31.07.2014

    Rüzgar Şiirleri, Rüzgar ile ilgili kısa güzel şiirler

    Sponsorlu Bağlantılar

    Rüzgar 

    Şimdi bir rüzgar geçti buradan
    Koştum ama yetişemedim,
    Nerelerde gezmiş tozmuş
    Öğrenemedim.
    Besbelli denizden çıkıp
    Kıyılar boyunca gitmiştir,
    Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
    Yüreğini allak bullak etmiştir.
    Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
    Bulutları koyun gibi gütmüştür,
    Okşayıp otları yaylalarda
    Büyütmüştür.
    Köylere de uğradıysa eğer
    Islak, karanlık odalarda beşik sallanmıştır,
    Güneş altında çalışanlara
    İmdat eylemiştir.
    Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,
    Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,
    Kıraçlarda mavi dikenler..
    Toz toprak gözlerine gitmiştir.
    Şehirlere uğramış ki yanımdan geçti,
    Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür,
    Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
    Alıp gitmiştir.
    Şimdi bir rüzgar geçti buradan
    Koştum ama yetişemedim,
    Soraydım söylerdi herhalde
    Soramadım.

    Rüzgar

    Yolunu unuttum kara kışın, ben ak baharların çocuğuyum
    Üzerimden eksilmez sisin pisi,
    Ben temizlenmemiş yosunların en görkemli annesi..

    Ben iki devirde bir okyanus doğurdum.

    Karışmayın yazıma, ayazıma..
    Ben; “dün mevsimleri” dize getirdim bugün
    Bugün ben ne denizler geçtim arşa uzanan
    Cennet, hayal üstü ne fidanlar yeşertir bana

    Ben toplanamamış meyvelerimi toprağa döktüm karanlık basmadan
    Güneş açmadan dallarıma yeni tohumlar bıraktı rüzgar..

    Rüzgar…
    Benim kokumu benden esirgeyen başka ne var!

    Asena Gülsüm Güneş

    RÜZGAR GETİRDİ GÜL KOKUNU

    Rüzgar getirdi gül kokunu
    Uzak illerden selamınla birlikte.
    Ciğerlerime çektim derin derin
    Özlemin dile geldi ansızın
    Bir hoş oldum,
    Yokluğunda yoksul olduğumu düşündüm o an.
    Gönül zenginliğimin sensiz para etmediğini
    Şimdi anladım.

    Her bir nefeste,her bir zerrede,
    Sen, damarlarımda dolaşan kanda,
    Her bir atomun
    Hasret yüklü nötron ve protonlarında
    Bendeki canda yaşıyorsun.

    Her gece gördüğüm rüyalarımda
    Karabasanlar basıyor beni
    Akyuvarlarım, sensizliğin derin acısı içinde
    Benliğimle savaş veriyor.
    Sen ne kadar su misali saf ve temizsen
    Ben de o kadar kirlenmiş bir adamım.

    Ana olduğun aklıma yeni geldi sanki
    Anam geldi gözümün önüne.
    Kadınların kutsal olduğunu düşündüm.
    Seni kimselerle paylaşmak istemeğimden olsa gerek,
    Sana bakan her bir gözü kör edesim geliyor.

    Sana yalnız ben bakmalıyım,
    Ben dokunmalıyım.
    Sırrımı bilmeni istemediğimden olsa gerek,
    Seni senden bile kıskanasım geliyor.
    Ruhum can çekişiyor,
    Yüreğim acıyor.

    Vecdi Murat Soydan

    Rüzgarın Getirdikleri

    Rüzgar önce bir tülü kaldırdı,
    Sonra altındaki gözkapaklarını.
    Uzak dalların yaprakları kımıldadı,
    Göldeki su titredi,
    Kurbağalar huzursuzlaştı.
    Rüzgar pencereden girdiğinde
    Önce seni uyandırdı,
    Sonra beşikteki bebeği.
    Rüzgar döndü durdu
    Ama bir türlü beni bulamadı.

    Mezarlıkta esmiyor rüzgar.
    Esse bilirim,
    Kokun gelir.

    Yaraladın beni takvimlerde
    Eylüllere mi estin be rüzgar
    Ellerimi üşüttün ekimlerde
    Ayrılığa mı estin be rüzgar

    Bunca kederi sardın başıma
    Bir mendil vermedin göz yaşıma
    Ayrılık zehri koyup aşıma
    Ne oldu neden sustun be rüzgar

    Nuh Keniş

    RÜZGAR 

    Savrulur nefesim
    Yılların fırtınalı ormanlarında….

    Kimi soluklarım sakin dalgaları andırır,
    Kimisi kasırgaları…

    Kimi ,
    Zaman tünelindedir hayatın,

    Kimi ,
    Derin sancılar içinde…

    Bazende kesilir soluğum seni düşününce….

    Hepsi kafesindedir gögsümün,
    Yeri dar,
    Ama ne farkeder
    Hepsinin adı bir,

    Rüzgar …
    Rüzgar…

    Rüzgar….

    Rana Çevik

    DAĞ RÜZGARI

    Kaderde senden ayrı düşmekte varmış!
    Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim
    Seni tanımadan
    Hele seni böyle deli divane sevmeden
    Yalnızlık güzeldir diyordum
    Al başını kaç bu şehirden
    Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
    Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
    Git gidebildiğin yere diyordum
    Oysa senden kaçılmazmış
    Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış
    Bilmiyordum.

    Yinede dayanmaya çalışıyorum işte
    Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
    Geçen bulutlara sesleniyorum elerin diye
    Rüzgar güzel bir koku getirmişse
    Saçlarını okşayıp gelmiştir diye avunuyorum
    Yaşamak seninle bir başka zamanı
    Bir başka zamanda seni yaşamak
    Her şeyden önce sen
    Elbette sen
    Mutlaka sen
    İster uzaklarda ol
    İster yanıbaşımda dur
    Sen ol yeterki bu zaman içinde
    Ben olmasamda olur

    Seni bir yumağa sarıyorum
    Bitmiyorsun
    Çaresizliğim gün gibi aşikar
    Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
    İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran
    Sen güneş kadar sıcak
    Tabiat kadar gerçek
    Sen bahçelerde çiçek açtıran
    Sudan havadan güneşten yüce varlık
    Sen o tek sevgi içimde
    Sen
    Görebildiğim o te3k aydınlık

    Bir nefeste benim için al
    Havasızlıktan öldürme beni
    Bulutlara yıldızlara benim içinde bak
    Susadım diyorsan
    Bir yudum su içmelisin
    Ben yoruldumsa sen uyumalısın
    Ellerim sevilmek istiyor
    Saçlarım okşanmak istiyor
    Dudaklarım öpülmek istiyor
    Anlamalısın

    Ağaçların yeşili kalmadı
    Gök yüzünün mavisi yok
    Bu dağlar bu dağlar değil
    Rüzarlarında kekik kokusu yok
    Kim bu çaresiz adam
    Bu kıpkırmızı gözler kimin
    Kaç gecedir uykusu yok
    Gündüzü yok
    Gecesi yok
    Yok
    Yok
    Anladım
    Sensiz yaşamanın bu dünyada
    İmkanı yok.

    Açsam Rüzgara

    Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
    Mavilerde sefer etmek!
    Bir sahilden çözülüp gitmek
    Düşünceler gibi başıboş.
    Açsam rüzgara yelkenimi;
    Dolaşsam ben de deniz deniz
    Ve bir sabah vakti, kimsesiz
    Bir limanda bulsam kendimi.
    Bir limanda, büyük ve beyaz…
    Mercan adalarda bir liman..
    Beyaz bulutların ardından
    Gelse altın ışıklı bir yaz.
    Doldursa içimi orada
    Baygın kokusu iğdelerin.
    Bilmese tadını kederin
    Bu her alemden uzak ada.
    Konsa rüya dolu köşkümün
    Çiçekli dalına serçeler.
    Renklerle çözülse geceler,
    Nar bahçelerinde geçse gün.
    Her gün aheste mavnaların
    Görsem açıktan geçişini
    Ve her akşam dizilişini
    Ufukta mermer adaların.
    Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
    İller, göller, kıtalar aşmak.
    Ne hoş deniz deniz dolaşmak
    Düşünceler gibi başıboş.
    Versem kendimi bütün bütün
    Bir yelkenli olup engine;
    Kansam bir an güzelliğine
    Kuşlar gibi serseri ömrün.

    Orhan Veli Kanık


    Rüzgar

    Arzularım muayyen bir haddi aşınca
    Ve kulaklar sözlerime sağırlaşınca
    Bir ihtiras duyup vahşi maceralara
    Çıkıyorum bulutları aşan dağlara.
    Tanrıların başı gibi başları diktir,
    Bu dağları saran sonsuz bir genişliktir,
    Ben de katıp vücudumu bu genişliğe,
    Bakıyorum aşağılarda kalan hiçliğe.

    Bu dağların bir rakibi varsa rüzgardır.
    Rüzgar burda tek başına bir hükümdardır.
    Burda insan duman gibi genişler, büyür.
    Bu dağlarda ıstıraplar, sevinçler büyür.
    Buralarda her düşünce sona yakındır,
    Burda her şey bizden uzak, ‘O’ na yakındır.
    Burda yoktur insanların düşündükleri,
    Rüzgar siler kafalardan küçüklükleri.
    Yanağıma çarpar geniş kanatlarını,
    Ve anlatır mabutların hayatlarını.
    Arasıra kulağını bana verdi mi,
    Ben de ona anlatırım kendi derdimi.

    ‘Ey dağların dertlerini dinleyen rüzgar!
    Benim artık yalnız sana itimadım var.
    Gelmiş gibi uzaktaki bir seyyareden
    Yabancıyım bu gürültü dünyasına ben.
    Etrafımın sözlerine aklım ermedi,
    Etrafım da bana asla kulak vermedi.
    Senelerden beri hala anlaşamadık,
    Ben de kestim anlaşmaktan ümidi artık.
    Gözlerimde hakikati sezen bir nurla
    Etrafımı süzüyorum biraz gururla.

    Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya
    En büyük şey, en asil şey küçülür burda.
    Burda yalan para eden biricik iştir,
    Burda her şey bir yapmacık, bir gösteriştir.
    Kimi coşar din uğruna geberir, yalan!
    Kimi gider vatan için can verir, yalan!
    Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır;
    Bir kahraman istibdadı ezer, yalandır.
    Şairlerin büyük aşkı fani bir kızdır,
    Bu dünyada herkes sinsi, herkes cılızdır.
    Ne hakiki aşktan burda bir çakan vardır,
    Ne de onu görse dönüp bir bakan vardır,
    Her büyüklük cüzzam gibi dökülür burda,
    En muazzam ölüm bile küçülür burda.

    Benim kafam acayip bir dimağ taşıyor,
    Her dakika insanlardan uzaklaşıyor.
    Zaman zaman mağlup olsam bile etime,
    İnsan olmak dokunuyor haysiyetime.
    Büyük, temiz bir arkadaş arıyor ruhum,
    İşte rüzgar, şimdi sana sığınıyorum!
    Asaletin yeri yoktur gerçi hayatta,
    En asil şey seni buldum kainatta,
    Güneş gibi ne bin türlü ışığın vardır,
    Ne de süse, gösterişe baktığın vardır.
    Deniz gibi muamma yok derinliğinde,
    Bir ferahlık, bir saflık var serinliğinde.
    Bir dev gibi küçük, mızmız sesleri yersin,
    Allah gibi görünmeden hüküm sürersin.

    Düşmanıyım ben de cılız güzelliklerin,
    Rüzgar! Bu dağ başlarında çırpınan serin
    Kanatların gökyüzünde akan bir seldir,
    Bana kudret ve cesaret veren bir eldir.
    Beşerlikten uzaktayım senin ülkende,
    Senin gibi azamete aşıkım ben de.
    İşte Rüzgar! Senin gibi ben de deliyim.
    Islıklarım senin gibi inlemelidir,
    Herkes beni ürpererek dinlemelidir.
    Rüzgar! Sana, yalnız sana benzemeliyim.’

    (1931)
    Sabahattin Ali

    Sponsorlu Bağlantılar

    İlkokul 3.sınıf şiirleri kısa ve güzel

    Anlamlı Dostluk Şiirleri, Dostlukla İlgili En Güzel Şiirler

    Bu sayfadaki "Rüzgar Şiirleri, Rüzgar ile ilgili kısa güzel şiirler" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *