Kırgızistan Nüfusu, Coğrafi Özellikleri, Ekonomisi, İklimi, Kültürü, Yönetimi, Dini İnancı Hakkında Bilgi

Sponsorlu Bağlantılar

Kırgızistan   Hakkında Bilgi,  Kırgızistan  İle İlgili Ansiklopedik Bilgiler

Kırgızistan (Kırgızca: Кыргыз Республикасы ya latin Kırgız Respublikası) Resmi Kırgız Cumhuriyeti, Asya’da bulunan bir ülkedir. Tamamı kara ile çevrili ve dağlıktır. Sınırlarında Çin, Kazakistan, Tacikistan, ve Özbekistan bulunmaktadır. Başkenti Bişkek’tir. Bir dönem Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’ne bağlı iken, 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir. Resmi başkan Kurmanbek Bakiyev tarafından yönetilmektedir.

Tarihi

Yenisey Irmağı boyunda medenî bir hayat süren Kırgızlar Mîlâd’dan sonra birinci yüzyılda Hun Devleti ile mücâdele eden Hakaslar, tâbiyeti altına girdiler. Hunluların dağılması üzerine, Kırgızlar, Hakas Devletini kurdular. Dördüncü yüzyılda kurulan Hakas Devleti, Baykal Gölü’nden Tibet’e kadar olan kısma hâkim oldu. 6. yüzyılda kurulan Göktürk Devleti840’ta Uygur Devleti’ni yıktılar. 10. yüzyılda(960 yılında 200 bin müslüman aile vardı.) Karahanlılar’ın tesiriyle İslâm dînini kabul eden Kırgızlar, 13. yüzyılda Moğollar’ın hâkimiyetini tanıdılar. On yedinci yüzyılda Rus istilâsına karşı diğer Türk boylarıyla hareket ettiler. Kırgızların harp kâbiliyetleri yüksekti. On dokuzuncu asırda Kırgız toprakları bütünüyle Rus1924 senesine kadar Türkistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhûriyeti’ne bağlıyken, 1925’te Kara Kırgız Özerk Oblastı adını aldı. Bir süre sonra Kara kelimesi kaldırıldı. 1936’da Kırgızistan Sovyet Sosyalist Cumhûriyeti hâline getirildi ve Sovyetler Birliği’ni meydana getiren 15 İttifak Cumhûriyetinden biri hâline geldi. hâkimiyetine girdi.

Eski Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılması üzerine, Kırgızistan bağımsızlığını îlân etti. Bağımsız Devletler Topluluğu’na üye oldu.Kırgızdırlar.

Fizikî Yapı

Ülke topraklarının büyük kısmı dağlarla kaplıdır. 3000 metreye kadar olan dağlar toprakların yarısından fazlasını kaplar. Tanrı Dağları’nın bir parçası olan Kokpaalatau Sıradağları, Çin ile tabiî sınırı meydana getirir. Yüksek dağların dorukları dört mevsim karla kaplıdır. Çok sayıda kısa nehir, dağlardan kaynaklanarak aşağılara doğru akar. Başlıca akarsuları Narin, Tar, Kubaş, Kızıl Su’dur. Dünyânın ikinci büyük krater gölü olan Issık Gölü Kırgızistan topraklarında yer alır. Deniz seviyesinden 1609 m yükseklikte olan Issık gölü 6202 km2lik bir alana sâhiptir. Gölün en derin yeri 702 metredir.

Dağların kuzeye bakan yamaçları ve alçak vâdiler ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlar ülke topraklarının ancak % 6’sını kaplar. Ormanlarda yabandomuzu, kurt, vaşak, dağkeçisi, as, geyik, leopar gibi av hayvanları yaşar.

Konumu Orta Asya’da olup Çin’in batısındadır. Toplam 3,878 km sınırı bulunmaktadır ve kara ile çevrilidir (sahil şeridi sınırı yoktur. Sınır komşuları; Çin (858 km), Kazakistan (1,051 km), Tacikistan (870 km), Özbekistan (1,099 km)dır.
Ülke topraklarının %7′si tarıma uygundur.
daimi ekinler: %0
otlaklar: %44
ormanlık arazi: %4
diğer: %45 (1993 verileri)
Sulanan arazi: 9,000 km² (1993 verileri)
En alçak noktası: Kara-Darya 132 m
en yüksek noktası: Jengish Chokusu 7,439 m

İklim

Kırgızistan’ın denizlerden uzak ve yüksek bir arâziye sâhib olması iklimi büyük ölçüde etkiler. Dağların etekleri sıcak çöl rüzgarları tesirindedir. Yüksek bölgelerde (Tien Shan’ın yüksekliklerinde) soğuk bir iklim hâkimdir. Arada kalan bölgede bol yağışlı bir iklim görülür. Batı ve kuzeydeki sıradağlar yılda ortalama 600-900 mm, güney etekleri 200-335 mm, yüksek vâdiler ise 100-150 mm civârında yağış alır. Yaz ile kış, gündüz ile gece arasında ısı farkı çok fazladır.

Tabiî Kaynaklar

Kırgızistan mâden yönünden zengin yataklara sâhiptir. Tanrı Dağları’nda demir, cıva, sürme, altın; Fergana Vâdisi’nde petrol ve gaz yatakları bulunur. Ayrıca kömür, tuz, kaolin, cam tozu yatakları vardır. Kömür yatakları 31 milyon ton rezerv ile Orta Asya’da birincidir.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Kırgızistan’ın nüfûsu 5,146,281’dir. Başkent [Bişkek] olup nüfûsu %14,5′u burada yaşar. Nüfûsun % 52.4’ü Kırgız, % 21’i Rus, % 12.9’u Özbek, % 2.5’i Ukraynalı, % 8.1’i diğer milletler, % 1.6’sı Tatar’dır. Ülkenin en geniş etnik grubu olan Kırgız’lar bir Türk halkıdır.

Kırgızistan yüksek bir eğitim düzeyine sâhiptir. Ülkede 9 üniversite olup, ilk üniversite 1932’de kurulmuştur. Okuma yazma oranı % 99.8’dir. Ülke genelinde 1806 ortaokul, 48 teknik lise vardır. Diğer Türk Cumhûriyetleri’nde olduğu gibi Kırgızistan’da eğitim devlet tarafından yapılırken 1992’de çıkarılan yeni kânunlarla özel okul ve üniversite eğitimine izin verildi. şu anda da eğitim faliyetlerine devam etmekte olan Türk Okulları Kırgızistan da Türkçe’nin ve Türk Kültürü’nün yayılmasında en büyük etkenlerdendir.

Dünya Almanağı 2005 içinde Kırgızistan nüfusu 5 milyondan fazla gösterilmiştir, yaklaşık olarak 5,081,429. Bunun %34.4 15 yaşın altında ve %6.2 65 yaşın üstündedir. Ülke kırsaldır ve sadece üçte biri (33.9%) şehirlerde yaşar. Ortalama nüfus yoğunluğu km2 de 29 kişidir (69 kişi mil kare).

Kırgızlar Müslüman olup, Sünnî ve Hanefî mezhebindedirler. Kırgızların İslâmiyeti kabûlünde tasavvuf büyükleri önemli rol oynamışlardır. Kırgızlarda mevcut olan güçlü kabile sistemi İslâmiyetin hızlı yayılmasını sağlamıştır. Kırgızistan’da dînî hayâtın çok canlı olması, Orta Asya cumhûriyetleri içinde Özbekistan’ın dışında en çok bu cumhûriyette din aleyhtârı propaganda yapılmasına sebeb olmuştur. 1948’den sonra günümüze kadar Bişkek’te 100’e yakın İslâmiyet aleyhtârı kitap basılmıştır. Aynı zamanda devamlı din aleyhtârı konferanslar veriliyordu. Buna rağmen bölgede İslâmiyet unutulmamış, Kırgızistan bağımsızlığını kazandıktan sonra, gizli yapılan ibâdetler, açık olarak yapılmaya başlanmıştır.

Ekonomi

Ülke ekonomisi tarım ve madenciliğe dayalıdır. Daha çok hayvancılık kesimi ağırlıklı bir tarım ekonomisi hakimdir. Başlıca tarım ürünleri buğday, pamuk, şekerpancarı, mısır, tütün, sebze ve meyvedir. Dağlık bölgelerde yarış atları yetiştirilir, tavşan beslenir, arıcılık yapılır. En çok küçükbaş hayvan beslenir. Kırgızistan’da 1970’li yıllarda çeşitli mâdenler çıkarılmaya başlanınca mâden sektörü büyük hızla gelişti. Makina, otomotiv, gıda, çimento, cam ve konserve fabrikaları başlıca sanâyi kuruluşlarıdır. Akarsu üzerlerinde kurulan hidroelektrik santralleri ekonomiye önemli ölçüde katkıda bulunur. Ülkede 600 civârında sanâyi kuruluşu vardır.

GSYİH: Gayri Safi Yurt İçi Hasıla- 12.6 milyar $ (2000 verileri)
GSYİH – reel büyüme: %5.7 (2000 verileri)
kişi başına GSMH:282$ endüstri: %22
hizmet: %39 (1999 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %18.7 (2000 verileri)
İş gücü: 1.7 milyon
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %55, endüstri %15, hizmet %30 (1999 verileri)
İşsizlik oranı: %6 (1998 verileri)
Endüstri: Makine, tekstil, gıda maddeleri, çimento, ayakkabı, beyaz eşya, mobilya, elektrikli motorlar, altın
Endüstrinin büyüme oranı: %7 (2000 verileri)
Elektrik üretimi: 12.981 milyar kWh (1999)
Elektrik tüketimi: 10.236 milyar kWh (1999)
Elektrik ihracatı: 2.02 milyar kWh (1999)
Elektrik ithalatı: 184 milyon kWh (1999)
Tarım ürünleri: Tütün, pamuk, patates, sebze, üzüm, meyve, koyun, keçi, büyükbaş hayvan, yün
İhracat: 482 milyon $ (2000 verileri)
İhracat ürünleri: Pamuk, yün, et, tütün, altın, cıva, uranyum, hidro güç, makine, ayakkabı
İhracat ortakları: Almanya %33, Rusya %16, Kazakistan %10, Özbekistan %10, Çin %6 (1999)
İthalat: 579 milyon $ (2000 verileri)
İthalat ürünleri: Petrol ve gaz, makine ve parça, gıda maddeleri
İthalat ortakları: Rusya %18, Kazakistan %12, ABD %9, Almanya %8, Özbekistan %8, Çin (1999)
Dış borç tutarı: 1.4 milyar $ (2000 verileri)
Para birimi: Kırgızistan Somu (KGS)
Para birimi kodu: KGS
Mali yıl: Takvim yılı

Politika

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
İdari bölümler: 7 bölge ve 1 şehir; Batken Oblast, Bişkek Şehri, Çuy Oblastı (Bishkek), Celal-Abad Oblastı, Narın Oblastı, Oş Oblastı, Talas Oblastı, Isık-Kol Oblastı (Karakol)
Bağımsızlık günü: 31 Ağustos 1991 (Sovyetler Birliğinden ayrıldı)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 31 Ağustos (1991)

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AsDB (Asya Kalkınma Bankası), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CIS (Bağımsız Devletlerin Topluluğu), EAPC (Avrupa – Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), ECO (Ekonomik İşbirliği Örgütü), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu),Intelsat, Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PFP (Barış için Ortaklık), UN (Birleşmiş Milletler), UNAMSIL (BM Sierra Leone Misyonu), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Kırgızistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye olmuştur. Kırgızistan siyasi modelini İsviçre’yi örnek alarak geliştirdiğini iddia etse de bölgesi ve geçmişi buna izin vermemektedir. 2005 Devrimi bunun açık örneğidir. Devrim sonrası ABD ile ilişkiler, beklentilerin aksine, giderek bozulmuş. Yine de Amerika’dan tam bağımsız politika izlediği söylenemez. Ama Şanhay İşbirliği Örgütü çerçevesinde biraz Rusya eksenli bir dış politika çizgisi izlemeye başladığı bir gerçektir.

İller

Kırgızistan 7 vilâyete bölünmüştür.(Tekil: oblast, Çoğul: oblastlar);

  1. Bişkek (shaar)
  2. Batken İli (Batken)
  3. Çuy İli (Tokmok)
  4. Issık-Kul İli (Karakol)
  5. Celal-Abad İli (Celal-Abad)
  6. Narin İli (Narin)
  7. Oş İli (Osh)
  8. Talas İli (Talas)
İletişim Bilgileri

Kullanılan telefon hatları: 351,000 (1997)
Telefon kodu: 996
Radyo yayın istasyonları: AM 12, FM 14, kısa dalga 2 (1998)
Radyolar: 520,000 (1997)
Televizyonlar: 210,000 (1997)
İnternet kısaltması: .kg
İnternet kullanıcıları: 10,000 (2000)

Ulaşım ve Taşımacılık

Demiryolları: 370 km (1990)
Karayolları: 18,500 km (1996)
Su yolları: 600 km (1990)
Boru hatları: doğal gaz 200 km
Limanları: Balıkçı (Ysyk-Kol or Rybach’ye)
Hava alanları: 50 (2000 veriler)

Kırgızistan Tarihi

Türklerin bilinen en eski yazılı belgelerinden olan Kök Türk yazıtlarında Kırgızlar, tarihleri çok eskiye dayanan Türk kavimleri arasında zikredilmektedir. Çin tarihine ait yıllıklarda ise Kırgızlar M.Ö. 2. yüzyılda Hunlar zamanındaki olaylar anlatılırken karşımıza çıkmakta ve Kırgız Türklerinin bilinen ilk devletlerini M.Ö. 2. yüzyılda bugünkü Kırgızistan topraklarından doğuya ve kuzey doğuya uzanan bölgede, (Tanrı Dağlarının doğu ve kuzey doğusunda) kurdukları anlaşılmaktadır. Aslında bu bölgede yapılan arkeolojik ve antropolojik araştırmalar Türklerin M.Ö. 2. bin yılından da ötelere kadar uzanan tarihlerinin aynı coğrafi alanda yaşanmış olduğunu göstermektedir.

Hun İmparatorluğu Dönemi

Bir müddet sonra bu ilk Kırgız Devleti yıkılmış ve Kırgızlar, Töles boyları başta olmak üzere diğer bazı Türk boyları ile birlikte Hun İmparatorluğu’nun idaresinde yaşamaya başlamıştır. Takibeden bir kaç asırlık dönemdeki kaynakların yetersizliği nedeniyle tarihler çok net bir şekilde belli olmamakla birlikte, Hun İmparatorluğu’nun giderek gücünü kaybetmesi sonucunda M.S. 2. ve 3. yy’larda bu Türk boylarının Hun idaresinden çıkarak, bölgede dağınık bir şekilde yaşadığı anlaşılmaktadır.

Kök Türk İmparatorluğu Dönemi

M.S. 6. yy’dan itibaren netleşen tarihî verilere göre Kırgızlar M.S. 557 yılında Kök Türk Devletinin fetret devrine rastlayan 7. asrın ikinci yarısı boyunca müstakil bir görünüm sergileyen Kırgızların bu dönemde Çin ile doğrudan ilişkiler kurmalarına rağmen, 699 yılında yeniden Kök Türk yönetimine girdiği görülmektedir. Kök Türk kitabelerinden anlaşıldığı kadarıyla, Kök Türklerin Kırgızlar üzerinde hâkimiyet tesisi pek kolay olmamış ve her iki dönemde de ancak uzun ve çetin mücadelelerden sonra Kök Türklerin hakimiyet kurması mümkün olmuştur.

İlk Bağımsız Kırgız Devleti

Kırgızlar 743 yılında Kök Türk devletinin yıkılışından sonra yönetimi ele alan Uygur Hakanlığı’nın idâresini kabul etmeyerek, uzun yıllar boyunca Uygurlarla mücadele etmiş ve 9. asrın başlarında Uygurlarla yapılan bir savaşta büyük kayıplar vermelerine rağmen, 838 yılında Uygur Kağanını öldürerek Uygur Devletinin Kuzey kısmını işgâl etmek suretiyle asırlardan sonra ilk defa merkezi Ötüken olmak üzere bir Türk Devletinin idâresini ele almışlardır. Kırgızların yüzyıllardan (neredeyse bin yıla yakın bir aradan) sonra yeniden bağımsız bir devlete sahip olmaları, yaklaşık bir asır süren ikinci bağımsız Kırgız devleti süresince onların kültürel alanda yeniden derlenip toparlanmalarına, hatta Kök Türk ve Uygur kardeşlerinin yazı dilini kullanarak kendi kitabelerini yazdırıp diktirmelerine vesile olmuştur.

Fakat bu ikinci Kırgız devletinin kurulduğu bölgeler bugünkü Çin Halk Cumhuriyeti sınırları dahilinde kaldığı ve Çin yönetimince de Türk tarihine ait pek çok önemli eserin gömülü olduğu bilinen bu bölgelerde kazı yapılmasına müsaade edilmediği için, tarih ve bu arada başka bir çok ilim dalı bu bölgeden elde edilebilecek her biri bir hazine değerindeki verilere ulaşamamaktadır. Şayet birgün bu bölgedeki Kırgız kitabelerinin gün ışığına çıkartılması mümkün olursa muhakkak ki Kırgızların ve bu arada genel olarak Türklerin Orta Asya’daki tarihlerine ait bilgiler yeni ve daha geniş boyutlar kazanacak, bu arada Türkler’in M.Ö. ve Miladı takiben bir kaç yüzyıl boyuncaki hayatlarının pek çok bilinmeyen yönü açıklık kazanmış olacaktır.

Çin Tehdidi ve Batıya Göç

920 yılından sonra, önce Kök Türk ülkesini ve sonra Moğolistan’ı işgâl eden Çin ordularının dalga dalga gelen saldırıları karşısında tutunamayan Kırgızlar 924 yılında bu yurtlarını terkederek, daha batıya (bugünkü Kırgızistan’a) doğru çekilmişlerdir. 10-12′inci yüzyıllar arasında Karahanlıların hakimiyeti altında yaşayan Kırgızlar, bu dönemde Kırgızistan toprakları üzerinde büyük şehirler meydana getirmiş ve halkın daha çok tarım ve ticarete yönelmesi sonucunda önceleri genellikle göçebe olarak hayvancılıkla uğraşan Kırgızların sosyo-ekonomik hayatında büyük değişimler meydana gelmiştir. Söz konusu sosyo-ekonomik gelişmelerle birlikte Kırgızların kültür hayatında da önemli ilerlemeler kaydedilmiş ve Türk dilinin ilk şâheseri “Kutad-gu Bilig” Balasagunlu Yusuf Has Hacib tarafından bu dönemde ortaya konulmuştur.

Moğol ve Özbek Hakimiyeti

12. yüzyılın başlarından itibaren Kırgızları Cengiz Han yönetimindeki Moğolların hakimiyeti altında görüyoruz. 1217 yılında Moğol yönetimine karşı başlattıkları isyânın kanlı bir şekilde bastırılmasından sonra Kırgızlar 14. asrın sonuna kadar Moğol hakimiyeti altında kaldı. Ancak 1399 yılında yanlarına Oyratları da alan Kırgızlar, Moğol yönetimine karşı başlatılan ikinci isyan ile yeniden bağımsızlığına kavuştular. Fakat, o dönemde amansız bir hâkimiyet mücadelesinin hüküm sürdüğü Orta Asya’da gerekli şartlara erişemeden bağımsız kalmak kolay değildi. Nitekim Kırgızlar kısa bir bağımsızlık döneminden sonra 1425 yılında Özbek hâkimiyeti altına girdiler ve daha sonra Özbeklerin Moğol saldırıları karşısında tutunamaması sonucunda kuzeydeki Kazakistan bozkırlarına çekilerek Kazak Yönetimi altında Kazaklarla birlikte yaşamaya başladılar.

Yeniden Bağımsız Kırgız Devleti

Asya’da Moğol hakimiyeti sona erdikten sonra Kırgızlar önce Kalmukların idâresi altına girmişler ve sonra 1703 yılında Tanrı dağlarının güney batı taraflarına göç ederek, kısa bir süre önce kurulmuş olan Hokand devletinin hakimiyetini gönüllü olarak kabul etmişlerdir. Ancak bu iltihak ile kısa sürede hem nüfusun ve hem de askeri gücün çoğunluğunu ele geçiren Kırgızlar, çok geçmeden Hokand devletinin yönetimini ele aldılar. Böylelikle Kırgız Türklerinin tarihinde yeni bir bağımsız devlet dönemi başlamış oldu. Hokand devletinin 18. yy boyunca giderek Orta Asya’da nüfuzlu bir konuma yükselmesi Buhara Emirliği’nin dikkatini çekmiş ve 19. asrın başlarında Hokand Hanı Ömer Han (1809-1822) ile Buhara Emiri Haydar Şah (1800-1826) arasında başlayan rekabet ve çekişme, Orta Asya Türklüğünün en büyük talihsizliklerinden birisi olarak tarihe geçmiştir. Öyleki bu hanlıklar, aralarındaki rekabeti, Osmanlı İmparatorluğuna biat etmek suretiyle ondan bir diğerine karşı destek sağlamak için İstanbul’a elçiler göndermek noktasına kadar tırmandırmışlar, fakat bu amansız mücadele sadece Rusların Orta Asya’daki hâkimiyet plânlarını uygulamaya koymak için müsâit bir zemin hazırlamaktan başka bir işe yaramamıştır.

Rus İşgali

Merkezi Asya’daki Türk Hanlıklarının birbirine düştüğü böyle bir dönemde önce 1846 yılında Kazalinsk Kalesini ele geçiren Rusların Türkistan illerini istilâsı bundan sonra da devam etti. Bu dönemde sadece 1864 yılında Çimkent üzerine yürüyen Rus orduları, Alim Kul kumandasındaki Hokand ordusu tarafından ağır bir yenilgiye uğratılmış, fakat bu arada Buhara Emirinin Hokand üzerine yüdüğü haberini alan Alim Kul başkenti savunmak için dönünce, bu fırsatı değerlendiren mağlup Rus ordusu 22 Eylül 1864′de Çimkent’i işgâl etmiştir. Böylece iki Türk Hakanı arasındaki anlaşmazlık, Rus ordusuna Türkler tarafından yaşatılan bir hezimetin, büyük bir Rus zaferi olarak tarihe geçmesine vesile olmuştur. Çimkent’in işgâlinden sonra Alim Kul yönetimindeki Hokand orduları Rus işgaline karşı amansız bir direniş göstermeye devam ettiler. Bu mücadele döneminde Alim Kul ve ordusu, Buhara Ordularının işgal ettiği topraklar ile Rus ordularının işgâl ettiği topraklar arasında adeta mekik dokuyor ve sürekli olarak bir cepheden diğerine koşuyordu. Nihayet 23 Mayıs 1865′de Alim Kul, Rus ordularına karşı Niyaz Bey Kalesini savunurken şehit düştü. Alim Kul’un ölümünü mütekakip Rus ordularının Taşkent’i kuşattığı ve Taşkentlilerin tam otuz iki gün şehirlerini Ruslara karşı kahramanca müdafaa ettiği bir dönemde bile, Buhara Emiri Muzaffereddin, Hokand devletinin başkentini işgal etmekten geri durmadı. Fakat Orta Asya’nın işgâlinde Hokand veya Buhara ayırımı gözetmeden Rus orduları Hokand ülkesinin işgalinden hemen sonra 1867-1868′de Buhara Emirliğinin hâkimiyet sahalarını da işgal etti. Bunu müteakip 1873′de Hive emirliği ve 1874-1875′de Türkmenistan’ın işgali ile Orta Asya’daki Türk yurtlarının tamamı Rusların kontrolüne girmiş oldu.

Bağımsızlık Direnişleri

Yurtlarının Ruslar tarafından işgâl edilmesine tahammül edemeyen Kırgızlar 1876′da Abdurrahman Abtabacı önderliğinde ve 1885′de ise Oş şehrinde Derviş Han Tora önderliğinden isyan başlatmalarına rağmen her iki isyan da kanlı bir şekilde bastırıldı ve isyancılar katledildi. Buna rağmen Çarlık Rusyası’nın son dönemleri boyunca Kırgız isyanlarının ardı arkası kesilmedi. 17-18 Mayıs 1898 gecesi Andican’ın Mintepe Camii imamı İşan Muhammed Sabıroğlu yönetimindeki ayaklanarak Rus garnizonunu basan Kırgız Türkleri, modern silahlara sahip Rus ordusu karşısında ağır kayıplar verdikten başka, sağ ele geçen 380 kişi de idam edildi. Bu olaydan sonra bölgeyi ziyaret eden Rus Genel Valisini diz çökerek selamlamamakta direnen 208 kişilik bir halk grubu Sibirya’ya sürüldü. Nihayet 6 Ağustos 1916′da büyük ve toplu bir isyan başlatan Kırgızlar, bütün Türkistan’da yayılmakta olan bağımsızlık savaşına iştirak ettiler. Fakat Ruslar tarafından kanlı bir şekilde bastırılan bu isyânda da Kırgızlar binlerce kayıp verdi ve isyânın bastırılması sonucunda üçyüz bin civarında Kırgız Türkü Çin’e kaçmak zorunda kaldı. Bunca can kaybı ve göçe rağmen Kırgızistan’da milliyetçi Kırgız komiteleri hemen ertesi yıl 1917 Bolşevik ihtilâli sırasında yeniden bağımsızlık mücadelesini başlatmışlar ve bu mücadele 1929 yılına kadar sürmüştür. Kırgızistan’da yarım asrı aşkin bir süre aralıksız süren bu direnişler ancak Stalin’in despot yönetimi devrinde tamamen sindirilmiş ve bu arada Rusya tarafından 1924′de Muhtar Bölge Statüsü verilen Kırgızistan 1926 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği’ne Kırgızistan adı ile dâhil edilmiştir.

Bugünkü Kırgızistan

1980′li yılların ortalarından itibaren Gorbaçov’un yönetim dönemi ile başlayan açıklık ve yeniden yapılanma sürecinin getirdiği tarihi gelişmeler sonucunda adım adım yeniden bağımsızlığa doğru ilerleyen Kırgızistan, 20-21 Ağustos 1991′de Moskova’da yaşanan darbe girişimi ve ardından merkezi hükümetin istifası ortamında 31 Ağustos 1991 günü bağımsızlığını ilan etti.

Bundan kısa bir süre önce, yani bağımsızlığn adım adım yaklaşmakta olduğu süreç içerisinde, 27 Ekim 1990 günü yapılan seçim ile Cumhurbaşkanı olan Askar Akayev, bağımsızlığın ilan edildiği dönemde Kırgızistan Cumhuriyeti yönetiminin başında bulunuyordu. Bağımsızlığı, Akayev ile tanıyan Kırgızistan, bağımsızlık ilanını müteakip 12 Ekim 1991 günü yapılan halk oylamasında yoluna yine onunla devam etmeye karar vererek, Akayev’i yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Kırgızistan resimleri

KARAKOL DUNGAN CAMİSİ

KARAKOL KATEDRALİ

KIRGIZİSTAN YÖNETİM BİNASI

Başkent Bişkek

Kırgızistan Cumhuriyeti’nin başkenti olan Bişkek’in Sovyetler Birliği öncesindeki adı Pişpek idi. 1885′te burada doğan Kızılordu komutanlarından Mihail Vasilyeviç Frunze’nin adından dolayı, Sovyetler döneminde şehire Frunze adı verildi.Bişkek, Aladağların eteklerinde, Çu Irmağı vadisinde yeralır. Alaarça ve Alamedin ırmakları üzerinde kurulu olan şehiri, Büyük Çuyski Kanalı ikiye böler. Hokant Hanedanı tarafından inşa ettirilen Pişpek Kalesi Rusların eline geçtikten sonra, şehir bu kale yakınlarında 1878′de kuruldu.

1924′e kadar küçük bir yerleşim birimi olan şehir, bu tarihde Sovyetler Birliği idaresindeki Kırgız Özerk Yönetim Bölgesi’nin merkezi oldu. 1926′da ise Kırgız Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkenti yapıldı ve bundan sonra hızla gelişti. Şehirdeki nüfus bugün 600 bini aşmıştı.İkinci Dünya Savaşı’na kadar şeker, et ve meyve konserveciliği gibi hafif sanayi kuruluşları bulunan Bişkek’te, savaş sırasında Sovyetler sanayiinin doğuya kaydırılmasıyla; tarım makinaları, otomobil ve ****l işleme gibi sanayi kuruluşları tesis edildi. Özellikle 1960′larda hızlı bir sanayileşme ve şehirleşme yaşandı.

Bugünkü Bişkek, geniş caddeleri ve bol ağaçlı yapısıyla, modern bir şehirdir. Kırgızistan Bilimler Akademisi, Kırgızistan Devlet Üniversitesi, tarım, tıp, teknik ve öğretmen yüksek okulları, başlıca öğretim kurumlarıdır. SSCB’nin dağılmasıyla 1991′de bağımsızlığı elde eden Kırgızistan’ın başkenti olan Bişkek’te SSCB’den ayrılan diğer Türk Cumhuriyetleri’nde olduğu gibi hiçbir sanayi kuruluşu işlememektedir. Bunun en önemli nedenini de teknolojik alt yapısının çöküşü oluşturmaktadır.

Alıntı
Özturkler
Sponsorlu Bağlantılar

Papua Yeni Gine Nüfusu, Coğrafi Özellikleri, Ekonomisi, İklimi, Kültürü, Yönetimi, Dini İnancı Hakkında Bilgi

Sonraki Sayfa »

Bulgaristan Nüfusu, Coğrafi Özellikleri, Ekonomisi, İklimi, Kültürü, Yönetimi, Dini İnancı Hakkında Bilgi

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Current ye@r *