31.07.2014

    Kütüphane Haftası İle İlgili Yazılar, Kütüphane Haftası Hakkında Kompozisyon, Deneme Yazısı ve Makale Örnekleri

    Sponsorlu Bağlantılar

    Etiketler: kütüphane haftası ile ilgili yazılar, kütüphane haftası ile ilgili yazı, kütüphane ile ilgili yazı, kütüphanecilik haftası, kütüphanecilik haftası ile ilgili yazılar, kütüphane ile ilgili yazılar, kütüphaneler haftası ile ilgili yazı, kütüphaneyle ilgili yazı, kütüphane yazıları:

    Kütüphane Haftası Yazısı

    Kütüphane Haftası Mart ayının son pazartesi günü başlar.Hafta süresince kütüphanenin önemi anlatılır. Kütüphaneciliğin sorunları kamu oyuna duyurulur. Halk, kütüphanelerin gelişmesi için bilinçlendirilir. Okullarımızda kütüphanenin yararlarından söz edilir. Kütüphanelerde uyulması gerekli kurallar öğretilir.

    Kütüphaneler eski çağlardan beri insanlığın hizmetindedir. Eldeki bilgilere göre ilk kütüphane, Asurlular zamanında kurulmuştur. Osmanlı imparatorluğu döneminde de kitaba ve kütüphaneye önem verilirdi. O dönemden zamanımıza kadar gelen büyük kütüphaneler vardır.

    Yurdumuzun belli başlı büyük kütüphaneleri şunlardır : İstanbul’da Süleymaniye ve Beyazıt Devlet Kütüphaneleri. Ankara’da Millî Kütüphane, Millet Meclisi Kütüphanesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kütüphaneleridir. Bunlardan Millî Kütüphane, 15 Nisan 1946 tarihinde kuruldu. Açılış tarihinde içinde iki kitap bulunan bu kütüphanemizde bugün 620 bin kitap vardır. Kütüphanelerimizdeki kitap sayısı yaklaşık 6 milyon kadardır.

    Kütüphanelerde, kitapların korunması, kitapların sınıflandırılması ve okuyucuya kitap verilmesi için uzman memurlar bulunur. Bu memurlara kütüphaneci denir. Kütüphanecilik özel bir eğitimi ve öğretimi gerektiren bir meslektir. Bu amaçla üniversitelerimizde kütüphanecilik bölümleri açılmıştır. Bu bölümlerde öğrenimlerini tamamlayanlar kütüphanelerde görev yaparlar.

    Yaşadığımız yüzyıl bilgi, ilerleme dönemidir. Kitaplar bilime giden yoldur. Çağımızın buluşlarını kitap, dergi gazete gibi yayın organlarından izleriz. Okuduğumuz kitaplar, dergiler, gazeteler bilgilerimizi artırır. Bizi dünyadaki gelişmelerden, değişmelerden haberdar eder. Kitaplar sevgili dostlarımızdır. Kitaplıklar, kütüphaneler kitapların bir arada bulunduğu yerlerdir.

    Bulunduğumuz yerdeki kütüphanelerden yararlanalım. Kütüphanelerin zenginleşmesi için kitap armağan edelim. Kitapların korunduğu, yerleştirildiği kitaplığı, kütüphaneyi temiz tutalım. Okuma salonlarında kimseyi rahatsız etmeyelim.

    Kütüphaneler Haftası ile ilgili Yazılar

    Kütüphaneler Haftası ile ilgili Yazılar – Kütüphane Haftası Hakkında Yazı
    Her yıl, Mart ayında Kütüphane Haftası kutlanmaktadır. Nasıl ki ağıl denilince koyunlar, garaj denilince arabalar, eczane denilince ilaçlar akla geliyorsa; kitaplık denilince de kitaplar akla gelmektedir. Kitapların önemi, kitaplara verilen değerle ölçülür.

    Evrendeki tüm canlılar gibi insanların da besine, suya ve havaya gereksinmesi vardır. Ancak bunlar fiziksel yaşamın gereksinmeleridir. Oysa insanları, hayvanlardan ayırt eden en önemli öğe, düşüncedir. İnsanlar düşünürler, düşündüklerini yorumlar, değerlendirir ve eyleme geçirirler. Düşünsel savaşım sonucu elde edilen bilgileri, deney, beceri ve sanatlarını gelecek kuşaklara aktarmak isterler. Bu çabanın sonucu olarak yazıyı icat etmişler, geliştirerek matbaayı ve kağıdı bulmuşlar. Dağınık ve kayıp olabilecek bu bilgileri, deneyleri, beceri ve sanatlarını kitap haline getirerek insanlığın hizmetine sunmuşlar. İnsanlık tarihini, uygarlığını, toplumsal yaşamını, savaşımını, sanatlarını bu yapıtlardan öğreniyoruz. Böylece insan yaşamının gereksinmesi olan ekmek, su ve havaya, kitaplardaki düşünce eklenerek sloganlaşmıştır.
    İnsan toplumu, düşünceden uzak insanlar için “Gelişmemiş bir hayvan. Et kafalının biri. Ot gibi adam.” gibi aşağılayıcı deyimler kullanmışlardır. Görülüyor ki insanları hayvanlardan ayırt eden tek öğe, düşüncedir. İnsan toplumunun var oluşundan günümüze değin, düşüncenin özgür olmasını isteyenlerle istemeyenler arasındaki çelişki sürekli artmakta. Toplum üzerindeki egemenliklerini sürdürerek çıkar sağlamaya çalışanlar, sürekli baskıdan yana olmuşlardır. Ve “Toplumumuz bu özgürlükleri, düşünceleri kaldıracak düzeyde değildir. Bu kitaplar zihinleri bozuyor, gençlerimizi huzursuz ediyor…” diyerek kitapları suçlu göstermeye, toplumsal huzursuzluğun gerçek nedenlerini gözardı etmeye çalışırlar.

    Bir bilgin: “İnsan düşündüğü gibi yaşamaz. Yaşadığı gibi düşünür. Düşünceye etki yapan, ona kaynaklık eden, hiç kuşkusuz içinde bulunduğu, yaşadığı koşullardır. Fakat düşüncenin de karşılıklı olarak bu koşullara etki yapıp onu oluşturduğu bir gerçektir. O halde biz, ‘Mademki bu kitabı okuyor, okuyanın niyeti bu kitaptaki düşünceleri uygulamaktır.’ diyemeyiz. Bu, ilkel bir yargı olur. Bir düşünce kafaya yansıdığı gibi uygulanamaz. Bu nedenle düşünce ve düşüncenin ürün olan kitaplar yasaklanamaz, yakılamaz, toplatılamaz. Ama onlar gereğince eleştirilir. İşe yaramazlığı kanıtlanır ve böylece de fonksiyonu biten her nesne gibi onun da ölümü kendiliğinden olur…” demektedir.

    Kitaplar, toplumların düşünsel güneşidir. İnsanın zekasını ve bilgisini geliştirir, deneylerini artırır, hatalarını düzeltir. Bilinçli insan, bilimsel araştırmaya, incelemeye, üretmeye, yönetmeye, olayları sağlıklı sonuca bağlamaya yöneltir. Bilinçli insanların oluşturduğu toplumlarda, demokrasi, hukuk, ahlak ve sosyal adalet ilkeleri gerçek kurallarıyla işler. Karşılıklı saygı ve güven pekişerek artar.

    Bu nedenle kitap, uygarlığın simgesi, demokrasinin somut kanıtı, karanlığın amansız düşmanıdır. Kitaplar bu amaçla değerlendirildiğinde, kitaplığın önemi artar. Aksi halde kitaplıklar, kitaptan mezarlığına ve düşüncenin tutsakevine dönüşür.Ancak kitapları severek, okuyarak, okutarak çağdaş insan olabiliriz…

    Kütüphaneler Haftası ile ilgili ikinci Yazı

    Kitap, dergi ve CD-DVD’lerden oluşan odalara veya binalara “kütüphane” adı verilir. Kütüphaneler halka açık ve herkesin yararlanabildiği yerler olabildiği gibi, evlerde oluşturulmuş kişiye özel yerler de olabilir. Dileyen herkes, evinin bir bölümünü kütüphane haline getirebilir. Bir kütüphanede sadece kitap ve dergiler yer alabileceği gibi, bunlarla birlikte teknoloji ürünü olan ve içinde bilgilerin yer aldığı CD ve DVD’ler de yer alabilir. Günümüzde, özellikle üniversite kütüphanelerinde yaygın olarak elektronik veri tabanları da kullanılmaktadır. Internet’in yaygınlaşması ile birlikte, bilginin daha geniş kitlelere ve hızlı bir şekilde yaygınlaşabilmesi için, kitaplar bilgisayar ortamına aktarılmış ve elektronik kütüphaneler (veri tabanları) oluşturulmuştur. Bu veri tabanlarını kullanmak genellikle abonelik şeklinde olur ve belli bir ücret ödenerek, dünyanın her yerinden Internet aracılığı ile kütüphaneye girilerek kaynaklar kullanılabilir.

    Mart ayının son Pazartesi günü ile başlayan hafta “Kütüphaneler Haftası” olarak kutlanır. Bu haftada kitap okumanın ve kütüphanelerin öneminden bahsedilir, kütüphanelerin sorunları ve çözüm yolları tartışılır, halka kütüphane bilinci aşılanmaya çalışılır. Okullarda, öğrencilere kütüphanelere geziler düzenlenerek, kütüphanede arama ve araştırma yapma yöntemleri gösterilir, kütüphanede nasıl davranılması gerektiği anlatılır.

    Kütüphaneler eski çağlardan beri insanlığın hizmetindedir. Eldeki bilgilere göre ilk kütüphane, Asurlular zamanında kurulmuştur. Osmanlı imparatorluğu döneminde de kitaba ve kütüphaneye büyük önem verilirdi. O dönemden zamanımıza kadar gelen büyük kütüphaneler vardır. Yurdumuzun belli başlı büyük kütüphaneleri şunlardır : İstanbul’da Süleymaniye ve Beyazıt Devlet Kütüphaneleri. Ankara’da Millî Kütüphane, Millet Meclisi Kütüphanesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kütüphanesi’dir. Bunlardan Millî Kütüphane, 15 Nisan 1946 tarihinde kurulmuştur. Açılış tarihinde içinde iki kitap bulunan bu kütüphanemizde bugün 620 bin kitap vardır. Ülkemiz kütüphanelerindeki kitap sayısı yaklaşık 6 milyon kadardır.

    Kütüphanelerde, kitapların korunması, kitapların sınıflandırılması ve okuyucuya kitap verilmesi hizmetleri için uzman memurlar bulunur. Bu memurlara “kütüphaneci” denir. Kütüphanecilik özel bir eğitimi ve öğretimi gerektiren bir meslektir. Bu amaçla üniversitelerimizde kütüphanecilik bölümleri açılmıştır. Bu bölümlerde öğrenimlerini tamamlayanlar kütüphanelerde görev yaparlar.

    Kütüphaneyi Etkili Kullanma

    Kütüphane araştırmaları çoğu zaman gözümüzde büyür. Aşağıdaki adımlar araştırmanıza başlamanızda yardımcı olmanın yanısıra başarılı bir araştırma yapmanın ipuçlarını da sunar.

    Araştırma İşlemindeki Adımlar

    1: Hazırlanma ve Konunuzu Seçme

    Ödevinizi iyice anladığınızdan emin olmak için gözden geçirin ve anlamadığınız yerleri açıklaması için öğretmeninize sorun.
    İlginizi çeken ve ödevinizin gereksinimlerini karşılayan birçok genel konunun listesini çıkarın.
    Konunuzu geliştirmeye yeterli malzeme olup olmadığını öğrenmek için kütüphanede araştırma yapın.
    Konunuzu bir soru olarak ifade edin ve daha sonra sorunuzdaki ana temaları ya da anahtar sözcükleri yazın (Anahtar sözcüklerinizin eşanlamlılarını listelemeyi unutmayın).
    2: Kaynakları Seçme

    Konunun Daha İyi Anlaşılması İçin Gereken Bilgiler

    Sizin konuya ısınmanızı ve konuyla ilgili özel terminolojiyi kavramanızı sağlaması açısından konuyla ilgili temel bilgileri bulma çok önemlidir.
    Bu bilgileri bulabileceğiniz en iyi yerler ansiklopediler, sözlükler ve ders kitaplarıdır.
    Konunuzu Daraltma

    Kimi zaman konunuzda çok fazla malzeme olabilir. Konunuzu daraltmanıza yardımcı olabilecek bazı öneriler şunlardır:

    Bu konu hakkında bildiklerin neler? Zaman olarak işlemek istediğin belli bir dönem var mı? Odaklanmak istediğin belli bir coğrafi bölge ya da ülke var mı? Bu konunun senin ilgini çeken özel bir yanı var mı?
    Çevrimiçi (online) veri tabanlarında araştırma yaparken arama alanınızı daraltmak için ‘AND’ ve ‘NOT’ sözcüklerini kullanabilirsiniz. (Örneğin Apple and Macintosh)
    Konunuzu Genişletme

    Kimi zaman da konunuz yeterli bilgi ya da malzeme içermez. Konunuzu genişletmenize yardımcı olabilecek bazı öneriler şunlardır:

    Diğer ülkeleri ya da bölgeleri düşünün. Konunuz hakkında daha geniş kapsamlı düşünün. Anahtar kişiler kimler olabilir? Konunuzdaki başka görüş açıları neler olabilir?
    Çevrimiçi (online) veri tabanlarında araştırma yaparken arama alanınızı genişletmek için ‘OR’ sözcüğünü kullanabilirsiniz. (Örneğin makale or referans)

    3: Malzemeleri Bulma

    Araştırmanızda kullanabileceğiniz malzemeler kütüphanelerde çeşitli şekillerde bulunabilir: Kitaplar, magazinler, gazeteler, videolar ve/veya Internet vb.

    Kitaplar ve Videolar: Kitapları ya da videoları bulma varsa Kütüphanenin elektronik kataloğundan ya da yoksa kartlar yardımıyla yapılabilir.

    Periyodik Makaleler: Periyodik makaleler dergilerden, gazetelerden, teknik kitaplardan ya da basın bültenlerinden olabilir. Periyodik makalelere yukarıda belirtildiği gibi kütüphanenin elektronik kataloğundan ya da kart kataloğundan erişebilirsiniz.

    Internet Kaynakları: Web üzerindeki malzemelere erişmek için arama motorlarını ya da konulara göre ayrılmış web rehberlerini/portallarını kullanabilirsiniz.İyi bir başlangıç olarak Web tarayıcınızdaki Arama düğmesini kullanın.Bulduğunuz tüm Internet kaynaklarını dikkatli bir şekilde değerlendirmeniz gerekir.

    4: Kaynakları Değerlendirme

    Bilgilerinizi ölçüp biçme ya da değerlendirme tüm kaynaklarınız için çok önemlidir (sadece Internet kaynaklarınız için değil!). Göz önünde tutmanız gereken bazı şeyler şunlardır:

    İçerik Miktarı – Yeterli bilgiye sahip misiniz? Farklı bakış açılarını yakalayabildiniz mi?
    Çeşitlilik – Farklı kaynakları kullanın (kitaplar, dergiler, Internet vb.)
    Yayın Tarihi – Konuya bağlı olarak değişir (örneğin güncel konularda, sağlık konularında ve hukuki konularda yeni ve güncel bilgilere ihtiyacınız var)
    Güvenilirlik – Yayının amacı nedir? Bilgi taraflı mı? Ne tür varsayımlarda bulunulmuş?

    5: Ödevi Yazma ve Bibliyografyayı (Kaynakça Bilgisini) Derleme

    Kütüphanede ödevinizi yazmanıza ve bibliyograyayı derlemenize yardımcı olacak birçok kitap bulabilirsiniz. Ödevinizde alıntıları ne şekilde belirtmeniz gerektiği konusunda da öğretmeninize danışın.

    Kütüphane Haftası Yazıları:

    ( Mart ayının son Pazartesi günü başlar )

    Kitabın yararlarının anlaşılması ve sayılarının çoğalması sonucu kitap­lıklar oluştu. Kitaplıkların gelişmesi ile kütüphaneler meydana geldi. Herkesin yararlanması okuması, başvurması için kurulan, içinde kitaplar bulunan binaya kütüphane denir.

    Millî Eğitim Bakanlığı, Mart ayının son pazartesi günü başlayan hafta­nın Kütüphane Haftası olarak değerlendirilmesini kararlaştırmıştır. Hafta süresince kütüphanenin önemi anlatılır. Kütüphaneciliğin sorunları kamu oyuna duyurulur. Halk, kütüphanelerin gelişmesi için bilinçlendirilir. Okullarımızda kütüphanenin yararlarından söz edilir. Kütüphanelerde uyulması gerekli kurallar öğretilir.

    Kütüphaneler eski çağlardan beri insanlığın hizmetindedir. Eldeki bilgilere göre ilk kütüphane, Asurlular zamanında kurulmuştur. Osmanlı imparatorluğu döneminde de kitaba ve kütüphaneye önem verilirdi. O dönemden zamanımıza kadar gelen büyük kütüphaneler vardır.

    Yurdumuzun belli başlı büyük kütüphaneleri şunlardır : İstanbul’da Süleymaniye ve Beyazıt Devlet Kütüphaneleri. Ankara’da Millî Kütüphane, Millet Meclisi Kütüphanesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kütüphane­leridir. Bunlardan Millî Kütüphane, 15 Nisan 1946 tarihinde kuruldu. Açılış tarihinde içinde iki kitap bulunan bu kütüphanemizde bugün 620 bin kitap vardır. Kütüphanelerimizdeki kitap sayısı yaklaşık 6 milyon kadardır.

    Kütüphanelerde, kitapların korunması, kitapların sınıflandırılması ve okuyucuya kitap verilmesi için uzman memurlar bulunur. Bu memurlara kütüphaneci denir. Kütüphanecilik özel bir eğitimi ve öğretimi gerektiren bir meslektir. Bu amaçla üniversitelerimizde kütüphanecilik bölümleri açıl­mıştır. Bu bölümlerde öğrenimlerini tamamlayanlar kütüphanelerde görev yaparlar.

    Yaşadığımız yüzyıl bilgi, ilerleme dönemidir. Kitaplar bilime giden yoldur. Çağımızın buluşlarını kitap, dergi gazete gibi yayın organlarından izleriz. Okuduğumuz kitaplar, dergiler, gazeteler bilgilerimizi artırır. Bizi dünyadaki gelişmelerden, değişmelerden haberdar eder. Kitaplar sevgili dostlarımızdır. Kitaplıklar, kütüphaneler kitapların bir arada bulunduğu yerlerdir.

    Bulunduğumuz yerdeki kütüphanelerden yararlanalım. Kütüphanelerin zenginleşmesi için kitap armağan edelim. Kitapların korunduğu, yerleştirildiği kitaplığı, kütüphaneyi temiz tutalım. Okuma salonlarında kimseyi rahatsız etmeyelim.

    KÜTÜPHANEDE UYULMASİ GEREKEN KURALLAR :

    1. Kütüphaneye ayakkabılar paspasa silinerek girilmelidir.

    2. Palto, pardösü, manto v. b. vestiyere bırakılmalıdır.

    3. Kimlik, ilgili memura istemeden teslim edilmelidir.

    4. Kütüphaneden alınacak kitabın nasıl aranacağı bilinmiyorsa ilgili memurlardan sorulmalıdır. Açıklamaları, dikkatle dinlemelidir.

    5. İstenen kitap için fış doldurulmalıdır.

    6. Yerimize oturup kitabın gelmesi beklenmelidir.

    7. Okuma salonunda kimse rahatsız edilmemelidir.

    8. Kitap sayfaları sessiz çevrilmelidir.

    9. Kütüphane salonunda sessiz yürünmelidir.

    10. Kitapların kapağı, sayfaları çizilmemeli, yırtılmamalıdır.

    11. Kütüphanenin okuma salonunda hiçbir şekilde sigara içilmemeli­dir, sakız çiğnenmemelidir.

    OKUMA KİTAPLARIM

    Bu yazıda ünlü ozanlarımızdan Z. Osman Saba

    kitapları hakkında duygu ve düşüncelerini anlatıyor.

    Sevgili okuma kitaplarım. O kitaplar aylara bölünmüştü. Kış aylarına düşen parçalarda kış resimleri vardı. Sonra, o resimler gittikçe değişirdi. Dallar, yavaş yavaş tomurcuklanır, ağaçlar çiçek açardı. Paltolu çocuklar, paltolarını çıkarmaya başlardı. O resimler böylelikle, bizlere de tatilin yaklaşmakta olduğunu hatırlatırdı.

    Bazen kitapların son sayfasını açardım. Orada bir kelebek veya çiçekli dala konmuş bir kuş resmine dalar giderdim. Bu sayfalara ne zaman gelece­ğiz? Bu sayfaları okuyacağımız günlere ne zaman kavuşacağız, diye düşünür dururdum. Oysa daha okulda yılın yarısına bile ulaşmamıştık. Sınıfımızın camlarını sert yağmurlu kış rüzgarları sarsıyordu. Böyleyken ben kitaplardaki o resimlere baktıkça yaz tatilinin hayallerine kapılmaktan kendimi alamazdım.

    Neler düşünürdüm neler … Sınavların başlayacağı günleri düşlerdim. Okuma dersinden hiç korkulur mu? Güzel bir Mayıs günü, sınav odasına girecektim. Öğretmenim beni güler yüzle karşılayacaktı. Önüme çıkan parça­yı okuyacaktım. Ben okurken dışardan kuşlar ötüşecek yeni yapraklanmış ağaçların sallandıkları görünecekti.

    Bahar yemişlerini satan satıcıların sesleri, çağrışmaları duyulacaktı. Öğretmenlerim okuduğum parça ile ilgili sorular soracaklar, ben hemen cevapları verecektim. Sonra «yeter» diyecekler, sınav odasından uçar gibi çıkacaktım. Okuma kitaplarındaki son parçalara baktıkça bunları düşünür­düm.

    Dost okuma kitaplarım. Onlarda neler yoktu? Kısa pantolonları diz kapakları örtecek şekilde biraz geçen saçları düzgünce taranmış güler yüzlü çocuk resimleri vardı. O kitaplarda temiz giyimli köylüler, babalar, analar vardı. Bu insanların güzel resimleriyle doluydu, okuma kitaplarım. Bu resimlerdeki insanlar güzel bir dünyanın insanlarıydı. Kötülük bilmezlerdi, iyilik­ten başka bir şey düşünmezlerdi.

    «Bizim gibi olun, iyilikten başka bir şey düşünmeyin» derdi.

    Bu unutamadığım eski okuma kitaplarından bugün bir tanesi bile yok. Onların şimdi hayalimdeki yapraklarım çevirirken yine de onları eskitmemek istiyorum. Onlardan ezberimde kalan parçaları yer yer okuyorum. Bu yüzden yangında yanmış kitaplar gibi sayfaların çoğu eksik.

    Sevgili dost okuma kitaplarım, sizleri zamanla bu kadar özleyeceğimi hiç bilmezdim. Böyle olacağını bilseydim, birkaçınızı olsun öbür kitaplarımın yanında saklamaz olur muydum?

    Ziya Osman SABA

    KÜTÜPHANE
    Bir yapıya konmayan taşları ben taş saymam

    Kitaba eğilmeyen başları ben baş saymam

    Okumadan yazmadan geçen ömrü yaş saymam.

            Çok okuyan çok bilir yarını parlak olur

            Okuyanın yarını alnı gibi ak olur.

    Kitaplar geleceğin ışıklı bir yoludur

    Kitaplar yükselişin kanadıdır koludur

    Evrenden habersizdir kitapsız kalan insan.

            Çok okuyan çok bilir yarını parlak olur

            Okuyanın yarını alnı gibi ak olur.

    Çölde kalan yolcular bulutlara tas tutar

    Bilimle beslenmeyen inanışlar pas tutar

    Yavrusu okumayan uluslar yas tutar.

            Çok okuyan çok bilir yarını parlak olur

            Okuyanın yarını alnı gibi ak olur.

    Hasan TURAN

    GÜZEL SÖZLER

    ·       Bilgin unutmuş, kitap unutmamış.

    ·       Günümüzün gerçek üniversitesi zengin kütüphanelerdir.

    ·        Parayı kasa, bilgileri kütüphane saklar.

     

    Sponsorlu Bağlantılar

    Karbonhidrat Nedir, Ne İşe Yarar, Nelerde Bulunur, Nerelerde Kullanılır, Vücuttaki Görevleri

    Trafik Polisi ve Görevleri Kısaca Maddeler Halinde

    Bu sayfadaki "Kütüphane Haftası İle İlgili Yazılar, Kütüphane Haftası Hakkında Kompozisyon, Deneme Yazısı ve Makale Örnekleri" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *