23.08.2014

    Geçmişten bugüne kullanılan silahlar hakkında bilgi

    Sponsorlu Bağlantılar

    Geçmişten bugüne kullanılan silahlar hakkında bilgi

    Geçmişten bugüne kadar kullanılan silah ve araçların değişimi ve gelişimi 

    Ateşsiz yaralayıcı ve ölümcül silahlar 

    Gürz, bıçak, kılıç, mızrak, kargı, kırbaç, yay, cirit, bumerang, kalkan, zırh, mancınık, koçbaşı, hançer, balta, kama ve bunlara benzer pekçok çeşitte silah geliştirildi Bunların savaşta en yaygın olanı kılıçtı Meç, şimşir, gaddare, yatağan gibi çeşitleri vardı Ateşli silahların bulunuşuna kadar yaygın olarak kullanılan diğer bir silah oktu Mancınık, gülleleri ve büyük okları fırlatmaya yarayan bir aletten çok bir mekanizmaydı Günümüzde hala kullanılmakta olan kasatura, tüfeğin ucuna takılan dürtücü ve kesici ateşsiz bir silahtır Koçbaşı, ucunda demir bir koçbaşı bulunan asılı bir kirişten ibarettir Kale kapılarını yıkmak için kullanılır

    Ateşli silahlar 

    En küçük ateşli silahlardan tabanca

    Doğu ülkelerinde bulunan barutun, Ortadoğu ve Avrupa’ya geçmesiyle ateşli silahlarda da önemli gelişmeler oldu Suriye’den Bizans’a geçen bir ateşli silah şaşkınlıkla karşılandı Çok eskiden beri Asya’da Türkler ve Çinliler tarafından kullanılan barut sonradan roket, top ve tüfek gibi silahlarda kullanılmaya başlandı Selçuklu ve Osmanlılar döneminde bu tür silahlarda büyük gelişmeler kaydedildi Kosova Meydan Muharebesi’nde ve özellikle Fatih Sultan Mehmed Han tarafından, İstanbul’un fethinde toptan büyük ölçüde faydalanıldı Yavuz Sultan Selim Han zamanında, tüfek orduda yaygın bir şekilde kullanılmaktaydı Top namlularına ilk yivi veren de Yavuz Sultan Selim Han’dır O zamanlar top tekniği Avrupalılardan çok üstündü

    Zamanla büyük değişikliğe uğrayan ateşli silahlar, tabanca, tüfek, bombaatar, top, obüs, havan gibi çeşitli adlar altında, değişik vasıflara sahip birçok çeşitlere ayrıldı Bunların her birinin kullanılma gayesine göre özellikleri vardır Ayrıca bunların makineli, yarı otomatik tipleri gelişti

    Güdümlü mermiler, deniz hedeflerine karşı kullanılan torpidolar, çeşitli tipteki bombalar, roketler ve mayınlar da ateşli silahlar grubuna dahil edilebilir Kara, deniz ve hava birliklerince kullanılan bu silahların bazısı saldırı, bazısı savunma, bazısı da hem saldırı hem de savunma gayesi güder Mesela uçaklarda saldırı için kullanılan makineli tüfek, top, roket, güdümlü mermi ve çeşitli bombalar bulunabildiği gibi uçaklara karşı savunmada kullanılan güdümlü uçaksavar silahları da vardır Yine zırhlı bir savaş aracı olan tankta kullanılan makineli tüfek, top, roket, alev makineleri, sis ve gaz makineleri yanında tanklara karşı kullanılan tanksavar topları, roketleri, bombaları, füzeleri bu silahların değişik gayelerde kullanılmasına misaldir

    Geçmişten Bugüne Kadar Kullanılan Silah Ve Araçların Değişimi Ve Gelişimi

    Geçmişten Bugüne Kadar Kullanılan Silah Ve Araçların Değişimi Ve Gelişimi

    Ateşsiz yaralayıcı ve ölümcül silahlar

    Gürz, bıçak, kılıç, mızrak, kargı, kırbaç, yay, cirit, bumerang, kalkan, zırh, mancınık, koçbaşı, hançer, balta, kama ve bunlara benzer pekçok çeşitte silah geliştirildi. Bunların savaşta en yaygın olanı kılıçtı. Meç, şimşir, gaddare, yatağan gibi çeşitleri vardı. Ateşli silahların bulunuşuna kadar yaygın olarak kullanılan diğer bir silah oktu. Mancınık, gülleleri ve büyük okları fırlatmaya yarayan bir aletten çok bir mekanizmaydı. Günümüzde hala kullanılmakta olan kasatura, tüfeğin ucuna takılan dürtücü ve kesici ateşsiz bir silahtır. Koçbaşı, ucunda demir bir koçbaşı bulunan asılı bir kirişten ibarettir. Kale kapılarını yıkmak için kullanılır.

    Ateşli silahlar

    En küçük ateşli silahlardan tabanca

    Doğu ülkelerinde bulunan barutun, Ortadoğu ve Avrupa’ya geçmesiyle ateşli silahlarda da önemli gelişmeler oldu. Suriye’den Bizans’a geçen bir ateşli silah şaşkınlıkla karşılandı. Çok eskiden beri Asya’da Türkler ve Çinliler tarafından kullanılan barut sonradan roket, top ve tüfek gibi silahlarda kullanılmaya başlandı. Selçuklu ve Osmanlılar döneminde bu tür silahlarda büyük gelişmeler kaydedildi. Kosova Meydan Muharebesi’nde ve özellikle Fatih Sultan Mehmed Han tarafından, İstanbul’un fethinde toptan büyük ölçüde faydalanıldı. Yavuz Sultan Selim Han zamanında, tüfek orduda yaygın bir şekilde kullanılmaktaydı. Top namlularına ilk yivi veren de Yavuz Sultan Selim Han’dır. O zamanlar top tekniği Avrupalılardan çok üstündü.

    Zamanla büyük değişikliğe uğrayan ateşli silahlar, tabanca, tüfek, bombaatar, top, obüs, havan gibi çeşitli adlar altında, değişik vasıflara sahip birçok çeşitlere ayrıldı. Bunların her birinin kullanılma gayesine göre özellikleri vardır. Ayrıca bunların makineli, yarı otomatik tipleri gelişti.

    Güdümlü mermiler, deniz hedeflerine karşı kullanılan torpidolar, çeşitli tipteki bombalar, roketler ve mayınlar da ateşli silahlar grubuna dahil edilebilir. Kara, deniz ve hava birliklerince kullanılan bu silahların bazısı saldırı, bazısı savunma, bazısı da hem saldırı hem de savunma gayesi güder. Mesela uçaklarda saldırı için kullanılan makineli tüfek, top, roket, güdümlü mermi ve çeşitli bombalar bulunabildiği gibi uçaklara karşı savunmada kullanılan güdümlü uçaksavar silahları da vardır. Yine zırhlı bir savaş aracı olan tankta kullanılan makineli tüfek, top, roket, alev makineleri, sis ve gaz makineleri yanında tanklara karşı kullanılan tanksavar topları, roketleri, bombaları, füzeleri bu silahların değişik gayelerde kullanılmasına misaldir.

     Türk Ordusunda Geçmişten Günümüze Kullanılan Silahlar

    Dübel Martin



    K98 Mavzer

    Artemis çifte tüfeği (karadeniz el yapımı)

    Mosin Nagant



    Maxim 30 makineli tüfek

    1950 sonrası
    M-1 grand seri atım piyade tüfeği



    Thompson makineli tüfeği

    Sten

    MG-42



    Bar

    Browning 50 cal

    1974 sonrası
    G-3 Piyade tüfeği



    Mp-5

    M-16

    M-60 makineli

    AK-47



    Bixi makineli tüfeği

    SVD Dragunov Keskin Nişancı Tüfeği

    Özel Kuvvet Silahları
    M-4 Carbine



    M-249 Saw makinalı



    Barret keskin nişancı tüfeği

    L-96 Keskin Nişancı Tüfeği

    Otomatik bombaatar

    Geçmişten Günümüze Tankın Gelişimi – Tarihi

    Türk Zırhlı Birliklerinin tarihini inceleyen bu çalışma üç bölümden
    oluşmaktadır.

    Geçmişten günümüze tankın gelişiminin anlatıldığı birinci bölümde; Tank ve
    ZPT (zırhlı personel taşıyıcı) hakkında genel bilgi verilerek tank, doğrudan ateş eden
    top ya da otomatik silahlarla donatılan ve kendi motoruyla paletler üzerinde hareket
    eden, üzeri tümüyle kapalı, zırhlı askeri araç olarak tanımlanmıştır. Genel özellikleri
    itibariyle tanka fazlasıyla benzeyen ZPT’nin tanımı ayrıca verilmiş ve temelde ZPT’nin,
    piyadenin çatışma alanına taşınması amacı belirtilerek her ikisi (Tank ve ZPT)
    arasındaki ereksel farklılığa vurgu yapılmıştır. Tank öncesi dönemlerde, harp ihtiyaçları
    gereği tahripkar savaş araçlarının tankın ataları olarak kabul edilebileceği belirtilmiş,
    eski Çinlilerde, Asurlularda, Mısırlılarda, Romalılarda iki tekerlekli hafif savaş
    arabaları, kapalı savaş arabaları, orta çağın zırhlı şövalyeleri ve ağır süvarisi, Hannibal
    ve Timur’un fillerine bu kapsamda değinilmiştir.
    Türk Zırhlı Birliklerinin tarihsel gelişimini konu alan ikinci bölümde; 1928
    yılında ilk kez Fransızlardan, 1918 yılında üretilen 37 mm toplu bir Renault FT-17
    Tankının satın alındığı, zırhlı birlik olarak nitelenebilecek ilk tank taburunun ise
    Lüleburgaz’da 1934 yılında kurulduğu, mürettebat/personelin kıyafet, rozet ve
    işaretlerinin gelişimi ile daha büyük çaplı zırhlı birliklerin kuruluşu, zırhlı birliklerde
    eğitim, eğitimde verimliliği arttırma çalışmaları bağlamında teknoloji-yoğun eğilimlere
    değinilmiştir.
    Günümüz zırhlı birliklerinde kullanılan mevcut silah, araç ve mühimmat
    hakkında bilgi verilen son bölümde, zırhlı birliklerde bulunan tank, ZPT, bunların silah
    sistemleri ile kullanılan mühimmat ve özellikleri ile ortaya çıkışından itibaren tankın
    gelişiminde belirleyici faktör olan tanksavar silahları anlatılmıştır.
    Ayrıca, Türk Ordusunda yürütülen modernizasyon çalışmalarına değinilmiş ve
    sonuç bölümünde; modern ana muharebe tanklarının sınırsız geliştirme harcamalarının
    olduğu, günümüz koşullarının, gerek tankların üretimi gerekse modernizasyonu
    alanında kendi öz kaynaklarımızı kullanarak ulusal sistem ve teknolojimizi kurmayı
    gerektirdiği belirtilmiştir.

    Yüzyıllar boyunca bir çok askeri ve sivil şahıs Leonardo da Vinci gibi kesin
    sonuç silâhları yapmaya çalıştılar.
    1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başladığında taraflar tamamıyla klasik
    hareket konseptine bağlı idiler ve o zamana kadar ortaya çıkmış seri ateşli toplar ve
    geliştirilmiş makineli tüfekler gibi modern silâhların bu askeri harekât karakterini büyük
    ölçüde etkilemeyeceği düşünülüyordu.
    1914 yılında savaşa girildiğinde hasım taraflarda bu mücadelenin yıllar, aylar
    değil sadece haftalar içerisinde bitirileceğine dair genel bir inanış vardı. Fakat
    Fransa’nın kısa zamanda yenilmesini sağlamak amacıyla hazırlanmış olan
    SCHLIEFFEN PLÂNI (Şiflen Plânı), yapımcısının istediği şekilde uygulanamayıp
    Almanların MARNE’ de durdurulması ve Fransa’nın mağlup edilememesi cephede
    Şiflen Planı : I. Dünya Savaşı için Almanya’nın öngördüğü savaş planı Schlieffen Planı’ydı. Bu plana göre önce
    Fransa’ya saldırmıştır. Yine bu plana göre, Fransa’ya Majino Hattı üzerinden değil, bu hattın kanadını
    aşacak şekilde, Belçika üzerinden saldırmıştır. Schlieffen Planı, Belçika’dan geçerek Fransız topraklarına
    kuzeyden girmeyi ve Majino Hattında ve onun hemen gerisinde konuşlanmış Fransız kuvvetlerinin
    gerisine sarkmayı planlamaktadır.Ancak Belçika kuvvetlerinin beklenmedik direnişi Alman ordularını
    geciktirmiş, bu gecikme de Fransız ve İngiliz ordularına gerekli manevraları yapma zamanı
    kazandırmıştır. Fransa topraklarında cereyan eden daha sonraki savaşlarda her ne kadar Alman birlikleri
    Paris’e 70 km. kadar yaklaşabilmişlerse de sonunda giderek sertleşen direnç ve ağır kayıplarla Schlieffen
    Planı’ndan beklenen sonuca ulaşamamıştır. ABD’nin savaşa katılmasıyla Batı Cephesi’nde güçler dengesi…
    büyük bir durgunluk yarattı ve İsviçre sınırından başlayıp Manş Denizi kıyılarına kadar
    uzanan karşılıklı siper sistemi ile çarpışmalar değişik bir şekil alarak 20 ‘inci Yüzyılın
    ilk büyük savaş gerçeği kendisini gösterdi. Siper harbi ile her iki taraf için çok zayiatlı,
    çok kanlı bir dönem başlayarak savaş dört yıl devam etti.,
    Kasım 1914 sonunda, savaşın başlamasından üç ay sonra İngiliz ve Fransız
    zayiatı bir milyon insana yaklaşmıştı. 1915 sonbaharına doğru ise, süvarinin yarma
    harekâtı için kullanılmasında ısrar ediliyordu.
    Bu görüşlerle 1915 sonuna kadar karşılıklı topçu düellosu ile düşman tahkimat
    ve makineli tüfek yuvalarının tahribiyle vakit geçirildi. Bu sırada Yb.Swinton ‘un
    gayretleri sona yaklaşıyordu. Swinton, Fransa’daki muharebelere katılmış ve harekât
    imkânlarını kaybetmiş orduların ataletini, mevzi harbinin insan ve malzeme yutan
    müthiş bir ejder olduğunu müşahede etmişti. Onun harpten evvel düşünüp uygulamaya
    koyamadığı “Kara Destroyeri” fikrini, Harbiye Nezaretine, generallere kabul
    ettirebilmek için mücadelesine Churchill destek olmuştu. Swinton geniş bir mühendis
    ve teknisyen kadrosuyla ilk tankın şekil ve evsafını tespit etmiş ve üretime de
    geçilmişti.
    Eylül 1915′te ilk tankın tecrübesi Wembly Parkta (Vembli Park) yapılmış ve
    tecrübe olumlu sonuçlanmıştı. Şimdi bu cisme bir isim bulmak gerekiyordu. Birçok
    isimler teklif edilmiş ve sonuçta gizlilik bakımından en uygun olan TANK ismi uygun
    görülmüştür. Bisley’de Siberie Camp (Siberya Kamp) bölgesinde ilk tank eğitim sahası
    kuruldu. Mürettebat, ordu birlikleri içinden ve gönüllüler arasından seçildi. Bu
    mürettebat ne için seçildiklerini ve geldiklerini bilmiyorlardı. Zira henüz ortada
    kullanacakları silâhları yoktu. İlk eğitim programları piyadecilik, makineli tüfek,
    haritacılık, motor tekniği ve 6 paundluk topun kullanılması idi. İlk tank “Mark 1”
    (Resim-3) eğitim merkezine geldiği zaman gönüllülerin bir çoğu bu cismi gördükten
    sonra bu sınıfa geçmeyi reddettiler. Onlar bu biçimsiz demir kitlesinin yürüyeceğinden
    bile şüphe ediyorlardı. Bununla beraber ilk teşkilat kurulmaya başlandı ve bu sınıfa
    “Motorlu Makineli tüfek” adı verildi. 27 Temmuz 1917 yılından itibaren bu sınıfın adı
    TANK olmuş ve bu suretle bugünkü tank sınıfının temeli atılmıştır.

    Ateşli silahlar, Ateşsiz yaralayıcı ve ölümcül silahlar, En küçük ateşli silahlardan tabanca,Geçmişten Bugüne Kadar Kullanılan Silah Ve Araçlar, Geçmişten Bugüne Kadar Kullanılan Silah Ve Araçlar Nelerdir, Geçmişten Bugüne Kadar Kullanılan Silah Ve Araçların Değişimi Ve Gelişimi,Geçmişten Bugüne Kadar Kullanılan Silah Ve Araçların Değişimi Ve Gelişimi NEdir

    Sponsorlu Bağlantılar

    Boğaz ağrısı ateş halsizlik

    Balgam nasıl atılır, balgam atma yolları

    Bu sayfadaki "Geçmişten bugüne kullanılan silahlar hakkında bilgi" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    5 Yorum

    1. 6 Şubat 2012

      çook güzel bir yorum sprrrrrrr….

    2. kısmet
      20 Şubat 2013

      benim ödevime her ne kadar yardımcı olmasssa tşkler

    3. emre
      9 Mart 2013

      cok güzel

    4. 10 Aralık 2013

      Bnm odrvime ck yardmcı oldu tavsiye ederim ve bn bu saye ile silahları bştn sona tanıdım

    5. 24 Aralık 2013

      valla ben araştırdım iyii

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *