gelişim evrelerini inceler. Embriyoların karşılaştırılması ile akrabalık dereceleri belirlenir.

    PALEONTOLOJİ: Fosilleri inceler. Uzun yıllar öncesinde yaşamış canlıların günümüze kadar gelebilen kalıntılarına fosil denir. Evrimsel akrabalıkları ve yapısal farklılıkları karşılaştırmada önemlidir.

    Canlıların sınıflandırılması

    Yeryüzündeki canlılar hücre yapıları baz alındığında iki büyük gruba ayrıldı. Zarla çevrili organellere ve çekirdeğe sahip olmayan hücrelere prokaryot hücre denildi. Zarla çevrili organellere ve çekirdeği bulunan hücrelere ise ökaryot hücre adı verildi ve canlılar beş alemde toplandı.

    CANLILAR ALEMİ

    Canlılar hücre yapılarına göre ikiye ayrılır.

    A)Prokaryot Canlılar

    Çekirdek zarı ve zarlı organelleri olmayan hücresel yapıya sahiptirler.Bu canlılar Monera alemi olarak adlandırılır.

    1- Monera alemi: A)Tek hücreli B) Prokaryot .

    Prokaryot hücre yapısına sahiptirler çoğu hetorotrof bir grubu ototroftur.
    Mavi-yeşil algler: Çekirdek ve kloroplast gibi organelleri yoktur. Klorofil pigmenti stoplazmaya dağılmıştır.Bu yüzden yeşildirler. Sitoplazmaların da fikosiyanin renk maddesi olduğundan dolayı bazıları mavi renktedir.Hücre duvarları(çeperleri) selüloz içeriklidir.Mantarlar ile birlikte likenleri oluştururlar.

    a) Virüsler örnek:çiçekgripfrengi.aıds
    b) Riketsiyalar örnek:lekeli hummakonjonktivit..
    c) Bakteriler örnek:veremzatürreyoğurt.
    d) Mavi-yeşil algler örnek:nostoc

    2- Bakteriler

    B) Ökaryot Canlılar

    Zarlı organel ve çekirdeğe sahip olan canlılardır.

    1- Protista alemi: A)Tek hücreli B)Eukaryotik .

    Genel özellikleri:
    Eukaryotturlar.
    Serbest ve parazit yaşayanları vardır.
    Tek ve koloni oluşturan türler vardır.
    Sudakaradacanlı artıklarındacanlıların vücudları içinde yaşayabilirler.
    Aktif hareketlidirler.
    Beslenmeleri yönündenhayvansalbitkisel ve mantarsal özellikler gösteren türler vardır.
    Üremeleri a)Eşeysiz: bölünerek ve sporla b)Eşeyli: konjugasyon
    Ökaryot hücre yapısına sahip tek hücrelilerdir.Tek hücrelidirlerçekirdek yapıları ökaryotdur.Zarla çevrili organelleri vardır.Bitki ve hayvan özelliği gösterirler.Ör:Öglena kloroplast taşır bitki özelliği gösterirhareket ederekde hayvan özelliği gösterir.

    a)Protozooalar.
    1-Kamçılılar örnek:euglena

    Genel özellikleri:

    Tatlı sularda yaşarlar.
    Kontraktil ko-arı vardır
    Beslenme ve hareketlerini kamçılarıyla yaparlar.
    Kloroplast taşırlar.(Hem ototrof hem hetotrof beslenirler.)
    ışığı algılayan göz lekesi sayesinde ışıklı ortamlara doğru hareket ederler.
    Üremeleri amitozla gerçekleşir.
    Besinlerini hücre ağzıyla alırlar.
    2-Kök ayaklılar örnek:amip

    Genel özellikleri:
    Belirgin şekilleri yoktur.
    Serbest ve parazit olanları vardır.
    Beslenme ve hareketlerini pseudopod (yalancı ayak) denen sitoplazmik uzantılarla yaparlar.
    Tatlı suda yaşayanlarda kontraktil koful bulunur. Kontraktil koful hücreye giren fazla suyu ve metabolik artıkları hücrenin dışına atar.
    Bölünerek (Amitozla) çoğalırlar.
    Beslenme bütün hücre yüzeyi ile gerçekleştirilir.(Endositozla-Ekzositozla)
    3-Silliler örnek.paramesium

    Genel özellikleri:

    Tatlı sularda yaşarlar
    Kontraktil ko-arı vardır.
    Beslenmelerini ve hareketlerini sillerle yaparlar.
    Hücre zarı pelikula denen sert yapıdan oluşmuştur.
    Pelikuladan hareket organeli siller ve korunma organelleri trikositler bulunur.
    Pelikula hücreye şekil ve dayanıklılık verir.
    Besinlerin alınımı hücre ağzı ile sindirim artıklarının atılımı ise hücre anüsüyle olur.
    İki nucleus taşırlar
    a)Macronucleus:Metabolizmadan (Beslenmehareketsolunumboşaltım eşeysiz üreme vb.)
    b)Micronucleus: Eşeyli üremede görev alır.
    Üremeleri a)eşeysiz:Amitozla b)eşeyli:Konjugasyonla gerçekleşir.
    Dış uyarıları algılar ve yön değiştirerek tepki verirler.(Hücrede ön ve arka kavramı gelişmiştir.)
    4-Sporlular örnek plazmodium

    Genel özellikleri:

    Parazit yaşarlar.
    Üremeleri sporla olur.(Metagenez görülür:Eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini ardışık takip etmesidir.)
    Hareket organelleri yoktur.(amoboid hareket ederler.)
    Besinlerini hazır aldıklarından besin kofuluları bulunmaz.
    Hayvansal organizmaların vücudunda yaşadıklarından kontraktil koful taşımazlar.
    b)Tek hücreli algler örnek:diyatomlar
    c) Cıvık mantarlar örnek oomycota Stoplazmaları çok çekirdege sahiptir. Koloni meydana getirirler. Glikojen depo ederler. Hücreleri amipsi şekilde ve çepersizdirler.

    2- Fungi alemi: A)Çok hücreli B)Eukaryot C)Hetotrof

    Üyeleri heterofroftur. Besinlerini saprofit (çürükçül) veya parazit olarak sağlarlar. Tamamı hetetrofdur. Çogunlukla çok hücrelidirler. Ökaryotik canlılardır.Hücre duvarı vardır. Bu duvar selolüz ve kitinden oluşturulur. Nişasta depo etmezler. Bunun yerine yağ ve glikojen depo ederler. Saprofit ve prazit olarak beslenenleri vardır. iletim demetleri yoktur.
    Ör:ağaç mantarı maya mantarı Şapkalı mantar.

    a)Küf mantarları örnek:candidarhizopus
    b)Maya mantarları örnek:bira mayası
    c)Şapkalı mantarlar örnek:kültür mantarı

    Genel özellikleri:

    1-Sentrozom ve kamçı oluşumu yoktur
    2-Eukaryot  çok hücreli canlılardır.
    3-Miselyum denen hücre sıralarından Oluşurlar
    4-Hücre çeperleri bulunur. Çeper kitinden oluşmuştur
    5-Mavi-Yeşil alglerle Likenleri oluştururlar
    6-Hücre dışı sindirim yaparlar.
    7-Hücrelerde besin olarak yağ ve glikojen bulunur
    8-Saprofit parazit  patojen ve mutualist beslenirler
    9-Sporla çoğalırlar(Metagenez görülür.)
    10-Canlı vücudunda ve organik artıklarda bulunurlar.
    11-Gerçek dokusal oluşumları yoktur.

    3- Bitkiler alemi: A)Çok hücreli B)Eukaryot C)Ototrof

    Genel özellikleri:
    1-Eukaryot çok hücreli canlılardır.
    2-Hücrelerinde çeperkloroplast ve ko-ar bulunur.
    3-Dokusal oluºuma sahiptirler.
    4-Üremeleri: a) Metagenez(***almaşı) b) Eşeyli üreme ile olur.
    5-Su ve karasal ortamlarda yaşayanları vardır.
    6-Ototrof canlılardır.
    a. Tohumsuz bitkiler: Üremeleri spor ile eşeysiz ve eşeyli üremenin birbirini izlediği *** değişimi ile olur. Gerçek kök gövde ve yaprakları yoktur.
    Tohumsuzlarda kökyaprakğövde tam olarak gelişmemiştir.Çicek ve tohum oluşturamazlar.Üremeleri sporla veya metagenez(*** almaşı) ile olur.

    Genel özellikleri:

    a)Üremelerinde metagenez görülür.
    b)Gerçek kök gövde ve yaprak oluşumları yoktur.
    c)Bazılarında iletim demetleri yoktur.(Su yosunuKara yosunuvb)
    d)Gametofit ***ü sporofit *** takip eder.
    e)Gametofit *** eşeysiz üreme ile(Sporla)Sporofit *** eşeyli üreme ile (Sperm ve Yumurtanın birleşmesiyle) meydana gelir.
    f)İlk kök ve iletim demetleri eğreltilerde görülür.
    a- Damarsız Bitkiler:İletim demeti olmayan bitkilerdir.Kökleri yoktur.Öru yosunu  kara yosunu likenlerdir.

    1-Su yosunları
    2-Kara yosunları
    3-Ciğer otları

    b- Damarlı bitkiler: İletim demetleri vardır.Ör:Eğrelti otlarıAt kuyruklarıKibrit otları.
    Açıklama:Kısa gün bitkisi ; Kısa ışık periyotların da çiçeklenen bitkilerdir. (Tütünpıtraksoya fasulyesi).Uzun gün bitkisi; Uzun ışık periyotlarında çiçeklenen bitkilerdir.(Bamya  ıspanak)Nötr bitki; Bu tip bitkilerin çiçeklenmeleri fotoperiyot uzunluklarına duyarlı bir bağlılık göstermezler.(Mısır domateskırmızı biber)

    1-Eğrelti otları
    2-At kuyrukları
    3-Kibrit otları

    b. Tohumlu bitkiler: Üreme organları çiçektir. Eşeyli üremeleri sonucunda embriyo tohum yapısında korunur.

    Genel özellikleri:

    a)Eşeyli üreme görülür.Bazı gruplarda eşeysiz üremede ( Vegetatif üremede)görülür.
    b)Üreme organları çiçeklerdir.
    c)İletim demetleri vardır.
    d)Gerçek kök gövde ve yaprak oluşumları vardır.
    e)Üremeleri tohumlarla olur.
    f)Tohumlarının etrafında meyve olanlara kapalı tohumlular olmayanlara açık tohumlular (Kozalaklılar) denir.
    i. Açık tohumlular:Otsu formları yoktur. Çoğunlukla iğne yapraklı ağaç ve çalılardır. Erkek ve dişi organ farklı çiçeklerdedir.

    ii. Kapalı tohumlular: Tohum meyve içerisindedir. Otsu ve odunsu formları bulunur. Tek çenekli ve çift çenekli tipleri vardır.

    Tek çeneklilerde kambiyum bulunmaz çift çeneklilerde iletim demetleri arasında da kambiyum bulunur.

    a-)Tek çenekli (monokotiledon) bitkiler:
    -Tohum içerisinde embriyoda bir çenek (kotiledon)bulunan bitkilerdir.
    -Çoğu tek yıllık otsu bitkilerdir.Yaprak parelel damarlıdır.
    -Gövdede kambiyum yoktur.Kapalı iletim demetine sahiptir.
    -Ksilem ve floem gövdede dagınık dizilmiştir.Ör:Mısırbuğdaypalmiye
    (Çenek;tohumda yer alan bitki embriyosundaki yaprak taslaklarıdır.)

    b-)Çift çenekli bitkiler(Dikotiledon )
    -Tohum içerisinde iki çenek vardır.
    -Çogu çok yıllık(odunsu)bitkilerdir.Yaprakları ağsı damarlıdır.
    -Gövdede kambiyum vardır.Açık iletim demetine sahiptir.Demetler düzenli dizilmiştir.Ör:fasulyeelma ayçiçeğikiraznohutdomates

    4- Hayvanlar alemi A)Çok hücreli B)Eukaryot C)Hetotrof

    Bütün üyeleri heteroftur çoğu serbest ve hareketlidir.

    Genel özellikleri:

    a)Çok hücrelidirler.
    b)Hetotrofturlar.Holozoik ve parazit beslenirler.
    c)Aktif hareket edebilirler
    d)Eşeyli ürerler.Bazı gruplarda eşeysiz üremede (Vegetatif üreme) görülür.
    Hayvanlar omurgaya sahip olup olmayışına göre üç gruba ayrılır.
    Omurgasızların özellikleri————————-Omurgalıların özellikleri
    1-Sinir şeridi karındadır —————————-1-Sinir şeridi sırtdadır.
    2-Açık kan dolaşımı var(Halkalı Solucanlar hariç) —–2-Kapalı kan dolaşımı var.
    3-Embriyoda Notokord yok ————————-3-Embriyoda Notokord var.(omurgayı oluşturur)
    4-Genellikle dış iskelet var. ————————-4-İç iskelet var.
    5-Bilateral ve radyal simetri var ———————5-Bilateral simetri var.
    6-Embriyoda solungaç yarığı yok ——————–6-Embriyoda solungaç yarığı var.

    Radyal simetri:Merkezden gecen düzlemler vücudu iki eşit parçaya böler.

    Örnek- sölenterlerde ve derisidikenlilerde görülür.
    Bilateral simetri : Ortadan ve boydan boya gecen düzlem vücudu iki eşit parçaya böler.

    Örnek. İnsanda görülür.

    Not:Vücut sıçaklıgı çevre sıçaklıgına göre değişen canlılara Soguk kanlı canlılar denir.(Degişken ısılı).Omurgasızlarbalıklarkurbagalar ve sürüngenler soğuk kanlıdır.
    Vücud sıcaklıgı çevre sıcaklıgına göre değişmeyen canlılara Sıçak kanlı canlılar denir.Kuşlar ve memeliler sıcak kanlıdır(Sabit ısılı).

    a. Omurgasız Hayvanlar

    Sırt bölümlerinde sinir ipliği ve omurgaları yoktur.

    i. Süngerler:
    Doku oluşumu görülmez tatlı ve tuzlu sularda yaşarlar.Hayvanların en basit yapılı olanlarıdır.Gercek olarak dokuorgan ve sistemleri yoktur.Fakat hücreleri arasında iş bölümü vardır.Eşeysiz ve eşeyli üreme görülür.

    Genel özellikleri:
    1-En ilkel çok hücreli hayvanlardır.
    2-Tatlı ve tuzlu sularda yaşarlar
    3-Sesil (Hareket edmezler.) canlılardır.
    4-Vücudları iki deri tabakasından oluşmuştur. a)Ektoderm b)Endoderm
    5-Dokusal oluşum yoktur. Vücut oldukça basittir.
    6-Eşeyli ve eşeysiz (tomurcuklanarak:gemula) üreyebilirler.
    7-Vücudlarında organik ve inorganik artıklardan oluşmuş iç iskelet vardır.
    8-Vücudları porlarla kaplıdır. Beslenmesini porlardan giren su ile taşınan besinlerle sağlar.
    9-Solunum ve boşaltımı derileriyle(Vücud yüzeyi )yaparlar.
    ii. Sölenterler:
    İki sıralı doku farklılaşması görülür. Dışta yakıcı kapsülleri bulunur. Deniz anası hidra mercanlar. Vücutlarında tek açıklık bulunur.Bu açıklık hem ağız hemde anüs görevi yapar.İlk defa sinir ağı şeklinde sinir sistemi gelişmiştir.Eşeysiz veya eşeyli olarak ürerler.Ör: Deniz anası mercanhidra.

    Genel özellikleri:
    1-Tatlı ve tuzlu sularda yaşarlar.
    2-Vücudu iki deri tabakasından oluşmuştur (Ektoderm ve endoderm).
    3-Üremeleri eşeyli ve eşeysiz(Tomurcuklanma) olur
    4-Bazılarında *** almaşı (Metagenez) görülür.
    5-Tek açıklıkla dışa açılan sindirim boşlukları vardır.
    6-Hem hücre içi hem hücre dışı sindirim vardır.
    7-Sesil ve aktif hareketli olanlar vardır.
    8-Diffüz(Agis) sinir sistemine sahiptirler.
    9-Hücreleri ( kas sinir epitel vb.) farklılaşmıştır
    10-Solunum ve boşaltımlarını derileri ile yaparlar.
    iii. Yassı solucanlar:
    Vücutlarında tek acıklık bulunur. Sindirim sistemleri tam olarak gelişmemiştir. Çoğu parazit olarak yaşar. Bu canlılarda ilk kez baş gangliyonu gelişmiştir.Ör:Planaryatenyakaraçiger kelebeği.

    1-İlk üç deri tabakasına (Endodermmezodermektoderm) sahip canlılardır.
    2-İlk sistemleşme bu canlılarda görülür.(Sinir  boşaltım vb.)
    3-Tek açıklığı bulunan sindirimleri sistemleri vardır. Bu sistem aynı zamanda dolaşım sistemi olarakta görev yapar.
    4-Yüksek rejenarasyon yetenekleri vardır ve üremeyle (Vegetatif üreme) sonuçlanır
    5-Serbest ve parazit yaşayanları vardır.
    6-Boşaltım organları pronefridyumlardır.
    iv.Yuvarlak solucanlar:
    Sindirim sistemlerinde ağız ve anüs olmak üzere iki ayrı açıklıkları vardır.Bir kısmı sularda ve topraklarda serbest olarak yaşarlar.Bir kısmı ise hayvanlarda ve bitkilerde parazit olarak yaşarlar.Ör:Bağırsak solucanıkanlı kurtascaris.

    1-İlk sindirim sisteminde iki açıklık(Ağız ve anüs) bu canlılarda görülür.
    2-Serbest ve parazit yaşayanları vardır.
    3-Üremesinir ve boşaltım sistemleri gelişmiş solunum ve dolaşım sistemleri yoktur.
    4-Eşeyli ürerler ve ayrı eşeylidirler
    v.Halkalı solucanlar:
    Kapalı dolaşım sistemine sahiptirler.Sindirim kanalı özel bölmelere ayrılmıştır.Deri solunumu yaparlar(Alınan O2 deriden kılcallara geçer).Rejenarasyon yetenekleri fazladır.Bölünerek çoğalabilirler.Ör:Toprak solucanısülük.

    1-İlk kapalı dolaşım bu canlılarda görülür.
    2-Solunum deri ile yapılır.
    3-Vücudu halkalardan oluşmuştur.
    4-Sindirim sistemleri farklı görev yapan organlardan oluşur.
    5-Boşaltım organları nefridyumlardır.
    6-Çoğu hermafrodittir.
    vi. Yumuşakçalar:
    Solungaç solunumu yaparlar bazıları kabukludur. Salyangoz midye ahtapod mürekkep balığı. Bir kısmında açıkbir kısmında ise kapalı kan dolaşımı görülür.Vücut yüzeyisolungaç veya akciğer solunumu yaparlar.Karın bölgesinde kaslı ayakları bulunurayaklar hareketi sağlar. Bazılarında kabuk bulunur(Ör:Midye istiridye.). Ör:Ahtapot salyangoz midye istiridye mürekkep balığısümüklü böcek.

    Genel özellikleri:
    1-Suda ve karada yaşarlar.
    2-Suda yaşayanlar solungaç karada yaşayanlar kitapsı akciğerlerle solunum yaparlar.
    3-Karından bacaklarla hareket ederler.
    4-Bazılarında evcik bulunur.(Dış iskelet ödevi görür.)
    5-Açık dolaş sistemi vardır.
    6-Genelde eşeyli ürerler.Bazı türler hermafrodittir.(Bir canlıda hem erkek hem dişi organlar bulunur ve kendi) kendini ***leyebilir.
    7-Boşaltım nefridyumlar la sağlanır.
    8- Duyu organları gelişmiştir
    vii. Eklembacaklılar:
    Proteinyağ ve CACO3 ten oluşan dış iskeletleri vardır.Zaman zaman iskeletlerini değiştirirler.Açık kan dolaşımına sahiptirler. Mlpighi tüpleri ile boşaltım yaparlar.Eşeyli olarak ürerler.canlılar içerisinde en fazla türe sahip gruptur.
    Dört grupta incelenirler:

    1)Kabuklular:
    Tatlı sularda ve denizlerde yaşarlar.Solungaç solunumu yaparlar.ör: Yengeç karides istakozdafnia(su piresi).
    Genel özellikleri:
    1-Vücudları sert bir kabukla örtülüdür.
    2-Vücudları segmentlerden oluşmuştur.
    3-Suda yaşarlar.
    4-Açık dolaşım vardır.
    5-Eklemli üyelere(Hareket organlarına ) sahiptirler.
    6-Boşaltım maksilla bezlerle yapılır
    7-Solungaç solunumu yaparlar.
    8-Sindirim sistemleri gelişkin ve salgı bezleri içerir.
    2)Aracnidler:
    Ör:Örümcekakrepkene

    Genel özellikleri.

    1-Solunum trake ve bazı türlerde kitapsı akciğerlerle yapılır.
    6-Boşaltım malpighi tüpleri ile yapılır.
    2-Açık dolaşım vardır.
    7-Sindirim sistemleri gelişkindir
    3-Karada yaşarlar.
    8-İp merdiven sinir sistemi görülür.
    4-Vücudları baş ve göğüsten oluşur.
    5-Dört çift eklemli bacakları vardır.
    3)Çok ayaklılar:
    Ör: Çıyan ve kırk ayak.

    Genel özellikleri:
    1-Eklemli bacakları oldukça çoktur.
    5-Boşaltım malpighi tüpleri ile yapılır.
    2-Vücud segmentlerden oluşmuştur.
    6-Solunum trakelerle yapılır
    3-Vücud baş ve gövdeden oluşmuştur.
    4-Karada ve nemli yerlerde yaşarlar.
    4)Böçekler:
    Üç çift bacağa iki çift kanada sahiptirler. Açık dolaşım sistemine sahiptirler. Trake solunumu yaparlar.Malpighi tüpleri ile boşaltım yaparlar. Boşaltım ürünü olarak ürik asit ataralar. Eşeyli olarak ürerler. Başkalaşım (metamorfoz) görülür. Ör: Karınca arı çekirge bit pire kelebek sinek.

    ***lenmiş yumurta Larva Pupa(Evçik) Ergin birey

    Genel özellikleri:
    1-Vücudları baş  göğüs  karından oluşur.
    2-Sert(Kitin) dış iskeletleri vardır.
    3-İki çift kanat vardır.
    4-Üç çift eklemli bacak vardır.
    5-Açık dolaşımları vardır.
    6-Trake solunumu yaparlar.
    7-Boşaltım organları malpighi tüpleridir.
    8-Yumurta ile ürerler.Metamorfoz(Başkalaşım) geçirirler.
    9-Petek gözlere sahiptirler.
    10-Vücud hareketi çizgili kaslarla sağlanır.
    11-Vücud segmental yapıya sahiptir.
    b. Omurgalı hayvanlar

    Omurga ve iç iskelet bulunur. Kapalı dolaşım görülür. Ayrı eşeyli canlılardır.

    Genel özellikleri:
    1-Dokusal özellikte iç iskelet(Omurga) taşırlar.
    2-Eşeyli ürerler.
    3-Kapalı dolaşıma sahiptirler.
    4-Hepside holojoik beslenir.
    5-Gelişkin sinir sistemine ve duyu organlarına sahiptirler.
    6-Solungaç  akciğer ve deri solunumu görülür.
    7-Su ve kara yaşamı uymuş sınıflar vardır.
    8-Boşaltım organları böbreklerdır.
    9-Sadece kurbağalarda ileri metamorfoz görülür.
    i. Balıklar: İskeletlerine göre kıkırdaklı ve kemikli olmak üzere iki büyük grubu vardır. Dış ***lenme ile ürerler kalpleri iki odalıdır. Vucutlarında temiz kan dolaşır. Solungaç solunumu yaparlar.

    Genel özellikleri:

    1-Yumurta ile ürereler
    2-Derileri pullarla kaplıdır
    3-Yüzerek hareket ederler
    4-Kalpleri 2 odacıklıdır
    5-Değişken vücud ısılı canlılardır
    6-Solungaç solunumu yaparlar
    7-Suda yaşarlar 

  1. AlıntıAlıntı
  2. 05.01.11, 00:56#2
    Crash - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Crash

    Crash çevrimdışıÖzel Üye

    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    1.025

    Standart Cevap: Canlıların Çeşitliliği Ve Sınıflandırılması – Biyoloji Dersi Çalışma Kağıdı

    ii. Kurbağalar: Larval dönemde solungaç ergin dönemde akciğer ve deri solunumu yaparlar. Kalpleri üç odalıdır. Vucutta karışık kan dolaşır. Soğukkanlıdırlar.

    Genel özellikleri:

    1-Yumurta ile ürereler
    2-Derileri çıplaktır
    3-Yüzerek ve yürüyerek hareket ederler
    4-Larva döneminde suda yaşarlarergin dönemde suya bağlı karada yaşarler
    5- Larva döneminde solungaç ergin dönemde akciğer ve deri solunumu yaparlar.
    6-Kalpleri 3 odacıklıdır
    7-Değişken vücud ısılı canlılardır

    iii. Sürüngenler: Akciğer solunumu yaparlar soğukkanlıdırlar. Timsah dışında hepsinin kalbi üç odacıklıdır.

    Genel özellikleri:

    1-Yumurta ile ürerler
    2-Derileri plaklarla kaplıdır
    3-Sürünerek hareket ederler (Suda yüzerek hareket ederler.)
    4-Karada veya suya bağlı karada yaşarlar
    5-Akciğer solunumu yaparlar
    6-Kalpleri 3-4 odacıklıdır
    7-Değişken vücud ısılı canlılardır
    iv. Kuşlar: Sıcak kanlıdırlar. Kalpleri dört odacıklıdır. Akciğerlere ek hava keseleri ve kanat uçlarında hava boşlukları bulunur.

    Genel özellikleri:

    1-Yumurta ile ürerler
    2-Derileri tüylerle kaplıdır
    3-Uçarak hareket ederler
    4-Karada yaşarlar
    5-Akciğer solunumu yaparlar
    6-Kalpleri 4 odacıklıdır
    7-Değişmez vücud ısılı canlılardır

    v. Memeliler: Sıcak kanlıdırlar dişilerinde süt bezleri bulunur.

    Genel özellikleri:

    1-Doğurarak ürerler
    2-Derileri kıllarla kaplıdır
    3-Karada veya suda yaşarlar
    4-Yürüyerekuçarak ve ya yüzerek hareket ederler
    5-Akciğer solunumu yaparlar
    6-Kalplerei 4 odacıklıdır
    7-Değişmez vücud ısılı canlılardır
    Memelileri diğer canlılardan ayıran özllikler:

    -Kalpleri 4 gözlüdür.
    -Bütün memelilerde doğan yavrular süt ile beslenir.
    -Ter ve yağ bezleri vardır.
    -Vücutda kılların bulunması.
    -Kulak kepçesi.
    -Alyuvarın çekirdeksiz olması.
    -Yavrularını dogurması.
    -Yavrularını sütle beslemesi.
    -Diafram kası bulundurma.
    -Akçiğerlerin alveollü olması.

    Memeliler 3 ‘e ayrılır:
    A-)Gagalı memeliler:Gagalı kirpi(Platipus) yumurtlarlar.Yumurtadan çıkanlar sütle beslenir.

    B-)Keseli memeli:Kanguru kesei ayıkesede sütle beslenir.

    C-)Plasentali(Göbek bağı) memeli:Yavrularını ana karnındaki plasenta ile beslerler.

    Gagalı memelilerde bol vitellüslu yumurta ile vücut dışına atılan embriyo gelişimini vücut dışında tamamlayıp anneden süt emerek bir süre beslenir.Keselilerde ise yavrular keseye tırmanarak süt ile beslenir.Gagalı ve keseli memelilerde plasenta yoktur.

    Vücut büyüklüğü
    Not=Memeli hayvanlarda vücut büyüklüğü İle hızı arasındaki ilişkinin grafiği.
    Metabolizma hızı; Vücut büyüklüğü azaldıkça metabolizma hızlanır.

    1-Virüsler

    Genel özellikleri

    a)Hücre zarısitoplazmaorganeller bulunmaz.
    b)Enzimleri (Metabolizmaları )yoktur.
    c)Protein kılıf ve yönetici molekül(DNA veya RNA) den oluşur.
    d)Obligat endo-parazittir.
    e)Konukçu Hücre dışında cansızdır.Ancakphısı ve kimyasal koşullar uygun
    oldukça canlılıkları devam eder.
    f)Canlılara üremelerimutasyona uğramaları ve yönetici mol.taşımalarıyla benzer.
    g)Antibiyotiklerden etkilenmezler.
    h)hücreler virüslere karşı bağışıklık maddesi interferon üretirler.
    I)Her virüs özel bir Hücre içinde çoğalabilir(Enfeksiyon oluşturur)

    Bir varlığın canlı sayılabilmesi için az öncede belirttiğimiz gibi üreyebilmesi beslenebilmesi solunum yapabilmesi ve diğer canlılarla sürekli bir ilişki içerisinde olması gerekirki ancak böyle bir varlığa canlı denebilir. Bugün bilim adamlarıcanlıları sistematik olarak sınıflandırırken virüsün hangi kategoriye konacağı konusunda hala bir ittifak kuramamıştır. Çünki virüsler bazı hallerde canlı gibi davranırken diğer bazı hallerde tam bir ” inorganik ” madde gibi davranır.Dolayısıyla ortaya büyük bir tezat çıkmaktadır.Virüslerin nasıl olupta hem canlı gibi davrandıklarını hemde cansız gibi göründüklerini düşündürücü yaşam döngülerini inceleyerek anlamaya çalışalım.
    Virüsün anatomisi:
    Virüs doğadaki en basit canlı türlerinden bile daha basit bir yapıya sahiptir.Bildiğiniz gibi bakterilerin vücudu yanlızca tek bir hücreden oluşan yalın bir anatomiye sahiptir.Fakat virüslerin vücudu bir hücreden bile oluşmaz.Yanlızca hücreyi oluşturan temel yapıtaşlarının çok az bir miktarının yine kompleks bir yapı oluşturmalarından meydana gelmiştir.
    Bir hücre proteinlerden nükleik asitlerden hücre zarından kompleks organellerden (mitekondri endoplazmik retikulumgolgi aygıtı ribozomlar vs.) nukleus (çekirdek) den ve daha birçok enzim ve sayamadığımız kimyasal moleküllerden oluşan oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir.
    Virüsler ise yukarıda saydığımız hücre yapıtaşlarından yanlızca üç tanesinin kompleks oluşturmasıyla meydana gelir.Bu yapıtaşları protein enzim ve nükleik asitlerdir.Bazı virüslerde ise yağ moleküllerinede rastlanılır.Virüs yanlızca bu üç yapıtaşından oluşan basit bir yapıya sahip olmasına karşın ne amaç uğuruna kendini çoğaltmaya çalıştığını ve canlı – cansız formları arasında nasıl gidip geldiği çözülememiş mühim bir problemdir.
    Virüsler ancak ” Elektron mikroskobu ” ile görülebilirler.Işık mikroskopları ile görülmeleri imkansızdır.Öyleki bir virüs bakteriyle kıyaslandığında bakterinin yanında çok küçük kalan bir boyuta sahiptir ve boyu ancak
    ” nm ” (nanometre yani metrenin milyarda biri) uzunluk birimi ile ölçülebilir.
    Şimdi bir virüsün anatomisin şekil üzerinde inceleyelim.

    Head yani baş bölgesi karmaşık yapılı proteinlerden oluşmaktadır.Bu protein kılıfın içerisinde ise virüse ait RNA (bazen DNA olabilir) molekül zinciri bulunmakadır. İngilizce ” Neck ” adı verilen bölge ise boyun kısımıdır.Sırasıyla Collar=bilezik Sheath=gövde Tail Fiber=Kuyruk iplikçikleri ve son olarak Base Plate yani taban plakası görülmektedir.
    Görüldüğü gibi virüslerin anatomisi yanlızca bu moleküler yapılardan ibarettir.Fakat buradaki en büyük soru işareti ise bu moleküllerin neden kendilerini çoğaltmak istedikleridir.
    Moleküller atomlardan oluşan maddelerdir.Maddenin ise şuuru ve aklı yoktur.Fakat gördüğünüz gibi yanlızca bir molekül yığını olan virüsler doğada kendilerini çoğaltmak için sürekli bir canlı hücre arayışı içerisine girmişlerdir.Bu esrarengiz yapılar üreseler bile ne beslenebilirler nede soluk alıp verebilirler. Bir bakteri bile dışarıdan aldığı molekülleri işleyerek hayatını sürdürür solunum yapar ve vücudunda oluşan artık maddeleri dışarı atabilir fakat virüslerin buna benzer fonksiyonlarıda yoktur.
    Bakteriler besin ve diğer hayati moleküllerin yokluğunda hayatlarını kaybederken virüslerin ölmesi diye birşey söz konusu değildir.
    Virüslerin hem cansız hemde canlı özellik gösterdiklerinden bahsetmiştik.Virüsü canlı yapan özellik üreyebilmesidir.Fakat cansız olarak görünmesinin sebebi ise içine yerleşip onu üreme amacıyla kullanacağı bir hücre bulamadığı zaman ” Kristal ” bir yapıya dönüşmeleridir.Bu şekilde virüs tıpkı havada süzülen bir toz zerreciği gibi bir partikül halinde doğada serbest olarak dolanır.Ta ki canlı bir hücreye rastgelip onu üreme amacıyla kullanıncaya kadar.
    Şimdi bu esrarengiz yaratıkların doğada kristal halinde cansız olarak dolanırken bir hücreye rastgelip nasıl bir canlı gibi üremeye başladığını şekillerle inceleyelim.

    Şekilde görüldüğü gibi virüs kristal halinde doğada serbest olarak dolaşırken bir bakteri yada başa bir canlı hücresine rast geldiğinde (Burada bakteri hücresi örnek gösterilmiştir) kuyruk kısımı bakterinin duvarına temas edecek şekilde konumlanır.
    Şekilde virüsün sahip olduğu genetik şifresi yani RNA sı kırmızı olarak gösterilmiştir.Virüs RNA sını bakterinin sitoplazmasına zerk edebilmek için kuyruk kısımından bakteri duvarına bir tür enzim enjekte eder.Bu enzim bakterinin duvarını tıpkı bir asit gibi delmeye başlar.Bakterinin duvarı delindikten sonra virüs RNA sını bakterinin vücudunun içerisine gönderir.
    Bakterinin içerisinde dolanan RNA molekülü bakteriye ait DNA molekülünün belli bir bölgesine yerleşir.Bu yerleşme belirli genler arasında konumlanarak gerçekleşir.Örneğin bakteride A geni ile B geni yanyana ise virüs RNA sı bu iki genin arasına yerleşir.Yani A geninin içerisinde yada B geninin içerisinde herhangi bir yere yerşleşmez.Bakterinin virüs RNA sını içeren şekline ise ” Lizogen bakteri ” adı verilir.
    Bakteri üremek için DNA sını replike ederken farkında olmadan virüsün RNA sınıda replike eder.Bakteri çoğalmaya devam ederken bir yandan da virüsün RNA sının bir kopyasını üretir.Bu kopyalanan RNA nın içerisinde ise virüsün tüm genetik bilgileri saklıdır.Mesela virüsün üzerini örten kılıf proteinin aminoasit şifreleri bu RNA da bulunur.Bakteri replikasyonla ürettiği virüs RNA sından aynı zamanda virüsün örtüsü için gerekli proteinleride translasyon yoluyla yani protien üretim mekanizmaları yoluyla üretir.
    Virüs bakteriyi tıpkı bir köle gibi çalıştırarak kendisini çoğaltmaya başlar.Bakteri öyle bir duruma gelirki ürettiği virüsleri taşıyamaz olur ve parçalanır.Bu olaya ise ” Liziz ” denir.Aşağıdaki şekilde bu olayın meydana gelişi şematize edilmiştir.

    Şekildede görüldüğü gibi bakteri içerisinde üretilen onlarca virüs bakteri duvarını patlatarak serbest hale geçer.Serbest kalan bu virüslerde kendilerine yeni av bulmak için kendi başlarına dolanmaya başlarlar.
    İnsanın karşılaştığı mühim problem ise yanlızca bir RNA ve proteinden oluşan virüslerin ne amaçla üredikleri ve bu zekice tasarlanmış üreme planını nasıl uygulamaya koyduklarıdır.Bir molekül grubundan oluşan virüslerin bu planı düşünüp uygulamaya koyması mümkün değildir ancak üstün gücün emri doğrultusunda hareket edebilirler.
    Virüslerin yanlızca yukarıdaki gibi sabit bir şekli yoktur.Bunun yanında yuvarlak ve çokgen küre şeklinde olanlarıda vardır.Aşağıda değişik şekillerde virüs örnekleri görülmektedir.

    Virüslerin ortak yönü bir canlı grubuna rastlamasıyla kendini çoğaltmaya başlamasıdır.Bir virüsün canlı bir hücre olmaksızın kendini çoğaltması ise mümkün değildir.Yani virüs ancak ve ancak canlı bir hücre vasıtasıyla kendini çoğaltabilir.Çünki virüsün sahip olduğu RNA sını kopyalayıp deşifre edecek bir mekanizması yoktur.
    Sitemizin ” Genlerin dünyası ” bölümünde hücrenin kendini üretmek için kullandığı mekanizmalar üzerinde durmuştuk.Bu 
    mekanizmaların parçaları ise DNA kopyalayıcı enzimler tamir edici enzimler protein üretiminden sorumlu olan ribozomlar transfer RNA (tRNA) lar aminoasitler vs. dir.Fakat bir virüste RNA ve bazı eritici enzimler dışında bu mekanizmaların parçalarından hiçbirisi yoktur.
    Dolayısıyla virüs kendini çoğaltamaz fakat bu 
    mekanizmalara sahip bir hücreyi kullanma gibi bir kurnazlık gösterir.
    Virüsün kullandığı hücreler yanlızca bakteri hücreleri değildir.Bunun yanında insan ve diğer birçok canlının hücrelerine girerek bu hücreleri kendi doğrultusunda çalıştırmaya başlar.Bazı virüsler vardırki yanlızca belirli hüceler içerisinde çoğalabilir.
    Buna en iyi örnek ” Kuduz ” virüsüdür.Kuduz virüsü bir köpek veya bir kedinin vücudunun içerisine girdiği zaman hemen ilk rastladığı hücreye girmez.Kuduz virüsünün çoğalabileceği hücre ” Beyin ” hücresidir.Bu yüzden bu virüsün beyine kadar ulaşması gerekmektedir.Dolayısıyla virüs bulaştığı hayvanı derhal öldürmez.Beyine ulaşan virüs beynin belirli bir bölgesindeki hücrelerin içine yerleşerek derhal kendini üretmeye başlar.
    Bu üreme zamanına kuluçka zamanı denir.Ve zamanı geldiğinde köpek veya kedinin beyninde ağır bir tahribat meydana gelirki buda hayvanın ölümüne sebep olur.
    Bunun yanında doğada binlerce tip virüs vardır ve herbiri kendine has özelliklerde olup değişik tiplerde hastalıklara neden olurlar.Yazımızın ilerleyen bölümlerinde AIDS virüsünede deyineceğiz.
    Bazı virüs türleri ise insan ve hayvanlara zarar verebildiği gibi bitkilerede zarar verebilmektedir.

    Örneğin salatalık ve marul gibi bir çok ihtiyaci sebze ve meyva türleri virüsler tarafından belirli bölgelerinden tahribatlara uğratılırlar.Tabii bu virüslerin hastalık yapıcı etkilerini ortadan kaldıran kimyasalların üretimide yapılmaktadır.
    Bir virüsün bulaştığı insan ve hayvanlarda hastalık meyadana gelmemesi için kullanılan biyokimyasal ilaçlar temelde virüslerin çoğalmasını engelleyecek şekilde tasarlanırlar.
    Örneğin Kuduz virüsü bir insan veya hayvanın vücuduna girdiği zaman derhal beyine ulaşır.Fakat alınan ilaçlar vasıtasıyla beyine ulaşan kimyasallar ya virüsün protein kılıfını parçalayarak virüsü yok eder yada virüsün çoğalmasını engelleyecek mekanizmaları durdurur.
    2-Bakteriler

    Genel özellikleri

    a)Prokaryotturlar
    b)Enzim sistemleri bulunurözgün metabolizmaları vardır.
    c)Nucleus ve zar sistemlerine ait organeller bulunmaz.
    d)yönetici molekülü DNA dır ve nuclear alanda çıplak olarak bulunur.
    e)Proteinyağ ve karbonhidrat içeren hücre çeperi vardır.
    f)Bazılarında kapsül bulunur.
    g)Sitoplazmada: DNARNAribozompoliribozomglikojenyağ damlaları bulunur.
    h)Hücre zarı kıvrımlarından oluşmuş mesezom ve tilakoid taşıyanlar vardır.
    1-Mesezom: Oksijenli solunum Enzimleri taşırlar.
    2-Tilakoid:klorofil taşırlar.
    ı)Flagellum(kamçı) taşıyanlar aktif hareketlidir.
    k)Tek veya koloniler halinde yararlar.

    Genel Özellikleri
    Monera alemini oluşturan prokaryot Canlıların en yaygın ve en çok bilinen grubu bakterilerdir. O kadar yaygındır ki bugün dünyamızda bakterinin bulunmadığı yer yoktur diyebiliriz. En çok organik atıkların bol bulunduğu yerlerde ve sularda yaşarlar. Bununla beraber -90 0C buzullar içinde ve +80 0C kaplıcalarda yaşayabilen bakteri türleri de vardır.
    Hava ile ve Su damlacıkları ile çok uzak mesafelere taşınabilirler. Deneysel olarak ilk defa 17. yüzyılda bakterileri gözleyebilen ve onların şekillerini açıklayan Antoni Van Lövenhuk olmuştur. Bakteriler bütün hayatsal olayların gerçekleştiği en basit canlılardır. Hepsi mikroskobik ve tek hücrelidirler. Büyüklükleri normal ökaryotik hücrelerin mitokondrileri kadardır.

    Hücre Yapısı
    Prokaryot olduklarından zarla çevrili çekirdek mitokondri kloroplast endoplazmik retikulum golgi gibi organelleri yoktur. Ribozom bütün bakterilerin temel organelidir. DNA RNA Canlı hücre zarı ve sitoplazma yine bütün bakterilerin temel yapısını oluşturur. Bunlara ek olarak bütün bakterilerde hücre cansız bir çeperle (murein) sarılıdır. Çeperin yapısı Bitki hücrelerinin çeperinden farklıdır. Selüloz ihtiva etmez.
    Bazı bakterilerde hücre çeperinin dışında kapsül bulunur. Kapsül bakterinin dirençliliğini ve hastalık yapabilme (patojen olma) özelliğini artırır.

    GENEL BİR BAKTERİ ŞEKLİ
    Bazı bakteriler kamçılarıyla aktif hareket edebilirken bazıları kamçıları olmadığı için ancak bulundukları ortamla beraber pasif hareket edebilirler.
    buna göre bakteriler kamçısız tek kamçılı bir demet kamçılı iki demet kamçılı ve çok kamçılı olarak gruplandırılır. Bazı bakteriler “mezozom” denilen zar kıvrımları bulundurur. Burada Oksijenli solunum Enzimleri (ETS enzimleri) vardır. Oksijenli solunum yapan ancak mezozomu bulunmayan bakterilerde ise solunum zinciri enzimleri hücre zarına tutunmuş olarak bulunur. bakterilerde genel yapının % 90’ı sudur. Suda çözünmüş Maddeler hücre zarından giriş-çıkış yaparlar. DNA’lar sitoplazmaya serbest olarak dağılmıştır. Bakteriler ökaryot hücrelere göre daha çok ve daha küçük ribozom içerirler. bu sayede Protein sentezleri çok hızlıdır.
    Bakteriler çeşitli özellikleri bakımından gruplandırılırlar. Bu özelliklerin başlıcaları ; şekilleri kamçı durumlarıbeslenmeleri ve boyanmaları olarak sayılabilir.

    Bakteri Şekilleri Ve Boyanmaları
    Bakteriler ışık mikroskobunda bakıldığında başlıca şu şekillerde görülürler.

    a. Çubuk şeklinde olanlar (Bacillus):Tek tek veya birbirlerine yapışmışlardır. Tifo tüberküloz ve şarbon hastalığı bakterileri bu şekildedir.
    b. Yuvarlak olanlar (Coccus): Genellikle kamçısızdırlar. Zatürre ve bel soğukluğu bakterileri bunlara örnektir.
    c. Spiral olanlar (Spirullum): Kıvrımlı bakterilerdir. Frengi bakterileri ve dişlerde yerleşen Spiroketler bunlara örnektir.
    d. Virgül şeklinde olanlar (Vibrio): Virgül biçiminde tek kıvrımlıdırlar. Kolera bakterisi gibi.
    Bakterilerin boyanmaları: Danimarkalı Bakteriyolog Gram tarafından geliştirilen boyalarla boyanan bakterilere Gram (+) boyanmayanlara ise Gram (-) bakteriler denir.

    Bakterilerin Beslenmeleri
    Bazı bakteriler Ototrof olup Fotosentez veya kemosentez yaparlar. Çoğunluğu ise heterotrof olup saprofit veya parazit yaşarlar.
    a. Saprofit Bakteriler: Bakterilerin çoğunluğunu oluşturur. Besinlerini bulundukları ortamlardan hazır Sıvılar olarak alırlar. Nemli ıslak ve çürükler üzerinde yaşarlar. en çok amino Asit glikoz ve vitamin gibi besinleri ortamdan alırlar. Bu tür bakteriler dış ortama salgıladıkları enzimlerle bitki ve hayvan ölülerini daha basit organik maddelere parçalayarak onların çürümesini sağlarlar. Böylece hem toprağın humusunu artırırlar hem de kendilerine besin sağlarlar. çürütme sonucu çeşitli kokular meydana gelir. Bu yüzden bu olaya kokuşmadenir. Bazı saprofit bakteriler sütün yoğurt ve peynir olarak mayalanmasını sağlarlar.
    Saprofitler dünyada madde devrinin tamamlanmasında önemli rol oynadıklarından hayat için mutlaka gereklidir.
    b. Parazit Bakteriler: Besinlerini cansız ortamdan değil de üzerinde yaşadıkları canlılardan temin ederler. Çünkü sindirim enzimleri yoktur. Bunların bazıları konak canlıya fazla zarar vermeden yaşayabilirler. Sadece onun besinlerine ortak olurlar. Kalın bağırsağımızdaki Escherichia coli bunun en iyi örneğidir. Bazı parazit bakteriler ise konak Canlının ölümüne bile sebep olabilen hastalıklara yol açarlar.
    Bunlara Patojen Bakteriler denir. Patojenler ya toksin çıkararak ya da konak canlının Enzim ve besinlerini kullanarak zarar verirler. toksinler ya dışarı atılır (Ekzotoksin) ya da Bakterinin içinde kalır (Endotoksin). İçinde kalan toksinler bakteriler ölünce zararlı hale geçerler. Canlıların patojen bakterilere ve toksinlerine karşı oluşturdukları savunmaya “Bağışıklık” denir. Parazit bakterilerinin üremeleri oldukça hızlıdır.
    Escherichia coli bakterisi
    c. Fotosentetik Bakteriler: Sitoplazmalarında serbest klorofil taşırlar. Fotosentezlerinde Elektron kaynağı olarak H2O yerine H2S ve H2 kullanırlar.
    CO2 + H2O ——> Besin + O2 (Mavi-yeşil algler)
    CO2 + H2S ——> Besin + S + H2O (Kükürt bakterileri)
    CO2 + H2 ——> Besin + H2O (Hidrojen Bakterileri)

    d. Kemosentetik Bakteriler
    Bu bakteriler de madde devrinde çok önemlidirler. Bazı inorganik maddeleri oksitleyerek onları zararsız hale getirirler. oluşan maddeler ise bitkilerce Mineral Tuzlar olarak kullanılır. bu oksitleme sonucunda açığa kimyasal enerji çıkar. Bu enerjiyle de CO2 indirgemesi yaparak besinlerini sentezlerler. ışık ve klorofil gerekli değildir. Oksijen kullanılır. Kemosentetik bakteriler en çok azotlu kükürtlü demirli maddeleri oksitlerler.
    NH3 + O2 ———> HNO2 + H2O + Kalori (Nitrosomanas)
    HNO2 + O2 ———> HNO3 + Kalori (Nitrobacter)
    H2S + O2 ———> H2O + S + Kalori (Kükürt Bakterileri
    FeCO3 + O2 + H2O ———> Fe(OH)3 + CO2 + Kalori (Demir Bakterileri)
    N2 + O2 ———> NO2 + Kalori (Azot bakterileri)

    Kemosentez sonucu
    Bazı zararlı maddeler ortadan kaldırılmış
    Bitkilerin alabileceği tuzlar oluşturulmuş
    Kimyasal enerji kazanılmış
    Organik besin sentezlenmiş olmaktadır.
    Bakterilerin Solunumları

    a. Anaerob Bakteriler
    Bakteriler organik besinleri parçalayarak enerjilerini elde ederken genellikle oksijen kullanmazlar. Bunlar havasız yerlerde de yaşayarak çoğalırlar. ( Konservelerde olduğu gibi) Bunlardan bazıları Oksijenin olduğu yerde hiç gelişemezler. Örnek: Clastrodium tetani (Tetanos bakterisi)

    b. Aerob Bakteriler
    Bazı bakteri grupları (Escherichia coli Zatürree ve Yoğurt Bakterisi gibi) ancak oksijenli ortamda yaşayabilir. Bunlarda mitokondri olmadığı için solunum hücre zarının iç kısmındaki kıvrımlarda (mezozom) gerçekleştirilir. Örnek: Azot Bakterileri.

    c. Geçici Aerob veya Geçici Anaerob Olanlar
    Asıl solunumları Oksijensiz olduğu halde kısa süre için aerob olanlara “Geçici Aerob” denir. Normal solunum şekli aerob olanlar ise havasız kalınca fermantasyona başvururlar. Bunlara “Geçici Anaerob” denir.

    Bakterilerin Üremeleri

    a. Bölünerek Çoğalma
    Bütün bakteri türlerinin esas üreme şekli bölünmedir. bölünme eşeysiz üreme biçimidir. Su besin maddesi ve Sıcaklığın uygun olduğu ortamlarda çok hızlı bölünürler. bu bölünmeler her 20 Dakikada bir gerçekleşir. Böylece geometrik olarak artmaya başlarlar. ancak bu artış sürekli değildir. Çünkü zamanla ortam Sıcaklığı artar Asitler ve CO2 birikirbesin maddeleri tükenir. Bunlar bakteriler için öldürücü doza ulaşınca geometrik artış bozulur. belli değerden sonra artış yerine azalma görülür. Böylece bakteri populasyonları da dengelenmiş olur.
    bölünmekte olan bakteriler

    Bakterilerin bölünmeleri mitoza benzer. ancak çekirdek zarı ve belli bir kromozom sayısı olmadığı için tam bir mitoz değildir. Buna Amitoz Bölünme denir.

    b. Sporlanma
    Bazı bakteri türleri yaşadıkları ortam şartları bozulunca endospor oluşturarak kötü şartları geçirirler. Endosporlarkalıtım materyalinin çok az bir sitoplazmayla beraber çevrilmiş halidir. ortam şartları normale dönünce çeper çatlarendospor gelişerek normal bakteriyi meydana getirir.

    Endosporlarda metabolik faaliyetler minimum seviyededir. bu şekilde uzun yıllar yaşayabilirler. olumsuz şartlar olan yüksek ısıdan kuraklıktan donmadan ve besinsizlikten etkilenmezler. 60 yıl canlı kalan bakteri sporları tespit edilmiştir. Normal bakteri hücrelerinin tamamı 100OC’de ölürken endosporlar ancak 120OC’de 15-20 Dakika kalırsa ölürler. Soğuk ortamlarda da aynı oranda dayanıklıdırlar. Bazı türlerde bir bakteriden birden çok endospor meydana gelebilir.
    spor oluşturmuş bir bakteri

    c. Eşeyli Üreme (Kojugasyon)
    bakteriler bölünerek çok hızlı üremelerine olumsuz şartları da endospor oluşturarak geçirmelerine rağmen düzensiz de olsa eşeyli üremeyi gerçekleştirirler. Çünkü bu sayede kalıtsal çeşitliliklerini artarak değişen ortamlara uyum yapma imkanı bulurlar. Bu çeşitliliğe ise Kalıtsal Varyasyon denir.

    bakterilerde konjugasyonla üreme

    Konjugasyon (kavuşma) esnasında DNA yapısı farklı iki bakteri yan yana gelerek aralarında geçici bir zardan köprü oluştururlar. bu köprü aracılığı ile DNA parçalarını değiştirirler. Sonra ayrılarak bölünmelerine devam ederler. Dikkat edilirse çok hücreli Canlılarda görülen eşeyli üremeden çok farklı bir eşeyli üreme oluşmaktadır. Bunlarda gamet oluşumu ve ***lenme yoktur.

    Bakteriler diğer Canlılara göre daha kolay mutasyona uğrarlar. Mutasyon genellikle zararlı ve öldürücü olmakla beraber bakterilerde bazen olumlu sonuçlar veren faydalı mutasyonlar oluşabilmektedir. Bugün bakteriler besin (kültür) ortamlarında yetiştirilerek incelenmektedir. En iyi geliştikleri kültür ortamı et suyudur.Canlıların Sınıflandırılması 

    Canlıların Sınıflandırılması Hakkında bilgicanlıların sınıflandırılması konu anlatımı

    Eşyaları ve diğer varlıkları gruplandırmak insanlarda eskiden beri bulunan bir eğilimdir. Bundan dolayı canlılar da insanlar tarafından her asırda bilinen bazı özelliklerine göre sınıflandırılmışlardır.

    Dünya üzerinde birbirine benzeyen ya da aynı özellikleri gösteren bir çok canlı türü yaşamaktadır. Canlı türlerinin sayıları ile ilgili kesin bir bilgi yoktur ancak 10 ile 30 milyon arasında canlı türü yaşadığı tahmin edilmektedir.
    Canlıların bu derece fazla olması bilimsel incelemeleri zorlaştırmakta ve sınıflandırma yapılmasını zorunlu hale getirmektedir. Sınıflandırmanın amacı doğayı daha kolay anlaşılabilir hale getirmektir. Canlılar ortak özellikleri ve akrabalık derecelerine göre sınıflandırılırlar. Yapılan ilk sınıflandırmalar sadece canlıların dış görünüşüne göre yapılmış olup bilinen ilk sınıflandırma Aristo tarafından bitkiler ve hayvanlar diye yapılmıştır. Aristo hayvanları karada havadadenizde yaşayanlar olarak bitkileri ise otlar çalılar ve ağaçlar olarak sınıflandırmıştır.

    Canlıların sınıflandırılması iki grupta incelenir. Bunlar:

    Bitkiler alemiHayvanlar alemi

    Hayvanlar alemi: Hayvanlar protozoalar

    Bitkiler: Bitkiler algler mantarlar ve prokaryotlar

Konu Etiketleri: canlıların çeşitliliği ve sınıflandırılması, 9 sınıf için omurgalı hayvanlarla ilgili çalışma kağıdı, canlıların sınıflandırılması ile ilgili poster çalışması 6 sınıf, biyolaji ders çalış, canlıların çeşitliliği ve sınıflandırılması resimler, canlıların beslenmelerine göre sınıflandırılması 7sınıf, kök ayaklılar genel özellikleri, canlıların sınıflandırılması çalışma kağıdı, vikipedi arılar meteformoz yaparmı, üreme şekillerine göre canlıları cansızları sınıflandırma, canlıların sınıflandırılması ile çalışma yaprakları, deniz canlıların sistematik özellikleri, plasenta hangi canlılarda bulunur, canlıları filogenetik sınıflandırılmasına filogenetik ağaç yapımı, hayvanların filogenetik sınıflandırılması, hayvaların canlılıkları, biyosistematik bakterivearke alemlerin resimleri, hayvanlar hangi özelliklerine göre ayrılır ve sınıflandırılır, 9sınıf biyoloji çalışma kağıdı, candida filogenetik sınıflama, hayvanlar alemi sınıflandırma filum, endospor ve tohum benzerliği, karıncanın türden aleme kadar sınıflandırılması, biyolojik sınıflandırmaya latince örnek, akrabalık derecelerine göre sınıflandırma

 

Sponsorlu Bağlantılar

Yorum Yapılmamış --> "Canlıların Çeşitliliği Ve Sınıflandırılması – Biyoloji Dersi Çalışma Kağıdı ders notları kısa konu anlatımı kısaca özet bilgi"

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Current ye@r *