İftira edenin sonu, İslamda iftiranın cezası ve kötülüğü hakkında

Sponsorlu Bağlantılar

İftira edenin sonu, İslamda iftiranın cezası ve kötülüğü hakkında

Islam’a Iftira Edenin Sonu


Enes b. Malik (r.a)’den şöyle rivayet edilmiştir:

«Hristiyan bir kişi vardı. Sonra müslüman olmuştu. Bakara ve Al-i İmran surelerini okumuştu. Rasulullah (s.a.s)’ in vahiy katibliğini yapmıştı. Bu adam sonra eski dini olan hristiyanlığa geri döndü. Bu mürted:

«Muhammed bir şey bilmez. Yalnız benim kendisine yazdığım şeyleri bilir» demeye başladı. Ve aradan çok bir zaman geçmeden Allah onun canını aldı. Hristiyanlar onu gömdüler. Fakat sabah olunca gömüldüğü yer onu dışarı atmıştı. Bunun üzerine hristiyanlar:

«Bu Muhammed ile ashabının işidir. Onların arasından çıkıp kaçtığı için bu din kardeşimizin ölüsünden kefenini soydular ve onu meydanda bıraktılar» diye itiraf ettiler. Ve derin bir çukur eşerek onun içine bıraktılar. Fakat sabah olunca gömüldüğü yerin onu yine dışarı attığını gördüler. Bu kez hristiyanlar yine:

«Bu Muhammed ile ashabının işidir. Onların arasından çıkıp kaçtığı için bu din kardeşimizin ölüsünden kefenini soydular ve onu kabrin dışında bıraktılar» dediler. Ve sonra bir çukur daha eşerek onu güçlerinin yettiği kadarıyla derinleştirdiler. Fakat sabah olunca o yerin de onu dışarı attığını gördüler. Bunun üzerine hristiyanlar bu işin kullar tarafından yapılmadığını anladılar. Ve onu açıkta bıraktılar.»

(Buhari)

HADİSTEN NE İSTİFADE EDERİZ

– Allah’ın yaratmış olduğu yeryüzü, O’nun emirlerine kayıtsız şartsız teslim olmuş bir müslümandır. Bu yüzden, İslam ve müslümanlara faydalı olan bir mü’min öldüğü zaman toprak onu muhabbetle kabul eder. Buna mukabil, Rasulullah’a karşı büyük iftiralarda bulunan, İslam’a ve müslümanlara zarar veren bu mürtedi toprak kabul etmemiş ve dışarı atmıştır. Diğer hristiyanlar da, bunun Allah tarafından yapıldığını anlamalarına rağmen inatları sebebiyle iman etmemişlerdir.

İftira Etmenin Kötülüğü

Aslından çevrilmiş, hakîkati tahrif edilmiş söz, mânâsına gelen iftirâ büyük günahlardandır

Haklar dört kısımdır

1- Yalnız Allah hakkı

2- Yalnız kul hakkı

3- Allah hakkı ile kul hakkı beraber fakat, Allah hakkının gâlip olduğu haklar

4- Allah hakkı ile kul hakkı beraber fakat, kul hakkının gâlip olduğu haklar Bir müslümana iftirâ etmek, hem Allahın, hem de kulun hakkını ihlâl etmektir Fakat Allah hakkı gâliptir Böyle olunca, kul, kendisine (zinâ suçuyla) iftirâ edeni affetse dahi dünyâda tatbik edilecek olan cezâ muhakkak tatbik edilir (Molla Hüsrev, Mirâtül-usûl fi Şerhi Mirkatül-Vusûl 2/230) Âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır:

Nâmuslu ve hür kadınlara (zinâ isnâdıyla) iftirâ atan, sonra da dört şâhit getirmeyen kimselerin her birine seksen değnek vurun Onların şâhitliklerini ebedi kabul etmeyin Onlar fâsıkların ta kendileridir Ancak tevbe edip durumlarını ıslâh etmeleri müstesnâ Çünkü Allah gafûr ve rahîmdir (Nur Sûresi, 4-5)

Âyet-i celîlede, iftirâ eden kimseye dünyâda tatbik edilecek cezâlar îzâh edilmektedir ki: 80 değnek vurulması, şâhitliğinin bir daha kabul edilmemesi ve isminin fâsıklar defterine kaydedilmesi Fakat tevbe eder de, yaptığı işten pişman olursa fâsık diye isimlendirilmekten kurtulur

Bir de âhiretteki cezâsına bakalım: Peygamber Efendimize, Mirâc gecesi bir topluluk gösterildi Her birinin elinde bakır tırnaklar vardı Yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı Bunlar, kimlerdir?, diye sorunca, gıybet ve iftirâ edenlerdir, cevabı verildi (Kütüb-ü sitte 12/122)

Ehlince mâlumdur ki, Berâet-i zimmet asıldır Yâni kişilerin suç işledikleri delil ile tesbit edilemediği müddetçe, aslolan, suçsuzluklarıdır İşlemediği bir suç ile kişileri töhmet altında bırakmak, müslümana yakışmaz Hakîkî mümin, elinden ve dilinden herkesin emin olduğu kişidir Âyet-i Kerîmesinde meâlen Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, işlemedikleri bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftirâ ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir

(Ahzap Sûresi, 58 Diğer bir âyet-i kerimesinde de meâlen: Kim kasıtlı veyâ kasıtsız bir günah işler ve sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki büyük iftirâ ve apaçık bir günah işlemiş olur (Nisa Sûresi, 112) Peygamber Efendimiz (sav) hazretleri de:

Kim bir müslümana kötülenmesini dileyerek, bir iftirâ atarsa, Allah onu, kıyâmet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde (günahlarından temizlenip) çıkıncaya kadar hapseder buyurmuşlardır

Kuranda iftira

Güzel Kurani kerimimizde geçen iftira ile ilgili ayetler. Kuranda geçen iftira ile ilgili ayetler tarafmizca seçilip otomatik listelenmekte.

Kuranda iftira ile alakali tahmini 29 ayet geçiyor
3:24 - Bunun sebebi, onların “belli günlerden başka bize asla ateş azabı dokunmaz” demeleridir. Uydurageldikleri yalanlar dinlerinde kendilerini aldatmaktadır.
3:94 - Kim bundan sonra Allah’a karşı yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
4:20 - Eğer bir eşi bırakıp da yerine diğer bir eş almak isterseniz, öncekine yüklerle mehir vermiş de bulunsanız, ondan bir şey geri almayın. O malı bir iftira ve açık bir günah isnadı yaparak geri alır mısınız?
4:48 - Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah’a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur.
4:112 - Kim bir hata veya bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
6:21 - Allah’a iftira ederek yalan uydurandan veya âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç şüphe yok ki zalimler kurtuluşa eremezler.
6:93 - Allah’a karşı yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde: “bana vahyedildi” diyen ve: “Allah’ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğim” diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölüm şiddeti içindeyken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatırlar ve:” Ruhunuzu teslim edin. Bugün, Allah’a karşı haksız şeyler söylediğinizden ve O’nun âyetlerine karşı böbürlenmenizden dolayı alçaltıcı bir azapla cezalandıralacaksınız” derler.
6:137 - Yine ortakları, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, uydurduklarıyla baş başa bırak!
6:138 - Zanlarınca dediler ki:”Bunlar dokunulmaz hayvanlar ve ekinlerdir. Bunları bizim dilediğimizden başkası yiyemez. Bunlar da sırtına binilmesi yasaklanmış hayvanlar.” Bir kısım hayvanları da üzerlerine Allah’ın adını anmadan boğazlarlar. Bütün bunları Allah’a iftira ederek yaparlar. Allah onları iftiralarıyla cezalandıracaktır.
6:140 - Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği rızkı, Allah’a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki, ziyana uğradılar. Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdir.
6:144 - Ve deveden iki, sığırdan iki. De ki: (Allah), “İki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi, ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Yoksa, Allah’ın size böyle vasiyet ettiğine şahitler mi oldunuz? (O’nun yanında mıydınız?). Böyle hiçbir bilgiye dayanmadan, insanları saptırmak için, Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz Allah, o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez”
7:37 - Allah’a karşı yalan uyduran yahut âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitap’tan nasipleri erişir. Canlarını alacak elçilerimiz gelince onlara: “Allah’tan başka taptıklarınız nerede?” derler. Onlar: “O taptıklarımız bizden sapıp ayrıldılar.” derler. Böylece kendilerinin kâfir olduklarına bizzat şahitlik ederler.
7:89 - (Andolsun ki), Allah bizi ondan (kâfirlikten) kurtardıktan sonra tekrar sizin dininize dönersek, Allah’a karşı iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah’ın dilemesi hali müstesna geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah’a dayanırız. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın.
10:17 - Artık bir yalanı Allah’a iftira eden veya O’nun âyetlerini inkar edenden daha zalim kim olabilir? Hiç şüphesiz o mücrimler iflah olmayacaklar.
10:59 - De ki, “Baksanıza, Allah sizin için nice rızıklar indirdi, siz onlardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl yaptınız”. De ki, “Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”
10:60 - Allah’a yalanı iftira edenler kıyamet gününü ne sanıyorlar? Allah, insanlara çok ihsanda bulunmuştur, lâkin insanların çoğu şükretmezler.
10:69 - De ki: Allah’a iftira edenler elbette felah bulmazlar.
11:18 - Üstelik bir yalanı Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bunlar Rablerinin huzuruna arzolunacaklar, şahitler de şöyle diyecekler: “İşte bunlar Rablerine karşı yalan söyleyenlerdir”. İyi bilin ki: Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.
16:101 - Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman Allah ne indirdiğini pek iyi bilmiş iken kâfirler Peygambere: “Sen, ancak bir iftiracısın” dediler. Hayır öyle değil; onların çoğu bilmezler.
18:15 - Şu bizim kavmimiz, Allah’tan başka ilâh edindiler. Onların ilâh olduğuna dair açık bir delil getirselerdi ya! Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?
24:4 - Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu ispat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkardırlar.
24:11 - Haberiniz olsun ki (Muhammed’in eşine) bu ağır ifki (iftirayı) uyduranlar sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük saymayın; aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan herbir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı ceza) vardır. (Elebaşlılık yapan, bu yüzden de) bu günahın büyüğünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azap vardır.
24:12 - Erkek ve kadın müminlerin, bu iftirayı işittiklerinde kendi vicdanları ile hüsnü zanda bulunup da, “bu apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?
24:16 - Onu duyduğunuzda “Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Haşâ! Bu, çok büyük bir iftiradır…” demeli değil miydiniz?
24:23 - Namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnadında bulunanlar, dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Onlar için çok büyük bir azab vardır.
25:4 - İnkâr edenler: “Bu Kur’ân Muhammed’in uydurmasıdır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir” diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
29:68 - Allah’a karşı yalan uyduran, yahut kendisine hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalim kimdir? Cehennemde kâfirlere yer mi yok?
33:58 - Mümin erkeklere ve mümin kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler de bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.
60:12 - Ey Peygamber! İnanmış kadınlar sana gelip Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleri ile ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemeleri, iyi bir işte sana karşı gelmemeleri hususunda sana bey’at ederlerse onların bey’atlarını al ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Sponsorlu Bağlantılar

Şeytanın dünya planı

Sonraki Sayfa »

Hz. Ademin Boyu Ne Kadardı Kaç Metreydi, Hz. Adem Boy Uzunluğu kaç cm

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Current ye@r *