01.08.2014

    Olimpiyatların başlangıcı ve gelişimi

    Sponsorlu Bağlantılar

    Olimpiyatların başlangıcı ve gelişimi, olimpiyatlar nasıl başladı, olimpiyat oyunlarının tarihi gelişimi ve tarihçesi hakkında bilgi:

    OLİMPİYAT OYUNLARININ BAŞLANGICI VE GELİŞMESİ

    Atletizm branşları en büyük gelişmesini Eski Yunanda yaşamıştır. Yunanlılar fiziksel gelişimi önemli vazife olarak algılamışlardır. Atina ve Sparta’nın sahipleri Likurg ve Solon tarafından büyük destek (sportif) görmüşlerdir.

    İlk Atletizm oyunları M.Ö. 1453 yılında Yunanistanda gerçekleştirilmiş ve bunlar olimpiyat oyunlarının öncüleri olmuşlardır. İlk olimpiyat oyunları (M.Ö. 776 ) her 4 yılda bir yapılmış. M.S. 393 İstanbul’da oturan Roma imparatoru 1. Theodosius oyunlara son vermiştir..

    İlk Olimpiyat oyunları Elis kent devletinde tanrı Zeus’un onuruna başlangıçta yalnızca bir gün yapılırdı.(Ana Britanika) Yine bir başka görüşe göre o sıralarda efsanevi bir kahraman olarak adı hürmetle anılan Pelops’un hatırası için başladığını söylerler.(KORYÜREK, C.)

    Toplam 293 olimpiyat düzenlenmiş. Bu da sporun Yunanlılar için ne kadar önemli olduğunu gösterir. Olimpiyuat oyunları zamanında her türlü savaşa son verilmiştir Yarışmalar özel stadlarda yapılırmış (Olimpiya, Delfi vs.)

    Atletizmde ilk branş kısa mesafe koşusu olup pistin uzunluğu 192,25 m. eni 32 m. idi. (Ana Britanika) 14. Olimpiyattan sonra bu mesafenin iki mislinde yarışmalar uygulanmış ve 15. Olimpiyatta uzun mesafe koşuları da dahil edilmiştir. Mesafeler 1346m. 4613.5 m. arasında uygulanıp, 37. Olimpiyatta gençlerin de yarışmasına izin verilmiş, fakat mesafeler azaltılmıştır (3076m.)

    18 Olimpiyatta pentetlonunda dahil edilmesi söz konusu
    Pentatlonun 5 branşı sırası ile
    1-) Disk Atma 2-) Uzun Atlama 3-) Cirit Atma
    4-) Kısa mesafe koşusu 192,25 5-) Güreş(Der Sport Brockhaus)

    Tüm yarışmacılar Uzun atlamada belirlenen bir barajı aşmak zorunda olup aşamayan elenmektedir.
    Cirit atma müsabakasına katılmaya hak kazanmış, baraj geçen sporcular dört kişiye indirilmektedir.
    3 Aşamada sürat koşusuna katılabilen dört atletten bir kişi elenir, daha sonraki
    Disk atma branşında sayı ikiye indirilir ve
    geriye kalan iki finalist aralarında olimpiyat şampiyonluğu için güreşirlerdi.

    25 Kasım 1889 Baron Pierre de Coubertin ilk defa Modern Olimpiyat oyunlarından Fransa’da söz etmiş, ”Modern çağın gelişimine uymak için Olimpiyatları canlandırmalıyız” sözleri bazı dinleyicileri şaşırtmıştır.

    1894 Yılının Haziran ayında “International Athletic Congress” adlı bir toplantıda kongrede ilkeler belirlendi ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi kuruldu. Bu komite 1. Olimpiyatların 1896’da Atina’da yapılmasına karar vermiştir.

    1896’da Atina’da yapılan İlk Olimpiyatlara 14 ülkeden yaklaşık 245 Erkek sporcu katılmıştır. İlk Olimpiyatlarda 12 atletizm branşı yapılmıştır.

    1912’de 7 Haziranda Stockholm’de İ.A.A.F. kurulmuştur.
    Görevleri: 1-) Üye ülkeler arası iyi ilişkiler kurması,
    2-) Tüm dünyada atletizmin gelişmesi,
    3-) Atletizmin kurallarının belirlenmesi, kararlar alıp ve yöntemlerin belirlenmesi,
    4-) Dünya rekorlarının kabul edilmesidir.
    1924’de Paris’te atletizmin kuralları kararlaştırılmıştır.

    1928’de Amsterdam olimpiyat oyunlarında Bayanlar ilk defa 100m., 4x100m., 800m. yüksek atlama, uzun atlama, ve Disk atma branşlarında katılmışlardır

    MODERN OLİMPİYATLAR
    Baron Pierre de Coubertin’ in 1896 yılında öncülüğünü yaparak başlattığı, Modern Olimpiyat Oyunları bugün tam 106 yaşında. Modern Olimpiyat Oyunları’ndan önce Yunan Olimpiyatları’na benzer çeşitli oyunlar organize edildi. Ama hiçbiri devamlılık ve evrensel nitelik kazanmadı.Munc Wenlock Olimpiyat Oyunları 1850’da İngiltere’de yapıldı. Yunanistan 1830’ da Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrıldıktan sonra 1937 yılında yayınlanan bir kraliyet fermanı ile atletik olaylara endüstriyel sergilerin bir parçası olarak yasal statü kazandırılmıştır. Evangelos Zappas’ın verdiği mali destek ile ancak 1859 yılında koşu, disk, cirit,tırmanma ve güreşin yapıldığı Zappas Oyunları düzenlenmiştir. Daha sonra 1870, 1875 ve 1888 yıllarında da bu organizasyonlar gerçekleşmiştir.
    Daha öncesinde 17. yüzyılda yine İngiltere’de Costwold Olimpiyatlarından söz edilmektedir. Bunun tarihi kesin olarak belli değildir. İngiliz Avukat Robert Dover, Kral I.James’in iziniyle ilk Costwold Olimpiyat Oyunları’nı Chipping Camden yakınlarında bir tepede düzenledi. Burada esas karşılaşmalar her ne kadar o dönemler Eski Yunun uygarlığına duyulan bir beğeni söz konusu olsa da İngiliz usulüydü. At yarışları, köpek ve tazılarla av gibi. Ayrıca, koşu, atlama, cirit ve çekiç atma,sopa ve çomak ile eskrim,güreş ve incik tekmeleme. Karşılaşmaların büyük bölümü asillerden, işçilere kadar herkese açıktı. Şampiyonlara sarı kurdelalar takılırdı. Karşılaşmalara ek olarak dans ediliyor, şarkılar söyleniyor, küçük tiyatro oyunları sergileniyordu.1636 yılında Dover ve oyunları için bir antoloji basılmıştı. 1644 yılındaki iç savaş, 1652’deki Dover’ın ölümünden sonraki iki kesinti hariç her yıl düzenli olarak yapıldı. 1660’da yeniden başladı. 1852’ye kadar kalite düzeyi her yıl değişti. Daha sonraları modern olimpiyatlara duyulan ilgi 1965’de Robert Dover Oyunları Derneği’nin kurulmasına yol açtı.
    Bunlar olimpiyatların canlandırılmasına yönelik tek olaylar değildi. 1770’de Paris Champs de Mars’da, 1779’da Almanya’da Wörlitz-Dessau’de, 1830’da Polonya’da Posnan’da Grand Duchy’de,1834 ve 1836’da İsveç Ramlösa’da, 1844’de Montreal’de, 1853’de New York Franconi Hipodromu’nda ve 1893’de San Fransisco’da oyunlar düzenlendi.
    Modern Olimpiyat Oyunları’nın gerçek meşalesini yakan Baron Pierre de Coubertin eski Yunan olimpiyatlarına hakim olan düşünceyi modern çağa uydurdu. Coubertin, Antik Olimpiyatlar’da kazanmak herşey iken, modern olimpiyatların felsefesini katılmak üzerine kurdu.
    Antik Olimpiyatlar dini kökenli iken, modern olimpiyatlar laik nitelikli oluşturuldu.
    Antik Olimpiyatlar’daki sadece hür Yunanlılar’ın katılabildiği ırkçılığı , modern olimpiyatlarda ortadan kaldırıldı. Uluslararası bir nitelik getirildi. Dil,din,renk, ırk ayrımı ortadan kaldırıldı.
    Sadece erkeklerin katılabildiği Antik Olimpiyatlar yerine, kadınların da katılabildiği bir Modern Olimpiyatlar gündeme getirildi.
    Sadece bir tek yerde dört yılda bir yapılan Antik Olimpiyatlar yerine, dört yılda bir dünyanın çeşitli ülkelerinin birinde yapılan Modern Olimpiyatlar doğdu.
    Özet olarak Coubertin’in modern olimpiyatları bir devrim niteliğini taşıyordu.
    Modern Olimpiyatlar 1896’ da Atina’ da başlatıldı. Bu Olimpiyatların başlatılması kararı 23 Haziran 1894’ de Paris Kongresi’nde alındı ve bu karar ile birlikte UOK (Uluslararası Olimpiyat Komitesi-IOC) kuruldu.

    Olimpiyat Oyunlarının Tarihsel Gelişimi

    Antik şekli Eski Yunan’da yapılan oyunlar Fransız soylusu Pierre Frèdy, Baron de Coubertin tarafından 19. yüzyıl’ın sonlarında modernize edilmiştir.

    Olimpiyat Oyunları’nın yaz sporlarını içeren ve daha iyi bilineni olan Yaz Olimpiyatları, 1896′dan beri Dünya Savaşları istisnaları hariç her dört yılda bir yapılagelmiştir. Kış Oyunları ise 1924′te yapılmaya başlanmıştır ve 1994′ten beri Yaz Oyunlarının yapıldığı yıllardan iki sene sonra yapılmaktadır.

    Antik (Klasik) Olimpiyatlar

    Antik Olimpiyatların tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte hakkında pek çok söylenti vardır. Olimpiyatların tarihinin MÖ XIV. yüzyıla kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Oyunların Yunanistan’ın Olympia yöresinde başladığı tahmin edilmektedir. MÖ 776 yılından itibaren ise oyunların tarihi kesin olarak tutulmaya başlanmıştır.
    Oyunlar 12 yüzyıl boyunca hiç ara verilmeden, her dört yılda bir yapıldı. Bir süre Yunan yarımadasının, daha sonraları da Yunanistan’ı ele geçiren Romalılar yoluyla tüm Roma İmparatorluğu’nun katılması ile devam etti.
    Tanrılar veya yöresel bir kahraman adına yapıldığı tahmin edilen bu büyük şölenin, ilkel de olsa, mutlaka dine dayalı bir başlangıcı bulunuyor. MÖ 776 yılında yapılan ve I. Olimpiyatlar olarak adlandırılan bu oyunların programında yer alan ve 192 metrelik sahanın boyuna eşit “Stadion” olarak tanımlanan yarışmanın galibi Coroebus da ilk Olimpiyat Şampiyonu’dur. Geleneklere göre, her Olimpiyat Oyunu bu yarışı kazanan atletin adı ile anılıyor.
    Zamanla, yarışma sayısı artırıldı, program bir günden beş güne uzatıldı.
    XIV. Olimpiyatları’ndan sonra, sahanın geliş – gidişini kapsayan bir yarış eklendi. Sonraları mesafe koşuları, boks, güreş, boks ve güreş karışımı Pankration/Pentatlon denen 5′li yarışma, zırhları ile yarışan askerlerin koşuları ve atlı araba yarışları ile program genişletildi.
    Olimpiyat Oyunları’nın ilk 600 yılı içinde, Yunan günlük hayatının vazgeçilmez unsuru olan kölelerin yarışmalara katılmasına izin verilmedi. Katılacak yarışmacıların tamamının Yunan kanından gelmesine özen gösterildi.
    Yunan yarımadasının Romalılar eline geçmesi ile durum değişti ve İmparatorluk sınırları içinde yaşayan herkese Olimpiyatlar’a katılma hakkı tanındı. MÖ 146 yılından itibaren, o zamana kadar genellikle Peloponez yörelerinden gelen Olimpiyat şampiyonları, zamanla, “Küçük Asya” denen Anadolu’dan gelenlere boyun eğdiler.
    Antik Olimpiyatlar’da kadın sporcular yer alamıyordu. Hatta kadınlar, seyirci olarak dahi sahaya giremiyorlardı. Zaman içinde Olimpiyatlar sırasında, ancak olimpiyat alanı dışında olmak üzere Tanrıça Hera adına bayanlar için yarışmalar düzenlendi.
    Oyunlar kademeli olarak Romalılar Yunanistandaki gücünü arttırdıkça etkisini kaybetmeye başladı. Hristiyanlık Roma İmparatorluğu’nun resmi dini olunca oyunların din dışı ve Hristiyan etkisine karşı bir durum olduğu düşünülmeye başladı. 393 yılında İmparator Theodosius bin yılı aşkın tarihi olan oyunları kaldırdı.

    Modern Olimpiyatlar

    393 yılında Olimpiyat oyunları tam olarak bitmedi.17. yüzyılda dahi İngiltere’de bu isimle bir spor festivali gerçekleşmekteydi. Bu arada Fransa ve Yunanistan gibi ülkelerde pek çok festival düzenlenmekteydi. Ama bu organizasyonlar daha ufak boyutlu ve yerel düzeydeydi.
    Oyunları tekrar organize etme çabası 19. yüzyılın ortalarında Alman arkeologların Olimpia antik kentinin kalıntılarını bulmasından itibaren arttı.
    Bu dönemde, Baron de Coubertin 1870-1871 yıllarında Almanya ve Fransa arasındaki savaşı neden Fransa’nın kaybettiğini araştırıyordu. Baron de Coubertin’in düşüncesine göre yenilginin sebebi Fransa’da gerçek anlamda fiziksel eğitimin verilmemesidir. Bunu sporla aşma düşüncesine girer. Ona göre gençlik sadece kapalı sınıflarda değil aynı zamanda, açık havada spor yaparak yetişmelidir. Baron, Fransa’da çağın gerisinde kalan eğitim ve spor kuruluşlarına yeni bir sistem getirmek istedi. Aynı zamanda ülkeleri spor ile daha yakınlaştırarak ve sporla yapılan rekabet ile savaşları önlemenin daha doğru yol olduğunu düşündü.
    16 Haziran – 23 Haziran 1894 arasında Paris, Sorbonne Üniversitesi’nde düzenlenen bir kongrede bu düşüncelerini farklı ülkelerden dinleyicilere aktardı. Kongrenin son gününde ilk modern olimpiyat oyunlarının da antik oyunların doğum yeri olan Atina’da, 1896 yılında yapılmasına karar verildi. Oyunları organize etmek için Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) kuruldu. Komitenin ilk başkanı olarak Yunan Demetrius Vikelas seçildi.
    Kongrede kabul edilen ilkeler şöyle sıralandı:

    1. Olimpiyatlar, eskiden olduğu gibi, her dört yılda bir yapılacak.
    2. Olimpiyatlar, Klasik Yunan’da olduğunun aksine, tüm dünya sporcularına açık olacak ve yarışma programı, günün sporlarını içerecek.
    3. Yarışmalarda sadece büyükler yer alacak.
    4. Amatörlük kuralları, kesinlikle uygulanacak.
    5. Olimpiyat organizasyonu “gezici” olacak ve her olimpiyat başka bir ülkede yapılacak.

    İlk oyunlar Atina’da 1896′da başarı ile tamamlandı. Toplam katılan sporcu sayısı 250′den az olmasına rağmen, oyunlar o tarihe kadar yapılan en çok katılımlı spor organizasyonu oldu. Ve ikinci oyunların düzenlenmesi için IOC, Paris’i tercih etti.
    1896 yılında 15 ülkeden 245 sporcu ile başlayan oyunlar, 2000 yılına gelindiğinde Sidney’de 200′ü aşkın ülkeden 10.500 katılımcıya kadar çıktı. Yine Sidney’de 16.000 gazeteci ve televizyon muhabiri bu organizasyonu takip etti. Bu şekilde oyunlar dünyanın en büyük medya olaylarından biri durumuna geldi. Bugün oyunları 4 milyara aşkın kişinin televizyonlardan izleyebildiği bilinmektedir.
    Bu denli büyük büyüme yine de sorunlara sebep olmaktadır. 1980′lerdeki finansal sorunlar sponsorlar ve yayın hakları ile bir şekilde çözülsede bu denli yüksek sayıda katılımcı, medya ve seyirciyi konuk etmek şehirler için oldukça büyük yük getirmektedir.
    Yunanistan Devletinin Olimpiyat Oyunlarını boykot etme ve yapılmamasını isteme gibi bir hakkı vardı

    Eski sporlar

    • Halat Çekme

    Halat Çekme, 1900, 1904, 1906 (ara oyunlar), 1908, 1912 ve 1920 olimpiyatlarında, bir atletizm branşı olarak yer aldı.

    • Golf

    1900′de ve 1904′te Olimpiyatlarda yer aldı. 1900′de, hem kadınlar hem de erkekler için iki ayrı kategoride düzenlendi. Son yıllarda, golfün yeniden olimpiyat sporlarından biri olması için uğraşlar sürüyor.

    • Rugby

    Topun ayakla vurulmaktan çok elde taşındığı rugby, 1900, 1908, 1920 ve 1924 olimpiyatlarında yer aldı.

    • Polo

    1900, 1908, 1920, 1924 ve 1936′da olimpiyat oynandı.

    • Lacrosse

    Raket benzeri sopalarla oynanan bir hokey türü olan Lacrosse, 1904 ve 1908 olimpiyatlarında resmi spordu. 1928, 1936 ve 1948 Olimpiyatlarında ise gösteri sporu olarak yer aldı.
    Diğer eski olimpiyat sporları

    • Kriket
    • Kroket (Fransa kökenli Kriket benzeri başka bir spor)
    • Jeu de Paume (Fransa kökenli raket yerine elle oynanan bir tür tenis)
    • Pelote basque (Raket yerine ellerin kullanıldığı, açık havada oynanan bir tür squash)
    • Power boating
    • Rackets (Squash’in atası sayılan bir kapalı alan oyunu)
    • Rink hokey (Tekerlekli patenlerle oynanan kapalı salon hokeyi.)
    • Roque (Bir tür kroket)
    • Su kayağı

    Olumsuzluklar

    Dünya Savaşları

    Modern olimpiyatlar yapılmaya başladığı 1896 yılından itibaren iki kez Dünya’yı saran savaş nedeniyle duraklatıldı. I. Dünya Savaşı sebebiyle 1 kez, 2. Dünya Savaşı sebebiyle ise 2 kez oyunlar iptal edildi.
    İskenderiye ve Budapeşte’nin de aday olduğu ve sonunda Berlin’de yapılmasına karar verilen 1916 yılındaki 6. Olimpiyatlar, I. Dünya Savaşı sebebiyle iptal edildi. Oyunlar 20 yıl sonra 1936 yılında Berlin’de yapılabildi.
    Berlin’de yapılan ve Hitler’in gövde gösterisine dönüşen bu oyunlardan 4 sene sonra 1940 yılında Helsinki’de yapılması gereken oyunlar bu defa 2. Dünya Savaşı nedeniyle iptal edildi. 1939 yılında savaş başlamadan 1944 yılındaki oyunların da Londra’da yapılmasına karar verilmişti. Ancak 1944′e gelindiğinde savaşın hala devam etmesi nedeniyle 1944 Olimpiyları da yapılamadı. 2. Dünya Savaşı’nın bitmesi ile oyunlara ev sahipliği yapamayan bu iki şehir 1948 ve 1952′deki Olimpiyları düzenleme hakkını elde etti.

    Politika

    Politika oyunlar üzerine her zaman etkisini göstermiştir. Bunun ilk ve en önemli örneği 1936 Berlin Olimpiyatları’nda yaşanmıştır. Adolf Hitler, oyunları bir güç gösterisi ve Nazi propagandası için araç olarak kullanmış ve bunda da başarılı olmuştur. Hitler’in yaptığı açılış konuşması tüm dünyada radyodan dinlenmiştir. 1936 Olimpiyatlarına damga vuran olay ise ABD’li siyahı atlet Jesse Owens’ın çıplak ayakla dört altın madalya kazanıp, rekorlar kırması ve ırkçı Hitler’in stadyumu terk etmesine sebep olmasıdır.
    Sovyetler Birliği 1952 yılına kadar Olimpiyatlara katılmadı. Bunun yerine 1928 yılından itibaren Spartakiads adıyla kendine yakın ülkelerin katılmasıyla başka bir spor organizasyonu düzenledi.
    1962 yılında çoğunluğu bağımsız sosyalist ülkelerden oluşan ve önderliğini Endonezya’nın yaptığı bazı ülkeler tarafınan Games of the New Emerging Forces (GANEFO) -Yeni Ortaya Çıkan Güçlerin Oyunları olarak tercüme edilebilecek- yeni bir organizasyon hazırlığı başlatıldı. Bunun üzerine Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), bu organizasyonda yarışacak sporcuların Olimpiyatlara katılma haklarının olmayacağı şeklinde bir deklarasyon yayınladı. Bir kez 1963′de Jakarta’da yapılan oyunlar, 1967′de Kahire’de yapılması planlandığı halde yapılamadı.
    1968 Olimpiyatları iki siyahı atletin olimpiyat tarihine geçecek gösterisine şahit olmuştur. 200 metre yarışında rekor kırarak altın madalya alan Tommie Smith ve aynı yarışta 3. olarak bronz madalya alan John Carlos madalya töreninde siyah eldivenli ellerini yumruk şeklinde havaya kaldırarak adına yarıştığı ABD’deki ırk ayrımcılığını protesto etmişlerdir. Bunun sonucu iki atlet de milli takımdan uzaklaştırılmışlardır.
    1996 ile 2002 yılları arasında Afganistan’ın oyunlara katılması ülkedeki Taliban rejim nedeniyle engellendi. Afganistan bu hakkı 2004 yılında tekrar kazandı.
    Şimdiye kadar düzenlenen olimpiyat oyunlarına hiçbir müslüman ülke ev sahipliği yapamamıştır.

    Boykotlar

    Terör

    1972 Münih Olimpiyatları’nda, oyunlar tarihinin ilk ve en önemli terör olayı gerçekleşmiştir. Kara Eylül örgütüne bağlı Filistin’li 8 terörist İsrail adına yarışan 11 sporcuyu esir almıştır. İki sporcuyu hemen öldüren teröristler diğer 9 sporcuyla beraber Almanya’yı terketmek üzere havaalanına geldiklerinde Alman güvenlik güçlerinin operasyon hazırlığında olduğunu farketmiş, 9 sporcuyu öldürüp çatışmaya girmişlerdir. Toplam 18 saat süren olayda 11 sporcunun yanısıra bir Alman polis ve 5 terörist de ölmüştür.
    Yine 1972 Olimpiyatları’nda kapanışın yapılacağı 11 Eylül günü Stuttgart’tan bir uçak kaçırıldığı ve Arap teröristlerin törene bomba atacağı haber alındı. Yetkililer kaçırılan uçağı iki adet savaş uçağının takip ettiğini ve Münih’e yaklaşması halinde düşürüleceğini açıkladılar. Ancak bir süre sonra radarın takip ettiğinin başka bir sivil uçak olduğu ortaya çıktı. Kaçırılan uçak ise bir daha bulunamadı.
    1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Olimpiyat Parkı’nda bir bomba patladı. Patlama sonucu bir seyirci öldü ve 100′den fazla kişi yaralandı. Melih Uzunyol adlı TRT kameramanı ise olayı çekmek üzere koşarken kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Soruşturmaların sonucunda bombayı Eric Robert Rudolph adlı bir ABD vatandaşının koyduğu ortaya çıktı.

    Doping Skandalları

    Olimpiyatların ruhuna en çok zarar veren etkenlerin başında son yıllarda kullanımı gittikçe artan doping etkisi olan ilaç kullanımı gelmektedir. Özellikle Atina Olimpiyatları’nda başta halter gibi güce dayalı sporlar olmak üzere pek çok doping vakası ile karşılaşıldı ve alınmış pek çok madalya geri iade edildi.
    Aslında ilk olimpiyatlarda doping etkili ilaç kullanımı yasak değildi. Hatta 1904 yılında maratonu kazanan Thomas Hicks’e yarış içinde dahi antrenörü tarafından güçlendirici ilaçlar verildi.
    Ancak zaman içinde bunun spor ruhuna aykırı olması ve ileri safhalarda sağlık problemleri yaratması sebebiyle yasaklanması söz konusu oldu. İlk olarak 1956 Melbourn’da konu gündeme geldi.
    Olimpiyat tarihinin dopinglerle ilgili en dramatik oalyı ise 1960′da gerçekleşti. Danimarkalı bisikletçi Knut Enemark Jensen yarış sırasında bisiklettten düşerek öldü. Daha sonra ölümünün kullandığı dopingli ilaçlardan kaynaklandığı ortaya çıktı. Bu olay üzerine 1963 yılında Avrupa Komisyonu’nda doping konusu ele alındı ve ilk kontroller yetersiz de olsa, 1964 Tokyo Olimpiyatları’nda yapılmaya başladı.
    Ancak pek çok spor federasyonun koyduğu dopingli sporcuya men cazasını uygulama kararını IOC ilk olarak 1967′de verdi. Ve Olimpiyatlar tarihinde ilk doping testi pozitif çıkan sporcu 1968 yılında İsveçli atlet Hans-Gunnar Liljenwall oldu. Sporcu kazandığı bronz madalyayı alkol kullanımı nedeniyle kaybetmiş oldu.
    Olimpiyatların en bilinen doping olayı ise 100 metre yarışında Seul Olimpiyatları’nda ortaya çıktı. Kanadalı sprinter Ben Johnson yarışı rekor kırarak kazanmış ve bu oyunların belki de en önemli madalyalarından birini kazanmıştı. Ancak doping testleri sonucu pozitif çıkınca madalyayı iade etmek zorunda kaldı ve 2 yıl men cezası aldı.
    Son yıllarda oldukça artan dopingli ilaç kullanımı ile Uluslarası Anti Doping Kurumu (WADA) kuruldu ve denetimler oldukça sıklaştırıldı. Ben Johnson olayında olduğu gibi madalyanın verilip sonra alınması ve doping kullanmayan sporcuların hakkı olan dereceyi o sahada alamaması oldukça tartışıldı. Bu yüzden artık sporcular oyunlara katılmadan önce, hatta kendi ülkelerindeki baskınlar ile, testler yaparak dopingi önlemeye ve ilaç kullanan sporcuların oyunlara katılması engellenmeye çalışılıyor.

    Sponsorlu Bağlantılar

    19 aylık bebek psikolojisi ve fiziksel gelişimi

    Uçuk Neden Çıkar, Dudakta Uçuk Çıkması Nedenleri

    Bu sayfadaki "Olimpiyatların başlangıcı ve gelişimi" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *