27.08.2014

    Mevlana Sözleri ve Anlamları Kısa Açıklamaları, Mevlananın Aşkla İlgili En Güzel Sözleri Facebook Paylaş

    Sponsorlu Bağlantılar

    Etiketler:Mevlana Celalettin Rumi sözleri, Mevlananın aşk sözleri, Mevlananın hoşgörü sözleri, Mevlananın önemli sözleri, Mevlananın ünlü sözleri, Hz. Mevlana ile ilgili sözler, Mevlananın dostluk sözleri, Mevlananın tüm sözleri, Hz. Mevlana şiirleri, Mevlana’nın ahlakla ilgili sözleri… 

    Mevlananın  Sözleri Kısa

    Aşk şeriatı, bütün dinlerden ayrıdır. Aşıkların şeriatı da Allah’tır, mezhebi de.

    Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.

    Aşk nedir, bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.

    Açlık, ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.

    Aslında tesbih, seccade, tevbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır. Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı.

    Adam savaşmakla çetin er sayılmaz, öfkelendiği zaman kendini tutabilendir çetin.

    Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.

    Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.

    Aşk dediğin ya Allah’tan gelmeli. Ya Allah için olmalı. Ya da Allah’a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı.

    Aklın başına gelince pişman olacağın bir işi sakın yapma.

    Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.

    Allah mermere emir vermez.

    Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

    Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman, yıl gibi gelir.

    Akıl bütün gidilecek yolları bilse bile, gene aşk yolunu bilemez, şaşırır kalır.

    Allah merhalesinde akıl beygirine yol yoktur.

    Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.

    Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.

    Az Bilinen En Güzel Mevlana Sözleri İçin Tıklayınız.

    Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler. Her testide ne var? Sen ona bak.

    Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar.

    Bir kimseyi tanımak istiyorsan, düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.

    Bazen diyorum ki; “ne olacak söyle gitsin”.. Sonra diyorum; “Söyleyince ne olacak, sus bitsin”

    Bir kişi Allah’tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa; Allah da onu başkasına muhtaç etmez.

    Bizim sözlerimizin hepsi nakit, başkalarınınki nakildir. Nakil, nakdin fer’idir.

    Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, Neye güldüğünden ise zekâsını ve seviyesini anla.

    Ben kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki. Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür.

    Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

    Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil.

    Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

    Ben, İnsanlara faydam dokunsun diye bu dünya zindanında kalmışım. Yoksa hapishane nerede, ben nerede? Kimin malını çalmışım?

    Can, aşktan binlerce edep öğrenmede, öylesine edepler ki mekteplerde okunup öğrenilmesine imkan yok.

    Cibilliyetsize ilim öğretmek, eşkıyanın eline kılıç vermektir.

    Cebi zengin fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil! Çünkü o; herşeyin fiyatını bilir, değerini değil.

    Çirkinlikle güzelliği görünüşle değil, akılla ayırt edin.

    Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

    Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.

    Denizde inciler derinde olur. Çerçöp sahilde olur.

    Dostun yanına hediyesiz gitmek, buğdaysız değirmene gitmek gibidir.

    Durma! Çabuk gel. Gelmem deme! Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır. Dostum, senin şanına sadece gelmek yaraşır.

    Dün çimen benim ayaklarımın altında idi bugün üstümde bitiyor. Görüyor musun? Toprak günahlardan başka herşeyi örtüyor.

    Ey kardeşim! Sen fikirden ve düşünceden ibaretsin. Senin varlığın bunlardandır. Geri kalan sinir ve kemiktir ki, onlar hayvanlarda da vardır.

    Eden kendisine eder. Yapan bulur ve çeker. Unutma! Kazanmak koca bir ömür ister! Kaybetmeye ise anlık gaflet yeter.

    Ey Tanrı kitabının nüshası insanoğlu! Sen, kainatı yaratan Hakk’ın güzelliğinin bir aynasısın!

    Ey özden habersiz gafil! Sen hala kabukla öğünüyorsun!

    Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.

    Ey Zulümle bir kuyu kazan! Sen kendin için tuzak hazırlıyorsun.

    Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.

    Güzel üslupla söz söyleyenleriz; Mesih’in talebesiyiz; nice ölülere tuttuk da can üfürdük biz.

    Göz iki, kulak iki, ağzımız ise tektir. Çok görüp, çok dinleyip, az konuşmak gerekir.

    Gözyaşının bile görevi varmış.. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.

    Güzel söyle de halk, yüzyıllar boyunca okusun. Tanrı’nın dokuduğu kumaş ne yıpranır, ne eskir.

    Gökyüzünde, yıldızlar arasında parlak ay nasıl görünürse aşık da yüzlerce kişi arasında öyle görünür, o göründümü herkesin parlaklığı söner.

    Gönlü ışık yakmayı, aydınlanmayı öğrenen kişiyi, güneş bile yakamaz. Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen benliğini yakıver.

    İnsaf et, aşk güzel bir iştir! Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, tabiatın kötü niyetli oluşundandır.

    Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

    Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyorsunuz? Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz?

    Her zaman doğruyu söyle, ama her zaman her doğruyu değil.

    Hırs insanı kör ve ahmak eder. Bilgisiz hale sokar da ölümü kolaylaştırır.

    Herkes dışını süslerken, sen içini, kalbini süsle. Herkes başkasının ayıbını araştırırken, sen kendi ayıplarınla meşgul ol.

    İnsanları iyi tanıyın, her insanı fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.

    İstediğin kadar inançlıyım de namaz kıl, sadaka ver. Umut verip, güven aşılayıp da yarıyolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin.

    Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.

    Kötülerin kötülüklerine acıyın. Benliğin, kendini görüp beğenmenin etrafında dolaşmayın.

    Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı ki; Dünya’nın da sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!

    Korku erkektir, umut ise dişi; onlardan ölümsüz ve temiz şeyler doğar.

    Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun. Kusuru örtmeyi marifet edin! İşte o zaman kusursuz olursun.

    Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

    Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun? Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi?

    Ne tükenmez hazinesin ey dil! Ne devasız bir dert..

    Mademki kendinde bir dert veya pişmanlık hissediyorsun; bu, Allah’ın sana olan yardımının ve sevgisinin bir delilidir.

    Misafirsin bu hanede ey gönül, umduğunla değil bulduğunla gül, Hane sahibi ne derse o olur, ne kimseye sitem eyle, ne de üzül.

    Su nasıl yıldızı, ayı aksettirir, gösterirse bedenler de canı, aklı bildirir, gösterir.

    Sen değerinle ve düşüncenle, iki âleme de bedelsin, ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun.

    Senin için başkasını terk eden, başkası için de seni terkeder.

    Az Bilinen En Güzel Mevlana Sözleri İçin Tıklayınız.

    Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.

    Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın; Halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur.

    Sevgide güneş gibi ol,

    Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,

    Hataları örtmede gece gibi ol,

    Tevazuda toprak gibi ol,

    Öfkede ölü gibi ol,

    Her ne olursan ol,

    Ya olduğun gibi görün,

    Ya da göründüğün gibi ol.

    Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.

    Şunu iyi bil ki safları yaran, her şeyi yenen aslanla savaşmak kolaydır; gerçek kahraman odur ki önce kendi nefsini yener.

    Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.

    Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

    Tapımızda riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada.

    Ömründen nasibin, kendini Sevgiliden mesut bulduğun andan ibarettir.

    Üç sözden fazla değil. Tüm ömrüm şu üç söz; Hamdım, piştim, yandım..

    Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.

    Pergel gibiyiz; bir ayağımız sımsıkı şeriata bağlı, Diğer ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşıyoruz.

    Varlık, yoklukta görülebilir. Zenginler, yoksula cömertlik edebilir.

    Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyeceğim kimse olmadığından yalnızım ben.

    Yeşilliklerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıldan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir.

    Yetmiş iki millet kendi sırrını bizden dinler. Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz.

    Zulüm demiriyle taşını birbirine vurma! Çünkü bu ikisi, erkek ve kadın gibi çocuk meydana getirirler.

    Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

    Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir..


    Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..


    Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazeretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş..


    Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.


    Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

    Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.


    Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.


    Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.


    Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.


    Genişlik, sabırdan doğar.


    O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.


    Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.


    Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar


    Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?


    Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.


    Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.


    Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?


    Leş, bize göre rezildir ama domuza, köpeğe şekerdir, helvadır.


    Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.


    Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

    Az Bilinen En Güzel Mevlana Sözleri İçin Tıklayınız.


    İsa’nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.


    Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?

    Hz. Mevlana´dan özlü sözler

    Hz. MEVLÂNA’dan

    Video

    ÖZLÜ SÖZLER

     

    Sevgide güneş gibi ol,
    dostluk ve kardeşlikte
    akarsu gibi ol,
    hataları örtmede gece gibi ol,
    tevazuda toprak gibi ol,
    öfkede ölü gibi ol,
    her ne olursan ol,
    ya olduğun gibi görün,
    ya göründügün gibi ol.

    Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
    Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

    Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
    yaratılışı bakımından otu beğenir.
    Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
    Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
    köpeğe şekerdir, helvadır.
    Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül,
    kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
    Pisler, pisliklerini yapar ama
    sular da temizlemeye çalışır.

    Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.
    Selviyi hür bir halde yücelten,
    kederi de sevinç haline sokabilir.

    Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir,
    nasıl olur da güneş üflemekle söner?

    Akıl padişahı kafesi kırdı mı,
    kuşların her biri bir yöne uçar.
    Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta
    aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir.
    Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
    inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
    Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
    Kıskançlık ateşten meydana gelir.
    Dünya tuzaktır. Yemi de istek.
    İstek tuzaklarından kaçının.
    Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama
    susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
    Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin.
    Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
    Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek,
    inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
    Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,
    dinleyenin dinlemesinden, anlamaesından ileri gelir.
    Oruç tutmak güçtür, çetindir ama
    Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından,
    Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz.
    Suyu başına döksen, başı kırılmaz.
    Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan,
    toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.
    Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana,
    içinde inci vardır.
    Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir.
    Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
    Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

    Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes
    çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

    Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.
    Her dil, gönlün perdesidir.
    Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
    Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları
    olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
    İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey
    görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun
    diye bu alem yok değildir.
    A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın,
    tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.
    O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti.
    Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
    Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da
    nedir bir sevgiye harcanmadıktan,
    bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.
    Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor,
    gama binlerce defa aferin.
    Nefsin, üzüm ve hurma gibi
    tatlı şeylerin sarhoşu oldukça,
    ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
    Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de,
    şeytandan dert satın alır.
    Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
    Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
    Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
    Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
    Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
    Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.
    Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır.
    Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
    Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
    Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.
    Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
    Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir,
    nasıl olur da güneş üflemekle söner?
    Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar
    Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir.
    Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
    O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile.
    İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
    Genişlik, sabırdan doğar.
    Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
    inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
    Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
    Kıskançlık ateşten meydana gelir.

    MEVLANANIN SÖZLERİ

    Gerek yok her sözü, laf ile beyana.. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana…
    Hz. Mevlana


    Bildiğiniz Mevlana Sözlerini Yorum Olarak Yazın Biz Yayınlayalım…

     

    1. Mevlana Sözleri

    Hz. Mevlana şöyle seslenmiştir insanlığa:

    “Yine gel, yine gel, her ne olursan ol yine gel
    İster kafir, ateşe tapan, putperest ol yine gel
    Bizim bu dergahımız ümitsizlik dergahı değildir
    Yüz defa tövbeni bozmuş olsun da yine gel.”

    Mevlana Sözleri

     

    2. Mevlana Sözleri

    Hz. Mevlana, yeni bir durumsayış ve yeni bir anlayış:

    “Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı kidünyanında sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!”

    3. Mevlana Sözleri

    Sevgide güneş gibi ol,

    Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,

    Hataları örtmede gece gibi ol,

    Tevazuda toprak gibi ol,

    Öfkede ölü gibi ol,

    Her ne olursan ol,

    Ya olduğun gibi görün,

    Ya da göründüğün gibi ol.

    4. Mevlana Sözleri

    Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım; yaşayış zaten acı.
    Ne olurdu, sen razı olsaydın benden de, herkes kızsaydı bana.
    Ne olurdu, seninle aram düzgün olsaydı da, bütün alemlerle aram açılsaydı, dünya yıkılıp yansaydı.
    Sen beni sevdikten sonra malın mülkün değeri mi olur? Zaten toprak üstünde ne varsa hepsi de toprak olacaktır.
    Alem O’nunla kaimdir ve O’nsuz olan hiçbir şey yoktur. O’nun rızası, rahmeti, bereketi ve tecellisi olmayan hiçbir şeyin değeri yoktur.

    5. Mevlana İle İlgili Sözler

    Hz. Mevlana’nın kendi bakış açılarını yansıttığı ve amaçlarını açıkladığı sözü:

    “Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil.”

    6. Mevlana İle İlgili Sözler

    Sen, değerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin.
    Ama ne yapayım ki kendi değerini blmiyorsun.
    Kendini ucuza satma, çünkü değerin yüksektir.

    7. Mevlana İle İlgili Sözler

    Hz. Mevlana’nın evrensel bakış açısını anlatan bir sözü:

    “Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada.”

    8. Mevlana İle İlgili Sözler

    Bizim Peygamberimizin yolu aşk yoludur.
    Biz aşktan doğmuşuz, annemiz aşktır.

    Aşk şeriatı, bütün dinlerden ayrıdır.
    Aşıkların şeriatı da Allah’tır, mezhebi de.

    Bu dünya pazarında sermaye altındır;
    Orada ise aşk ve ıslak iki göz.

    9. Hz. Mevlana Sözleri

    Hz. Mevlana sözlerinin şifa ve gıda oluşunun sırrını şu sözlerle açıklaaktadır:

    “Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.”

    10. Hz. Mevlana Sözleri

    Mesnevi şerhlerinde, Mevlana’nın “ney” ile “insan-ı kamil”i, “kamışlık” ile “elest bezmi”ni, “ateş” ile “ilahi aşk”ı sembolize ettiği belirtilmiştir.

    “Duy şikayet etmede her an bu Ney,
    Anlatır hep bu ayrılıklardan bu Ney.
    Der ki; feryadım kamışlıktan gelir,
    Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.
    Ayrılıktan parçalanmış bir yürek,
    İsterim ben, derdimi dökmem gerek.
    Şayet aslından biraz ayrılsa can,
    Öyle bekler, vuslata ersin zaman.
    Ağladım her yerde, hep ah eyledim,
    Gördüğüm her kul için, dostum dedim.
    Herkesin zannında dost oldum ama; makale
    Kimse talip olmadı esrarıma.
    Hiç değil feryadıma sırrım uzak,
    Gözde lakin yok ışık, duymaz kulak.
    Aşikardır can-beden, gör insanı,
    Yok izin, görmez fakat insan, canı.
    Ney sesi tekmil hava; oldu ateş,
    Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!
    Ateş ateş olmuş, dökülmüştür Ney’e,
    Cebesi aşkın karışmıştır mey’e.
    Yardan ayrı dostu Ney dost kıldı hem,
    Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.
    Kanlı yoldan Ney sunar hep arzuhal,
    Hem verir Mecun’un aşkından misal.
    Ney zehir, hem panzehir; ah nerde var,
    Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?
    Sırrı bu aklın, bilinmez akl ile,
    Tek kulaktır müşteri, ancak dile.
    Sırf keder, gam; gitti kaç gün kaç gece,
    Geçti yanışlarla günler, öylece.
    Geçse günler, korku yok, her şey masal;
    Ey temizlik örneği, sen gitme kal!
    Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,
    Anlamaz olgun adamdan bil ki, ham,
    Söz uzar, kesmek gerektir vesselam!”

    11. Hz. Mevlana Sözleri

    Ben sağ olduğum müddetçe Kur’an’ın bendesiyim
    Ben, Seçilmiş Muhammed’in yolunun toprağıyım
    Eğer birisi benden bundan başka söz naklederse
    Ben ondan da bizarım, naklettiği sözlerden de bizarım.

    Hasan Ali Yücel’in manzum tercümesi şöyledir:

    “Can tende var oldukça kulum Kur’an’a,
    Yol toprağıyımPeygamber-i zişana,
    Hakkımda bunun zıddına söz etse biri,
    Vay bu söze, vay böyle diyen insana…”

    12. Hz. Mevlana Sözleri

    Allah’a tekrar tekrar yemin ederim ki,
    Bu mana (Mesnevi),
    Güneşin doğduğu yerden, battığı yere kadar bütün dünyayı kaplayacak,
    Ve bütün ülkelere ulaşacaktır.
    Hiçbir mahfil ve meclis olmayacak ki orada Mesnevi okunmuş olmasın.
    Hatta o dereceye varacak ki,
    Mabetlerde, zevk u safa yerlerinde okunacak;
    Bütün milletler bu sözlerle süslenecek ve onlardan faydalanacaktır.

    13. Hz. Mevlana Sözleri

    Güzel söyle de halk, yüzyıllar boyunca okusun.
    Tanrı’nın dokuduğu kumaş ne yıpranır, ne eskir.

    14. Hz. Mevlana Sözleri

    Ben kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki.
    Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür.

    15. Hz. Mevlana Sözleri

    Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!
    Ayna Türk’e nazaran güzel bir renktedir. Zenciye nazaran o da zencidir.
    Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.
    Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.
    İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş… gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir.

    16. Hz. Mevlana Sözleri

    Bizim sözlerimizin hepsi nakit, başkalarınınki nakildir.
    Nakil, nakdin fer’idir.

    17. Mevlananın Sözleri

    Sözünü öyle bir izah et ki havas da avam da istifade etsin.
    Herkesin aklının ereceği, fikrinin anlayacağı bir tarzda anlat.
    Söz söyleyen kemal sahibi olursa,
    (mağfiret ve hakikat) sofrasını yaydı mı, o sofrada her türlü aş bulunur.
    Hiçbir misafir aç kalmaz, herkes o sofrada kendi gıdasını bulur.

    18. Mevlananın Sözleri

    Güzel üslupla söz söyleyenleriz;
    Mesih’in talebesiyiz; nice ölülere tuttuk da can üfürdük biz.

    19. Mevlananın Sözleri

    Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak.
    Hacca giderken hac yoldaşı ara. Ama ha Hintli olmuş, ha Türk, ha Arap.
    Onun şekline, rengine bakma; azmine ve maksadına bak.
    Rengi kara bile olsa değil mi ki seninle aynı maksadı gdüyor, aynı senin rengindedir, sen ona beyaz de.

    20. Mevlananın Sözleri

    Bu dünya zindandır, biz de zindandaki mahkumlarız.
    Zindanı del, kendini kurtar!
    Dünya nedir? Allah’tan gafil olmaktır.
    Kumaş, para, ölçüp tartarak ticaret yapmak ve kadın; dünya değildir.

    21. Mevlana’nın Sözleri

    İnsan, büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler, insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır.

    22. Mevlana’nın Sözleri

    İnsaf et, aşk güzel bir iştir!
    Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, (insanlardaki) tabiatın kötü niyetli oluşundandır.
    Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın;
    Halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur.

    23. Mevlananın Güzel Sözleri

    Gönlünde Allah sevgisi arttı mı, şüphe yokki Allah seni seviyor.

    24. Mevlananın Güzel Sözleri

    Ben,
    İnsanlara faydam dokunsun diye bu dünya zindanında kalmışım.
    (Yoksa) hapishane nerede, ben nerede?
    Kimin malını çalmışım?

    25. Mevlananın Güzel Sözleri

    Aynı dili konuşmak, akrabalık ve bağlılıktır.
    İnsan, yabancılarla kalırsamahpusa benzer.
    Nice Hintli, nice Türk vardır ki dildeştirler (aynı dili konuşurlar).
    Nice iki Türk de vardır ki birbirine yabancı gibidirler.
    Şu halde “mahremlik (yakınlık) dili” bambaşka bir dildir.
    Gönül birliği (gönüldaşlık) dil birliğinden daha iyidir.
    Gönülden sözsüz, işaretsiz, yazısız yüz binlerce tercüman zuhur eder.

    26. Mevlananın Güzel Sözleri

    Pergel gibiyiz; bir ayağımız sımsıkı şeriata bağlı,
    Diğer ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşıyoruz.

    27. Mevlana Özlü Sözleri

    Hz Mevlana “Ne Arıyorsan Kendinde Ara”…

    Kişinin değeri nedir?
    - Aradığı şeydir!

    Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın.
    Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin.
    Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki
    Aradığın ancak sensin, sen.

    Madendeki inciyi aradıkça madensin.
    Ekmek lokmasına heves ettikçe ekmeksin.
    Şu kapalı sözü anlarsan, anlarsın her şeyi;
    Neyi arıyorsun, sen osun.

    Senin canın içinde bir can var, o canı ara!
    Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara!
    A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara;
    Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara.

    28. Mevlana Özlü Sözleri

    Hz. Mevlana “Ben’im Ancak”…

    Demedim mi sana, gitme oraya; seni tanıyan, bilen ben’im ancak;
    şu yokluk serabında hayat pınarın ben’im.
    Kızıp uzaklaşsan da yüz yıllık yola gitsen, sonunda dönüp gene bana gelirsin;
    son durağın ben’im demedim mi?
    Demedim mi sana, dünyanın süsüne razı olma;
    senin razı olacağın otağın ressamı ben’im ancak.
    Demedim mi sana deniz ben’im, sen bir balıksın;
    karaya gitme; arı duru denizin ben’im ancak.
    Sana, kuşlar gibi tuzağa gitme;
    haydi gel, kolundaki, kanadındaki kuvvet ben’im demedim mi?
    Demedim mi sana, keserler yolunu, soğuturlar seni;
    ateşin, coşkun, sıcaklığın ben’im ancak.
    Demedim mi, yakıştırırlar sana kötü kötü sıfatlar; sen olursun kaybeden;
    halbuki sıfatlarının kaynağın ben’im ancak.
    Demedim mi sana; “kulun işi gücü hangi sebeple düzene girer acaba?” deme;
    sebepsiz, cihetsiz yaratıcı ben’im ancak.
    Gönlünde bir ışık varsa bil bakalım, nerede evinin yolu;
    Tanrı sıfatlıysan eğer, bil ki ev sahibin, efendin ben’im ancak.

    29. Mevlana Özlü Sözleri

    Ey özden habersiz gafil!
    Sen hala kabukla öğünüyorsun!

    30. Mevlana Özlü Sözleri

    Göğsünün içindekini hakiki gönül sanan kimse,
    Hak yolunda iki üç adım attı da her şey oldu bitti sandı.
    Aslında tesbih, seccade, tevbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır.
    Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı.

    31. Mevlana Özlü Sözleri

    Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler.
    Her testide ne var? Sen ona bak.

    32. Mevlana Özlü Sözleri

    Ey Tanrı kitabının nüshası insanoğlu!
    Sen, kainatı yaratan Hakk’ın güzelliğinin bir aynasısın!
    Her şey sensin. Alemde ne varsa, senden dışarıda değil.
    Her ne ararsan, onu kendinden iste, kendinde ara.

    33. Mevlana İle İlgili Sözler

    Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey!
    Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak’tan mı? Ne boş zahmet.

    34. Mevlana İle İlgili Sözler

    Her gün bir yerden göçmek ne iyi!
    Her gün bir yere konmak ne güzel!
    Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş!
    Dünle beraber gitti cancağızım,
    Ne kadar söz varsa düne ait.
    Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

    35. Mevlana İle İlgili Sözler

    Yetmiş iki millet kendi sırrını bizden dinler. Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz.

    36. Mevlana Sözleri

    Yapılma, yıkılmadadır; topluluk, dağınıklıkta; düzeltme, kırılmada; murat, muratsızlıktadır; varlık yoklukta. Her şey buna benzer.. öbür zıtlar ve eşler de hep bunlar gibidir.
    Birisi geldi, yeri bellemeye, sürmeye başladı. Aptalın biri dayanamayıp feryat etti.
    Dedi ki: “Bu yeri neden yıkıyorsun… Neden yarıyor, dağıtıyorsun?!”
    Adam dedi ki: “A ahmak, yürü git.. benimle uğraşma! Sen yapılmayı yıkılmada bil!”
    Bu yer, böyle çirkin ve yıkık bir hale gelmedikçe, nasıl olur da gül bahçesi, buğday tarlası haline gelir?
    Düzeni alt üst olmadıkça nasıl olur da bostanlık, ekinlik olur, mahsul ve meyve yetiştirir?
    Yarayı neşterle deşmedikçe iyileşir, onulur mu hiç?
    Ahlatın, ilaçla yıkanmadıkça hastalığın nasıl geçer, nasıl şifa bulursun?
    Terzi kumaşı paramparça eder. Bir kimse çıkıp da o sanatını bilen terziye, mevlana sözleri
    “Bu canım atlası neden bu hale getirdin, neden kestin; ben kesik kumaşı ne yapayım?” der mi?
    Her eski yapıyı yaparlar, yenilerlerken eski yapıyı yıkmazlar mı?
    Marangoz, demirci ve kasap da bunun gibi, yeni bir şey yapacakları zaman önce o şeyi yıkıp yakıp harap etmez mi?
    O helileyi, belileyi dövmek -de öyledir-, onları adeta telef etmek, bedenin yapılmasıdır.
    Buğdayı değirmende ezmeseydin ondan ekmek yapılabilir miydi? Bizim soframızı bezeyebilir miydi?

     

    37. Mevlana Sözleri

    Hz. Mevlana’ya sormuşlar “aşk nedir?” diye. Ben ol ki bilesin! demiş…

     

    38. Mevlana Sözleri

    “Üzülme der Mevlana ve devam eder; Bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun…, Tek kanatla uçulmaz zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, Kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin? Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz……. Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır..!”

     

    39. Mevlana Sözleri

    Ey kardeşim! Sen fikirden ve düşünceden ibaretsin. Senin varlığın bunlardandır. Geri kalan sinir ve kemiktir ki, onlar hayvanlarda da vardır.

     

    40. Mevlana Sözleri

    Varlık, yoklukta görülebilir. Zenginler, yoksula cömertlik edebilir.

     

    41. Mevlana Sözleri

    Dünya uykudaki kişinin gördüğü rüyadır.

     

    42. Mevlana Sözleri

    Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

     

    43. Mevlana Sözleri

    Gönlü ışık yakmayı, aydınlanmayı öğrenen kişiyi, güneş bile yakamaz. Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen benliğini yakıver.

     

    44. Mevlana Sözleri

    Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyeceğim kimse olmadığından yalnızım ben.

     

    45. Mevlana Sözleri

    Kötülerin kötülüklerine acıyın. Benliğin, kendini görüp beğenmenin etrafında dolaşmayın.

     

    46. Mevlana Sözleri

    Akıl, canla idrak sahibi olmuş, canla aydınlanmıştır. Ruh, nasıl olur da aklın tasarrufuna girer.

     

    46. Mevlana Sözleri

    Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?

     

    46. Mevlana Sözleri

    Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.

     

    46. Mevlana Sözleri

    Ne mutlu o kimseye ki kendi ayıbını görür.

     

    46. Mevlana Sözleri

    Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?

     

    46. Mevlana Sözleri

    Bal yiyen, arısından gocunmaz.

     

    47. Mevlana Sözleri

    Üzülme der Mevlana ..! İstediğin bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur. . . !

    Az Bilinen En Güzel Mevlana Sözleri İçin Tıklayınız.

    Sponsorlu Bağlantılar

    Komik Sözler Kısa En Komik Mesajlar 2012-2013 Facebook Paylaş Süper

    Msn Nickleri Kısa 2012-2013 En Güzel Msn Nick Sözleri Süper Facebook Paylaş

    Bu sayfadaki "Mevlana Sözleri ve Anlamları Kısa Açıklamaları, Mevlananın Aşkla İlgili En Güzel Sözleri Facebook Paylaş" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *