19.04.2014

    Duanın kabul olmasının işaretleri

    Duanın kabul olmasının işaretleri

    Duanın kabul olduğunu nasıl anlarız,Duam niçin kabul olmuyor,Duanın kabul olup olmadığını nasıl anlarız

    Gönderen Admin 18 Mayıs 2010 Salı

    Yapıyorum okuyorum okuyorum dualarım neden kabul olmuyor diye herkes soruyor soruyor ama eksik olan bir şeyler var ise hemen duaların eksik olmasına yada içinize düşen o kadar başit soruların cevaplarını kendiniz bulacagınıza vesvese girerek inanma itikadınızı zedeliyorsunuz bu arada eksikleri her zaman kendimizde aramalıyız hiç bir zaman dualara neden niçinleri bulaştırmamalıyız bu şekilde gittiginiz zamanda itikadınızı zedelemiş bir zaman sonrada dinden uzaklaşmış olursunuz.Daha önce yazıldı çizildi bunlar ama yine eksik olan çok şey vardır, burda tekrar edelim sırası ile herkes anlasın,genel tanım bu şekildedir,Dua bir ubudiyettir. Bizim dualarda ki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır.

    Bazen bir şey için dua edilir. Fakat istediğimiz bu şey, zahiren kabul edilmez. Buna rağmen bizim duayı bırakmamamız lazımdır. Şayet istediğimiz şey elde edilse ve Cenab-ı Hak duamızı kabul etse nurun ala nur. Ama zahiren kabul edilmese bile biz “ duam kabul olmadı” demeyeceğiz. Aksine “ Allah bu duamı ahiretim için veya dünyada daha iyi bir şekilde kabul etti” denilir.

    Hakikaten bu dua boşa gitmedi, ibadet olması dolayısıyla ahirette mükafatını göreceğim diye duasını bırakmak değil, aksine daha fazla dua etmeye gayret ve şevk taşımalıyız.

    Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde “bana dua edin size cevap vereyim” ( mü’min,60) buyurmaktadır. Bazıları bu ayet-i kerimeyi öne sürerek şöyle demektedirler: madem Allah “bana dua edin bende kabul edeyim” demiştir. Neden çokça dua ettiğimiz halde bazıları kabul edilmiyor. Bu hususta alimlerimiz ittifakla bu ayette Allah “cevap veririm” demektedir, “ Kabul ederim” dememektedir. Nasıl ki, sen bir hekime gitsen ve desen “ ey hekim bana şu ilacı ver” elbette hekim sana cevap verir ve “ buyurun” diye cevap verir. Fakat istediğin şey ya hikmetsiz, ya faydasız veya sana zararlı bir ilaç ise, onu değil de daha güzelini sana verir.

    Aynen onun gibi, mutlak hikmet sahibi Cenab-ı Hak “ bize ve dualarımıza cevap verir. Ama kabul etmek hikmetine tabi olduğundan bazen istenen şeyin aynısı bazen de daha güzelini bazen de zararlı olduğunu bildiği için hiç vermez.

    Bu kısa açıklamadan sonra duaların kabul şartlarına geçelim. Evvela dua kabul çerçevesi dahilinde olacak. Sonra samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır. Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir. Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde, mübarek zamanlarda özellikle ramazan ayı ve kadir gecesi, berat gecesi gibi mübarek gecelerde, namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur. Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır.

    Duanın çeşitleri var:

    Mesela sizin yarın bir imtihanınız var. Bu imtihanın duası çalışmaktır. Buna fiili dua denir.

    Çalışmayı yaptıktan sonra ellerinizi kaldırır “ ya rabbi bana hayırlısını nasip et” demeniz sözlü bir duadır. Safi ve halis bir şekilde ve neticeye kanaat ederek dua etmek gerekir.

    Çünkü, bazen istediğimiz bir şeyin hakkımızda hayırlı olmayacağını Allah bilir fakat biz bilemeyiz. Sonsuz rahmet sahibi Allah’ımızda bunun hayırlı olmayacağını bildiğinden dolayı, farklı bir şekilde kabul eder.

    Hazreti Meryem validemizin doğma vaktinde annesi O’nu mescide adar. Ve O’nun erkek değil kız olduğunu görünce epey şaşırır ve üzülür. Alimlerimiz bu durumu misal getirerek derler ki, Allah muhakkak yaptığımız duaları kabul eder.

    Bazen daha farklı ve daha güzel bir surette kabul eder. İşte Hz. Meryem 100 erkek değerinde bir kız. Allah annesinin duasını kabul etmedi denilmemeli. Aksine daha güzel bir surette kabul etti denilmelidir.

    Bazen de dünyada hiç kabul edilmedi zannedilir. Fakat cennette daha ulvi ve güzel şekilde kabul edilir.

    Şimdi bunları okuduktan sonra sorgulamak yerine önce inanmak gereklidir bir iş bulmak içinde firmaya gider bir dilekce verirsiniz ve döner gelirsiniz evinize beklemeye başlarsınız bu dilekce degerlendirilir olumlu ise size dönülür olumsuz ise arşive kalkar sonuc tabiki Allah (c.c) izni ile olacaktır ama telefon nosunu 1 numara yanlış yazarsanız ? size dönülmesi biraz zor olacaktır ,şimdi dua ederken nasıl iş bulurken size bir form verilir sıra ile isim soyad adres tel meslek referanslarınız gibi önem arz eden sorulara özenle cevap veriyorsanız dua ederken bir hacetinizin olması için de olmaz sa olmazların oldugu sıraları takip edeceksiniz ki isteginiz sizin için hayırlı ise Allah (c.c) bilir isteginiz dualarınız yerini bulsun şer ise de onu sizin için ya erteleyecektir yada öteki alemde size hayıra cevirip verecektir ilk önce duaya yapmak istediginiz hacetinize başlamadan önce önemli:temiz bir gusul abdesti alın çokca tövbe edin tövbe istiğraf duasını 3 kez okuyun 4 rekat Allah rızası için namaz kılın Niyet edin ve kıbleye oturdugunuz yerde duanızı okuyunuz düzgün çümleler kullanın birden fazla anlam olacak şekilde degil anlaşılır öz sade olarak duanızı yapın şiir gibi değil içinizden kalben kalp atışlarınızı nasıl attıgını hissediyorsunuz aynı o şekilde olacak Allahın huzrunda oldugunuzu unutmayın ve burda sadece siz ve Allah arasında hiç kimse yok içinizden geldigi gibi duanızı bitirin.Ve bu duayı bitirdiginizde tanımadıgınız birine sadeka verin verirken içinizden niyetinizi geçirin verin kişiden Allah razı olsun sözünü aldıktan sonra ki belki diyorum bunu demezsse Allah razı olsun diye bir başka çümle kurarsa sölerse bir başka kişye daha sadaka verin bunu kendi rızasıyla kendi kendine size söliyecektir ve arkanıza bakmadan içinizdende vesvese geçirmeden ordan cıkın.Bu şekilde tarif ettigim gibi yaparsanız sizde kendinizde bir eksik görmeden yaptıgınızda kendinizden eminseniz Allah bütün dualarınızı Allahın izni ile sizin için ne hayırlı ise kabul edecektir,

    Biliyorum epey uzun bir yazı oldu ama bu genel bir yazı oldugundan ve sizide sıktıysam kusura bakmayın lütfen ama nedenler niçinler kendi üzerimize olmalı başka yere değil.

    Şimdi duamızın kabul olup olmadıgını nasıl anlayabiliriz anlayabilirmiyiz?

    konusuna gelelim, evet kısmende olsa bunların işaretleri vardır anlarız nasıl peki, Eğer yaptıgımız dua kabul olmuş ise yukarda saydıgım işlemler de bir aksilik olmaz her şey yolunda gider kendinizi bir hoşluk içinde ağlamak istersiniz dolarsınız dokunsan boşalarak ağlıyacak gibi hisse kavuşursunuz veya yücudunuzda her hangi bir yerde seğirme belirtileri olur yada duadan sonra güzel tatlı bir yorgunluk uyku uyuma istegi oluşur bunun gibi işaretler duanızın kabul olacagına işaretlerdir kendinizi dinlediginizde bunları çok güzel hissedersiniz.

    Şimdi de gelelim Niyet ettiğiniz olay için dua edeceksiniz veya bir şeyler yapacaksınız bunun hayırlı mı hayırsızmı olacagını nasıl anlarsınız?

    olaylar aklınıza geldigi ilk düşünce ile içinizden geçirdiginiz NİYET ile başlar yapacagınız dua olsun veya yazacagınız bir esma olsun veya ne içinizden geçirmiş iseniz o , niyetten sonra yani yukarlarda saydıgın gusulden başlar başlamadan önce elektirikler kesilir siz anlamazsınız ama niyet ettiniz ya ilk önce sonra duş alırken sular kesilir yine anlamazsınız içinizdeki vesvese varya o sizinle ugraşır siz illaki yapacaksınız çünki kafaya koydunuz bir kere bu olayları gecseniz bile beklenmedik anda misafir gelir, veya uykunuz agır basar uyursunuz ertelersiniz yarın yapayım diye , ama siz gene anlamazsınız kaleminiz yazmaz kagıt bulamazsınız yada daha önce yapmak için bir yere not aldıgınız duayı bulup okuyacaksınızdır ama her gün göz önünde duran dua , aradıgınız da yoktur bulamazsınız siz bulmak için inat edersiniz belki bulursunuz ama aksilikler devam eder bu gibi hallerde anlamanız gereken şey o işi ertelemenizdir , bu gibi hallere düştügünüzde yapmak istediginiz her ne ise bunun sizin için hayırlı olmadıgını veya sizin üzerinizde bir eksikligin oldugu yada o günün bu işler için hayırlı olmadıgına karar vermelisiniz.

    O zaman bu işlemleri baştan başka bir gün tekrar deneyin.

    Tekarar özür dileyerek devam ediyorum bunlar sizlerin yararına oldugu için bu kadar uzun yazı haline geldi,

    insan üzerinde kimileri kabul etmesede sayıların büyük önemi vardır yukarda yazdıgım gibi ters giden şeylere maruz kaldıgınızda ayın kacı oldugunada bakmanız gerekiyor ayın 3-5-13-16-20-23-24 kapalı günlerdir bu günlerde olup olmadıgınızı kontrol edin.

    Bu kadar bilgi yeterli sanırım.

    Allaha emanet olun.Allah hayır için yaptığınız duaları kabul etsin.

    Dualarımızın Kabul Olunduğuna Dair İşaret

    Allah (cc) duaları kabul edici mucibdir
    “Bana dua edin icabet edeyim” buyuruyor,

    bir çocuk doktora gitse midem ağrıyor bana x ilacınız yaz dese, doktor ne yapar?;
    1 midesine iyi geleceğini düşünüp x ilacını verir,
    2 x ilacı yerine y yi uygun görür,
    3 veya ilaç alacağını midesine zararlı görüp hiç ilaç yazmaz hayrına

    yani 3 durumdada çocuğun iyiliğinedir

    Allahu teala ve tekaddes hazretleri de bizlerin kendisine dua etmemizi istiyor;
    buyuruyor ki;
    “kul “ben dua ettim kabul olmadı” demedikçe, duası kabul olma aşamasındadır”

    yani bizim duaya ısrarla devam etmemiz lazım “acaba” demememiz lazım

    çünkü;

    edilen dualar ya bu dünyada kabul olunur,
    ya ahirette kabul olunur,
    veyahut hayrına olmadığı için kabul olunmaz, o bile günahlara kefarret olunur
    kula düşen ibadet gereği duaya devam etmektir
    Duamız olmasa ne ehemmiyetimiz var?

    Dua Etmek Kabulune İşarettir

    Pek çok insandan duyarız ki, “dua ediyoruz ama kabul olmuyor” derler. Oysa hadisi şerifler, bunun yanlış olduğunu söylüyor. Bir hadisi şerifte, “insan duam kabul olmadı” diye acele etmedikçe” duasının kabul olacağı bildirilirken, bir başka hadisi şerifte de dua edenin duasının mutlaka bir şekilde kabul edileceğinin işaretleri veriliyor. Ancak dua ettiğimiz zaman istediğimiz şeyin aynen verilmesi, bazen zararımıza olabileceği için bizi, çok iyi bilen ve seven Rabbimiz, istediğimizi değil de daha çok ihtiyacımız olanı ve bize lazım olanı veriyor. Bediüzzaman’ın dediği gibi, hastalanıp doktora giden biri, hastalığının ne olduğunu tam olarak bilmediği için doktordan bir ilaç ister ama doktor onun istediği ilacı değil, hastalığına iyi gelecek olanı verir. Mesela, hasta aspirin ister, doktor antibiyotik verir, şurup ister, iğne verir. Doktor, hastalığın en iyi, en çabuk nasıl ve neyle iyileşeceğini bilen kişidir. Kalplerin doktoru olan Rabbimiz de bizim neye ihtiyacımız varsa onu veriyor. Zaten Cenabı Hak, sana dua etme gücü, azmi, isteği verirse, o duayı kabul etmesine bir işaret sayılabilir. Çünkü “vermek istemeseydi, istetmezdi” meşhur olduğu gibi, Mevlana da, Efendimizin kul, “ya Rabbi” dediği zaman Allah Teâlâ; “lebbeyk/buyur kulum” diye cevap verir hadisi şerifinden yola çıkarak şunları anlatır:

    “Birisi her gece kalkıp Allah’ı anıyor, O’na dua ediyordu. Şeytan ona dedi:

    - Ey devamlı Allah’ı anan kişi! Bütün gece Allah deyip çağırmana, yakarmana karşılık seni buyur eden var mı ki? Sana bir tek cevap bile gelmedi, daha ne zamana kadar böyle yakarıp dua edeceksin? Adamın gönlü kırıldı, başını yere koydu ve hüzün içinde uyudu. Rüyasında ona şöyle dendi:

    - Kendine gel uyan! Niye duayı, zikri bıraktın? Neden usandın? Adam:

    - Buyur diye bir cevap gelmiyor ki… Artık kapıdan kovulmaktan korkuyorum, dedi. Bunun üzerine denildi ki ona:

    - Senin Allah demen, O’nun buyur demesi sayesindedir. Senin yalvarışın, Allah’ın senin ruhuna haber uçurmasındandır. Senin çabaların, çareler araman, Allah’ın seni kendine yaklaştırması, ayaklarındaki bağları çözmesindendir. Senin korkun, sevgin, ümidin, Allah’ın lütuf kemendidir. Senin her Yarabbi demenin altında, Allah’ın buyur demesi vardır…

    Gafilin, cahilin gönlü bu duadan uzaktır. Çünkü Yarabbi demeye izin yok ona. Ağzında da kilit var onun, dilinde de… Zarara uğradığı zaman, ağlayıp sızlamasın diye Allah ona dert, ağrı, sızı, gam, keder vermedi. Artık anla ki, Allah’a dua etmeni, O’nu çağırmanı sağlayan dert, Dünya saltanatından daha iyidir. Dertsiz dua soğuktur. Dertliyken yapılan dua ise gönülden kopar… (1)

    İbnu Ömer’den rivayet edilen bir hadisi şerif ise şöyledir:

    “Sizden birinize dua kapısı açıldığında ona rahmet kapıları açılır. Allah’tan istenen en sevimli şey afiyettir. Duanın dışında o’na daha sevimli bir şey yoktur. Yine Tirmizi’deki başka bir rivayette şöyle buyrulur:

    Şüphesiz dua, inen şeylere de inmeyenlere de fayda verir. O halde ey Allahın kulları! Size düşen dua etmektir.”(2)

    Bu nedenle, dua da aslında namaz oruç kadar zahmetli ve zor bir ibadettir diyebiliriz. Hem inanılması, hem yapılması ve hem de sürekliliği açısından…

    Herkes dua eder ama inanarak ve duyarak, adeta karşında seni dinleyip “buyur” diyeni, kulak vereni, yani duaların kendisine anında ulaştığı Rabbini hissederek, görerek ve edeple dua etmek zor ve ciddi bir iştir. Hem de çok ciddi bir iş ve bir ibadettir. Elbette pek çoklarının dediği gibi duyarsız, şartlarına uygun edilmeyen dualar kabul olmaz. Çünkü sen ciddi değilsin kendi işinde. Sen kendi işinde, isteğinde ısrarlı ve ciddi olmazsan karşı taraf ne diye kabul etsin senin istediğin şeyi ve karşılığını versin…

    KAYNAK: Dua Kapısı Arif Arslan

    Sponsorlu Bağlantılar
    DMCA.com

    Teyemmüm alma resimli anlatım, teyemmüm nasıl alınır

    Peygamberimiz hakkinda avrupalılar ne dedi, Avrupalıların Hz.Muhammed ile ilgili söylediği sözler ve itirafları

    Bu sayfadaki "Duanın kabul olmasının işaretleri" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *