29.07.2014

    Namaz sonunda okunacak arapça dualar

    Sponsorlu Bağlantılar

    Namaz sonunda okunacak arapça dualar

    Namazdan sonra dua ve tesbih

    Sual: Namaz bittikten sonra neler yapılır?
    CEVAP
    Yalnız kılmış olan veya imamla kılan kimse, selamın akabinde,(Allahümme entesselamü ve minkes-selamü tebarekte ya zel-celali vel-ikram) der.Bundan sonra, 3 kere (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüv elhayyelkayyume ve etübü ileyh) der. Buna istiğfar duası denir.Sonra Âyet-el-kürsi okunur, 33 kere (Sübhanallah), 33 kere(Elhamdülillah) ve 33 kere (Allahü ekber) denir. Bir kere (La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir) denir. Bunların arasına başka dualar karıştırmak bid’at olur.Sonra eller kaldırılıp dua edilir. Duadan sonra âmin denir ve eller yüze sürülür. Hadis-i şerifte, (Beş vakit farz namazdan sonra yapılan dua kabul olur) buyuruldu. Ama dua, uyanık kalb ile ve sessiz yapılmalı. Duayı yalnız namazlardan sonra veya belli zamanlarda yapmak ve belli şeyleri ezberleyip, şiir okur gibi şuursuzca dua etmek mekruhtur.Sual: Duadan sonra okunacak sure ve zikirler nelerdir?
    CEVAP
    11 kere İhlas-ı şerif, bir kere Kuleuzüler okunur ve 67 Estağfirullah denerek yetmişe tamamlanır. On kere (Sübhanallah ve bi-hamdihi sübhanallahilazim) denir. Sübhane Rabbike âyeti okunur.

    Sual:
     Hacda gördük. Bazıları tesbih çekmeden, dua etmeden kalkıyorlar. Namazdan sonra toplu olarak tesbih çekmek, imamın duasına âmin demek bid’at diyorlar. Bunlar bid’at midir?
    CEVAP
    Cemaatin imam ile birlikte, sessizce dua etmeleri efdaldir. Ayrı ayrı dua yapmaları ve dua etmeden kalkıp gitmeleri de caizdir. Ama bunu âdet haline getirmemelidir. Hem imamın duasına âmin demeli, hem de kendimiz dua etmeliyiz. Bid’at olan sadece müezzinin komut etmesidir. Tesbih çekmek, dua etmek bid’at değildir.

    Din kitaplarında ifadeler şöyledir:
    Farzı veya son sünneti kılınca, imamın sağa, sola veya cemaate dönmesi müstehaptır. İşlerini görmesi için, hemen gitmesi de caizdir. Hadis-i şerifte, (Her namazdan sonra, üç kere,Estağfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyume ve etubü ileyh okuyanın, bütün günahları afv olur) buyuruldu. İstiğfârdan sonra, Âyet-el-kürsî ve 33 kere (Sübhânallah), 33 kere (Elhamdülillah) ve 33 kere (Allahü ekber) ve bir (kelime-i tehlil) yani(La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh…) okumaları ve ellerini göğüs hizasına kaldırarak, dua etmeleri de müstehaptır. (Merâkıl-felâh, Tahtavi)

    İmam ve cemaat ile beraber kollarını, az ileriye uzatıp ve göğüs hizasına kaldırıp, avuçları tam açık olarak semaya çevirip dua et ve âmin de. (Ey Oğul İlmihali)

    Âmin ile ilgili dört hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Bir cemaat topluca dua eder, bir kısmı da âmin derse, Allahü teâlâ o duayı kabul eder.) [Hakim]

    (Dua edenle âmin diyen sevapta ortaktır.) [Deylemi]

    (İmam duada, cemaati hariç tutmasın. Hariç tutarsa onlara hıyanet etmiş olur.) [Beyheki]

    (İmam âmin dediği zaman siz de âmin deyin. Çünkü birinin âmin demesi meleklerin âmin demesine tesadüf ederse onun geçmiş günahları mağfiret olunur.) [Buhari]

    Cemaatin imam ile tesbih çekmesi ve dua etmesi bid’at değil, müstehaptır. (Nimet-i İslam)

    Sual: Namazdan sonra okunması gereken dualar nelerdir?
    CEVAP
    Namazlardan sonra, okunması gereken belli dua yoktur. Herkes ihtiyacına göre dua eder. Hep aynı duayı okumak da uygun değildir. Ne istediğini şuurlu olarak bilmek gerekir. Ne istediğinin farkında olmadan dua etmek uygun olmaz. Belli şeyleri ezberleyip, şiir okur gibi dua etmek mekruhtur. Dua, uyanık kalb ile ve sessiz yapılmalı, duayı yalnız namazlardan sonra ve belli zamanlarda yapmak da mekruhtur. Her fırsatta dua etmelidir!

    Mesela şöyle dua edilebilir:

    Elhamdülillahi Rabbilâlemin essalatü vesselamü alâ resulina Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecmain.

    Ya Rabbi, kıldığımız namazları kabul eyle! Ahir ve akıbetimizi hayreyle! Son nefesimizde kelime-i tevhid söylememizi nasip eyle! Ölmüşlerimizi af ve mağfiret eyle!

    Allahümmağfir verham ve ente hayrürrahimin. Teveffeni müslimen ve el hıkni bissalihin. Allahümmağfir li veli valideyye ve lilmüminine vel müminat yevme yekumül hisab.

    Ya Rabbi, bizi şeytan ve düşman şerrinden ve nefs-i emmaremizin şerrinden muhafaza eyle! Evimize iyilikler, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan eyle! Ehl-i İslama selamet ihsan eyle! Din düşmanlarını kahr ve perişan eyle! Kâfirlerle cihad etmekte olan müslümanlara imdad-ı ilahiyyen ile imdat eyle!

    Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa’fü annî.

    Ya Rabbi, hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ihsan eyle!Allahümme inni eselükessıhhate velafiyete vel-emanete ve hüsnelhulki verridae bilkaderi bi rahmetike ya erhamerrahimin.

    Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, belâdan, tembellikten, acizlikten, zelil olmaktan, zulüm görmekten, azdıran zenginlik ve azdıran fakirlikten, şeytan ve nefsin şerrinden, düşman galebesinden, kötü huydan, bid’at işlemekten, dalalete düşmekten, ihlassız amelden, her çeşit günahtan, küfre girmekten, erzeli ömürden, ölürken gelecek fitnelerden, dinimize, dünyamıza zarar verecek şeylerden bizleri koru!

    Hakiki iman, güzel bir ahlak, şükredici bir kalb, zikredici bir dil, kaza ve kadere rıza gösteren hayırlı bir ömür, az yemek, az uyumak, az konuşmak, az gülmek ve çok hizmet etmeyi, kabir azabından ve ahiret dehşetinden kurtulmayı, ömür boyu rızana uygun iş yapmayı, şehit olarak ölmeyi ve son nefeste ehl-i sünnet itikadına uygun bir iman ve tevbe nasip eyle.

    Ya Rabbi, kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini, sevgine kavuşturacak amellerin sevgisini nasip eyle! İlmimizi, ihlasımızı, kabiliyetimizi artır, muratlardan, muhlaslardan olmamızı nasip eyle, cömert ve îsâr sahibi kullarından eyle.

    Ana babamıza ve evlatlarımıza ve akraba ve ahbabımıza ve bütün din kardeşlerimize hayırlı ömürler ve güzel huy, akl-ı selim ve sıhhat ve afiyet rüşdü hidayet ve istikamet ihsan eyle ya Rabbi! Amin.

    Velhamdü lillahi Rabbilalemin. Allahümme salli ala…, Allahümme barik ala…, Allahümme Rabbena atina… Velhamdü lillahi Rabbilalemin. Estağfirullah, estağfirullah, estağfirullah estağfirullahelazim elkerim ellezi la ilahe illa hü, elhayyel-kayyume ve etubü ileyh.

    Duada geçen kelimelerin açıklaması:

    Riya: İki yüzlülük, Allah’tan başkası için ibadet etme.
    Nifak: Münafıklık.

    Şikak: Uyuşmazlık.
    Nefs-i emmare: Kötülük yapmak isteyen nefs.

    Rüşdü hidayet: Doğru yolu arayıp bulma.
    İstikamet: Doğru yol.

    Kelime-i tevhid: La ilahe illallah Muhammedün Resulullah sözü.
    Erzeli ömür: Başkalarına muhtaç olunan sıkıntılı ihtiyarlık dönemi.

    Murat: Seçilmiş kimse.
    Muhlas: Devamlı ihlas sahibi.

    Îsâr: Cömertlik, kendine ihtiyacı olmayan şeyleri vermek, îsâr ise, kendine gereken şeyleri vermektir. Yani başkalarını kendine tercih etmektir.

    Sual:
     Dua ederken göğe bakmakta mahzur var mı?
    CEVAP
    Dua ederken başı yukarı kaldırmak doğru değildir. Allahü teâlâ mekandan münezzehtir. Bazı bid’at ehli gibi, hâşâ, Allahü teâlâyı gökte sanmak çok tehlikelidir. Buhari’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, namaz kılarken de göğe bakmak şiddetle men edilmiştir. (El-Envar)

    Sual: Namaz kılarken, yatağa girince, dua veya kelime-i tevhid okurken, ağzımız kapalı olarak kalbden sessiz okumak uygun mu?
    CEVAP
    Kıraat, ağız ile okumak demektir. Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumaya, hafif okumak denir. Yanında olan kimselerin de işitecekleri kadar sesli okumaya, yüksek sesle okumak denir. Hafif sesle okuyanı bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Sesli okumak, çok kişinin işitmesi demektir. (Bezzâziyye)

    Kendi işiteceği kadar sesle okumadan kılınan namaz sahih olmaz. Dua ederken de, kendi işiteceği sesle okuması, söylemesi gerekir.

    Kelime-i tehlili de, ibadet sevabı hasıl olması için, dil ile, kendi işitecek kadar sesli söylemek gerekir. Hatm-i tehlil okuyanların da, en az kendi işitecekleri kadar sesli okumaları gerekir. Kelime-i tehlil, ibadet olarak değil de, kalbi temizlemek için okunurken, dil oynatılmaz. (Redd-ül-muhtar)

    Sual: Hadis-i şerifte, (Sabah-akşam, Haşr suresinin son üç âyetini okuyan şehid olarak ölür) buyurulduğu için, sabah-akşam Haşr suresinin sonunu okuyorum. Camide kıldığım zaman imam okuyor, biz dinliyoruz. Ben okumasam, yine aynı sevaba kavuşur, şehid olarak ölür müyüm?
    CEVAP
    Kur’an-ı kerimi okumak sünnet, dinlemek farzdır. Dinleyen, okuyandan daha fazla sevap aldığı için, ayrıca okuması gerekmez. Her gece Amenerresulü’yü okuyan da, imamdan dinlemişse, onun da okuması gerekmez. (Şir’a)

    Sual: 
    Hadis-i şerifte, sabah ve akşam namazlarından sonra, Haşr suresinin [hüvallahülleziden itibaren] son üç âyetinin okunması bildiriliyor. Halbuki çok yerde Lev enzelnadan okunuyor. Yine hadiste, namazlardan sonra, 10 ihlas okunması bildirilirken, siz 11 ihlas okunacağını bildirdiniz. Niçin böyle yapılıyor?
    CEVAP
    Bir hususta birkaç rivayet varsa, en faziletli olanını seçmek iyi olur. Haşr suresinin sonunu Lev enzelnadan okumak daha iyi olur. Namazdan sonra 10 veya 11 İhlas okunması bildirilmiştir. 11 defa okumak daha iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Sabah namazından sonra 11 defa ihlas okuyan müslümana, Cennette bir burç verilir.) [Harâiti] (Bu hadis-i şerif, Ramuz’un 382. sayfasında vardır.)

    Sual: 
    Bir hadis-i şerifte, sabah namazını kılıp, iki dizinin üstünde otururken, bağdaş kurmadan ve konuşmadan on defa, “La ilahe illallahü vahdehü la-şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümit ve hüve ala külli şeyin kadir” okuyanın, o gün her türlü kötülükten ve şeytanın şerrinden korunacağı ve birçok sevaplara kavuşacağı bildiriliyor. Ayağında ağrısı olan bağdaş kurup okusa, camiden çıkarken yolda okusa veya sandalyeye oturup okusa, aynı sevaplara kavuşur mu?
    CEVAP
    Bir işin, ruhsat ve azimet tarafı olur. Hadis-i şerifte bildirilen şekil en uygun olanıdır.

    Kur’an-ı kerim de, iki diz üstüne oturup, kıbleye dönerek edeple okunur. Fakat ihtiyaç olunca, sandalyeye de oturup okunabilir.

    Yolda giderken ezbere okunabilir. Dualar da böyledir. Bir ihtiyaç yokken diz üstü oturup okumalıdır.

    Ayakları ağrıyanın veya uyuşanın bağdaş kurup okumasında mahzur yoktur. Yolda da, sandalye üzerinde de okumak caizdir. Efdal olanı bildirildiği şekilde edebe uygun okumaktır.

    Sual:
     Namazdan sonra istiğfar nasıl okunur?
    CEVAP
    Namazlardan sonra üç kere Estağfirullah denir. Fakat ve etubü ileyhe kadar okumak daha iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Her namazdan sonra, 3 defa “Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüv el-hayyel-kayyume ve etübü ileyh” okuyanın, bütün günahları affolur.) [Merakıl-felah]

    Bu istiğfarı müezzinin yüksek sesle okumasının bid’at olduğu El-İbdakitabı s.59 da yazılıdır.

    Sual: 
    Namazlardan sonra Kur’an-ı kerim okunduktan sonra, Fatiha demek gerekir mi?
    CEVAP
    Namazlardan sonra Kur’an-ı kerim okumak da, okumamak da caizdir. Yani okunsa da olur, okunmasa da olur. Ancak Kur’an-ı kerim okumak çok sevap olduğu için vakit müsait ise, Kur’an-ı kerim okumak elbette çok iyidir. Kur’an-ı kerim okuyup Sübhane rabbike âyetinden sonra Fatiha okumasına sebep olunur. Fatiha okumak ise çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Kur’an-ı kerimde hayrı en çok olan sure Fatihadır.) [İ. Ahmed]

    (Kur’an-ı kerimin en faziletli suresi Fatihadır.) [Hakim]

    (Fatiha suresi, bütün dertlere devadır.) [Beyheki]

    (Fatiha suresi zehire şifadır.) [Ebuşşeyh]

    Bir sahabi, Fatiha suresini okuduğunu söyleyince Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Yemin ederim ki, Allah, ne Tevratta, ne İncilde, ne de Zeburda, o surenin benzerini indirmemiştir. O, namazlarda tekrar edilen yedi âyet olup, bana verilen Kur’an-ı azimdendir.)[Tirmizi]

    Peygamber efendimiz, Cebrail aleyhisselamla otururken bir melek gelip dedi ki:
    (Senden önce hiç bir Peygambere verilmeyen, sadece sana verilen iki nur ile seni müjdeliyorum. Bunlar Fatiha suresi ile Bekara suresinin son âyetleridir. Bu iki sureden okuyacağın her harften dolayı, istediğin mutlaka verilecektir.) [Müslim]

    (Fatiha suresi Allahü teâlânın gadabını önler.) [Şir’a]

    Bir kabile reisini yılan soktu. Eshab-ı kiramdan biri Fatiha suresini okuyunca, Allah’ın izni ile hasta şifaya kavuştu. Kabile reisi, bir sürü koyun hediye etti. Sahabi, caiz olup olmadığını bilmediği için Peygamber efendimize sordu. Resulullah, (Ne okudun) buyurdu. O da, Fatiha suresini okuduğunu bildirince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Fatihanın şifa olduğunu nereden bildin? O koyunları al, yanındakilere pay et!) [B.Arifin]

    Berikada buyuruluyor ki:
    (Dua okuması bildirilen yerlerde, Fatiha okumak daha iyidir. Namazlardan sonra dua edilmesi hadis-i şerifle bildirilmiştir. Fatiha suresi, duaların en iyisini bildirmek için nazil oldu. İmam, Fatiha dediği zaman, herkesin sessizce okumaları iyi olur. Çünkü duaların sonunda hamd etmek müstehaptır. Hamd etmenin en iyisi de Fatiha okumaktır.) [S.137]

    Namazlardan sonra, Kur’an-ı kerim okumak, Kur’an-ı kerim okunduktan sonra Fatiha okumak caizdir. Okunmazsa günahı olmaz. Fakat okunursa sevap olur.

    Sual:
     Bazı kimseler, Kur’an-ı kerim okunduktan sonra Fatiha demenin ve okumanın bid’at ve haram olduğunu söyleyerek fitne çıkarıyor, bölücülük yapıyorlar. Bu konuda din kitapları ne diyor?
    CEVAP
    Muhammed Masum Faruki hazretleri birinci cilt, 197. Mektubunda, (Büyüklerimiz, beş vakit namazdan sonra, elleri kaldırarak, Fatiha okumadı. Namazdan sonra, hacetlere kavuşmak için Fatiha okumak bid’attir) buyuruyor.

    Burada, bir hacete kavuşmak için namazlardan sonra elleri kaldırarak Fatiha okumanın caiz olmadığı bildirilmektedir. Normal olarak Fatiha okumanın ise mahzuru yoktur.

    Bu konuda Faideli Bilgiler kitabının, (Doğruya inan, bölücüye aldanma) kısmında deniyor ki:
    (Namazlardan ve dualardan sonra Fatiha suresini okumak bid’at midir, değil midir? Bunun cevabını Hâdimi, Berika kitabının 137. sayfasında uzun yazıyor. Kısaca bildirelim: Âlimlerin çoğuna göre, dua okuması bildirilen yerlerde, Fatiha okumak daha iyidir. Namazlardan sonra dua edilmesi de, hadis-i şeriflerde bildirilmiştir. Bid’at, İslamiyet’in sahibinin izni olmadan yapılan ibadetlerdir. Fatiha suresi duaların en iyisini bildirmek için nazil oldu. Bunun namazlardan ve dualardan sonra okunmasına bid’at diyen olmamıştır. Herkesin birlikte yüksek sesle okumaları yasaktır. İmam, fatiha dediği zaman, herkesin sessizce okumaları iyi olur. Çünkü, duaların sonunda hamd etmek müstehaptır. Hamd etmenin en iyisi de, Fatiha okumaktır. Farzla sünnet arasında okumak ve isteklerine [hacetlerine] kavuşmak için okumak mekruhtur.)

    Burada da Fatiha okumanın iyi olduğu bildiriliyor. Ancak yukarıda olduğu gibi hacetlere kavuşmak için okumanın mekruh olduğu bildiriliyor. Koro halinde yüksek sesle farzla sünnet arasında okumanın doğru olmadığı bildirilmektedir.

    Tam İlmihal’de diyor ki:
    (Cilâ-ül-kulubda diyor ki: Kabristana gelen bir kimse, ayakta,(Esselamü aleyküm, yâ Ehle dâr-il kavm-ilmü’minin! İnna İnşaallahü an karibin biküm lâhikun) der. Sonra, Besmele ile onbir İhlas ve bir Fatiha okur. Kabrin yanına gelince, ölünün sağ [kabrin kıble] ve ayak tarafından yaklaşır. Selam verir. Ayakta veya çömelip veya oturup, Bekara suresinin başını ve sonunu, Yasin-i şerifi, Tebareke, Tekâsür, İhlas-ı şerif ve Fatiha surelerini okuyup, ölüye hediye eder.)
    Görüldüğü gibi burada da en sonda Fatiha okunmaktadır.

    Ey Oğul İlmihali’nde diyor ki:
    (Namazdan sonra, imam ve cemaat ile beraber kollarını, bir miktar ileriye uzatıp ve göğüs hizasına kaldırıp, avuçları tam açık olarak semaya çevirip dua et ve âmin de. Dua bitince ellerini yüzüne sürüp, “Velhamdü lillâhi rabbil âlemin” de ve salevat ile Fatiha-i şerife oku.)
    Burada da namaz sonunda Fatiha okunacağı açıkça bildirilmektedir.

    Sual: Namazdan sonra edilecek dualardan birkaçını yazar mısınız?
    CEVAP
    Namazdan sonra edilecek dua çoktur. Bir tanesini bildirelim. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    (Ya Muaz vallahi seni seviyorum, her namazdan sonra, şu duayı bırakmadan oku: Allahümme eınni alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibadetike.) [Nesai] (Ya Rabbi, seni zikretmeyi, sana şükredip güzel ibadet etmeyi bana nasip eyle) mealindedir.

    Taberani’de bildirilen, (Günde 25 kere, erkek ve kadın müminlere dua eden, kendisi için dünyaya rızık ihsan edilen ve duası kabul olanlardan olur) hadis-i şerifindeki müjdeye kavuşabilmek için aşağıda bildirilen duayı okumalıdır:
    (Günde 25 defa (Allahümmağfir li ve li-valideyye ve li-üstaziyye ve lil müminine vel müminat vel müslimine vel müslimat el ahya-i minhüm vel emvat bi-rahmetike ya erhamerrahimin)okuyan, abidlerden olur. Allahü teâlâ, bu kimsenin kalbinden kin ve hasedi çıkarır. Ona, bütün müminler adedince, sevap yazılır. Kıyamette, bütün müminler: Ya Rabbi, bu kulun bizim için, istiğfar okurdu. Sen de onu af eyle derler..) [Miftah-ün-necat]

    İçinde bulunduğumuz hâle de şükretmek gerekir. Mesela şöyle demelidir:
    El-hamdülillahi alâ külli hâl sivel küfri ved-dalâl = küfür ve dalalet hariç her halimize hamd olsun.
    Şöyle bir ifade de var: (El-hamdülillahi alâ külli hâl ve E’uzü billâhi min hâl-i ehlinnâr) = Her hâlükârda Allahü teâlâya hamd olsun. Cehennem ehlinin halinden Allahü teâlâya sığınırım.]

    Sual: Dua ederken eller yüze karşı eğik mi tutulur?
    CEVAP
    Dua ederken, avuçlar, yüze karşı değil, semaya karşı açık ve göğüs hizasında olmalıdır.

    Eller bitişik değil, aralıklı olmalıdır. (Fetva-i Hindiyye, Dürr-ül muhtar)

    Kadın, dua ederken ellerini ileri uzatmaz, yüzüne karşı eğik tutar. Şimdi birçok erkek, böyle kadınlar gibi dua ediyor.

    Sual: Namazdan sonra dua ne zaman yapılır?
    CEVAP
    Dua, tesbihler çekildikten sonra yapılır.

    Sual: Bir dua ezberleyip her namazdan sonra okuyorum. Bir mahzuru var mıdır?
    CEVAP
    Aynı duayı okurken şuurunda olmak gerekir. Yani şiir gibi okumamalıdır. Ne istediğinin farkında olmalıdır. Aynı duayı okumak caizdir, fakat işin şuurunda olmalısınız. Dilinizle okuyup aklınız başka yerde olmamalıdır. Hem insanın her zaman isteği, sıkıntısı aynı olmaz ki. Duayı Türkçe yapmanın mahzuru olmaz.

    Sual: Allahümme entesselam… sadece farzlardan sonra mı okunur? Bir de her namazdan sonra istiğfar okunur mu?
    CEVAP
    Farz, vacip, sünnet ve nafileden yani her namazdan sonra, selamı müteakip “Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zelcelali vel ikram” denir. Son sünnet kılındıktan veya en son namaz kılındıktan sonra, üç kere (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir. Ondan sonra Âyet-el kürsi okunup tesbihler çekilir ve dua edilir. Dua ederken, “Ya Allah ya Allah ya hayyü ya kayyumü ya zelcelali vel ikram, eselüke en tuhyiye kalbi bi nuri marifetike ebeden ya Allah ya Allah” okumak çok iyi olur.

    Tesbih çekmek sünnettir
    Sual:
     Namazdan sonra, Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü ekber diye tesbih çekmek bid’at midir?
    CEVAP
    İcma ile de sabit olmuş müekked bir sünnettir. Tesbihleri parmakla saymak ve tesbih kullanmak caizdir. Resulullah efendimiz, bir kadının tesbihleri, çekirdeklerle saydığını görmüş, fakat yasaklamamıştır. Bu da, tesbihleri, taşla, çekirdekle ve tesbihle çekmenin caiz olduğunu göstermektedir. (Redd-ül-muhtar)

    Kur’an-ı kerimde, Bâkıyat-üs-sâlihât [sürekli kalan iyi işler] geçmektedir. Resulullah efendimiz buyurdu ki:
    (Bâkıyat-üs-sâlihâtı, çok söyleyin. Bunlar; tesbih, tehlil, tahmid, tekbir ve temciddir.) [Taberani]
    [Tesbih Sübhanallah,
    Tehlil Lâ ilâhe illallah,
    Tahmid Elhamdülillah,
    Tekbir Allahü ekber,
    Temcid, Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demektir.]

    Bütün günahları affolur
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Her namazdan sonra 33 Sübhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahü ekber sonra, “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir”diyenin deniz köpüğü kadar günahı olsa da affedilir.) [Müslim]

    (Parmak uçları ile sayarak tesbihe ve tehlile devam edin. Kıyamette her âzadan sual edilir ve parmaklar için “tesbihte kullandı” derler. Gafil olan rahmetten uzak kalır.) [Hakim]

    (Tekbiri, tahmidi, tesbihi ve tehlili sebebiyle Müslüman olarak yaşlanandan iyisi yoktur.) [İ. Ahmed]

    Fakirler, (Ya Resulallah; zenginler derece ve nimet bakımından bizi geçtiler. Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyorlar; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorlar; fakat onlar, zekat, sadaka veriyor, köle azat ediyor, biz edemiyoruz) dedikleri zaman, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Sizden üstün olanlara yetişebileceğiniz, sizden aşağı olanları geçebileceğiniz ve sizin yaptığınız gibi yapanlar hariç, sizden başka kimsenin üstün olamayacağı bir şey öğreteyim. Her namazın sonunda 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahü ekber, bir kere de “La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir” söyleyin!) Fakirler, (Zenginler de bizim gibi tesbih çekip, yine bizi geçiyorlar) dediklerinde, Resulullah efendimiz buyurdu ki:
    (Bu, Allahü teâlânın fazlıdır, dilediği kimselere verir.) [Ebu Davud]

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:
    Namaz kılan, Rabbine yalvarmakta ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka her şeyin hiç olduğunu görmektedir. Namazdaki kusurlar, çekilen Tesbih ile örtülür, layık ve tam ibadet yapılamadığı bildirilir. Tahmid ile, namaz kılmakla şereflenmenin, Onun yardımı ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete hamd edilir. Tekbir ile de, Ondan başka ibadete layık kimse olmadığı bildirilir. (m. 304)

    Günah işleyen bir kimse, bu emirlerin ve yasakların sahibinin azametini ve kibriyasını düşünmüş olsaydı, Onun emirlerine karşı gelemezdi. Günahları yapması, Onun emirlerine ve yasaklarına kıymet vermediğini göstermektedir. Böyle şeyden, Allahü teâlâya sığınırız.Tenzih kelimesini, [yani yukarıda yazılı olan tesbihi] çok okumakla, bu kusur affolunur.

    İstiğfar etmek, günahların örtülmesini istemektir. Tenzih kelimesini okumak ise, günahların yok olmasını istemektir. O nerede, bu nerede?

    Sübhanallah şaşılacak bir kelimedir. Söylemesi çok kısadır. Manaları ve faydaları ise pek çoktur.

    Tahmid [elhamdülillah] kelimesini çok okumakla, Allahü teâlâya şükür edilmiş olur. Onun verdiği nimetlerin şükrü yapılmış olur.

    Tekbir [Allahü ekber] kelimesi, Allahü teâlânın, kulların yaptığı şükürlerden çok yüksek olduğunu, Ona yakışan şükür yapılamayacağını göstermektedir. Çünkü, Ona yapılan istiğfarlar, af dilemekler için de, çok istiğfar etmek gerekir.

    Hak teâlâya yakışan hamd, ancak Onun tarafından yapılabilir. Bunun içindir ki kendisi, Saffat suresinin sonunda, (Sübhane Rabbike…)buyurmuştur. Kendini hesaba çekmek isteyen, bu âyet-i kerimeyi çok okumalıdır! Böylece istiğfar ve şükür etmiş olur. İstiğfar ve şükredemediğini de ve kusurlarını da bildirmiş olur. (Mektubat-ı Rabbani c.1, m.309)

    Sual: Namazdan sonraki tesbihleri 33’ten fazla çeksek zararı olur mu?
    CEVAP
    Namazdan sonraki tesbihleri okurken 33’e dikkat etmek gerekir. Dinin emirlerinde, çeşitli hikmetler vardır. Bu adetler, ilacın miktarı gibidir. Ziyade veya noksan olursa, istenilen fayda hasıl olmaz. Hazine 33’tedir. Bir metre ileri, bir metre geri gidilirse, hazine bulunamaz. Tesbihleri 33 yerine, çok sevap olsun diye 40 defa veya daha fazla çekmek bid’at olur. Hiç tesbih çekilmeden gidilse günah olmaz. Fakat sünnet sevabından mahrum kalınmış olunur.

    Sual: Namaz kıldıktan sonra da istiğfar ediyoruz. Her iyilik ve ibadetten sonra da niçin suç işlemiş gibi korkup istiğfar ediyoruz?
    CEVAP
    İnsan bütün taatlarını, ibadetlerini kusurlu bilmeli, hakkıyla yapamadığını düşünmelidir! Ebu Muhammed bin Menazil hazretleri buyurdu ki:
    (Allahü teâlâ, Al-i İmran suresinin 17. âyetinde, sabredenleri, sadıkları, namaz kılanları, zekat verenleri ve seher vakitlerinde istiğfar edenleri meth buyurdu. Hepsinden sonra, istiğfar edenleri bildirmesi, insanın her ibadetini kusurlu görüp, daima istiğfar etmesi içindir.)

    Cafer bin Sinan hazretleri de buyurdu ki:
    “İbadet yapanların kendilerini beğenmeleri, fâsıkların günahlarından daha kötü ve daha zararlıdır.”

    Bir iyilik ve ibadet edince de dört yerde korkmak gerekir:
    Birinci korku: İnsan bir iyilik işleyince veya bir ibadet edince, o iyilik ve ibadetin kabul edilip edilmediğinden endişe edip korkmalıdır! Çünkü Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Allahü teâlâ ancak müttekilerin [takva ehlinin] amelini kabul eder.) [Maide 27]

    İkincisi riyadır. İhlassız amellerin kıymeti yoktur. İyiliği sırf Allah rızası için mi yaptım, yoksa başka bir menfaat düşündüm mü diye korkmak gerekir. Ancak ihlasla yapılan ibadetin kabul edileceği yine Kur’an-ı kerimde bildiriliyor. (Beyyine 5)

    Üçüncüsü, yapılan iyilikleri, ibadetleri zarara uğratmadan yerine teslim edebilme korkusudur.

    Kötülükler, günahlar, iyiliğe zarar verir. Şu halde, iyiliği, ibadeti zarara uğratmadan yerine götürmeye çalışmalıdır! Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Bir iyilik getirene on katı verilir.) [Enam 160]

    Dördüncüsü, yapılan iyilikle rezil olma korkusudur. Başkalarınca iyilik sanılan şeyler, belki de art niyetle yapılmış birer kötülük olabilir. Yapılan iyiliklerin, zararlardan korunarak başarıya ulaşıp ulaşmayacağından da korkmalıdır! Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Başarmam ancak Allah’ın yardımı iledir.) [Hud 88]

    Allahü teâlânın yardımına kavuşmak için de, Onun emirlerine uyup, yasak ettiklerinden kaçmak gerekir. Kötülük veya herhangi bir günah işledikten sonra pişman olmak ve iyilik ve ibadet etmeye devam etmek gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir günah işleyince hemen arkasından bir iyilik yap, bir sevap işle ki onu mahvetsin!) [Beyheki]

    (Nerede, ne halde bulunursan bulun, Allah’tan kork ve kötülüğün akabinde bir iyilik yap ki onu yok etsin!) [Tirmizi]

    Kur’an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:
    (Elbette hasenat, seyyiatı yok eder.) [Hud 114]
    [Hasenat, her çeşit iyilik, seyyiat, her çeşit kötülük]

    Sual:
     Namaz kıldıktan sonra, tesbih çekmeden çıkıp gitmek günah mıdır?
    CEVAP
    Namaz kıldıktan sonra tesbih çekmek şart değildir, işi olan işine gidebilir. Tesbihi yolda da çekebilir. Fakat mühim ve acil işi olmayan mutlaka tesbih çekmelidir. Çünkü namazlardan sonra tesbih çekmenin fazileti çoktur.

    İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
    Namaz kılan kişi, Rabbi ile konuşmakta, Ona yalvarmakta ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka her şeyin hiç olduğunu görmektedir. Peygamber efendimiz, (Farz namazdan sonra 33 tesbih, 33 tahmid, 33 tekbir ve bir de tehlil) emretmiştir. Bunun sebebi, namazdaki kusurlar Tesbih ile örtülür. Layık olan, tam ibadet yapılamadığı bildirilir. Tahmid ile, namaz kılmakla şereflenmenin Onun yardımı ve eriştirmesi ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete hamd edilir. Tekbirederek de, Ondan başka ibadete layık kimse olmadığı bildirilir.(m.304)

    Sual: Camide namazı kıldıktan sonra duayı beklemeden işimize giderken yolda Âyet-el kürsiyi okumak ve tesbihleri çekmekte mahzur var mıdır?
    CEVAP
    İşi olanın duayı beklemeden gitmesi, yolda okuması caizdir. Zaruret olmadıkça, dua ve tesbihleri terk etmemelidir. Âyet-el kürsi ve tesbihlerin fazileti büyüktür. Ey Oğul İlmihali’ndeki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir kişi namazdan sonra hemen bir defa Âyet-el kürsiyi okusa, o âyet Arş-ı alaya kadar gider ve orada durmadan hareket ederek “Ya Rabbi, beni okuyan kulunu affet!” der. Hak teâlâ, mekandan ve cihetten münezzeh olarak “Ey meleklerim, şahid olun, namazdan sonra Âyet-el kürsiyi okuyan kulumun günahlarını affettim”) buyurur.)

    (Namazdan sonra, âyet-el kürsiyi okuyana her harfi için 40 sevap verilir.)

    (Kim, farz namazı bitirince, yerinden kalkmadan bir defa Âyet-el kürsiyi okuyup 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahü ekber derse, 99 olur. Bir defa da La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir, dese Hak teâlâ o kişinin günahlarını affeder.)

    Bir hadis-i şerifte de, sabah namazını kılıp, yerinden kalkmadan ve konuşmadan on defa, “La ilahe illallahü vahdehü la-şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümit ve hüve ala külli şeyin kadir” okuyanın, o gün her türlü kötülükten ve şeytanın şerrinden korunacağı ve birçok sevaplara kavuşacağı bildiriliyor.(Nesai)

    Allahü teâlânın affettiği günahlar, yalnız kendisi ile o kulu arasında olan, tevbe etmiş olduğu günahlardır. Kul hakkından kurtulmak için helalleşmek de gerekir.

    Sual:
     İmam duaya başlayınca, tesbih çekmeyen de duaya katılır mı?
    CEVAP
    Tesbihi çektikten sonra duaya katılmak daha iyidir.

    Sual:
     İhtiyaç halinde sol el ile tesbih çekmek caiz mi?
    CEVAP
    Elbette caizdir. Peygamber efendimizin iyi işlere sağdan başlaması, giyim-kuşam, yiyip-içmek gibi âdetlerine (Sünnet-i zevaid) denir. Bunları unutarak veya bir özürle terk etmekte hiç mahzur yoktur.(Hadika)

    Hayırlı yani iyi işleri sağ el ile yapmak sünnettir. Sol ile de yapılsa mahzuru olmaz ama her işte Peygamber efendimize uymak iyidir.

    Sual: Namazdan sonra (selam verdikten sonra) ve tesbihler ile duadan sonra ne okunur?
    CEVAP
    Namazdan sonra (selam verdikten sonra), üç defa:
    “Estağfirullah, Estağfirullah min külli ma kerihallah, Estağfirullah el azim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etübü ileyh”
    Tesbihlerden ve duadan sonra da yalnız 67 kere estağfirullah söyleyip 70′e tamamlamalıdır.

    Sual: Tesbih çekerken, tesbihatı kendi duyacağımız şekilde sesli söylemek gerekir mi?
    CEVAP
    Evet gerekir.

    Tesbihi elle saymak
    Sual: Tesbihi elle mi yoksa tesbihle mi çekmek daha sevabdır?
    CEVAP
    Namazdan sonra tesbihleri parmakla çekmek sünnettir. Zihin dağınıklığı sebebiyle sayıda şaşıranların, tesbihle saymaları daha sevab olur. Şaşırmayanların parmakla sayması, şaşıranların ise tesbihle sayması iyi olur. Bazılarının sandığı gibi tesbihle tesbih çekmek sünnete aykırı değildir.

    Sual:
     Bazıları tesbih çekerken Sübhanallah derken tesbihi aşağıdan yukarıya doğru, Elhamdülillah derken düz, Allahü ekber derken yukarıdan aşağı doğru tutuyor. Neden böyle yapıyorsunuz? diye sorduğumuzda Sırat köprüsü böyle olduğu için diyorlar. Böyle yapmakta mahzur var mıdır?
    CEVAP
    Bir mahzuru yoktur.

    Sual:
     Namazdan sonra âyet-el kürsi okunduktan sonra tesbihe niçin üflüyoruz?
    CEVAP
    Tesbihe üflenmez. Elimize üfleriz. Üflemek caizdir, çünkü Peygamber efendimiz bir şey okuduğu zaman bazen ellerine üfleyip mübarek vücutlarına sürerlerdi. Ellere üflerken tesbihe de üflenirse mahzuru olmaz.

    Sual:
     Güneş doğarken ve güneş batarken tesbih ve dua etmekte mahzur var mı?
    CEVAP
    Mahzuru yok. Sadece sabah namazı güneş doğarken kılınmaz. İkindi namazı güneş batmadan başlanırsa, güneş battıktan sonra devam edilir.

    Sual: Akşam ve sabah namazından sonra haşr suresinin sonunu, yatsıdan sonra Amenerresulüyü okumak müstehap mıdır?
    CEVAP
    Evet müstehaptır.

    Sual:
     Namazdan sonra Fatiha okurken eller kaldırılmaz mı?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
     Haşr suresini okurken 3.de (Esteizü) demek caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
     Duaya başlarken sonu … vehhab la biten duayı mı, ve ma erselnake… âyetini mi okumak evladır?
    CEVAP
    İkisini okumak evladır.

    Sual:
     Namazdan sonra, işi olduğu için, tesbihleri çekmeden dua etmek veya sadece âyet-el-kürsiyi okumak caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
     33 lük tesbihle tesbih çekmek caiz mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
     Kehribar veya gümüş tesbih kullanmak caiz midir?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
     Namaz kılınca yanımızda gürültü yapan kişiye yapma kafam karışıyor anlamında ima etmek için tesbihleri biraz yüksek sesle söylemek caiz mi?
    CEVAP
    Evet caizdir.

    Sual:
     Namazları yavaş kılıyorum. Tam ben namazı bitirip tesbihata başlayacakken Kur’an okunuyor. Kur’an okunurken dinleyip sonra mı tesbihatı yapmalıyım, yoksa okunurken tesbihatı yapmaya devam etmeli miyim?
    CEVAP
    Okunan Kur’anı dinlemek farzdır, bin sene tesbih çekseniz o kadar sevap alamazsınız. Çünkü nafile, farzın yanında denizle damla gibi bile değildir. Onun için farzı tercih etmeli, yani Kur’anı dinlemeli. Hatta Kur’an okunurken sünnet ve nafile namaz da kılmamalı.

    Sual: Farz namazlardan önce veya sonra secdeye kapanarak dua edilmez mi?
    CEVAP
    Namaz içinde secdede iken dua edilmez. Farz namaz dışında her zaman secdeye kapanıp dua edilir. Ancak farz ile sünnet, sünnet ile farz arasında yapmamalıdır. Nafile namazlarda secdede iken dua edilebilir.

    Sual:
     Amenerresulüyü dinleyen dua kısmında âmin dese caiz olur mu?
    CEVAP
    Caiz olur.

    Sual:
     Bazıları üç istiğfarı imam selam verdikten sonra okuyor. Allahümme entesselam…dan sonra okunması mı gerekiyor?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Kış günü soğuk olunca, namazı kılıp tesbih ve duaları yatakta okumak caiz mi?
    CEVAP
    Evet, caizdir.

    Sual:
     Namazdan sonra Âyet-el kürsiyi okuduktan sonra tesbihe üflemek bid’at midir?
    CEVAP
    Âyet-el kürsiyi okuduktan sonra ele üflemek caizdir, ele üflerken tesbihe de gelirse mahzuru olmaz. Özel olarak tesbihe üflenmez.

    Sual: 
    Namazdan sonra, hep aynı duayı okumak mekruh mudur?
    CEVAP
    Şuurla, uyanık kalb ile okunursa, hep aynı dua olsa da mekruh olmaz. Bir duayı ezberleyip, şiir okur gibi okumak mekruhtur. Yani ezberlenen şeyi papağan gibi tekrar etmek mekruhtur. Ama ne istediğini bilerek aynı şeyleri istemek mekruh olmaz.

    Dua ederken
    Sual: 
    Duaya el kaldırırken, bazı imamlar, iki eli aynı anda kaldırıyor, bazılarıysa, önce sağ eli, sonra sol eli kaldırıyorlar. Hangisi doğrudur?
    CEVAP
    İki eli aynı anda kaldırmalıdır.

    Tesbih bid’at mi?
    Sual:
     Numaratörle veya elektronik sayaçla tesbih çekmek, zikretmek bid’at midir?
    CEVAP
    Sayı saymak ibadet değil, âdettir. Deveye binmek zevaid sünnettir. Otomobile, uçağa binmek âdettir, sünnete aykırı değildir. Bunun gibi, mekanik veya elektronik aletlerle tesbih çekmek bid’at değildir. Ancak bu aletleri insanların içinde kullanmak dikkati çeker. Riyaya, fitneye sebep olabilir, gösterişe kaçabilir. Bu bakımdan cep içinde ve tenhada çekilmelidir.

    Normal tesbihlerle de, elektronik tesbihlerle de tesbih çekmek bid’at değildir. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:
    Resulullah efendimiz, bir kadının tesbihleri, çekirdeklerle saydığını görmüş; fakat yasaklamamıştır. Bu da, tesbihleri, taşla, çekirdekle ve tesbihle çekmenin caiz olduğunu göstermektedir. Delili de şudur: Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbni Hibban ve Hâkim’in; Said bin Ebi Vakkas’tan [radıyallahü anh] rivayet ettikleri hadis-i şerifte, Resulullah bir kadının çekirdeklerle veya çakıl taşlarıyla tesbih çektiğini gördüğü halde yasaklamadığını bildirmektedir. (Redd-ül-muhtar)

    Peygamber efendimiz işin aslını bildirirdi. Mesela, (Ezanı yüksek yerde okuyun) buyurmuştur. Bunun için Minarede ezan okumak sünnete aykırıdır denmez. Tesbihi hurma çekirdeğiyle, iğde çekirdeğiyle veya çakıl taşıyla saymak, sünnete aykırı değildir. Merhum hocamızın bir hatırası, bu konuyu çok iyi açıklamaktadır:
    Lisede öğretmen iken derste, bir talebe, (Hocam, harpte ölen Müslüman şehit olur mu?) dedi. (Evet, olur) dedim. (Peygamber bunu haber verdi mi?) dedi. (Evet) dedim. (Denizde boğulursa da, uçaktan düşerse de, helikopterden düşüp ölürse de şehit olur mu?) dedi. (Evet, olur) dedim. (Peygamberimiz bunları da haber verdi mi?) dedi. (Evet, haber verdi) dedim. Bir kahraman edasıyla, (Hocam, o zaman uçak ve helikopter var mı idi?) dedi. (Peygamber efendimiz, Cami-ul-kelim idi. Çok şeyleri, bir kelimeyle, bir cümleyle bildirirdi. (Yüksekten düşen şehit olur) buyurdu) dedim. Talebe, (Şimdi anladım) dedi.

    Demek ki, attan düşsün, minareden düşsün, teleferikten düşsün, yüksek yerden düşüp ölünce şehit olur. O zaman minare ve teleferik yoktu denmez.

    Kanserden ölen müminin şehit olduğu bildirilince, (O zaman kanser mi vardı da, Resulullah bildirdi) diyenlere, hadis-i şerifte iç hastalıklarından ölen şehit olacağı açıklanmıştı. Her hastalığın ismen teker teker bildirilmesi gerekmez. Şu hadis-i şerif birçok hastalığı içine almaktadır: (İç hastalıklarından ölen kimse şehittir.) [İbni Asakir]

    Tesbih taneleri
    Sual:
     Tesbihteki taneler, 33 değil de, fazla veya eksik olursa mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Bilinmeyince mahzuru olmaz. 33 sayısı, 3’ün katı olduğu için, tesbih çekerken, bazen üçer üçer çekilirse, eksik veya fazla olup olmadığı, ayrıca saymadan anlaşılabilir.

    Cenneti istemek
    Sual: 
    Namazdan sonra cenneti istemek ve cehennemden korunmak için hangi duayı okumalı?
    CEVAP
    Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Namazı bitiren kimse, hiçbir şey konuşmadan “Allahümme ecirnî minennâr ve edhılnil cennete” demezse melekler, “Yazık şuna, cehennemden korunmasını istemekten aciz kaldı”, cennet de, “Yazık şuna cenneti istemekten aciz oldu” der.) [Taberani] Duanın anlamı, (Ya Rabbi, cehennemden koru, cennete dâhil eyle) demektir. Bu dua, namazdan sonra, dua ederken okunabilir.

    Dua ederken
    Sual:
     Dua ederken, parmakların araları açılır mı?
    CEVAP
    Hayır, beşi de bitişik olur.

    Namazdan sonra Amenerresulü okunurken
    Sual:
     Amenerresulü okunurken dinleyenlerin dua kısmında âmin demeleri caiz mi?
    CEVAP
    Caizdir, iyi olur. (Şir’a)

    Haşr suresinin sonu
    Sual: Sabah ve akşam namazınında sonra okunan Haşr suresinin sonunu, Hüvallahüllezi yerine Lev enzelna’dan başlayarak okumak bid’at olur mu?
    CEVAP
    Hayır bid’at değildir. Peygamber efendimizin Lev enzelnadan okuduğu da bildirildi. La yestevi’den okunsa, hatta Haşr suresinin tamamı okunsa yine bid’at olmaz. Yatsı vakti, Bekara suresinin son iki âyeti yani Amenerresulü diye başlayan iki âyet okunur. Daha fazla okunsa, Bekara’nın tamamı okunsa yine bid’at olmaz.

    Namazda okumak
    Sual: 
    Sabah ve akşam Haşr suresinin sonunu, gece yatarken de Amenerresulü’yü okumak çok sevap. Bunları namazda okumak, denilen vakitte okumak yerine geçer mi?
    CEVAP
    Evet daha iyi olur. Her zaman sabah ve akşam namazının ya farzının veya sünnetinin ilk rekatında hep Haşr suresinin sonu yani Hüvallahüllezi okunabilir. İkinci rekatta da herhangi bir sure okunur. İkinci rekattaki değişik olunca sakıncası olmaz. İkinci rekatta hep aynı sure okunursa, birinci rekatta okunan değişik olmalı. Yatsı namazının sünnetinde veya farzında da Amenerresülü okunur. Bilen ve vakti olan Tebareke suresini de okursa daha iyi olur.

    Üç istiğfar okumak
    Sual: 
    Namazlardan önce üç kere istiğfar okumak gerekiyormuş. Bunu kametten önce mi sonra mı okumak gerekir?
    CEVAP
    Namazlardan önce üç kere istiğfar okumak gerekmez. Sadece bütün namazlar bitince, selam verip, (Allahümme entesselamü…)dedikten sonra, üç kere istiğfar duası okunur. Bu sünnettir. Bir de Cuma günü sabah namazının sünnetinden önce üç kere istiğfar duası okunur. Diğer namazlardan önce okumak gerekmez. Her namazdan önce, üç kere, beş kere, yüz kere de okunsa mahzuru olmaz; ama(Okumak gerekir) denince yanlış olur. Bid’at çıkarılmış olur.

    Mesela, Yasin-i şerif okunurken Selamün kavlen… âyet-i kerimesini üç kere okuyorlar. Üç kere, beş kere, yüz kere okumak caizdir; ancak(Üç kere okumak gerekir) denirse bid’at çıkarılmış olur.

    Bu inceliği iyi bilmelidir. İstiğfarı ve diğer duaları her zaman okumakta mahzur yoktur. Ancak, dinimizin bildirdikleri dışında, şu zaman, şu kadar okumak gerekir demek bid’at olur.

    Duaya el kaldırırken
    Sual:
     Namazdan sonra duaya başlarken, (Sübhâne rabbiyel aliyyil a’lel vehhâb) demek mi, yoksa (Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil-âlemîn) âyet-i kerimesini mi okumak evladır?
    CEVAP
    İkisini birlikte okumak evladır.

    Tesbih çekmemek
    Sual: 
    Namazdan sonra, işi olduğu için, tesbihleri yolda çekmek veya tesbihleri hiç çekmeden sadece dua etmek yahut sadece ayet-el kürsiyi okumak caiz midir?
    CEVAP
    Evet, üçü de caizdir. Ancak imkân varken hepsini okumak daha iyidir.

    Fatiha okurken
    Sual: 
    Namaz kılıp, duayı bitirdikten sonra Fatiha okunursa, elleri kaldırmadan mı okunur?
    CEVAP
    Evet.

    Tesbih kullanmak
    Sual:
     Bulgaristan’dan gelen bazı göçmenler, dua ederken parmakları birbirine geçiriyorlar. Namaz sonunda tesbih çekerken bid’at diye tesbih de kullanmıyorlar. Ellerini dizlerine koyarak parmaklarıyla çekiyorlar. Dört mezhebin imamları, müctehid âlimler, İmam-ı Rabbani hazretleri, Abdülkadir-i Geylani hazretleri ve diğer tasavvuf âlimleri tesbih çektikleri halde, bütün tekkeler tesbihle doluyken bunlar niye çekmiyorlar? Bütün âlimlerinki yanlış da, tek Bunlarınki mi doğru?
    CEVAP
    Tesbihle tesbih çekmek bid’at değildir. Zannımıza göre, bizim Türkiye’deki diğer insanlardan bir farkımız olsun diye öyle yapılmış olabilir. Hele dua ederken parmak geçirilmesi bu zannı doğrulamaktadır. Vehhabiler ve Şiiler de parmaklarını geçirmiyorlar. Demek herkesten farklı bir dua ve tesbih çekme usulü çıkarılmış.

    Sabah ve ikindiden sonra
    Sual:
     (Sabah ve ikindi namazlarından sonra son sünnet olmadığı için cemaatin yerinden kalkmaması gerekiyor) diyenler var. Doğru mudur?
    CEVAP
    Doğru değildir. Safları bozmak müstehabdır, son sünneti olmayan namazlar bundan istisna tutulmamıştır. Kitaplarda deniyor ki:
    Farz namazları kılınca, safları bozmak müstehabdır. (S. Ebediye)

    Cemaatin farz namazdan sonra safları bozması, sonradan gelen kimselerin onların farz kıldığını sanmaması için müstehabdır. (Halebî-yi sagir)

    Görüldüğü gibi safları bozmak, sabah ve ikindi namazlar dahil bütün namazlar için bildiriliyor.

    Hadis-i şeriflerle amel etmek
    Sual: 
    Camiye girince oturmadan namaz kılınırsa veya ayağa kalkmadan şu dua okunursa şu sevab alınır diye hadisler var. Camide oturulduktan veya ayağa kalkıldıktan sonra okunursa sevabı azalır mı, yoksa hiç sevab olmaz mı?
    CEVAP
    Hadis-i şeriflerden bizim hüküm çıkarmaya çalışmamız ve çıkardığımız hükümle amel etmemiz çok yanlış olur; çünkü o hadis-i şerif ictihad isteyebilir, başka bir hadis-i şerifle değişmiş olabilir, nesh edilmiş olabilir veya bilmediğimiz bir tevili vardır. Mezhebimizin hükmü neyse onunla amel edilir. (Berika)

    Hadis-i şerifte, denizden çıkan her hayvanın yendiği bildirilirken, Hanefî âlimleri deniz haşaratının yenmesinin caiz olmadığını bildirmişlerdir. Yine hadis-i şerifte kan aldırmanın, vücuttan kanın çıkmasının abdesti bozmayacağı bildirildiği halde, Hanefî âlimleri, vücuttan kan çıkınca abdestin bozulacağına hükmetmişlerdir. Bunun için bizim hadis-i şerifle değil, mezhebimizin o konudaki hükmüyle amel etmemiz gerekir.

    Bildirdiğiniz hadis-i şeriflerden birkaçının meali şöyledir:
    (Mescide girince, oturmadan önce iki rekât [tehıyyet-ül mescid]namaz kılın!) [Buhari]
    Hanefî mezhebine göre, oturduktan sonra da, kalkıp kılınabilir.

    (Akşam namazından sonra, konuşmadan 6 rekât namaz kılan, 12 yıl nafile ibadet etmiş gibi sevaba kavuşur.) [İbni Mace]
    Konuşulmuş olsa da yine evvabin sevabı alınır.

    (Sabah namazını kıldıktan sonra konuşmadan kıbleye karşı durup, güneş bir mızrak yükseldikten sonra, iki rekât işrak namazı kılan Cennetliktir.) [İslam Ahlakı]
    Konuşulsa da, yine o vakitte işrak namazı kılınınca işrak sevabı hâsıl olur.

    (Namazı bitiren kimse, hiç konuşmadan “Allahümme ecirnî minennâr ve edhılnil Cennete” demezse melekler, “Yazık şuna! Cehennemden korunmasını istemekten aciz kaldı”, Cennet de, “Yazık şuna! Cenneti istemekten aciz oldu” der.) [Taberani]
    Namazı bitirince demek, tesbihleri çekip duayı ettikten sonra demektir. Tesbihlerden önce yapılması bid’at olur. Duadan sonra konuşsa da, o duayı okursa, bildirilen ecre kavuşur.

    (Akşam namazını kıldıktan sonra, hiç konuşmadan yedi kere “Allahümme ecirnî minen-nâr” diyen, o gece ölürse, ona Cehennem ateşinden kurtuluş emânı [belgesi] verilir. Sabah namazından sonra da aynı şekilde okuyup, o gün ölene, yine ateşten kurtuluş emânı verilir.) [Müslim]
    Bunun da tesbihlerden önce yapılması bid’at olur. Konuştuktan sonra okuyan da aynı sevaba kavuşur.

    Bir hadis-i şerifte de, sabah namazını kılıp, yerinden kalkmadan ve konuşmadan on defa, (La ilahe illallahü vahdehü lâ-şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şey’in kadîr) okuyanın, o gün her türlü kötülükten ve şeytanın şerrinden korunacağı ve birçok sevablara kavuşacağı bildiriliyor.(Nesai)
    Yerinden kalksa da, okumadan önce konuşsa da, yine duanın faziletine kavuşur. Elbette daha iyi olanı, konuşmadan okumaktır.

    Tesbihi fazla söylemek
    Sual: Her gün çekilen veya namazların sonundaki tesbihler unutularak veya dalgınlıkla fazla çekilse bir mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Unutunca mahzuru olmaz.

    Kamet ve Namaz Sonrası Okunan Tesbih ve Dualar

    Kamet

    Kâmet

    Allahü ekber, Allahü ekber,

    Allahü ekber, Allahü ekber. 
    Eşhüde en la ilâhe illallah. 
    Eşhüde en la ilâhe illallah. 
    Eşhedü enne muhammeden abdühü ve rasululullah.
    Eşhedü enne muhammeden abdühü ve rasulullah. 
    Hayye alessalat, hayye alessalat. 
    Hayye alel-felâh. Hayye alel-felah. 
    Kad kâmeti’s-sâlatu. Kad kameti’s-sala. 
    Allahü ekber, Allahü ekber, 
    La ilâhe illallah

    Beş vaktin farz namazlarında ve Cuma namazının farzında kamet getirilir. Kaza namazında da bu böyledir. Ancak Vitir, Teravih, Bayram, Cenâze ve Nâfile namazlarda kamet getirilmez. Kamet erkeklere has bir sünnettir. Kadınlar kamet getirmezler. Kamet cemaatın müstehab olan sünnetlerindendir. Kadınlar ve çocuklar bir arana gelerek namaz kılsalar bile kamet gerekmez. Namazlarından bazısı kazaya kalan namazlarını peşipeşine kılabilir. Bulunduğu yerden ayrılmadığı sürece tek kamet yeterli olur.

    Yolcu erkekler de yolculukları sırasında ezan okur, kamet getirirler. Yolcu, ezan okumayabilir. Ancak kamet getirmesi sünnettir.

    Evde namaz kılan kişi kamet getirmese de olur. Kamet getirirse daha iyidir.

    Kadınların, bunakların, cünüplerin kamet getirmeleri mekruhtur. Abdestsiz kimselerin de ikamette bulunması mekruhtur. Fakat bu gibi kimseler tarafından yapılan kametler iade edilmez.

    Ezan ağır okunur. Fakat kamet hızlı yapılır. Kamet ayakta yapılır. Kamet getiren kişi kıbleye döner.

    Cemaatın kamet getiren müezzine uyması ve beraberce içinden kamet yetirmesi, “Hayye Alessalah, Hayye Alelfelah” denilirken de” La havle ve la kuvvete illa billah” diye icâbette bulunması müstehabdır.

     

    Namazdan  Sonraki Tesbih ve Dualar
    Allahümme entesselamü ve minkes-selamü tebarekte ya zel-celali vel-ikramAla rasulina muhammedin salavat.

    Sübhanellahi ve’lhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahu vellahu ekber ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil aliyyi’l-azim

    Âyet-el-kürsi

    Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

    33 kere (Sübhanallah), 33 kere (Elhamdülillah) ve 33 kere (Allahü ekber)

    Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike leh lehül-mülkü ve lehü’l,hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr

    Sübhane rabbiyel aliyyil alel vehhab

     

    Kaynaklar:
    1) Kamet, Hamdi Yusufoğlu, Şamil İslam Ansiklopedisi
    2) Kamet, tesbih ve dua seslendirme Kogecami sitesinden alınmıştır. Allah (c.c) razi olsun

    Namazdan Sonra Nasıl Dua Edilir?

    Namazlardan sonra, okunması gereken belli dua yoktur. Herkes ihtiyacına göre dua eder. Hep aynı duayı okumak da uygun değildir. Ne istediğini şuurlu olarak bilmek gerekir. Ne istediğinin farkında olmadan dua etmek uygun olmaz. Belli şeyleri ezberleyip, şiir okur gibi dua etmek mekruhtur. Dua, uyanık kalb ile ve sessiz yapılmalı, duayı yalnız namazlardan sonra ve belli zamanlarda yapmak da mekruhtur. Her fırsatta dua etmelidir!

    Mesela şöyle dua edilebilir:

    Elhamdülillahi Rabbilâlemin esselatü vesselamü alâ resulina Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecmain.

    Ya Rabbi, kıldığımız namazları kabul eyle! Ahir ve akıbetimizi hayreyle! Son nefesimizde kelime-i tevhid söylememizi nasip eyle! Ölmüşlerimizi af ve mağfiret eyle!

    Allahümmağfir verham ve ente hayrürrahimin. Teveffeni müslimen ve el hıkni bissalihin. Allahümmağfir li veli valideyye ve lilmüminine vel müminat yevme yekumül hisab.

    Ya Rabbi, bizi şeytan ve düşman şerrinden ve nefs-i emmaremizin şerrinden muhafaza eyle! Evimize iyilikler, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan eyle! Ehl-i İslama selamet ihsan eyle! Din düşmanlarını kahr ve perişan eyle! Kâfirlerle cihad etmekte olan müslümanlara imdad-ı ilahiyyen ile imdat eyle!

    Allahümme inneke afüvvün kerimün tuhibbülavfe fafü anni.

    Ya Rabbi, hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ihsan eyle! Allahümme inni eselükessıhhate velafiyete vel-emanete ve hüsnelhulki verridae bilkaderi bi rahmetike ya erhamerrahimin.

    Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, belâdan, tembellikten, acizlikten, zelil olmaktan, zulüm görmekten, azdıran zenginlik ve azdıran fakirlikten, şeytan ve nefsin şerrinden, düşman galebesinden, kötü huydan, bid’at işlemekten, dalalete düşmekten, ihlassız amelden, her çeşit günahtan, küfre girmekten, erzeli ömürden, ölürken gelecek fitnelerden, dinimize, dünyamıza zarar verecek şeylerden bizleri koru!

    Hakiki iman, güzel bir ahlak, şükredici bir kalb, zikredici bir dil, kaza ve kadere rıza gösteren hayırlı bir ömür, az yemek, az uyumak, az konuşmak, az gülmek ve çok hizmet etmeyi, kabir azabından ve ahiret dehşetinden kurtulmayı, ömür boyu rızana uygun iş yapmayı, şehit olarak ölmeyi ve son nefeste ehl-i sünnet itikadına uygun bir iman ve tevbe nasip eyle.

    Her Namazın Sonunda Mutlaka Okunacak Dua

    Her Namazın Sonunda Mutlaka Okunacak Dua

     

    1425. Muaz radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine göre Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem onun elinden tuttu ve:

    “Muaz! Vallahi seni gerçekten seviyorum” buyurdu. Sonra sözüne şöyle devam etti: “Muaz! Her namazdan sonra şu duayı mutlaka okumanı tavsiye ediyorum:Allahümme einnî ala zikrike ve şükrike ve hüsni ibadetik: Allahım! Seni anıp zikretmek, nimetine şükretmek, sana layık ibadet etmek için bana yardım eyle!.”[1]

    Açıklamalar

    Hadîs-i şerifin Sünen-i Nesei’deki rivayetine göre Efendimiz sahabîsi Muaz İbni Cebel’in elinden tutarak:

    - “Muaz! Vallahi seni gerçekten seviyorum” buyurdu. O da Peygamber-i Zîşan’ın eline yapışarak:

    - Ben de seni çok seviyorum, ya Resülallah! dedi. “Sevdiğiniz kimseye, onu sevdiğinizi söyleyiniz”, buyuran Resül-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem bu emrini bizzat uyguladıktan ve tavsiye edeceği duanın iyice öğrenilmesi için uygun bir ortam hazırladıktan sonra, bu sevgili sahabîsine yukarıdaki kısa, özlü duayı öğretmişti. Birini seven onun iyiliğini ister; onun dinine ve dünyasına faydalı olacak işler yapar, işte Efendimiz de öyle yapmış, sevgili sahabîsine Allah’tan istenecek en kıymetli şeyleri öğretmiştir.

    Allah Teala’dan istenmesi gereken bu üç şey, insanın en önemli üç görevidir. Bu görevlerden birincisi, Cenab-ı Hakk’ın adını dilden düşürmemektir. İkincisi her an binlercesinden faydalanılan sayısız nimetlerine gereği gibi şükredebilmektir. Üçüncüsü de O’nun şanına yakışır şekilde kulluk görevini yapabilmektir.

    İnsanların gönlüne hitap eden kimselerin, muhatapları üzerinde umdukları tesiri yapabilmek için Efendimiz’in bu irşad metodundan yeterince faydalanması gerekir. Tatlı bir dil, yumuşak bir üslup ve sımsıcak bir gönül irşad hayatının vazgeçilmez unsurlarıdır.

    Hadisten Öğrendiklerimiz

    1. İnsan sevdiği kimseye, onu sevdiğini söylemelidir.

    2. Namazlardan sonra bu özlü duayı yapmaya çalışmalıdır.

    3. Allah’ı zikir, O’na şükretmeye yöneltir; Allah’a şükür, O’na gerektiği gibi ibadet etmeye sevkeder. Bir bakıma zikir kulluğun başı, şükür sonudur.

    Namazdan Sonra Okunan Dua ve Zikirler

     

    İnsanın namazdan sonra bir süre Allah’ı zikretmesi, dua ve Kur’ân okuması müstehaptır. Duayı Arapça okumak şart değildir. Bütün namazlardan sonra okunacak zikirlerin en iyisi Peygamber efendimizin (s.a.a), kızı Hz. Fatıma’ya (s.a) öğrettiği ve “Hz. Fatıma’nın tesbihatı” diye bilinen şu zikirlerdir:

    Ellah-u Ekber (34 defa).

    Elhamdulillah (33 defa).

    Subhanellah (33 defa).

    Ve yine namazdan sonra şükür secdesi yapmak, yani Allah’ın nimetlerine şükretmek niyetiyle secdeye giderek yüz defa veya üç defa ya da bir defa “şükren lillah” (Allah’a şükürler olsun) demek de müstehaptır.

    Namazlardan Sonra Okunan Bazı Dualar:

    Birinci Dua:

    “Reżîtu billahi rabben ve bi’l-İslâmi dînen ve bi-Muhemmedin ŝallallahu ‘eleyhi ve Âlihi nebiyyen ve bi-‘Eliyyin imamen ve bi’l-Haseni ve’l-Huseyni ve ‘Eliyyin ve Muhammedin ve Ca‘’ferin ve Musa ve ‘Eliyyin ve Muhammedin ve ‘Eliyyin ve’l-Haseni ve’l-Helef’iŝ-ŝâlihi ‘eleyhim’us-selâm eimmeten ve sâdeten ve ķadeten. Bihim etevellâ ve min e‘’dâihim eteberreu.

    Ellahumme innî es’eluk’el-‘efve ve’l-‘âfiyete ve’l-mu‘âfâte fi’d-dunya ve’l-ahire.”

    Anlamı: Razı oldum Rab olarak Allah’a, din olarak İslam’a, peygamber olarak Muhammed’e -Allah’ın selamı onun ve Ehlibeyti’nin üzerine olsun- imam olarak Ali’ye, -diğer- imamlar, efendiler ve önderler olarak Hasan’a, Hüseyin’e, Ali’ye Muhammed’e, Cafer’e, Musa’ya, Ali’ye, Muhammed’e, Ali’ye, Hasan’a ve salih halefe -Allah’ın selamı onların üzerine olsun-. Onları seviyorum, onların düşmanlarından uzaklığımı ilan ediyorum.

    Allah’ım! Ben senden af, bağışlanma, dünya ve ahirette afiyet ve sürçmelerden güvencede olmayı diliyorum.

    İkinci Dua

    “Ellahumme inne meğfireteke ercâ min ‘emelî ve inne rehmeteke evse‘u min zenbî.

    Ellahumme in kâne zenbî ‘indeke ‘ezîmen fe-‘efvuke e‘’zemu min zenbî.

    Ellahumme in lem ekun ehlen en ebluğe rehmeteke fe-rehmetuke ehlun en tebluğenî ve tese‘enî. Liennehâ vesi‘et kulle şey’in, bi-rehmetike ya erhem’er-râhimîn.”

    Allah’ım! Senin bağışına kendi amelimden daha fazla ümidim var. Senin rahmetin benim günahımdan daha geniştir. Allah’ım! Eğer senin katında günahım büyükse, senin affın benim günahımdan daha büyüktür. Allah’ım! Eğer ben senin rahmetinin ulaşmasına layık değilsem, senin rahmetin bana ulaşmaya ve beni kapsamaya layıktır; çünkü rahmetin her şeyi kuşatmıştır. [Duamı kabul et] rahmetinin hakkı için ey merhametlilerin en merhametlisi.

    Üçüncü Dua

    “İlahî hâzihi ŝelâtî ŝelleytuha. Lâ lî-hâcetin minke ileyhâ. Velâ reğbetin minke fihâ. İllâ te‘’zîmen ve ţâ‘eten ve icâbeten leke ilâ mâ emerteni bih.

    İlahî in kâne fihâ helelun ev nekŝun min rukû‘ihâ ev sucudihâ felâ tuahiznî ve tefeżżel ‘eleyye bil-ķebuli vel-ğufran, bi-rehmetike ya erhemerrâhimîn.”

    Anlamı: Allah’ım! İşte bu benim namazımdır; bunu senin buna ihtiyacın ve rağbetin var diye kılmadım. Sadece sana tazim, itaat ve bana emrettiğin şeyde sana icabet etmiş olmak için kıldım. Allah’ım! Eğer kıldığım bu namazın rüku ve secdelerinde noksanlık veya halel varsa, ondan dolayı beni hesaba çekme, kabul ve mağfiretinle bana lütuf ve ihsanda bulun. Rahmetinin hakkı için, ey merhametlilerin en merhametlisi!

    Namazlardan Sonra Okunan Müşterek Dua

    “Lâ ilâhe illellâhu ilâhen vâhiden ve nehnu lehû muslimûn, lâ ilâhe illellâhu velâ ne’budu illâ iyyâh, muhlisîne lehu’d-dîne velev kerihe’l-muşrikûn. Lâ ilâhe illellâhu rabbunâ ve rabbu âbâina’l-evvelîn. Lâ ilâhe illellâhu vehdehû vehdehû vehdeh, enceze ve’dehu ve nesara abdehu ve eezze cundehu ve hezeme’l-ehzâbe vehdeh, felehu’l-mulku ve lehu’l-hamd, yuhyî ve yumîtu ve yumîtu ve yuhyî ve huve hayyun lâ yemût, bi-yedih’il-hayr, ve huve alâ kulli şey’in gadîr. ”

    Yoktur Allah’tan başka bir tanrı. Tek bir ilâh O’dur. ‘Ve bizler O’na teslimiz. Yoktur Allah’tan başka bir tanrı. İtaatimiz ihlaslı bir şekilde yalnızca O’nadır; ortak koşanlar istemese de. Yoktur Allah’tan başka bir tanrı. O bizim ve bizden önceki bâbalarımızın Rabbi’dir. Yoktur Allah’tan başka bir tanrı. O tek, tek ve tektir. Vadine vefa edendir. Kuluna yardım edendir. Ordusunu muzaffer kılandır. Düşman ordularım tek başına yenilgiye uğratandır. Varlık mülkü onun ve bütün hamdlar O’na mahsustur. Diriltip öldüren ve öldürüp dirilten O’dur. O ölümsüz diridir. Bütün hayırlar onun eliyledir. O her şeye güç yetirendir.

     

    Misbah-ul Müteheccid ve diğer duâ kitaplarında şöyle naklolunmuştur: Namazın selamından sonra üç defa elleri kulakların hızasına kadar kaldırıp “Allah-u Ekber” dedikten sonra şöyle de:

    Allah’dan başka ilâh yoktur, yegane ma’bud O’dur ve biz O’nun hükümlerine teslimiz. Allah’dan başka tapılacak ilâh yoktur, sadece O’na ibadet ederiz, itaatımız îhlasla O’nadır, müşrikler istemeseler bile. Allah’dan başka tapılacak îlah yoktur, O bizim rabbimiz ve atalarımızın rabbidir. Allah’dan başka ilâh yoktur. O birdir, O birdir, O birdir; ahdine vefâ etti, kuluna yardım etti, ordusuna izzet ve zafer verdi, tekbaşına muhalif güçleri bozguna uğrattı.

    Bütün mülk, saltanat ve tüm övgüler O’na mahsustur. Diriltir ve öldürür, öldürür de diriltir; O, diridir, hiç bir zaman ölmez. Her hayır O’nun elindedir ve O her şeye kadirdir.

    Sonra şöyle de: Allah’tan mağfiret talep ediyorum; O Allah’tan ki O’ndan başka ilâh yoktur; diridir ve her şey O’nunla varlığını sürdürebilmektedir ve ben tövbe ederek O’na yöneliyorum.

    Sonra şöyle duâ et: Allah’ım! Bana kendi katından bir hidayet ver. Kendi lütuf ve ihsanını bana ulaştır. Rahmet kapını üzerime aç. Bereketini bana indir; Sen her şeyden münezzehsin. Senden başka tapılacak bir ilâh yoktur. Allah’ım; tüm günahlarımı bağışla, çünkü Senden başka tüm günahlarımı bağışlayacak kimse yoktur.

    Allah’ım; Senin ilminin kuşattığı her hayırdan talep ediyorum, Senin ilminin ihata ettiği her şerden sana sığınıyorum.

    Allah’ım; tüm işlerimde Senden afiyet diliyorum. Dünyada zilletten ve ahiret azabından sana sığınıyorum. Dünya ve ahiret şerrinden ve tüm ağrılarrın şerrinden ve senin gücüne boyun eğen her canlının şerrinden senin keremli yüzünün nuruna, her şeye galebe eden izzetine ve hiç bir şeyin boyun kaçıramayacağı kudretine sığınıyorum. Gerçekten benim Rabbim doğru yol üzeredir (kullarına adaletle muamele edendir.) Yüce ve azamet sahibi olan Allah’tan başka güç ve kudret sahibi yoktur. Ölmeyen diriye tevekkül ettim. Hamt, kendine evlad edinmeyen, mülk ve saltanatında ortağı olmayan, zillet ve zââftan dolayı kimseyi dost edinmeyen (yardımcıya ihtiyacı olmayan) Allah’a mahsustur. O’nu büyüklükle an ve yücelt.

    Sonra Hz. Zehra’nın (s.a) tesbihini yerine getir ve peşinden olduğun yerden kalkmadan on defa şöyle de:

    Şehadet ederim ki, bir ve tek olan Allah’dan başka tapılacak bir mabud yoktur. Ortağı yoktur, yegane mabud O’dur; birdir; ihtiyaçsızdır; kendisine ne eş edinmiştir ve ne de evlad.

    On defa okunması vurgulanan bu zikrin çok faziletli olduğu rivayet olunmuştur; özellikle, sabah ve akşam namazından sonra ve güneş doğarken ve batarken okunması tavsiye edilmiştir.

    Sonra şöyle devam et:

    Allah’ı tesbih ederim o zamana kadar ki alemde bir şey O’nu tesbih eder, Allah’ın kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve O’nun keremli yüzüne ve zatının azamet, ve celalına uygun olan biçimde.

    Allah’a Hamt ederim o zamana kadar ki alemde bir şey O’nu hamt eder, Allah’ın kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve O’nun keremli yüzüne ve zatının azamet, ve celalına uygun olan biçimde.

    Allah’dan başka tapılacak bir mabud yoktur. o zamana kadar ki alemde bir şey O’nu böylece anar, Allah’ın kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve O’nun keremli yüzüne ve zatının azamet, ve celalına uygun olan biçimde.

    Allah büyüktür; o zamana kadar ki alemde bir şey O’nu böylece anar. O’nun kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve keremli yüzüne ve zatının azamet, ve celalına uygun olan biçimde.

    Allah her eksiklikten münezzehtir. Hamt Allah’a mahsustur. Ondan başka bir ilâh yoktur. Allah büyüktür. Bana ve mahlukatından bu anda mevcud olana ve kıyamete kadar varolacaklara verdiği her bir nimet karşısında O’nu böylece anarım.

    Allah’ım Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salat eyle. Senden ümid ettiğim ve ümid etmediğim her hayrı senden talep ediyorum. Korktuğum ve korkmadığım her şeyin şerrinden sana sığınıyorum.

    Sonra, Fatiha suresini, Ayet-el Kürsü’yü ve Âl-i İmran suresinin 18 ve 19′uncu ayetlerini oku. Âl-i İmran suresinin 18 ve 19′uncu ayetlerinin meali şöyledir:

    “Allah, adalet ve hak üzere, kendinden başka ibadete müstahak bir varlık olmadığını delillerle açıkladı. Meleklerle ilim sahipleri de adalete ve hak üzere buna şehadet verdiler. Ondan başka bir ilâh yoktur. O galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

    “Doğrusu Allah katında makbul olan din, İslam’dır. Kendilerine kitab verilen Hıristiyan ve Yahudiler hakikatı bildikten sonra, aralarındaki hased ve ihtirasdan dolayı İslam dini hakkında ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse şüphe yok ki Allah onun cezasını vermekte çok çabuk hesap görücüdür.”

    Sonra Âl-i İmran suresinin 26 ve 27′inci ayeti okunur. Bu ayetlerin tercümesi şöyledir:

    “Ey mülkün sahibi Allah! Sen dilediğine mülk verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini de zelil edersin, hayır yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye kadirsin. Geceyi gündüze sokarsın ve gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarısın, dilediğine de sayısız rızık verirsin.”

    Sonra A’raf suresinin 54-55 ve 56′ıncı ayetleri okunur. Bu ayetlerin tercemesi şöyledir:

    “Muhakkak Rabbiniz O Allah’dır ki, gökleri ve yeri altı günde (altı zaman ve dönemde) yarattı. Sonra arşı (varlık alemini) istila etti (hükmü altına aldı). Allah gündüzü gece ile örter ve süratle gece gündüzü kovalar. Güneşi, ayı ve yıldızları kendi emrine bağlı kıldı. Biliniz ki hem yaratmak, hem de emretmek O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne kadar yüce ve bol bereket sahibidir.”

    “Rabbinize yalvararak ve gizlice duâ edin. Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez.” “Yeryüzü (iman ve adaletle) düzelttildikten sonra orada fesat çıkarmayın ve Allah’ı, hem korku hem de ümitle çağırın. Muhakkak ki iyilik yapanlara Allah’ın rahmeti pek yakındır.”

    Sonra üç defa şöyle de:

    “İzzet sahibi olan Rabbin onların (müşriklerin) vasıflamalarından münezzehdir. Bütün peygamberlere Selâm olsun. Alemlerin Rabbı olan Allah’a da Hamt olsun.”

    Sonra üç defa şu duâyı oku:

    “Allah’ım; Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine selavat eyle. İşimde bir kolaylık ve kurtuluş yolu nasib eyle. Umduğum ve ummadığım yerden bana rızık ver.”

    Bu duâyı Cebrail (a.s), Hz. Yusuf’a (a.s) hapisdeyken öğretmiştir

    Ve yine her namazdan sonra şu duayı oku:

    Allah’ım; bu benim namazımdır, Senin buna ihtiyacın ve rağbetin var diye kılmadım. Sadece sana ta’zim, itaat, ve emrine icabet etmiş olmak için kıldım. Allah’ım; eğer kıldığım bu namazın rüku ve secdelerinde noksanlık veya halel varsa, ondan dolayı beni hesaba çekme, kabul eyle ve mağfiretinle bana lütuf ve ihsanda bulun.

    Sabah Namazından sonra okunan dua

    Sabah ve akşam namazından sonra okunan duâ:

    Allah’ım, Muhammed ve Ehl-i Beyt’inin hürmetine senden istiyorum ki Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salat eyle, gözümde ışık, dinimde basiret, kalbimde yakin, amelimde ihlas, bedenimde sihhat nasip eyle ve beni yaşattığın müddetçe sana şükür etmeğe muvaffak kıl.

    Allah’ın adıyla, Allah’ın salat ve rahmeti Muhammed ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun.

    “Ben işimi Allah’a bırakıyorum, muhakkak ki, Allah kulların bütün yaptıklarını görendir. Nihayet Allah onu, onların (Firavun’un taraftarlarının hilesinden) korudu.

    Senden başka hiç bir ilâh yoktur, Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Gerçekten ben nefsime zülmedenlerden oldum. Biz de duâsını kabul ettik, kendisini kederden kurtardık. İşte biz müminleri böyle kurtarırız.

    Bize Allah yeter, ve ne güzel vekildir O. (Buna inananlar) kendilerine hiç bir keder dokunmaksızın Allah’dan bir nimet ve kazançla döndüler. Allah’ın dediği olur. Bütün güç ve kuvvet yalnız Allah’tandır.”

    Allah’ın dediği olur, halkın dediği değil. Allah’ın dediği olur, halk hoşlanmasa bile.

    Kullar yerine Rabbim bana yeter;Yaratıklar yerine Yaratıcı bana yeter; Rızka mühtac olanlar yerine rızık veren bana yeter; Alemlerin Rabbi olan Allah bana yeter; Bana yeten Allah, ezelden beri bana yeten var oluşumdan beri bana yeten kimse yine de bana yeter. Kendisinden başka bir ilâh olmayan Allah bana yeter. Onu kendime sahip biliyorum ; Obüyük arşın sahibidir.

    Öğle Namazından sonra okunan dua

    Azim ve Halim olan Allah’dan başka ilâh yoktur. Arşın Rabbi olan Kerim Allah’dan başka ilâh yoktur. Tüm övgüler âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

    Allah’ım; senden rahmet ve mağfiretine sebeb olan şeyleri, her hayırdan faydalanmayı ve her günahtan korunmayı istiyorum.

    Allah’ım; benim için, affetmediğin günah, sevince çevirmediğin keder, iyileştirmediğin hastalık, örtmediğin kusur, yüzüme açmadığın rızık kapısı, amana çevirmediğin korku, ve uzaklaştırmadığın fenalık bırakma. Allah’ım! Yararıma olan ve senin de rızana uygun olan her hacetimi yerine getir, ey merhametlilerin en merhametlisi. Duâmı kabul buyur, ey âlemlerin Rabbi!

    Peşinden on defa şöyle de:

    Benim koruyucum Allah’tır. Allah’a güveniyorum ve Allah’a tevekkül ediyorum.

    Sonra şöyle de:

    Allah’ım; eğer günahlarım büyükse, Sen her şeyden daha büyüksün (Senin affvın günahlarımdan büyüktür). Eğer gevşekliğim çoksa Sen rahmetin daha çoktur; ve eğer cimrilikte ısrar ediyorsam Senin bahşişin sonsuzdur.

    Allah’ım! Büyük günahlarımı, kendi affının büyüklüğüne ve gevşekliğimin çokluğunu aşikâr olan keremine bağışla. Allah’ım! Cimrliğimi bahşişinin üstünlüğü ile benden gider. Allah’ım! Bütün nimetlerimiz Sendendir. Senden başka tapılacak bir mabud yoktur. Senden mağfiret taleb ediyorum ve tevbe ederek sana yöneliyorum.

    İkindi Namazından sonra okunan dua

    Allah’tan bağışlanma diliyorum; O’ndan başka ilâh yoktur, diridir, her şey onunla kâimdir, Rahman ve Rahimdir, celal ve ikram sahibidir. Allah’ım! Acizane Senden istiyorum ki, bu aciz, zelil, fakir, perişan, miskin, düşkün, sana sığınan, kendisi için hiç bir fayda elde etmek ve hiç bir zararı önlemek gücüne sahip olmayan, ölüm, hayat ve tekrar dirilmek ihtiyar ve iradesinin dışında olan şu kulunun tövbesini kabul buyur.

    Sonra şu duâyı oku:

    Allah’ım! Doymayan nefisden, huşu etmeyen kalpden, faydası olmayan ilimden, yükselmeyen (kabul olunmayan) namazdan, ve icabete ulaşmayan duâdan sana sığınıyorum. Allah’ım; senden, zorluktan sonra kolaylık, kederden sonra ferahlık ve sıkıntıdan sonra bolluk taleb ediyorum. Allah’ım; elimizde bulunan her nimet sendendir. Senden başka tapılacak bir mabud yoktur. istiğfar ve tövbe ederek sana yöneliyorum.

    Akşam Namazından sonra okunan dua

    Allah’ım; senden rahmet ve mağfiretine sebeb olan şeyleri, her türlü bela ve ateşten kurtuluşu, cennetine ulaşmayı, Selâm yurdunda (katındaki cennette) hoşnutluğunu ve peygamberin Hz. Muhammed’e (ona ve Ehl-i Beyt’ine Selâm olsun) komşu olmayı diliyorum. Allah’ım; Bizdeki her nimet sendendir. Senden başka bir ilâh yoktur. İstiğfar ve tövbe ederek sana yöneliyorum.

    Yatsı Namazından sonra okunan dua

    Allah’ım! Ben rızkımın nerde olduğunu bilmiyorum. Ben ancak, kalbimden geçenlere göre rızıkımın peşindeyim. Rızık elde etmek için şehirleri dolaşıyorum. Peşinde dolaştığım şey hususunda şaşkın bir şahıs gibiyim. Bilmiyorum rızkım, çölde midir, dağda mıdır, yerde midir, gökde midir, karada mıdır, denizde midir, kimin elindedir ve kimin yanındadır?

    Ama şunu biliyorum ki, rızkımla ilgili bilgi senin yanındadır, ve rızkımı temin etmek sebepleri senin elindedir. Sensin lütfunla rızıkları taksim eden ve Sensin kendi rahmetinle sebepleri var eden.

    Allah’ım; Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salavat eyle. Ey Rabbim; bana vereceğin rızkını bol , onu, elde etmeği kolay kıl, ve onu yakın yerden bana ulaştır. Rızık olarak mukadder etmediğin şeyin peşine gitmek zahmetine beni düşürme. Çünkü sen, beni azab etmekten ve zahmete düşürmekten müstağnisin, ben ise senin rahmetine muhtacım. Öyleyse Allah’ım; Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine selavat gönder ve kendi lütuf ve rahmetinle kuluna bahşişde bulun. Muhakkak ki sen sonsuz fazl ve kerem sahibisin.

    Sponsorlu Bağlantılar

    71 defa ya hadi cekmek

    Hz. Osman ve Hz.Ali devri olayları

    Bu sayfadaki "Namaz sonunda okunacak arapça dualar" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *