24.04.2014

    Ozon tabakasının görevleri nelerdir

    Bu yazı Ozon tabakasının görevleri nelerdir ile ilgili bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Aşağıda ozon tabakası nedir, ne işe yarar, ozon tabakasının görevi nedir, ozon tabakasının faydaları nelerdir, ozon tabakası başlıca görevleri, ozon tabakasının dünyayı korumak açısından görevleri nelerdir, ozon tabakasının dünyaya yararı nedir, ozon tabakasının görevleri madde madde kısaca özet bilgi yer almaktadır.

    İşte ozon tabakasının görevleri madde madde

    Ozon tabakası, atmosferde yeryüzüne ulaşan güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyan kalın bir tabakadır. Son 50 yıl içerisinde bu tabakanın tahrip edilmesi sebebiyle güneşin zararlı ışınları bizlere ulaşabilmekte ve deri kanseri, katarakt gibi sağlık problemlerine sebep olmakta ve bağışıklık sistemini etkilemektedir.
    Özellikle hayatın ilk 20 yılında güneşin zararlı etkilerine karşı korunma büyük önem taşımaktadır. Güneşte kalmak zorunda iseniz deri kanseri gibi sağlık problemlerine yakalanma riskini, kendinizi koruma deneyimi kazanarak azaltabilirsiniz.

    Ozon tabakasındaki incelme ve deri üzerindeki etkileri;
    •Ozon tabakası ve UV radyasyon artışının sebepleri,
    •Deri ve UV radyasyonun deri üzerindeki olumsuz sağlık etkileri,
    •Güneşin zararlı ışınlarından kaynaklanan diğer olumsuz sağlık etkileri,
    •Kendimizi korumak için alınacak tedbirler, başlıkları altında ele alınacaktır.

    Ozon Tabakasının Görevi

    Ozon tabakasının görevi nedir – Ozon tabakasının görevleri nelerdir – Ozonosferin görevleri

    Ozonosfer (Ozon Tabakası), Astratosferin üst kısmında yaklaşık olarak yüksekte bulunan gaz tabakadır ve Strotosfer arasında yer alır. Ozon Tabakası, Güneş’ten gelen morötesi (ultraviyole) gibi zararlı ışınları tutar. Bu hayati açıdan çok önemlidir. Çünkü morötesi ışınlar ölümcüldür.

    Yer yüzeyi yakınlarında zehirli bir kirletici olan ozon (O3), üç tane oksijen atomunun birleşmesinden oluşur ve stratosfer tabakasında yaşamsal önem taşır. Atmosferi oluşturan azot (%78), oksijen (%21) ve karbondioksit vb. gibi temel gazlara göre oldukça düşük oranda bulunan ozon, hem iklimi etkilemekte hem de yer yüzeyindeki canlıların korunmasında önemli rol oynamaktadır. Ozon özellikle, oksijenle birlikte güneşten gelen ultraviyole ışınlarının büyük kısmını stratosfer tabakası içerisinde emmekte ve bu ışınların yer yüzeyine kadar ulaşmasını önleyerek yakıcı etkisini de yok etmektedir.

    Ozon Tabakası Ne İşe Yarar, Görevi Nedir

    Ozon tabakası, atmosferde yeryüzüne ulaşan güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyan kalın bir tabakadır. Son 50 yıl içerisinde bu tabakanın tahrip edilmesi sebebiyle güneşin zararlı ışınları bizlere ulaşabilmekte ve deri kanseri, katarakt gibi sağlık problemlerine sebep olmakta ve bağışıklık sistemini etkilemektedir.
    Özellikle hayatın ilk 20 yılında güneşin zararlı etkilerine karşı korunma büyük önem taşımaktadır. Güneşte kalmak zorunda iseniz deri kanseri gibi sağlık problemlerine yakalanma riskini, kendinizi koruma deneyimi kazanarak azaltabilirsiniz.

    Ozon tabakasındaki incelme ve deri üzerindeki etkileri;

    •Ozon tabakası ve UV radyasyon artışının sebepleri,

    •Deri ve UV radyasyonun deri üzerindeki olumsuz sağlık etkileri,

    •Güneşin zararlı ışınlarından kaynaklanan diğer olumsuz sağlık etkileri,

    •Kendimizi korumak için alınacak tedbirler, başlıkları altında ele alınacaktır.

    Ozon Tabakası Nedir ?

    Ozon (O3) üç adet Oksijen atomundan oluşan şeffaf bir gazdır.Ozon tabakası ozon gazından oluşan ve atmosferin yukarı seviyelerinde başka bir deyişle yer yüzeyinden 10-50 km yüksekte bulunan bir tabakadır. Bu tabakanın temel rolü Ultraviyole (UV) ışınları olarak adlandırılan güneşin zararlı ışınlarına karşı bizleri korumaktır.Ozon tabakası yeryüzüne ulaşan bu zararlı ışınlara karşı korumak için bir filtre gibi davranır.

    Ultraviyole (UV) Işınları

    Bilindiği gibi güneş yeryüzündeki hayatın varolması için çok önemlidir. Isınmamızı sağlar ve bize ışık verir. Güneş radyasyonu veya ışınlarını gösterir. Bu ışınlardan bazıları Ultraviyole ışınları olarak adlandırılır. Bilim adamları UV ışınlarını; Aynı karakteristiklere sahip olmadıkları ve canlılar üzerindeki etkilerinin farklı olması sebebiyle UV-A, UV-B ve UV-C olmak üzere üç kategoriye ayırmışlardır.

    •UV-A: En yaygın ve sağlığımız için en az tehlikeli olan ışınlardır. Ozon tabakası bu ışınların geçmesine izin verir.

    •UV-B: Oldukça tehlikelidir. Bu ışınların büyük bir kısmı, bizlere ulaşmaması için ozon tabakası tarafından engellenir.

    •UV-C: Sağlık için en tehlikeli ışınlardır. Ozon tabakası bu ışınların bizlere ulaşmasını önler.

    Bütün UV ışınlara deri ve gözlerimize nüfuz edebilir ve sağlık problemlerine yol açabilir. Ozon tabakası kalın olduğunda sadece UV-A ışınları ile UV-B ışınlarının bir kısmı bize ulaşabilir. Bu durumda sağlığımız nispeten korunmuş olur. Ozon tabakası bozulduğunda (incelendiğinde) UV-A, UV-B hatta bazen UV-C ışınları bize ulaşabilir ve bu durumda sağlığımız olumsuz yönde etkilenmiş olur.

    Maruz kaldığımız UV ışınlarının miktarını etkileyen faktörler

    •Günün saatleri: 10.00-16.00 saatleri arasında güneş gökyüzünde yüksektedir. Bu saatler arasında büyük oranda UV-A ve UV-B ışınlarına maruz kalabiliriz. Bu nedenle uygun bir koruma olmaksızın dışarı çıkmak için tehlikeli bir zamandır.

    •Ekvatora olan uzaklık: Ekvatora yakın olan ülkeler ekvatordan uzak olan ülkelere göre daha fazla risk altındadır. Bunun sebebi, ekvatorda UV ışınları atmosferin içini katetmek için daha kısa mesafeye sahiptir ve ekvatora ulaşmadan önce atmosfer tarafından daha az filtrasyona tabi olurlar.

    •Yükseklik: Deniz seviyesinin yukarıya doğru çıkıldıkça her 1000 m’de UV ışınları %8 oranında artış gösterir.

    Ozon Deliği Nedir?

    Ozon deliği gerçekten bir delik değildir. Ozon tabakasındaki bir incelmedir. Bu ozon tabakası gittikçe inceliyor anlamındadır. Bunun sebebi bizlerin havaya saldığı kimyasallardır. Bu kimyasallar günlük yaşamımızda kullanırlar ve ozon tabakasına zarar verirler.

    Ozon Tabakasına Zarar Veren Kimyasallar

    •Kloroflorokarbonlar (CFC’ler), genel olarak klima sistemlerinde, buzdolaplarında köpük üretiminde (örneğin yataklar için) kullanılır.

    •Halonlar, yangın söndürme cihazlarında kullanılır.

    •Metil bromid, tarımda böcek ilacı olarak kullanılır.

    Modern cihazlar ozon tabakasındaki incelmeyi belirleyebilmektedir. Ölçümler Güney Kutbundaki (Antartika) incelmenin Kuzey Kutbuna göre daha büyük olduğunu göstermiştir. Ozon tabakasındaki bu incelme bir şey yapılmazsa daha da büyüyecektir.

    Ozon tabakasında incelme küresel bir problemdir. Ozon tabakasındaki incelme problemine herkesin duyarlı olması ve zararlı kimyasalları artık daha fazla kullanmamasıyla ozon tabakasının iyileştirilmesi mümkün olabilecektir.

    Ozon Tabakasındaki İncelmenin Sonuçları

    Ozon deliğinin ana sonucu yeryüzüne daha fazla UV ışınının (özellikle çok tehlikeli olan UV-B) ulaşmasıdır.

    UV ışınları güneş yanıklarına, deri kanserine sebep olabilir, gözlere zarar verebilir (katarakt) ve insanlarda bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilir. Bilindiği gibi bağışıklık sistemi hastalıklara karşı koymamızı sağlayan bir sistemdir. Bu sistem zayıfladığı zaman hastalıklarla savaşma yeteneğimiz de zayıflamış olacaktır.

    UV ışınları sadece sağlığımızı etkilemekle kalmaz çevre üzerine de olumsuz etki yapabilir. Tarımsal üretimi azaltabilir, ayrıca deniz besin zincirini bozarak balık nüfusunu etkiler.

    Derimiz ve UV Radyasyonun Olumsuz Sağlık Etkisi

    Derinin Yapısı ve Fonksiyonları

    Bilindiği gibi deri vücudu sararak yapısı itibariyle iç organları ile dış dünya arasında bir link görevi yapar.

    Deri üç farklı tabakadan oluşmuştur:

    •Epidermis: Dış tabaka, derinin direkt olarak görünen kısmı.

    •Dermis: Çekildiği zaman hissedilebilen kalın kısmı.

    •Deri altındaki yağlı kısım (deri altı dokusu) görülemeyen ve kendi içerisinde küçük bölümlere ayrılan bu tabakaların bilinmesi güneşin UV radyasyonunun bu tabakaları nasıl etkilediğinin bilinmesi açısından çok önemlidir.

    Epidermis üç tabakadan oluşmaktadır.

    •Bazal Tabaka: Derinin en iç kısmındaki derinin yenilenmesi için devamlı olarak yeni hücreler üreten tabakadır.

    •Yassı Hücre Tabakası: Bütün hücrelerin bulunduğu ana tabakadır.

    •En dıştaki ölü hücrelerden oluşan tabaka

    Bu tabakalar arasında Melanocytes olarak adlandırılan özel hücreler vardır. Bu hücreler pikmentleri üretir. Açık deriler daha az, koyu renkli deriler ise daha çok pikmente sahiptir.

    Dermis çok karmaşık bir yapıya sahiptir. Dermis; deri yapısından sorumlu kan damarları (bu sebepledir ki bir yerimiz kesildiğinde kanar), saçlar ve ter gözenekleri (bu sayede çok sıcak olduğunda ve spor yapıldığında terlenir) elamanları içermektedir.

    Bu yüzden deri çok karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu karmaşık yapı güneş, sıcak, soğuk mekanik ve kimyasal faktörler altında tehlikeye maruz kalır.

    Deri Kanseri

    Her çeşit kanser bir hücrenin davranışındaki anormal değişimlere bağlıdır. Örneğin; Epidermisin derinin yassı hücre tabakasındaki (squamous layer) hücreler spesifik fonksiyonlara sahiptir. Dışardan UV radyasyonu gelmesi durumunda hücre davranışları değişebilir. Sonuç olarak; bu hücreler bozularak gelişmeye ve çoğalmaya başlarlar. Bu bir deri kanseridir başka bir deyişle deri kanseri: deride ki hücrelerin doğal olmayan ve anormal gelişimi ve çoğalmasıdır.

    Deri kanseri temel olarak epidermisi etkiler, etkilenen tabakaya bağlı olarak, üç farklı tipte deri kanseri vardır.

    •Bazal tabaka etkilenmiş ise; bazal hücreli kanser (basal cell carcinoma)

    •Yassı Hücreli tabaka etkilenmiş ise; yassı hücreli kanser (squamous cell carcinoma)

    •Deriye rengini veren hücreler etkilenmiş ise; cilt kanseri (maliğn melanom) olarak isimlendirilir (Malignant Melanoma).

    Farklı Tipteki Kanserler Nasıl Görülür

    •Bazal hücreli kanserler çok yavaş gelişir ve asla iyileşmeyen ülser olarak adlandırılan bir yara alanı oluşur. Lokal olarak deriye zarar verir, yayılmaz. Tedavi edilmediği durumda yara büyüyebilir. Yüzde veya vücutta çok sıklıkla oluşabilir. Genellikle yaşlı insanları (50 yaş ve üzeri) etkiler.

    •Yassı Hücreli Kanser: Daha çok tümör gibi derinin dışında gelişen şeylerdir. Genellikle uzun süre tedavi edilmemesinin dışında vücuda yayılmaz. Uzun süre tedavi edilmemişse diğer organları da etkileyebilir. El, ayak ve yüzde sıklıkla oluşur. Genellikle yaşlı insanları (50 yaş ve üzeri) etkiler.

    •Cilt Kanseri ( Maliğn Melanom): En tehlikeli olan kanserdir. Başlangıçta deride tehlikeli olarak görülmeyen küçük, koyu kahverengi bir nokta olarak başlar. Bunun yanında kanser kolayca vücudun iç kısımlarına yayılır ve diğer organları etkiler. Bu tip kanser insanları kolayca öldürebilir. Fakat erken aşamalarda teşhis edilmişse tedavi edilebilir. Genellikle genç insanları (20-30 yaş arası) etkiler.

    Deri üzerine olan hasarın çoğu insan yaşamının ilk 20 yılında oluşur. Maliğn Melanom genellikle 20-30 yaşları arası bazal hücreli kanser ve yassı hücreli kanser ise 50 yaş ve üzerinde oluşmaktadır.

    Bunun açıklaması şöyle yapılabilir:

    UV Radyasyon insan derisini genç çağlarda etkilemekte ve hücreler anormal davranmaya başlayarak gelişecek ve çoğalacaktır. İlk olarak vücut bir şeylerin yanlış olduğunu anlayarak karşı atağa geçecektir. (Bu andan itibaren vücut anormal hücreleri öldürecektir). Buna rağmen zamanla artan oranda anormal hücre üretilir. Bundan sonra bu anormal hücreleri kontrol etmek vücut için daha güç olacaktır. Bu kanserin ortaya çıktığı zamandır. Böyle bir olumsuzla karşılaşıldığında bir doktora danışılmalıdır. Zamanında tedavi edilirse deri kanseri genellikle ölümcül değildir.

    Birçok insan, sadece açık renkli deriye sahip insanların deri kanserine yakalanabileceğine inansa da bu doğru değildir, daha koyu deriler UV ışınlarının zararları etkilerine karşı daha az duyarlıdır. Fakat bu tip insanların korunuyor olması anlamını taşımaz.

    UV ışınlarının göze olan etkisi

    Çok karmaşık bir yapıya sahip olan gözlerimiz farklı kısımlardan oluşmuştur.

    •Kornea: Gözün dış kısmını kaplayan şeffaf koruyucu tabaka.

    •Göz Merceği: Göz bebeğinin arkasında ışığı odaklayarak net olarak görmeyi sağlayan şeffaf bölüm

    •Retina: Beyine, görülen cisim hakkında sinyaller gönderen ışığa duyarlı gözün arka kısmında bulunan doku tabakası.

    UV’nin göze etkisi temel olarak göz merceğinedir. UV ışınları göz merceklerinin şeffaflığının kaybolması şeklinde etkiler. Bu katarakt olarak isimlendirilir. Sonuç olarak tam olarak görme yeteneğinde bir kayıp oluşur. Eğer tedavi edilmez ise katarakt körlüğe sebep olabilir.

    Bunun yanında bazal hücre kanseri göz kapağında yaygın olmasına rağmen Maliğn Melanom göz küresinde olabilir.

    Yandaki şekilde, sağ gözde katarakt oluşan bir insan görülmektedir.

    UV Radyasyonunun Bağışıklık Sistemine Etkileri

    Bilim adamları, güneş yanıklarının insanlarda güneşe maruz kaldıktan sonra 24 saat ve daha fazla süre içerisinde kandaki beyaz kan hücrelerinin hastalıkla savaşım fonksiyonunda bir azalma görüldüğünü belirtmişlerdir. ve kandaki dağılımı değişir. UV radyasyonuna sürekli maruz kalma vücudun bağışıklık sistemine uzun süre etkileyen zararlara neden olabilir. Hafif güneş yanıkları insanlarda ki bütün cilt tiplerinin bağışıklık fonksiyonlarını baskı altına alabilir.

    Güneşin Zararlı Işınlarından Korunma Konusunda Tavsiyeler

    Asla Yanmayınız: Genç yaşlardaki her güneş yanığı ilerde deri kanserine yakalanma riskinizi artırır.Güneşin maksimum UV ışınlarına maruz kalınan bölümünde dışarıda kalmaktan kaçınınız.
    Gölgeniz sizden daha kısaysa (Güneş tepe veya tepeye yakın demektir) güneş altında kalmaktan kaçının.
    Gölgeniz sizden daha uzunsa güneşte kalabilirsiniz.(korunarak)

    Güneşte kalma sürenizi kısıtlayın: Özellikle yazın saat 11.00-16.00 arasında UV ışınları daha kuvvetlidir (etkilidir)

    Gölgelik arayın: Direk olarak güneş altında kalmayın.

    Şapka giyiniz: Geniş çevreli bir şapka, göz, kulak, yüz ve boynun arkasını korumak için tercih edilmelidir.

    Koruyucu elbiseler giyiniz: Vücudunuzu korumak için uzun kollu gömlekler ve pantolan giyiniz.

    Güneş gözlüğü kullanınız: Güneş gözlüğü gözleri koruyarak gözde katarakt olma riskini azaltır.

    Koruyucu krem kullanınız: Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için açıkta çalışırken sporyaparken ve yüzerken derinize koruyucu krem sürünüz.Kullanılan kremlere göre güneş altında kalabilme zamanları SPF (Güneşten Koruma Faktörü) faktörüne göre değişiklik gösterir.

    Ozon Tabakası

    Çeşitli amaçlar için üretilen kloroflorokarbonlar (CFC) ozon tabakasını inceltmekte, bunun sonucunda çevre ve insan sağlığı olumsuz etkilenmektedir.Ozon molekülleri atmosferde bulundukları yere göre farklı karakteristik özellikler gösterirler. Stratosfer tabakasındaki ozon canlılar için yararlı olup, buna karşılık dünya yüzeyine yakın atmosfer tabakasında (troposferde) bulunan %10 oranındaki ozonun yıkıcı etkisi bulunmaktadır. Atmosferdeki diğer moleküllerle reaksiyona giren ozonun, bitki ve hayvanların canlı dokularına çeşitli zararları bulunmaktadır. Atmosferdeki ozonun yaklaşık %90′ı yeryüzünden itibaren 10-40 km. arası yükseklikte ve stratosfer tabakasında bulunur. Bu bölgedeki ozonun özelliği; tüm canlı varlıkları, doğal kaynakları ve tarımsal ürünleri olumsuz yönde etkileyen ultraviole (UV) ışınlarını absorbe etmesidir. Ozon yoğunluğunun ultraviole ışınlarını tutma görevini yapamayacak kadar azalması, “ozon tabakasının delinmesi” olarak adlandırılmaktadır. Ozon tabakasının incelmesi sonucunda; UV-b radyasyonu artmakta ve insanların bağışıklık sistemleri zarar görmekte, görme bozukluğuna ve deri kanserine yol açmaktadır.

    Ozon tabakasının incelmesine sebep olan ve kloroflorokarbon ihtiva eden maddelerin başında klor türevleri, plastik köpükler (strafor), spreyler, aerasoller ve yangın söndürücüler gelmektedir.

    Ozon (O3) Gazı

    Ozon, 3 oksijen atomundan oluşan molekülleriyle zehirli, renksiz bir gazdır ve atmosferin üst katmanlarında yer alır… Gökyüzünün mavi renkte görünmesi bu gaz sayesinde olmaktadır. Sıvı halde lacivert renge dönüşen ozon gazı, dünyayı güneşten gelen morötesi radyasyona karşı korumaktadır. Ancak bu gaz aynı zamanda canlılar için çok tehlikelidir. Maruz kalındığında gözleri, burnu ve boğazı tahriş ederek solunum sistemini tahrip eder. Çok az insan ozonun ne kadar öldürücü olduğunun farkındadır. Bir gramın iki yüzde biri miktarda ozon almak öldürücü olabilir. Bir saç spreyi kutusuna saf ozon konduğu düşünülecek olursa, bu kutunun tam 14.000 kişiyi öldürebileceği söylenmektedir…

    Ozon Tabakası Nedir

    Çeşitli amaçlar için üretilen kloroflorokarbonlar (CFC) ozon tabakasını inceltmekte, bunun sonucunda çevre ve insan sağlığı olumsuz etkilenmektedir.

    Ozon molekülleri atmosferde bulundukları yere göre farklı karakteristik özellikler gösterirler. Stratosfer tabakasındaki ozon canlılar için yararlı olup, buna karşılık dünya yüzeyine yakın atmosfer tabakasında (troposferde) bulunan %10 oranındaki ozonun yıkıcı etkisi bulunmaktadır.

    Atmosferdeki diğer moleküllerle reaksiyona giren ozonun, bitki ve hayvanların canlı dokularına çeşitli zararları bulunmaktadır. Atmosferdeki ozonun yaklaşık %90′ı yeryüzünden itibaren 10-40 km. arası yükseklikte ve stratosfer tabakasında bulunur. Bu bölgedeki ozonun özelliği; tüm canlı varlıkları, doğal kaynakları ve tarımsal ürünleri olumsuz yönde etkileyen ultraviole (UV) ışınlarını absorbe etmesidir. Ozon yoğunluğunun ultraviole ışınlarını tutma görevini yapamayacak kadar azalması, “ozon tabakasının delinmesi” olarak adlandırılmaktadır. Ozon tabakasının incelmesi sonucunda; UV-b radyasyonu artmakta ve insanların bağışıklık sistemleri zarar görmekte, görme bozukluğuna ve deri kanserine yol açmaktadır.

    Ozon tabakasının incelmesine sebep olan ve kloroflorokarbon ihtiva eden maddelerin başında klor türevleri, plastik köpükler (strafor), spreyler, aerasoller ve yangın söndürücüler gelmektedir.

    Ozon (O3) Gazı 
    Ozon, 3 oksijen atomundan oluşan molekülleriyle zehirli, renksiz bir gazdır ve atmosferin üst katmanlarında yer alır… Gökyüzünün mavi renkte görünmesi bu gaz sayesinde olmaktadır. Sıvı halde lacivert renge dönüşen ozon gazı, dünyayı güneşten gelen morötesi radyasyona karşı korumaktadır. Ancak bu gaz aynı zamanda canlılar için çok tehlikelidir. Maruz kalındığında gözleri, burnu ve boğazı tahriş ederek solunum sistemini tahrip eder. Çok az insan ozonun ne kadar öldürücü olduğunun farkındadır. Bir gramın iki yüzde biri miktarda ozon almak öldürücü olabilir. Bir saç spreyi kutusuna saf ozon konduğu düşünülecek olursa, bu kutunun tam 14.000 kişiyi öldürebileceği söylenmektedir…

    Ozon Tabakası Çeşitli amaçlar için üretilen kloroflorokarbonlar (CFC) ozon tabakasını inceltmekte, bunun sonucunda çevre ve insan sağlığı olumsuz etkilenmektedir. Ozon molekülleri atmosferde bulundukları yere göre farklı karakteristik özellikler gösterirler. Stratosfer tabakasındaki ozon canlılar için yararlı olup, buna karşılık dünya yüzeyine yakın atmosfer tabakasında (troposferde) bulunan %10 oranındaki ozonun yıkıcı etkisi bulunmaktadır. Atmosferdeki diğer moleküllerle reaksiyona giren ozonun, bitki ve hayvanların canlı dokularına çeşitli zararları bulunmaktadır. Atmosferdeki ozonun yaklaşık %90ı yeryüzünden itibaren 10-40 km. arası yükseklikte ve stratosfer tabakasında bulunur. Bu bölgedeki ozonun özelliği; tüm canlı varlıkları, doğal kaynakları ve tarımsal ürünleri olumsuz yönde etkileyen ultraviole (UV) ışınlarını absorbe etmesidir. Ozon yoğunluğunun ultraviole ışınlarını tutma görevini yapamayacak kadar azalması, ozon tabakasının delinmesi olarak adlandırılmaktadır. Ozon tabakasının incelmesi sonucunda; UV-b radyasyonu artmakta ve insanların bağışıklık sistemleri zarar görmekte, görme bozukluğuna ve deri kanserine yol açmaktadır. Ozon tabakasının incelmesine sebep olan ve kloroflorokarbon ihtiva eden maddelerin başında klor türevleri, plastik köpükler (strafor), spreyler, aerasoller ve yangın söndürücüler gelmektedir. Ozon (O3) Gazı Ozon, 3 oksijen atomundan oluşan molekülleriyle zehirli, renksiz bir gazdır ve atmosferin üst katmanlarında yer alır… Gökyüzünün mavi renkte görünmesi bu gaz sayesinde olmaktadır. Sıvı halde lacivert renge dönüşen ozon gazı, dünyayı güneşten gelen morötesi radyasyona karşı korumaktadır. Ancak bu gaz aynı zamanda canlılar için çok tehlikelidir. Maruz kalındığında gözleri, burnu ve boğazı tahriş ederek solunum sistemini tahrip eder. Çok az insan ozonun ne kadar öldürücü olduğunun farkındadır. Bir gramın iki yüzde biri miktarda ozon almak öldürücü olabilir. Bir saç spreyi kutusuna saf ozon konduğu düşünülecek olursa, bu kutunun tam 14.000 kişiyi öldürebileceği söylenmektedir… Oksijen ve ozon birbirlerinin allotropları olup aralarındaki mevcut bir takım farklılıkların ozon molekülü yapısının kompleksliliğinden kaynaklanmaktadır, trioksijen diatomik molekül, (O2) ve ozon ise triatomik molekül (O3) halinde tabiatta bulunurlar. Kimyasal benzerliliklerinin sebebi ise hiç kütle değişimine uğramadan birinin diğerine dönüştürülebilirlilik gerçeği ile gösterilir, yani; 3O2(g) 2O3(g) 96 gram 96gram Ozon, açık mavi, -111,3 °C de kaynayan bir gaz olup, bir hayli zehirleyicidir. Ozonun keskin kokusu çalışan elektrikli aletlerin arkalarından veya önemli elektrik deşarj işleminin olduğu yeraltı metro istasyonlarında hissedilir. Ozon ya moleküler oksijenin fotokimyasal yöntemlere maruz bırakılarak ya da, elektrik deşarj metoduyla elde edilir. 1. Fotokimyasal metod : 3O2 + hv (Energy) 2O3(g) 2. Elektriksel deşarj yöntemi ile Bu gün Ozon başlıca içme suyu temizleme iş…

    Akıtası üzerindeki delik, geçen yıla kıyasla genişleyerek 2000 yılındaki rekor düzeye yaklaştı.

    Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA uzmanları, deliğin ancak 2070 yılında kapanacağını bildiriyor. Atmosferde tehlikeli ultraviyole ışınlarına karşı kalkan görevi gören ozon tabakasındaki delik yerküre için ciddi bir tehdit.

    Uzmanlar, Antartika üzerindeki deliğin geçen yıla kıyasla büyüdüğünü belirledi. Dünya Meteoroloji Örgütü, deliğin 2000 yılındaki 29 milyon kilometre karelik rekor düzeye yaklaştığını bildirdi. 1987′deki Montreal anlaşmasıyla, ozon tabakasının delinmesinde etkili olan bazı kimyasal maddelerin kullanımı çoğu ülkede yasaklanmış durumda…

    Uzmanlar Avrupa’nın büyük bölümü, Amerika, Asya ve Afrika üzerindeki ozon tabakasının 1980 yılı öncesindeki durumuna dönmesinin 40 yıldan uzun sürebileceğini bildiriyor. Nasa uzmanları da, Antartika kıtası üzerindeki deliğin 2018 yılına kadar aynı kalacağını, 2020 civarında düzelmenin başlamasıyla deliğin ancak 2070 yılında kapanabileceğini tahmin ediyor.

    OZON TABAKASININ GÖREVİ ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayınız.

    Ozon tabakasının görevleri nelerdir ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayınız.

    ozon tabakası, ozon tabakası nedir, ozon tabakası ne demek, ozon tabakası neye denir, ozon tabakası hakkında, ozon tabakası ile ilgili bilgiler, ozon tabakası hakkında bilgi, ozon tabakası ne demektir, ozon tabakası anlamı, ozon tabakası özellikleri, ozon tabakası nedir, ozon tabakası hakkında kısa bilgi, ozon gazı, ozon gazı nedir, ozon gazı ne demek, ozon gazı neye denir, ozon gazı hakkında, ozon gazı ile ilgili bilgiler, ozon gazı hakkında bilgi, ozon gazı ne demektir, ozon gazı anlamı, ozon gazı özellikleri, ozon gazı nedir, ozon gazı hakkında kısa bilgi
    Sponsorlu Bağlantılar
    DMCA.com

    potasyum klorür tuzu

    Litosfer (taş küre) nedir, ne işe yarar, özellikleri ve görevi

    Bu sayfadaki "Ozon tabakasının görevleri nelerdir" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *