20.04.2014

    Göz kasılması, göz kapaklarının istemsiz kasılması, göz kapağında kasılma oluyor, nasıl geçer tedavisi hakkında

    İstemsiz Göz kasılması ( Blefarospazm ) Nedir?..Tedavisi Nasıldır?..

    Blefarospazm gözkapaklarının istemsiz kasılması ile oluşan bir rahatsızlık. Bu kasılmalar o kadar şiddetli olabiliyor ki hastaların gözlerini açmaları mümkün olmayabiliyor ve hastalar günlük işlerini tek başlarına yapamayacak hale gelebiliyorlar. Hastaların daha çok psikolojik bir sorundan kaynaklandığını düşündüğü hastalık aslında göz çevresi kaslarının istemsiz kasılmaları sonucunda oluşuyor. Dünyagöz doktorlarından Op. Dr. Akın Banaz “ İnsanlar kimi zaman Blefarospazm hastalarının gözlerindeki kasılmaları bilerek yaptıklarını sanıyorlar ama ellerinde değil, hatta bu hastaları deli zannedenler bile var “ diyor ve ekliyor bu hastalık tedavi edilebilir.

    “Bilinen ya da tespit edilen bir sebebi olmayan Blefarospazm hastalığı, genellikle 40 yaşın üzerindeki kişilerde görülüyor Her iki cinste de görülebilmesine karşın kadınlarda daha sık olarak karşılaşılan hastalık sinsi bir şekilde başlıyor ve etkisi zaman içerisinde yavaş yavaş artıyor. Hastalığın belirtileri dikkat gerektiren işlerde artıyor, uykuda ise kayboluyor. Hastalara yapılan beyin MR’larının ya da diğer klinik testlerin sonuçları çoğunlukla normal olarak çıkıyor.

    Blefarospazm hastalığının teşhisi yalnızca klinik koşullarda konulabilmektedir. Yani bu hastalığa teşhis koyduracak bir laboratuar testi ya da patolojik tetkik yoktur. Bu sebeple hastalığın teşhisi aşamasında güçlükler yaşanmaktadır. Teşhisin konulması ve dolayısıyla tedaviye başlanması da bu nedenle gecikebilmektedir. Hastalar çoğunlukla önce bir göz doktoruna ya da nörologa gidiyorlar. Çoğunlukla hastalara “göz kuruluğu” ya da “psikolojik” teşhisi konuluyor. Hastalara önceleri çoğunlukla “suni gözyaşı” ya da bazı nörolojik ilaçlar reçete ediliyor. Ama bu ilaçlar çoğunlukla hastalığı tedavi etmek yerine hastayı uykulu hale getiriyor.

    Bu hastalık ülkemizde de yaygın olarak görülmektedir. Hastalık yurt dışında oldukça dikkate alınmakta, hastalık hakkında pek çok araştırma yapılamaktadır. 1998 yılında İngiltere’de çok sayıda hasta üzerinde yapılan birçok merkezli kinik çalışmada hastalığın başlangıcından teşhisine kadar geçen sürenin ortalama “3 yıl” olduğu ve hastaların teşhis konmadan “1 ila 72 doktor” a gittikleri belirlenmiştir. Bu süre zarfında bazı hastalar günlük işlerini tek başlarında yapmakta ve gözlerini açmakta zorluklar çekerken bazı hastalar hiç yapamamakta ve “fonksiyonel olarak kör” kabul edilmektedirler. Birleşik Amerika Devletlerinde bu konuda oluşturulmuş özel bir internet sitesi de mevcuttur www.blepharospasm.org

    Nasıl tedavi ediliyor?

    Kozmetik alanda kullanılan botox, Blefarospazm hastalığının tedavisinde de kullanılmaktadır. Gözkapağının istemsiz kasılması “blefarospazm” ve bazı tip şaşılıklar botulinum toksininin kullanıldığı hastalıklardan bazılarıdır. Botulinum toksini kaslara beyinden gelen uyarıların geçişini engelleyerek etki ediyor ve bunun sonucunda kasların kasılmasını geçici olarak zayıflatıyor.

    Ancak hastanın gözkapaklarında ilave bozukluklarda varsa “myektomi” olarak adlandırılan ve üst gözkapağı ile kaşları aşağı doğru iterek gözün kapanmasına yola açan kaslar cerrahi olarak çıkarılırlar.

    Botulinum toksini enjeksiyonları ile üst gözkapağı ile kaşları aşağı doğru iterek gözün kapanmasına yola açan kaslarda geçici olarak felç oluşturulur. İlacı tazeliği (ya da başka deyişle, bozulmamış olması), uygulama dozu, hangi kaslara uygulandığı yani uygulama yeri ve derinliği tedavinin başarısında çok önemlidir. İlacın etkisi genellikle 1 haftada başlar ve 4-6 ay sürer. Tedaviyi yenilemek gereklidir.

    Ameliyat ile tedavide ise üst gözkapağı ile kaşları aşağı doğru iterek gözün kapanmasına yola açan kaslar cerrahi olarak çıkarılırlar. Uzun ve büyük bir ameliyattır ama gerektiği durumlarda çok başarılı sonuçlar alınabilir.

    Botox Nedir?

    Ticari adı Botox olan botulinum toksini Clostridium Botulinum adlı bakteriden laboratuvar ortamında elde ediliyor. Botulinum toksini 80’li yıllardan itibaren önemli ve daha önceden tedavilerinde büyük zorluklar yaşanan bazı göz hastalıklarında uygulanıyor.

    Blefarospazm nedir?

    Blefaro “gözkapağı” demektir. Spazm ise “kontrol edilemeyen-istemsiz kas kasılması” anlamına gelir. Blefarospazm terimi, sebebi ister kuru göz ya da Tourette Sendromu, ister tardif diskinezi olsun, sonuç olarak meydana gelen herhangi bir anormal göz kırpıştırması ya da gözkapağı tiki ya da seğirmesi için kullanılabilir. Blefarospazme, hastalığı ikinci derecede daha az ciddi olan göz kırpma bozukluklarından ayırt edebilmek için; ‘iyi huylu (selim, benign) esansiyel blefarospazm’ de denir. ‘İyi huylu (benign)’ kelimesi hastalığın hayati tehlike arz etmediğine işaret eder. “Esansiyel” ise, ‘nedeni bilinmeyen’ anlamında kullanılan bir tıbbi terimdir. Blefarospazm, hem kranial hem de fokal distonidir. Kranial, hastalığın “kafa” ile ilgili oluşuna, fokal ise “bir bölge ile sınırlı, odaksal” oluşuna işaret eder. Distoni ise istemsiz ve devamlı yapılan anormal kasılma ve spazmları anlatmak için kullanılan bir kelimedir.

    Blefarospazm olan hastaların gözleri normaldir. Görmede rahatsızlık sadece gözkapaklarının kapanma şiddetine bağlıdır.

    Blefarospazm aşağıdaki hastalıklarla karıştırılmamalıdır:

    Ptoz (kıpıklık): Üst gözkapağının levator (kaldırıcı) kasında güçsüzlük ya da paralizi (felç) olması sebebi ile gözkapağının düşük ya da sarkık olmasıdır.

    Blefarit: Enfeksiyona ya da alerjiye bağlı olarak gözkapağında iltihaplanma olmasıdır.

    Hemifasiyal (yüzün tek tarafında) spazm: Yüzün tek tarafındaki kaslarda görülen distonik olmayan bir durumdur. Yüz sinirlerinde irritasyon (tahriş) olması sebebiyle gerçekleşen bu durum genellikle göz kapaklarını da etkiler. Kasılmalar, blefarospazmde görülen spazmlardan daha hızlıdır ve bu durum geçicidir. Ayrıca her zaman yüzün tek tarafını etkiler.

    Blefarospazm nasıl başlar?

    Blefarospazm genellikle kademeli olarak; aşırı göz kırpma ve/veya göz irritasyonu ile başlar. Erken evrelerde, parlak ışık, yorgunluk ya da duygusal gerilim gibi bazı özel tetikleyici stresörler sebebiyle gerçekleşir. Hastalık ilerledikçe kasılmalar gün içinde daha sık gerçekleşmeye başlar. Kasılmalar uykuda görülmezler. Bazı hastalar iyi bir gece uykusunun ardından kasılmaların uyandıktan sonra birkaç saat görülmediğini fark edebilir. Belli bir işe odaklanmak, spazmların sıklığını azaltabilir. Hastalık ilerledikçe bu kasılmalar, hastanın işlevsel olarak görememesine ve bazen göz kapaklarının saatlerce kapalı kalmasına neden olacak kadar yoğunlaşabilir.

    Blefarospazmin nedeni nedir?

    Blefarospazmın, beynin alt kısmında bulunan bazal sinir düğümünün (bazal gangliyon) anormal fonksiyonuna bağlı olarak gerçekleştiği düşünülmektedir.  Bazal sinir düğümü, tüm koordine hareketler üzerinde etkilidir. Ancak bazal sinir düğümünde hangi sorunun gerçekleştiği hala bilinmemektedir. Bir sinir hücresinden diğerine bilgi ileten kimyasal habercilerin birinde herhangi bir karışıklık olabilir.

    Çoğu kişide blefarospazmin, tetikleyici bir unsur olmadan kendiliğinden gelişmektedir. Ancak, kuru gözün belirti ve işaretlerinin blefarospazmden önce veya blefarospazm ile aynı zamanda gerçekleştiği de gözlemlenmiştir. Hassas kişilerde kuru gözün, blefarospazm başlangıcında tetikleyici olabileceği öne sürülmüştür. Nadir olarak blefarospazm, birden çok aile bireyinin etkilendiği bir aile hastalığı olabilir gelişebilir.

    Blefarospazm, ağzı ve/veya çeneyi etkileyen distoni (oromandibular distoni, Meige sendromu) ile beraber seyredebilir. Böyle durumlarda göz kapağı kasılmalarına; çeneyi sıkmak veya ağzı açmak, yüz buruşturmak ve dili dışarı çıkarmak gibi hareketler eşlik edebilir.

    Blefarospazm, Parkinson gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlardan da kaynaklanabilir. Hastalık antiparkinson ilaçlarından kaynaklanıyor ise, dozu azaltmak problemi hafifletecektir.

    Blefarospazm nasıl tedavi edilir?

    Günümüzde blefarospazmın başarılı bir biçimde iyileştirilmesi mümkün değildir, ancak bazı tedavi seçenekleri hastalığın şiddetini azaltabilir.

    Göz kapaklarındaki kaslara Oculinum (botulinum toksini veya Botoks) enjekte edilmesi blefarospazm tedavisinde onaylanan yöntemlerden biridir. Botulinum toksin, Clostridium botulinum bakterisinden üretilir ve gözkapağı kaslarının felç edilmesini sağlar.

    Ağızdan alınan ilaçlar da kullanılabilir ancak bu ilaçlar genellikle önceden tahmin edilmeyen sonuçlara neden olmaktadır. Ayrıca belirtiler genellikle kısa süreli olarak azalır ve hastaların yalnızca % 15′inde işe yaramaktadır.

    Miyektomi, gözkapağındaki bazı kasların ve sinirlerin çıkarılması için uygulanan bir cerrahi işlemdir. Bu işlem de blefarospazmın tedavi seçeneklerinden biridir. Ameliyat blefarospazm vakalarının %75-85′inde belirtileri ortadan kaldırmaktadır.

    Biofeedback (biyolojik geri besleme), hipnoz, kiropraktik ve besin tedavisi ise, blefarospazm için uygulanan alternatif tedavi yöntemlerindendir. Ancak bu alternatif tedavilerin yararları kanıtlanmamıştır.

    Bu sorun kadınlarda daha sık görülür, genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Nedeni, gözkapaklarını kapatan kasların hastanın iradesi dışında aşırı biçimde kasılmasıdır. Bu yüzden hasta istemese bile gözkapakları kapanır. Hastalar günlük hayatlarını sürdürmekte zorluk çeker, başkasının yardımına ihtiyaç duyarlar. Tedavi için öncelikle botulinum toksini adı verilen ilaçlar kullanılır. Bu ilaç gözkapağına ve çevresine belirli noktalara enjekte edilir ve gözkapağı kaslarının aşırı kasılmasını önler. İlacın etki süresi, genellikle 3-4 aydır. Bu süreden sonra tedavinin tekrar edilmesi gerekebilir.

    Etiketler:blefarospazm, goz kasilmasi, gozkapaklarinin, göz kapağı kasılması, göz kapağında kasılma oluyor, göz kapagı kasılması, göz kapaklarının kasılması, göz kasilmasi, göz kasılması, istemsiz, istemsiz göz kırma, istemsiz yüz kasılmaları, kasilmasi, yüz kasılmaları, yüz kasılması

    Sponsorlu Bağlantılar
    DMCA.com

    Gözde çıkan it dirseği (arpacık) nasıl geçer, tedavisi hakkında bilgi

    Tavuk Karası neden olur, nasıl geçer, nedenleri ve tedavisi hakkında bilgi

    Bu sayfadaki "Göz kasılması, göz kapaklarının istemsiz kasılması, göz kapağında kasılma oluyor, nasıl geçer tedavisi hakkında" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *