Çeşitli örnek deyimler ve anlamları 20 tane

240 1
Sponsorlu Bağlantılar

Deyimlere bazı örnekler ve açıklamaları:

• efkar dağıtmak 
Sıkıntıyı gidermek, üzüntüyü yok etmeye çalışmak.”Sahile efkâr dağıtmak için inmiş olmalı.” 


• açık kapı bırakmak 
Gerektiğinde bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak, ileriyi düşünerek ılımlı davranmak.”Bu kadar kesin konuşmayalım, açık kapı bırakalım da iyi düşünebilme fırsatları olsun.” 


• can atmak 
Herhangi bir şeye sahip olmayı, ya da herhangi bir şeye erişmeyi çok istemek.”Top oynamaya can atıyordu.” 


• pabucu dama atılmak 
Kendisinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek, değer ve itibarını kaybetmek.”Yeni bir elektrikçi aldılar, desene Murat`ın pabucu dama atıldı.” 


• baltayı taşa vurmak 
Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.”Baltayı taşa vurunca öyle utandı ki sormayın gitsin.” 


• acı söz 
İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan ağır söz.”Bu acı sözlerine kim katlanır sanıyorsun?” 


• uçan kuştan medet ummak 
Pek sıkıntıda bulunup, bu sıkıntıdan kurtulmak için her türlü çareye, olmadık yerlere başvurmak, yardım istemek. 




• büyümüş de küçülmüş
Davranışları, konuşması yaşının üstünde olan, büyükler gibi hareketler yapan çocuk.”Aman yarabbim, şunun söylediği sözlere bakın hele, büyümüş de küçülmüş sanki!


• çam devirmek 
Farkında olmadan karşısındakini kıracak ya da kötü bir sonuca yol açacak söz söylemek, davranışta bulunmak.”Onun da çam devirmede üstüne yok hani.” 


• ateş püskürmek 
Çok öfkeli olmak, ağır sözler söylemek.”Öğretmen kapıyı kıran öğrencilere ateş püskürdü.” 


 ağır başlı 
Ciddî, olgun, hareketlerinde ölçülü, işlerini düşüne taşına yapan kimse.”Ağır başlı olmak insana üstün meziyetler kazandırır.” 


• başını alıp gitmek 
Nereye gideceğini bildirmeden, izin almadan gitmek.”İçine düştüğü sıkıntıdan kurtulamayan adam başını alıp gitti.” 


• ağzından bal akmak
Çok tatlı, hoşa gider biçimde konuşmak.”Konuş, konuş hele; ağzından bal akıyor.” 


• burun kıvırmak
Önem ve değer vermemek, küçümsemek, beğenmemek.”Önüne konan yemeklere burun kıvırıp sofradan kalktı.” 


• başa (başına) kakmak
Yapılan iyiliği yüzüne vurarak birisini üzmek, incitmek.”Üç kuruş verdi, üç gün geçmeden başına kaktı.” 


• içi cız etmek 
Ansızın içi sızlamak, çok üzülmek.”O zavallı ihtiyarı birden bire karşımda görünce içim cız etti.”


• başına çorap örmek
Bir kimseye, haberi olmadan, kötü duruma sokucu davranışta bulunmak, alt etmek için gizlice plân kurmak.”Onun başına bir çorap örecekler diye korkuyorum.” 


• ayıkla pirincin taşını
Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır.”Durup dururken adama olmadık sözler söylemiş, şimdi ayıkla pirincin taşını!” 


• baklayı ağzından çıkarmak
Sabrı tükenip o zamana kadar sakladığı şeyleri söylemek.”Yeter artık, çıkar ağzından şu baklayı!” 


• armut piş, ağzıma düş
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin durumunu anlatmak için kullanılır.

Sponsorlu Bağlantılar

1 Yorum --> "Çeşitli örnek deyimler ve anlamları 20 tane"

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Current ye@r *