Çocukların kan grubu

Sponsorlu Bağlantılar

Çocukların kan grubu nasıl oluşur, Çocukların kan grubunu nasıl anlarız, Çocukların kan grubu nasıl belli olur, Çocukların kan grubu ile ilgili bilgi, Çocukların kan grubu hakkında bilinmesi gerekenler, Çocukların kan grubu nedir nelerdir:

Çocuğun kan grubu nasıl belli olur?

 

Çocuğun kan grubu anne ve babanın kan gruplarına göre oluşur. Annenin ve babanın ait olduğu A, B, 0 grubu ve sahip olduğu Rh değeri çocuğun grubunu veRh değerini belirler.
Kan grubunu belirleyen iki temel sistem A, B, 0 grupları ve Rh faktörü çocuğa geçen kan grubu üzerinde farklı etkilere sahiptir.
Rh faktörüne göre;
İkisi de Rh(-) değere sahip olan bir çiftin çocukları hiçbir zaman Rh(+) olmaz.
İkisi de Rh(+) değere sahip olan bir çiftin çocukları hem Rh(-) hem de Rh(+) değere sahip olabilir.
Annenin Rh(-) babanın ise Rh(+) olduğu bir çiftin çocukları Rh(-) de Rh(+) da olabilir.
A, B, 0 gruplarına göre;
AB grubu bir çiftin çocukları, ya A grubu ya da B grubu doğar. Bu çiftin çocuklarının AB ya da 0 kan grubu olma ihtimalleri yoktur.
Her ikisi de 0 grubunda olan bir çiftin çocukları da 0 kan grubuna sahip olur.
Her ikisi de AB grubunda olan bir çiftin çocukları ya A, ya B ya da AB kan grubuna sahip olur.
Biri A, diğeri B grubunda olan bir çiftin çocukları A, B, AB ya da 0 kan grubunda olabilir.
Çiftlerden birinin AB grubunda olduğu durumlarda çocukların 0 kan grubunda olma ihtimali yoktur.
Çiftlerden birinin 0 grubunda olduğu durumlarda çocukların AB kan grubunda olma ihtimali yoktur.

Kan Grupları Çocuğa Nasıl Geçer?

Kan Grupları Çocuğa Nasıl Geçer?
Kanın canlı yaşamı için önemi anlaşıldıktan sonra, kanama hallerinde kan nakli yapılmaya başlandı. Nakledilen bazı kanlardan sonra hastanın sağlık durumunda bozulmalar başlayınca, her kanın birbirine uymadığı anlaşılarak aralarındaki farklar araştırıldı ve kan grupları tesbit edildi. Çok sayıda kan grubu olmasına rağmen, kan nakli açısından önemli olan başlıca iki sistem vardır. Bunlardan birincisi A, B, 0 grupları diye bilineni, diğeri ise Rh faktörüdür. Birinci sistemi göre insanlar, A, B, AB ve 0 olmak üzere dört gruba ayrılır. Bunlar da, Rh faktörünün bulunup bulunmamasına göre kendi içlerinde Rh(+) ve Rh(-) olarak ikiye ayrılır. Sonuç olarak kan grupları açısından sekiz grup insan bulunmaktadır.

Bütün yapısal özellikler gibi kan grupları da kalıtımla belirlenir. Kalıtımla iletilen özellikler, baskın (dominant) ya da silik (resesif) özellik gösterir. Anne ya da babanın birinden baskın, diğerinden silik özellikte gen gelirse, çocuk baskın genin özelliklerini gösterirken silik özelikteki geni taşıyıcı olur ve üreme hücrelerinin yarısında bu genleri taşır. Eğer iki taraftan da baskın gen gelirse, çocuk bu iki genin karışımı tütründe özellik gösterir. Kan grupları açısından ayrıntısına girmeden, kısaca bahsetmek gerekirse, A ve B grupları eşit güçte baskın karakter taşırken, 0 grubu silik bir özellik göstermekte, aynı şekilde Rh(+) özelliği de baskın bir karakter taşımaktadır. Kan grupları belirleyen genler olduğu için, grubun zaman içinde değişmesi söz konusu değildir.

Kalıtım ve kan grubu konusunu bir örnekle ele alırsak, A Rh(-) grubundan biri ile 0 Rh(+) grubu taşıyan birinin birleşmesinden olacak çocukların kan grupları A Rh(+), A Rh(-), 0 Rh(+) ve 0 Rh(-) olabilir. Eğer tahlillerde bir hata yoksa bu çiftin çocukları B veya AB grubu olamaz. Eğer ortada B veya AB grubundan bir çocuk varsa, bu çocuğun o çiftin çocuğu olması mümkün değildir.

Silik karakter taşıyan kan gruplarında ihtimaller daha da azalmaktadır. Örneğin her ikisi de 0 Rh(-) olan çiftin çocukları da mutlaka aynı gruptan olacaktır.

Kan grupları, evlilikler aşamasında kan uyumsuzlukları açısından da önemli olmaktadır.

Kan uyumsuzluğu, AB0 gruplarında olsa da çok önem taşımamakla birlikte, Rh(+) erkekle, Rh(-) kadının çocuklarında ortaya çıkmaktadır. Eğer çocuk baba gibi Rh(+) kan taşırsa annenin kanında oluşan bağşıklık maddeleri çocuğun kanına zarar verir. Bu, çoğu zaman ilk gebelikte sorun yaratmaz, gebelik sayısı arttıkça, eğer her doğumdan sonra gerekli ilaç uygulanmazsa sorun olmaya başlar. Bu nedenle her çiftin çocuk yapmaya karar vermeden önce, ya da gebelik oluşur oluşmaz kan gruplarını belirletmeleri ve sonucu doktorlarıyla görüşmeleri yararlı olacaktır.

Kan Gruplarının Anne – Babadan Çocuklarına Aktarımı, Anne ve baba Rh pozitif çocuk Rh negatif olabilir mi?

Kan grupları anne ve babadan çocuklarına Mendel kanunlarına göre genetik olarak aktarılır. Buna göre anneden 1 ve babadan 1 gen çocuğa aktarılır. Bu Mendel çaprazlaması ile açıklanabilir: yukarıdaki tabloda A pozitif bir anne ile B pozitif bir babanın çocuklarında görülebilecek kan grupları verilmiştir. AB, A, B ve O kan grubundan çocuklar dünyaya gelebilir.

 

Eğer anne veya baba AA ise buna homozigot (anneden ve babadan gelen genlerin aynı karakterde olması) denir. AO gibi bir gen dağılıma ise heterozigot (anneden ve babadan gelen genlerin farklı karakterde olması) denir. Homozigot anne ve homozigot bir babanın çocukları aynı kan grubundan olacaktır. Yan yana gelen iki gen için baskınlık (dominantlık) veya çekiniklik (resesiflik) söz konusudur. Baskın gen çekinik genin özelliklerini baskılar ve onun özelliklerini örter. A B O sisteminde A ve B baskın O ise çekiniktir. Dolayısıyla kişi AO ise O çekinik kalır ve kişi A grubu olarak belirlenir. O grubunun özellikleri ancak OO durumunda ortaya çıkar.
Genotip: Kişinin taşıdığı gen yapısını ifade eder. A grubu bir insanın genotipi AA veya AO dır.
Fenotip: Kişinin baskın genler dolayısı ile ortaya çıkan görünümü ifade eder. Genotipi AO olan bir bireyin fenotipi A’ dır. Bir kişinin kan grubundan bahsederken onun fenotipinden bahsediliyor demektir.
Rh sisteminde de Mendel genetiği kuralları geçerlidir. Dolayısıyla Anne ve baba Rh pozitif olsalar bile çocukları Rh negatif olabilir.

KAN UYUŞMAZLIĞI NEDİR?

Kan uyuşmazlığı anne kanında çocuğun kan grubuna karşı gelişen antikorların çocukta hastalık yapmasıdır.
Gerek AB0 gerekse Rh sisteminde anne ile çocuk arasında kan uyuşmazlığı görülebilir. AB0 uyuşmazlığı Rh uyuşmazlığına göre daha sık görülmesine rağmen daha iyi seyreder, sarılık daha ender görülür, çocukta kalıcı hastalık yapma riski daha azdır, nadiren bebeğin kanının değişmesi gerekir. Rh uyuşmazlığı ise daha nadir görülür ancak kötü seyirlidir; sıklıkla sarılık yapar,çoğunlukla bebeğin kanının değişmesi gerekir, iyi tedavi edilemezse kalıcı arazlara yol açar veya ölümle sonuçlanabilir.
Rh negatif annenin Rh pozitif çocuğu olursa uyuşmazlık söz konusudur. Rh negatif bir annenin Rh pozitif bir çocuğu olması için baba Rh pozitif olmalıdır. Ancak şu da bilinmelidir ki Rh pozitif bir baba ile Rh negatif bir anneden Rh negatif bir çocuk da doğabilir. Böyle bir durumda uyuşmazlık yoktur. Diğer taraftan annenin Rh pozitif çocuğun Rh negatif olduğu durumda da uyuşmazlık söz konusu değildir.
Annenin Rh negatif babanın Rh pozitif olduğu durumlarda gebeliğin dikkatli takibi ile her hangi bir risk olmaksızın sağlıklı bebekler doğar.
Gebelik takibinde annenin kanında normalde olmaması gereken anti-Rh (anti-D) araştırılır, bu teste indirek coombs testi denilir. Doğum sonrası bebekte anneden geçen antikorların aranmasına ise direk coombs testi denilir.
Tedavide amaç annenin Rh antikorları oluşturmasını engellemektir. Bunun sağlamak için kan grubu Rh negatif ve eşi Rh pozitif olan gebelere 28. haftada anti-D (Rhogam) iğnesi yapılır. Doğumdan sonra bebeğin kan grubu pozitif ise ilk 72 saat içinde yeniden anti-D yapılmalıdır. Düşük, dış gebelik, kürtaj gibi durumlarda da müdahaleyi takiben anti-D yapılır.
Sonuç olarak kan uyuşmazlığı şüphesi olan çiftlerin (Rh negatif anne ve Rh pozitif baba) çocuk sahibi olma konusunda endişeye kapılmamaları gerekir; itinalı gebelik takibi ve gerekli tedavi ile normal sağlıklı bebekleri olmaması için hiçbir neden yoktur.

Ek bilgi
Kan Gruplarının Keşfi:

Kan transfüzyonlarının, kan grupları hakkında hiçbir bilgi olmadığı halde önceleri başarıyla sürdürülmesi dikkat çekicidir. Landois 1875’de köpek kanının başka bir cinsin kanı ile karıştırıldığında 2 dk. içerisinde hemen daima lizise (hücre parçalanması) neden olduğunu bildirmiştir. Bu çalışmadan haberdar olan Karl Landsteiner 22 kişide yaptığı çalışmada eritrosit ve serum arasındaki reaksiyonları tarif ederek 1901’de sonuçlarını yayınlamıştır. Landsteiner önceleri A, B, C olmak üzere üç kan grubu tanımladı. Sonraki yıl öğrencileri olan DeCastello ve Sturli 155 kişiyi kapsayan daha geniş bir çalışma ile kan grup sistemini A, B, O, AB olarak tanımladılar (1902). (19. yy’ın ikinci yarısında Alman bir doktorun şu sözleri şaşırtıcı değildi. Koyun kanı nakletmek için üç tane koyuna ihtiyaç vardır; ilki kanı alınan, ikincisi kanın nakledilmesine müsaade eden, üçüncüsü ise nakli gerçekleştiren olarak). 1922’de Amerika Birleşik Devletleri’ne göç eden Landsteiner 1930 yılında Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülmüştür.

Diğer kan grup sistemleri tanımlanmadan neredeyse yarım yüzyıllık bir zaman geçmiş ve 1939’da Phillip Levine tarafından sunulan bir olgu ile Rhesus (Rh faktörünün bulunduğu maymunun adı) faktörünün varlığına dikkat çekilmiştir. Sonraki birkaç yıl içerisinde yapılan benzer çalışmalarla yeni antijen sistemleri tanımlanmıştır.

Kan Grupları :

Alyuvarlarda (eritrositlerde) bulunan antijen çeşidine göre kan grupları belirlenir. A, B, AB, O olmak üzere 4 ana kan grubu vardır.

A grubu; eritrosit yüzeyinde A antijenini, plazmada B antikorunu taşır.
B grubu; eritrosit yüzeyinde B antijenini, plazmada A antikorunu taşır.
AB grubu; eritrosit yüzeyinde hem A hem B antijenini taşır. Plazmada antikor taşımaz.
O grubu; eritrosit yüzeyinde antijen taşımaz, ancak plazmada hem A hem B antikorunu taşır.

Bu antijenlerin yanı sıra Rh(D) faktörü denilen özel bir antijen daha vardır. Rh faktörünün varlığında Rh pozitif (+), Rh faktörünün yokluğunda Rh negatif (-) olarak tanımlanır.

AB kan grubu; genel alıcı olarak bilinir. Ancak taşıdığı antijenlere, diğer kan gruplarında antikor mevcut olduğu için pratikte uygulanmaz.

O kan grubu; genel verici olarak bilinir. Diğer kan gruplarında bulunan antijenlere karşı taşıdığı antikorlar sebebiyle pratikte uygulanmaz.

Ancak nadir durumlarda O kan grubu alyuvarlar (eritrositler) genel verici olarak kullanılabilir. Yine aynı şekilde AB grubu plazma (içinde alyuvarların(eritrosit) olmaması koşuluyla) genel verici olarak plazma da kullanılabilir. ,

Temelde kullanılan kan nakil yöntemi alıcı ve verici kan gruplarının aynı olmasıdır. Kan gruplarının aynı olmasına rağmen; kan nakli öncesinde çapraz karşılaştırma (cross matching) adı verilen bir test yapılarak, uygunluğuna karar verilir.

KAN GRUPLARI

İnsan kan grupları arasındaki farklılık 1900′lerin başlarında ABO sisteminin bulunması ile anlaşılmıştır. 1940′ların başlarında ise Rh faktörü bulunmuştur.

ABO sisteminde kan gruplarının farklılığını sağlayan 2 antijen vardır; bunlar eritrositlerin yüzeyinde bulunur ve A, B harfleri ile gösterilirler. Eritrositlerin yüzeyinde ya ayrı ayrı A, B yada birlikte (AB) bulunurlar veya eritrositlerin yüzeyinde hiç antijen bulunmaz buna 0 denilir.

Eritrosit hücrelerinin yüzeyindeki antijenlere karşı oluşmuş antikorlar kanda ve dokularda bulunmaktadır.

Antikor ve antijen karşı karşıya gelirlerse birbirlerine bağlanırlar ve küçük çökelmeler oluşur. Bu olaya aglütinasyon denilir. Örneğin eritrositlerinde A antijeni taşıyan birinin kanında anti-B antikoru vardır; bu kişiye anti-A antikoru verilirse bu antikor A antijeni ile birleşerek kümeleşmeye yol açar. Aynı şekilde kan grubu AB olan birinin eritrositlerinde A ve B antijeni vardır; bu kişinin kanında ise antikor yoktur.

Bu prensiplerden yararlanılarak kan grubu tespiti yapılmaktadır. Eritrositlerinde antijen olmayan birinin kanı anti-A ve anti-B antikorları içeren test serumları ile karıştırıldığında hiçbir çökelme olmaz; bu kişinin kan grubu 0′dır. Aynı şekilde eritrositlerinde B antijeni olan birinin kanı anti-A serumu ile karıştırıldığında çökelme olmazken anti-B serumu ile karıştırıldığında çökme oluşur; bu kişinin kan grubu da B’dir. Bu çökelmeler sayesinde kan grubu tespit edilmiş olunur.

AB0 dan Başka Kan Grup Sistemi Var mı?

Eritrositlerin yüzeyinde 300 den fazla antijen saptanmıştır. 21 farklı kan grubu sistemi vardır. Bunlar içinde pratikte kullanılan iki sistem vardır ABO ve Rh sistemi.

Rh sistemi nedir?

Eritrositlerin yüzeyinde yer alan bir diğer antijen grubudur. Bu grupta C, D, E, c, e olmak üzere 5 antijen vardır. D antijeni en fazla bağışıklık uyandırandır. Toplumun %85′i D + dir, yani Rh + dir. %15 ise bu antijeni taşımaz yani Rh negatiftir.

Kan Grupları Hakkında Bilgi

Kırmızı kan hücrelerinin üzerlerinde bulunan ve diğer kanlarda ?antijen? özelliği gösteren maddelere göre insan kanlarının gösterdiği farktan doğan sınıflar.

Yirminci yüzyıldan önceki kan nakli denemeleri vahim ve düş kırıklığına sebeb olacak sonuçlar vermişti. 1900 yıllarında Karl Landsteiner kanın dört ana grupta olduğunu, bu grupların kişiden kişiye farklı bulunduğunu gösterdi. Bu gruplama ABO sistemi olarak bilinir. Landsteiner?in buluşu kan naklinde emniyetlilik yolunu açtı. 1940 yılında yine Landsteiner ve çalışma arkadaşı Amerikalı Patolog Alexander S.Wiener, kan gruplamada yeni bir sistem keşfettiler. Rhesus türü maymunlarda yapılan çalışmalarla ortaya çıkarılmasından dolayı bu sisteme ?Rh sistemi? denildi.

ABO sistemi: Bu sisteme göre her kişi dört kan grubundan birine girer. Gruplar A, B, AB ve 0?dır. Ayırma işi, kırmızı kan hücreleri ve plazmada bulunan özel proteinlere göredir. Plazmadaki proteinler ?aglutininler?, alyuvarların üzerindekiler ise ?aglutiojenler? olarak adlandırılırlar. A ve B diye adlandırılan iki cins aglutinojen, a (alfa) ve b (beta) olarak adlandırılan iki cins aglutinin vardır. A grubu bir kişi alyuvarlarında A aglutinojenini ve plazmasında b aglutinini taşır. Bu kişinin kanı B aglutinojeni ve a aglutinini taşıyan B grubu bir kişiye verilirse alcının kanındaki a aglutininleri verenin A aglutinojeniyle birleşir ve çöker. Bu çökme vücûdun her yanında olur ve hayatla bağdaşmaz. Verilen kan oldukça az miktardaysa ortaya çıkan az miktar çökelti, çeşitli damarları tıkayarak birçok organlarda hasar yapar.

AB grubundaki kişiler A ve B aglutinojenlerine sâhiptirler. Ancak bunların plazmasında aglutinin bulunmaz. 0 grubunda ise hiç aglutinojen olmayıp a ve b aglutininleri vardır. Tabloda kan gruplarına göre aglutinojen ve aglutininler gösterilmiştir.

Alyuvarlardaki Plazmadaki

Kan Grubu Aglutinojen Aglutinin

AAb (Anti A)

BBa (Anti B)

ABAB(-)

0(-) (Yok)a,b (Anti A ve B)

Tabloda görüldüğü gibi grupların adlandırılması aglutinojenlerine göre olmaktadır. Aglutinini olmayan AB grubuna ?genel alıcı? grup, aglutinojeni olmayan 0 grubuna da ?genel verici? grup isimleri verilmiştir. Tabloya bakarsak: Bir kan naklinde aynı harfli aglutinojen ve aglutinin karşılaşınca, çökelme (aglütine durumu) olacağı anlaşılır.

Rh sistemi: Rhesus proteini veya diğer adıyla Rh faktörü, kırmızı kan hücreleri üzerinde bulunan bir özel proteindir. Rh faktörüne göre iki tür kan ayrılır, Rh (+) ve Rh (-); yâni Rh proteinine sâhip veya sâhib olmayan kanlar. Rh (+) kişiye Rh (-) kan verilmesi hiçbir reaksiyon ortaya çıkarmaz. Rh (-) kişiye Rh (+) kan verilince ilk nakilde bir olay ortaya çıkmaz. Ancak bu sırada alıcının kanının serumunda verilen kanın Rh faktörüne karşı ortaya çıkan Anti Rh antikorları teşekkül eder. Aynı durum Rh (+) baba ile Rh (-) anneden doğan Rh (+) çocukta da söz konusudur. Çünkü Rh negatif olan annenin serumunda çocuğun Rh (+) antijenine karşı anti Rh antikorlar meydana gelir. Bu antikorlar müteakip hamileliklerde annenin kanıyla fetüsa geçtiğinde doğum sırasında veya hemen sonra hemolitik anemi ve buna bağlı ölümle biten durumlar ortaya çıkar. İkinci Rh (+) kan vermede birinci nakilde vücûdun meydana getirdiği anti Rh antikorları verici kanıyla reaksiyona girer ve damar içinde çökelme ortaya çıkar. Âcil kan değişimi uygulanmazsa bu durum hayatla bağdaşmaz.

Çocuğun kan grubu ana-babasına benzemeyebilir: Çocuğun kan grubu, baba veya anasınınkine benzer. Bâzan her ikisine de benzer veya her ikisine de benzemez. Eğer çocuğun kan grubu, ana-babasının kan grubundan başka türlü olmasaydı, yeryüzünde yalnız iki çeşit kan grubu bulunurdu. Çünkü bütün insanlar, bir erkekle bir kadından meydana gelmişlerdir.

Hamilelik, lohusalık, narkoz, radyoterapi ve arsenikli ilâçlar bâzan kan grubunu değiştirir. Bir insanın kan grubu değişince anasının da, babasının da kan grubuna benzemeyebilir. Bu bakımdan aynı ana-babadan meydana gelen çocukların kan grupları iki çeşit değildir. Kan grupları sistemler şeklinde incelenmektedir. Meselâ ABO, Rh sistemi gibi başka kan grubu sistemleri de bilinmektedir. Daha başka bilinmeyenlerin de bulunduğu söylenmektedir. Her kan grubu sistemi, diğer sistemlerden müstakil olarak çalışmaktadır.Tıbbî tatbikatta, yâni hastalık ve tedâviyi ilgilendiren kan grubu uyuşmazlıklarında herkesin bildiği yukarıdaki ABO ve Rh sistemleri önemlidir.

ABO sistemindeki kan gruplarından;

1. Sıfır (0) grubunda, kişiler 0 ve 0 genlerini taşır ve homozigottur (iki geni aynı).

2. A grubundakinin genleri, A ve 0?dır (heterozigot, yâni iki geni farklı) veya A ve A?dır (homozigot).

3. B grubundakilerin genleri, ya B ve B?dir (Homozigot) veya B ve 0?dır. (heterozigot).

4. AB grubundakinin genleri ise, A ve B?dir. (heterozigot).

Mesela, A grubundaki heterozigot bir erkeğin toplam spermlerinin yarısı A, yarısı da 0 genini taşır. B grubundaki heterozigot bir dişinin yumurta sayısının yarısı B, yarısı da 0 genini taşır. Bu vasfa hâiz kimseler, evlendiklerinde aşağıdaki şemada görüldüğü gibi, ABO sisteminin dört grubunda da, yâni A, B, AB, 0 gruplarında da çocukları olabilir.

Bunu açıklayalım:

1. Birinin A genini taşıyan yumurta veya sperm, diğerinin 0 genini taşıyan üreme elemanı ile bir embriyon yaparsa bundan A grubunda çocuk olur.

2. B geni 0 ile birleşince B grubunda,

3. A geni B geni ile birleşince AB grubunda,

4. 0 geni 0 geni ile birleşince 0 grubunda çocuk veya çocuklar olur. Rh sisteminde de Rh (+) olan bir kimse, heterozigot ise, yâni genlerinden biri (+), diğeri (-) ise, kan grubu Rh (-) olan biri ile evlenince, çocukların kan grubu Rh (+) da olabilir, Rh (-) de olabilir. Yukarıdaki sistemde genlerin A, B ve (+) genleri, 0 ve (-) genlere karşı baskın (dominant) olup, onların özelliklerini örter.

Diğer kan grubu sistemlerinde de durum böyledir.

Ülkemizde ve dünyada yaygın olarak kullanılmakta olan kan grup sistemleri, ABO ve Rh sistemleridir. ABO grup sistemine göre kan grupları, A, B, AB ve O grubu diye dörde ayrılırken, Rh sistemine göre ise, RhD Pozitif ve RhD Negatif diye ikiye ayrılır. Her iki sistem birlikte kullanıldığından, ortaya sekiz farklı kan grubu çıkar. Ancak kan grupları, sadece bununla sınırlı değildir. Bazı kişilerde hem ABO grup sistemine ait alt gruplar (A1,A2,gibi) ve hem de Rh sistemine ait alt gruplar (D,d,C,c,E,e,gibi) bulunmaktadır. Bir kanın “Rh Negatif” diye nitelenebilmesi için bu alt grup antijenlerinden hiçbirinin bulunmaması gerekir. Ülkemizde CD pozitifliğine oldukça sık rastlanırken, DE pozitifliği daha nadirdir.Genel olarak bakıldığında Rh D pozitifliği %85-90 arasında değişmektedir.

Sponsorlu Bağlantılar

Tarih öncesi ve tarihi çağların çizelgesi

Sonraki Sayfa »

Pi sayısı ne zaman bulundu

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Current ye@r *