22.07.2014

    Telefonu kim buldu, Telefonun icadı ve tarihi gelişimi hakkında bilgi

    Sponsorlu Bağlantılar

    Bugünkü yazımızda insanlığın hayatını sonsuza kadar değiştiren bir icattan bahasetmek istiyoruz. Telefonun icadı! Aşağıda telefonu kimin bulduğu, telefonun nasıl icat edildiği ve zamanla telefonun tarih içindeki gelişimi hakkında ansiklopedik bilgileri sunuyoruz.

    TELEFONUN İCADI

    1876 yılında Alexander Graham Bell telefonu icat ettiğinde, insan iletişiminde yeni bir çığır açıldı. Bell’in buluşundan önce, bir mesajı en hızlı iletmenin yolu, Mors alfabesiyle telgraf hatlarından ulaştırmaktı. Ancak telgraf kullanımında, insan sesinin teller aracılığıyla aktarılmasına olanak yoktu. Kendi dönemine göre yeni bir yöntem sayılan telgraftan önce, acil mesajların atlı ulaklar, duman işaretleri, güvercinler ve gemiler kullanılarak iletilmesi gerekiyordu. 1870′li yıllarda pek çok insan, telgrafı geliştirmek için çaba harcıyordu. Ancak Bell, tek başına ipi göğüslemeyi başardı. Bell, tüm hayatını sağırların eğitimine adamıştı. Bir yandan da telgrafı geliştirmeye ve bu sayede para kazanmaya çalışıyordu. Deneyleri sırasında, bir odadan diğerine gerdiği telin yansıttığı ses titreşimlerini duydu. Bu zayıf sesi, diğer mucitler de duymuş olsalar bile, büyük farklılığı kavrayamadıkları hemen hemen kesindi. Bell, insan kulağının titreşimleri güçlendirmesi konusundaki derin bilgilerinin yardımı ve tel aracılığıyla insan sesinin aktarılmasının mümkün olduğunu kavradı. Böylece, telefon doğdu. On yıl içerisinde, önce Amerika’ya daha sonra da tüm dünyaya yayıldı.

    “At, hıyar salatası yemez.” Tarihe geçen bu tuhaf cümle, 150 yıl önce telefonda söylenen ilk sözlerdi.

    İnsanlığın teknolojik ve kültürel macerasında derin izler bırakan telefon, ilk kez 26 Ekim 1861 günü Frankfurt’ta tanıtıldı.

    Bundan 150 yıl önce bilim insanlarından oluşan meraklı bir dinleyici kitlesi Frankfurt Fizik Cemiyeti’nde bir araya geldi. Toplananlar, Alman mucit Johann Philipp Reis’ın son icadını görmek için sabırsızlanıyordu. Henüz 27 yaşında olan genç öğretmenin verdiği konferansın adı hâlbuki oldukça sevimsizdi: Galvanik akım yoluyla seslerin istenilen mesafelerde yayılması hakkında.

    İNSANIN TELEFONLA TANIŞMASI
    Fizikçi Reis sunumunda “İşitme aletlerinin işlevlerini yerine getiren ve tüm seslerin galvanik akım yoluyla istenilen uzaklıklarda yeniden üretilmesini sağlayan bir cihaz geliştirdiğini” açıkladı. Ve geliştirdiği cihaza “telefon” adını verdiğini belirtti.

    İnsanın telefonla tanışması işte böyle başladı. Reis’ın geliştirdiği düzenekte taraflardan biri konuşuyor ve diğeri sadece dinliyordu. Dinleyen kişi sesini karşı tarafa duyuramıyordu. Düzeneğin test edilmesi için Reis arkadaşıyla bir bağlantı gerçekleştirdi. İzleyicilerin iki arkadaşın aralarında önceden anlaşmış olduğunu düşünmemesi için tuhaf bir cümle söyledi: “At hıyar salatası yemez.”

    Düzenek başarılı oldu ve bu sözler bir telefonda söylenmiş ilk cümle olarak tarihe geçti.

    DOMUZ BAĞIRSAĞI
    Reis’ın tasarımında tahtadan yontulmuş bir kulak vardı. Kulağın arka kısmına titreşimleri iletmesi için domuz bağırsağından bir zar gerilmişti. Adeta bir davul derisine benzeyen bu zara platin şeritler temas ediyordu.

    Platin şeritler, devreye bağlı olan bir batarya yardımıyla elektrik akımı sağlıyordu. Bu verici, uzatılmış bir tel ile uzun bir şişe, o şiş de boş bir keman gövdesine bağlanmıştı. Vericiye konuşulduğunda ses dalgaları yapay zarı titretiyor ve bunlar elektrik sinyallerine çevrilerek şişe iletiliyor, orada tekrar ses dalgalarına dönüşüyordu.

    Alman mucit icadının mürüvvetini göremeden 40 yaşında veremden öldü. İki yıl sonra telefonun patentini almak Amerikalı mucit Alexander Graham Bell’e nasip oldu. 1870’li yıllarda telefonun pazara sürülmesiyle telefon kısa sürede yaygınlaştı.

    İlk telefonlarda tek bir bölmeye konuşuluyor ve karşı tarafın sözlerini duymak için bu bölme bu sefer kulağa götürülüyordu.

    SANTRALDEKİ KIZ
    1881 yılında Berlin’de 48 kişiden oluşan dünyadaki ilk kamusal telefon ağlarından biri kuruldu. Konuşmak isteyen kişi bir manivela çevirerek santralle bağlantı kuruluyor ve santral görevlisi onu konuşmak istediği kişiye bağlıyordu.

    Kadınların sesleri erkeklerden daha yüksek olduğu ve daha iyi duyulabildiği için bu görevi genellikle kadınlar üstlendi. “Santraldeki kız” kavramı böylece toplumsal hayata girdi. 1899 yılında Berlin’de bozuk parayla çalışan ilk telefon kulübeleri dikildi.

    1910 yılında Almanya’da bir milyon kullanıcı kaydolmuştu bile. Bugün Almanya’da 39 milyon sabit hat ve bunun üç katı kadar cep telefonu kullanılıyor.

    Telefon kullanımı yaygınlaştıkça sinema, tiyatro ve müzik gibi sanat dalları üzerinden giderek daha fazla gündelik kültürün bir parçası haline geldi. Deutsche Telekom’a göre telefon kullanmayı seven Alman şarkıcı Marlene Dietrich’in faturaları 15 bin markı geçiyordu.

    Rock müziğin efsanelerinden Bob Dylan “Long Distance Operator” adlı şarkısını telefondan ilham alarak bestelemişti. Sinema dünyasının unutulmaz yönetmenlerinden Alfred Hitchcock’un “Cinayet telefonu” adlı eseri telefonun sanatta yer aldığı bir başka eser.

    90’lı yıllara kadar telefon pahalı bir hizmetti. Bu yüzden Deutsche Telekom kulübelere “Konuşmanı kısa tut” etiketleri bile yapıştırmıştı. Dijitalleşmeyle birlikte telefon çok daha geniş bir alana yayıldı ve 1998 yılında görüşme ücretlerinde belirgin bir düşüş yaşandı. Cep telefonları gittikçe yaygınlık kazandı.

    1,5 TRİLYON EUROLUK PAZAR
    Alman Bilişim Teknolojileri Birliği BITKOM’un verdiği rakamlara göre cihaz üreticilerinden ağ sağlayıcılarına bugün dünya çapında 1,5 trilyon euroluk bir telekomünikasyon pazarı bulunuyor. Teknoloji endüstrileri alanında araştırma şirketi Gartner’a göre sırf geçen yıl 1,6 milyar cep telefonu satıldı. Her cep telefonundan biri internet bağlantılı akıllı telefon.

    Tüm bu gelişmeleri başlatan bilim insanı Johann Philipp Reis’ın ismi hâlâ hatırlanıyor. Frankfurt kentinde yıllardır onun anısına bir heykel yükseliyor. İki yılda bir, teknolojik buluşlarda kullanılmak üzere 10 bin euroluk bir Johann Philipp Reis Ödülü veriliyor.

    Sponsorlu Bağlantılar

    Dünyaya meteor (göktaşı) çarparsa ne olur, insanlık yok olurmu, hangi canlılar hayatta kalır ve neler meydana gelir

    Dünyanın değişik ülkelerinde sofra kültürü, farklı ülkelerin sofra adetleri, kuralları ve gelenekleri

    Bu sayfadaki "Telefonu kim buldu, Telefonun icadı ve tarihi gelişimi hakkında bilgi" konusuyla ilgili fikrinizi merak ediyoruz? Tespit ettiğiniz hata ve eksiklikleri bize yazın! Eleştirileriniz de en az övgüleriniz kadar bizim için değerlidir.

    Yorum Yapın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Current day month ye@r *