Türkiye’de görülen bitki örtüleri, bölgelere göre iklim ve doğal bitki örtüsü

9 0
Sponsorlu Bağlantılar

Bu yazıda Türkiye’de görülen bitki örtüleri, bölgelere göre iklim ve doğal bitki örtüsü, Türkiye’de İklim ve Doğal Bitki Örtüsü, TÜRKİYENİN BÖLGELERE GÖRE İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ, TÜRKİYE’NİN İKLİMİ VE DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ,TÜRKİYENİN BİTKİ ÖRTÜSÜ ORMANLAR, Türkiyedeki Bitki Örtüleri, Türkiye’de Görülen İklim Tipleri gibi konu başlıkları hakkında bilgiler yer almaktadır.

 

TÜRKİYE’DE GÖRÜLEN BİTKİ ÖRTÜLERİ

 

1- Maki – Akdeniz İklimi

 

2- Orman – Karadeniz İklimi

 

3- Bozkır – Karasal İklim

 

1-MAKİ BİTKİ ÖRTÜSÜ

Kısa, bodur ağaç ve çalılardan oluşan makilerdir. Maki bütün yıl boyunca yeşil kalır.

Makilerin yükselti sınırı enlemin etkisine bağlı olarak değişir.

Akdeniz’de 700 – 800 m

Ege’de 400 – 500 m

Güney Marmara’da ise 250 – 300 m’dir.

2-ORMAN BİTKİ ÖRTÜSÜ 

Sıcaklık ve yağış koşulları gür ormanların ve ormanaltı florasının gelişmesini sağlamıştır. Ancak Orta Karadeniz Bölümü’nde yıllık yağış miktarının azalmasına bağlı olarak orman örtüsü zayıflar.

Karadeniz Bölgesi Bitki Katları

Geniş yapraklı ağaçlardan oluşan orman

Geniş ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan orman

İğne yapraklı ağaçlardan oluşan orman

Alpin çayırlar

3-BOZKIR BİTKİ ÖRTÜSÜ 

İlkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz kuraklığı ile fazla boy atmadan sararan ve step (bozkır) adı verilen bitki örtüsü geniş yer kaplar. Step alanlarının bir bölümü antropojendir.

Yüksek yerlerde yer yer iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar bulunur. Dağ doruklarına yakın yerlerde düşük sıcaklık nedeniyle dağ çayırları yer alır.

Antropojen  Step (Bozkır) : Ağaçların tahrip edildiği alanlarda gelişen steplere antropojenstep (bozkır) adı verilir.

Türkiye’de İklim ve Doğal Bitki Örtüsü

Türkiye’de İklim ve Doğal Bitki Örtüsü

Türkiye’de Görülen İklim Tipleri

Türkiye, matematik ve özel konumu nedeniyle çeşitli iklim tiplerinin görüldüğü bir ülkedir. Türkiye’de, çevresindeki denizlerin, kara kütlelerinin, basınç merkezlerinin, enlemin ve yeryüzü şekillerinin etkisiyle 3 ana iklim tipi belirmiştir. Ana iklim tipleri arasında her iki iklim tipinin de özelliğini taşıyan geçiş iklimleri görülür.

Karadeniz İklimi

Karadeniz İkliminin Özellikleri

Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kesimlerinde görülür.

Her mevsim yağışlıdır. En çok yağış sonbahar ile kış aylarında düşer.

Türkiye’de görülen iklimler içinde yıllık yağış miktarı en fazla olandır.

Yazlar serin ve yağışlı, kışlar ılık ve yağışlı geçer.

Yıllık sıcaklık farkı azdır.

Bulutluluk oranı yüksek, güneşli gün sayısı azdır.

Karadeniz iklimi yer şekillerinin farklılığı nedeniyle 3 alt tipe ayrılmıştır.

UYARI : Karadeniz iklimi sıcaklık ve nem koşulları bakımından okyanusal iklime benzer. Bu iklim tipinde yağış miktarı dağların konumuna ve yükseltilerine bağlı olarak farklılık gösterir.

Doğu Karadeniz Tipi

Dağların kıyıdan hemen sonra yükselmesi, uzanış yönleri ve bunların yağış getiren rüzgarlara dönük olması gibi etkenlerden dolayı Türkiye’nin ve bölgenin en yağışlı bölümüdür.

Yıllık sıcaklık ortalaması : 14°C – 15°C

Ocak ayı sıcaklık ortalaması : 7°C

Temmuz ayı sıcaklık ortalaması : 23°C

Yıllık yağış miktarı 1500-2500 mm

Orta Karadeniz Tipi

Bu bölümde dağlar kıyıdan uzaklaştığı ve yükseltileri azaldığı için yıllık yağış miktarı azalmıştır.

Yıllık sıcaklık farkları azdır.

Yıllık sıcaklık ortalaması : 14°C – 15°C

Ocak ayı sıcaklık ortalaması : 7°C

Temmuz ayı sıcaklık ortalaması : 23°C

Yıllık yağış miktarı : 700 – 900 mm

Batı Karadeniz Tipi

Yaz ve kış sıcaklıkları Orta ve Doğu Karadeniz tipine göre biraz daha düşüktür.

Yıllık yağış miktarı, Orta Karadeniz’dekinden daha azdır.

Kar yağışı ile don olayı Doğu ve Orta Karadeniz’e göre daha sık görülür.

Yıllık sıcaklık ortalaması : 13°C – 14°C

Ocak ayı sıcaklık ortalaması : 5°C

Temmuz ayı sıcaklık ortalaması : 21°C

Yıllık yağış miktarı : 1000-1500 mm

Karadeniz İkliminin Doğal Bitki Örtüsü

Sıcaklık ve yağış koşulları gür ormanların ve ormanaltı florasının gelişmesini sağlamıştır. Ancak Orta Karadeniz Bölümü’nde yıllık yağış miktarının azalmasına bağlı olarak orman örtüsü zayıflar.

Karadeniz Bölgesi Bitki Katları

Geniş yapraklı ağaçlardan oluşan orman

Geniş ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan orman

İğne yapraklı ağaçlardan oluşan orman

Alpin çayırlar

Akdeniz İklimi

Akdeniz İkliminin Özellikleri

Yazları sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer.

Kar yağışı ve don olayı ender görülür.

En yağışlı mevsim kış, en kurak mevsim yazdır.

Yaz kuraklığı belirgindir.

Akdeniz iklimi sıcaklık ortalamaları farklı olduğu için 2 tipe ayrılır.

UYARI : Akdeniz ikliminin etki alanı Akdeniz Bölgesi’nde Toros Dağları’nın varlığı nedeniyle dar, Ege Bölgesi’nde ise dağların kıyıya dik uzanması nedeniyle geniştir.

Asıl Akdeniz Tipi

Akdeniz ve Ege kıyılarında görülür.

Dağların kıyıdan hemen sonra yükseldiği yerlerde yağış miktarı artar.

Kış sıcaklığının en yüksek olduğu yerler Akdeniz kıyılarıdır.

Yıllık sıcaklık ortalaması : 18°C – 19°C

Ocak ayı sıcaklık ortalaması : 8°C – 9°C

Temmuz ayı sıcaklık ortalaması : 28°C – 30°C

Yıllık yağış miktarı : 750 – 1000 mm

Bozulmuş Akdeniz Tipi (Marmara Tipi)

Gelibolu Yarımadası ile Güney Marmara kıyılarında daha yaygın olan bu iklim tipi, Trakya’nın büyük bir bölümünde de görülür.

Akdeniz iklimi ile Karadeniz iklimi arasında geçiş özelliği gösterir.

Enlem farkı nedeniyle sıcaklık ortalamaları Asıl Akdeniz tipine göre düşüktür.

Kar yağışı ve don olayı Asıl Akdeniz tipine göre daha sık görülür.

Yıllık sıcaklık ortalaması : 12°C – 15°C

Ocak ayı sıcaklık ortalaması : 5°C – 6°C

Temmuz ayı sıcaklık ortalaması : 24°C

Yıllık yağış miktarı : 600 – 800 mm

UYARI : Akdeniz İkliminin Marmara tipinde sıcaklıkların daha düşük olması, enlem farkı ve kuzeyden gelen rüzgarların etkisiyle açıklanır, Karadeniz ikliminin etkisiyle yaz yağışlarında artış görülür.

Akdeniz İkliminin Doğal Bitki Örtüsü

Kısa, bodur ağaç ve çalılardan oluşan makilerdir. Maki bütün yıl boyunca yeşil kalır.

Makilerin yükselti sınırı enlemin etkisine bağlı olarak değişir.

Akdeniz’de 700 – 800 m

Ege’de 400 – 500 m

Güney Marmara’da ise 250 – 300 m’dir.

Karasal İklim

Karasal İklimin Özellikleri

Kuzey Anadolu ve Toros Dağları denizel etkilerin iç bölgelere girmesini zorlaştırdığı için iç kesimlerde iklim karasallaşmıştır.

Yıllık yağış miktarı az, sıcaklık farkları belirgindir.

Karasal iklim, enlem ve yükselti farkı nedeniyle 3 tipe ayrılır:

UYARI : Karasal iklimde yaz kuraklığının görülmesi, Akdeniz yağış rejiminin etkili olduğunu gösterir.

İç Anadolu Tipi

İç Anadolu, İç Batı Anadolu, Göller Yöresi ve Ergene Havzası’nda görülür.

Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer.

En yağışlı mevsim ilkbahardır.

Yıllık sıcaklık ortalaması : 10°C – 12°C

Ocak ayı sıcaklık ortalaması : 2°C – 4°C

Temmuz ayı sıcaklık ortalaması : 25°C

Yıllık yağış miktarı : 250 – 500 mm

Güneydoğu Anadolu Tipi

Türkiye’nin en sıcak iklim bölgesidir.

Yazlar çok sıcak, kurak ve uzun, kışlar ılık, yer yer soğuk ve kısa geçer.

Yaz kuraklığının en belirgin olduğu bölgedir.

Bölgenin batısında kış yağışları, doğusunda ilkbahar yağışları belirgindir.

Yıllık sıcaklık ortalaması : 15°C – 19°C

Ocak ayı sıcaklık ortalaması : 1°C – 2°C

Temmuz ayı sıcaklık ortalaması :30°C den yüksek

Yıllık yağış miktarı : 400 – 700 mm

Doğu Anadolu Tipi (Yazın Yağışlı Tip)

Bölgenin yüksek bölümlerinde karasal iklim özellikleri daha belirgindir.

Kışlar çok soğuk, karlı ve uzun, yazlar serin, yağışlı ve kısa geçer.

En yağışlı mevsimler, yaz ve ilkbahardır.

Kar yağışı ve don olayı çok sık görülür.

Yükseltinin etkisiyle kar yağışı diğer bölgelere göre erken başlar.

Yıllık sıcaklık ortalaması : 3°C – 6°C

Ocak ayı sıcaklık ortalaması : -12°C’den düşük

Temmuz ayı sıcaklık ortalaması :21°C – 22°C

Yıllık yağış miktarı : 400 – 600 mm

Doğu Anadolu Tipi (Yazları Kurak Tip)

Bölgenin Çukurda kalan alanlarında (Yukarı Fırat, Orta ve Yukarı Murat Bölümleri) kış sıcaklığı biraz daha yüksektir. Ancak İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu tipine göre kışlar sert geçer.

İlkbahar yağışları belirgindir.

Yazlar daha sıcak ve kurak geçer.

Bu iklim tipi yükseltisi düşük çöküntü ovalarında ve akarsularca derin yarılmış vadi tabanlarında görülür.

Yıllık sıcaklık ortalaması : 12°C – 12°C

Ocak ayı sıcaklık ortalaması : -8°C

Temmuz ayı sıcaklık ortalaması :25°C den yüksek

Yıllık yağış miktarı : 300 – 500 mm

Karasal İklimin Doğal Bitki Örtüsü

İlkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz kuraklığı ile fazla boy atmadan sararan ve step (bozkır) adı verilen bitki örtüsü geniş yer kaplar. Step alanlarının bir bölümü antropojendir.

Yüksek yerlerde yer yer iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar bulunur. Dağ doruklarına yakın yerlerde düşük sıcaklık nedeniyle dağ çayırları yer alır.

Antropojen Step (Bozkır) : Ağaçların tahrip edildiği alanlarda gelişen steplere antropojen step (bozkır) adı verilir.

İklimin İnsan ve Çevre Üzerindeki Etkileri

İnsanların yaşantısını, ekonomik etkinliklerini belirleyen en önemli etken iklimdir.

İklimin Doğal Bitki Örtüsüne Etkisi

Bir bölgede ormanın bulunması, alt ve üst sınırının belirlenmesi doğrudan iklimin kontrolü altındadır. Ormanın yataydaki (enleme bağlı) ve dikeydeki (yükseltiye bağlı) üst sınırını sıcaklık belirler. Yağış ise orman örtüsünün alt sınırını belirleyen önemli bir iklim elemanıdır. Ayrıca yağış miktarı ormanın yoğunluğu üzerinde etkindir. Bir yerde bitki örtüsündeki çeşitlilik de iklim elemanlarına bağlıdır.

İklimin Tarım Koşullarına Etkisi

Bir bölgenin sıcaklık ve nem koşulları tarım ürünlerini, sulamaya duyulan gereksinimi etkilemektedir.Yaz kuraklığının belirgin olduğu bir yerde sulamaya duyulan gereksinim fazladır. Buna kuraklık sınırı denir.

Tarımsal etkinlikleri sınırlandıran diğer bir etken de düşük sıcaklıktır.

Sıcaklık kutuplara doğru ve yükseklere çıkıldıkça düşer. Belli bir yerden sonra tarımsal etkinlik sona erer. Ancak, bazı ürünler düşük sıcaklığa daha dayanıklı olduğundan tarım alanları kutuplara daha yakındır.

UYARI : Tarımın yükselti sınırı, tropikal kuşakta 4000 m, Türkiye’de 2000 m civarındadır.

İklimin Toprak Oluşumuna Etkisi

Bir bölgedeki toprağın türü, oluşum süresi ve derinliği iklimle yakından ilişkilidir. Değişik iklim bölgelerindeki topraklar birbirinden farklıdır. Örneğin nemli bir bölgede yağışlar ve yüzey suları ile toprağın içindeki kireç ve mineraller yıkanır. Çöllerde ise yağış azlığı nedeniyle topraktaki yıkanma minimum düzeydedir.

İklimin Kara ve Deniz Sularına Etkisi

İklimin, karalardaki suların oluşumu ve özellikleri üzerinde önemli etkisi vardır. Akarsular, göller, yer altı suları ve kaynaklardan oluşan kara sularının fiziksel ve kimyasal özellikleri ile su potansiyelleri iklimle yakından ilişkilidir. İklim, akıntılar, denizlerin su sıcaklığı ve tuzluluk oranı üzerinde de etkilidir.

İklimin Yer şekillerine Etkisi

Bir bölgede etkili olan dış güçler (akarsular, buzullar, rüzgarlar) bölgenin iklim koşullarına bağlı olarak değişir.

Örneğin Türkiye’de akarsuların oluşturduğu yer şekilleri yaygınken, İsveç, Norveç gibi soğuk enlemlerdeki ülkelerde buzul şekilleri yaygın olarak görülmektedir.

İklimin Nüfus ve Yerleşmeler Üzerine Etkisi

Yeryüzünde nüfusun dağılışı büyük ölçüde iklimin kontrolü altındadır. Nüfusun yatay dağılışı incelendiğinde, nüfusun yoğun olduğu ülkelerin Orta Kuşak’ta toplandığı görülür. Buna karşın sıcak ve kurak çöller ile kutuplarda nüfus yok denecek kadar azdır. Yerleşmelerin dikey dağılışı ise yükseltiye ve denize olan uzaklığa bağlıdır. Ayrıca nüfusa bağlı olarak yerleşmelerin yoğunluğu ve büyüklüğü de iklimle ilişkilidir.

İklimin Konut Tiplerine Etkisi

Bir yerin iklim koşulları ile konut tipleri ve yapı malzemesi arasında yakın bir ilişki vardır. Örneğin kar yağışının etkin olduğu yerlerde evler dik çatı yapılırken, sıcak ve kurak iklim koşullarının etkin olduğu yerlerde kalın duvarlı, küçük pencereli ve düz çatılı yapılır. Kent yerleşmelerinde ise yapılaşma, iklim koşullarından bağımsızdır.

İklimin Turizme Etkisi

Yıl boyunca sıcaklık koşullarının uygun olduğu kıyı bölgeleri deniz turizminin geliştiği yerlerdir. Örneğin Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde deniz turizmi çok gelişmiştir.

Ayrıca yüksek dağlarda ve yüksek enlemlerdeki kar yağışına bağlı olarak yapılan kış turizmi de iklimin kontrolü altında gelişmiştir.

UYARI : İklim özellikleri benzer bölgelerde;

doğal bitki örtüsü,

tarımsal etkinlikler,

akarsu rejimleri,

konut tipleri ve yapı malzemesi,

turizm etkinlikleri,

insanların gereksinimleri (giyim beslenme) benzer özellikler gösterir.

TÜRKİYENİN BÖLGELERE GÖRE İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

TÜRKİYE’NİN İKLİMİ VE DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ

   İklim ve Bitki Örtüsü: Yurdumuz orta kuşakta, orta kuşağın güneyi olan sıcak orta kuşakta, yani subtropikal kuşakta yer alır. Türkiye ana çizgileriyle Akdeniz ikliminin yayılma alanına girer. Fakat denize göre konum ve yerşekillerinin etkisiyle üç farklı iklim bölgesi ortaya çıkar.
1-Akdeniz İklimi: Bütün  güney  ve  batı  kıyılarımızda görülür. Yazlar sıcak ve
kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Sıcaklık  ortalamaları Akdeniz kıyılarında sıfırın altına düşmez, don olayı ender görülür. Marmara ve Batı Karadeniz kıyılarında aynı iklim görülmesine rağmen, kışın ısı sıfırın altına düşer, kar yağışı görülür. Yaz kuraklığı da Akdeniz kıyılarındaki kadar belirgin değildir.


2-Karadeniz İklimi: Bölgenin  iklimi   Karadeniz’in  etkisindedir.  Kıyıda   nem
oranı fazla olduğundan yıllık sıcaklık farkları az, yağış fazladır. Yaz sıcaklığı matematiksel konumun etkisiyle Akdeniz kadar yükselmez; kışlar ise güney kıyılarımız kadar olmamakla beraber, ılık geçer. Maksimum yağış sonbahar mevsimine raslar. Yağışlar hemen hemen her mevsimde görülür. Bunu nedeni Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin, dağların denize bakan yamaçlarında yükselerek soğumasıdır. Bu bölge sık ormanlarla kaplıdır. Bu özelliği ile diğer bölgelerden ayrılır. Bölge içerisinde yağış miktarı dağların yükselti ve doğrultusuna göre değişir. Doğu Karadeniz’e doğru yağış miktarı artar. Yurdumuzun en fazla yağış alan yeri Rize’dir. (2,5m3) 


3-Kara İklimi: Yurdumuzun deniz etkisine kapalı iç kısımlarda görülür. Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile İç Anadolu karasal iklim etkisindedir. Karasal iklimde yazlar kısa ve sıcak, kışlar uzun ve karlıdır. Yıllık ve günlük sıcaklık farkları fazla, yağışlar genellikle azdır. Doğu Anadolu’da yükselti fazla olduğundan, yurdumuzun en soğuk, kışı en uzun, yazı en kısa bölgesidir. İç Anadolu Bölgesi’nden yüksekte olduğu için yağış miktarı bu bölgeden fazladır. En çok yağış, İç Anadolu’da ilkbahar, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kış mevsimine raslar. İç Anadolu Bölgesi, dağlarla çevrili olduğundan diğer karasal iklim bölgelerinden daha az yağış alır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi İç Anadolu’dan daha fazla yağış aldığı halde, buharlaşma şiddetli olduğundan yurdumuzun en kurak bölgelerindendir. Güneydoğu ve iç Anadolu bölgelerinde kuralık en önemli sorunlardandır. Kuraklık nedeniyle bitki örtüsü bu bölgede steplerden oluşur.
Türkiye’de İklimi Çeşitleri :Türkiye’de genel olarak üç ana iklim tipi görülür.Bunlar;Karadeniz İklimi, Akdeniz İklimi ve Karasal iklimdir.

                      

 

1)KARADENİZ İKLİMİ:Bu iklim asıl olarak Kuzey Anadolu Dağlarının Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür. Genel özellikleri şunlardır: 

Her mevsim yağışlıdır.
Doğu Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 2000-2500 mm’dir.
Batı Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 1000-1500 mm’dir.
Orta Karadeniz Bölümünde ise maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın düşer. Yıllık yağış miktarı 700-1000 mm’dir.
Karadeniz ikliminin görüldüğü alanlarda kar yağışlı günlerin ortalaması 18 gündür.
Yıllık ortalama sıcaklık 13-15°C’dir.
Ocak ayı ortalama sıcaklığı 6-7°C’dir.
Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 21-23°C’dir.
Yıllık sıcaklık farkı 13-15°C’dir.
Doğal bitki örtüsü ormandır.Yüksek alanlarda Alpin çayırlar görülür.
2)AKDENİZ İKLİMİ:Bu iklim tipi ülkemizde en belirgin olarak Akdeniz kıyılarında görülmekle birlikte, Ege ve Marmara Bölgelerinde de etkili olmaktadır. Genel özellikleri şunlardır:
Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır.
Maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın düşer.
Yaz ve kış yağışları arasındaki fark oldukça fazladır.
Yıllık yağış ortalaması, 600-1000 mm arasındadır.
Yıllık sıcaklık ortalaması 18-20°C’dir.
Ocak ayı ortalaması 8-10°C’dir.
Temmuz ayı ortalaması 28-30°C’dir.
Yıllık sıcaklık farkı 15-18°C’dir.
Ege Bölgesinde dağların kıyıya dik uzanması, Akdeniz İkliminin iç kesimlere ulaşmasına olanak sağlamıştır.
Marmara Bölgesinde görülen Akdeniz İkliminde, yazlar Akdeniz kıyılarına göre daha serin, kışlar ise daha soğuk ve karlıdır.
Akdeniz İkliminin karekteristik bitki örtüsü zeytin, defne, mersin, kekik gibi bitkilerden oluşan makilerdir.

3)KARASAL İKLİM:Ülkemizde Karasal İklim, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile İç Batı Anadolu Bölümünde görülür.Genel özellikleri şunlardır:
Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.
İç Anadolu Bölgesinde maksimum yağış ilkbaharda, minimum yağış yazın düşer.
İç Anadolu da ortalama yağış 300-400 mm’dir.
İç Anadolu’nun kış sıcaklık ortalaması, 1-2°C, yaz sıcaklık ortalaması, 22-23°C, yıllık sıcaklık ortalaması ise, 10-12°C’dir.
Ege Bölgesinin İç batı Anadolu Bölümünde de yağışlar kıyı kesimine göre azdır.
Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğu kesiminde yıllık sıcaklık ortalaması, 4-6°C’dir.
Kuzeydoğu Anadolu’da kış sıcaklık ortalaması, -7, -10°C, yaz sıcaklık ortalaması, 17-19°C’dir.
Yıllık yağış miktarı, 500-600 mm’dir.
Güneydoğu Anadolu’da ise ortalama yağış, 400-700 mm’dir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kış mevsimi pek donlu geçmemekle beraber, yaz mevsiminde şiddetli kuru sıcaklar egemendir.
Güneydoğu Anadolu’da yıllık ortalama sıcaklık, 15-16°C, kış sıcaklığı, 3-4°C, yaz sıcaklığı ise, 30-35°C’dir.


KARADENİZ BÖLGESİ

Bölge, Anadolu’nun kuzeyinde ve adını aldığı deniz boyunca uzanan bir şerit biçimindedir. Doğuda, Türkiye – Gürcistan sınırından başlar; batıda Adapazarı Ovası’nın doğusunda (Sakarya Nehri’nin doğusunda) sona erer. Bölge, doğu – batı yönünde 1000 km, kuzey güney yönünde, doğuda 100 km, orta bölümde 200, batıda ise 150 km genişliğindedir. Bölgenin güney sınırı ise Kuzey Anadolu dağlarının iç sıralarının doruk noktalarından geçer.
İklim ve Bitki Örtüsü: Kıyılara denizel, kıyıdan uzak iç kesimlerde karasal iklim görülür. Karasal iklimin görüldüğü yerlerde yazlar sıcak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. Nemlilik düzeyinin az olması nedeniyle günlük ve yıllık sıcaklık farkları fazladır. Dağların yükselti ve doğrultusu nedeniyle orta Karadeniz’de denizel iklim yayılma alanı, Doğu ve Batı Karadeniz’e oranla daha geniştir. Örneğin, Amasya ve Tokat’ın iklimi Kastamonu ve Bayburt’a oranla daha ılıktır.
Kıyılarda, her mevsimi yağışlı, yazları serin, kışlar ılık özellik gösteren Karadeniz iklimi görülür. Bu iklim birçok yönüyle ılıman okyanus iklimini andırır. Her mevsim görülen yamaç yağışlarına basınç koşulları ve dağ doğrultusu yol açar. Deniz etkisi nedeniyle yazlar serin, kışlar ılık geçer. Yağış rejimi düzenli, maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda görülür.
Her mevsim yağış görülmesi, yaz kuraklığı isteyen buğday, arpa, yulaf, çavdar, mercimek, pamuk gibi ürünlerin yetişmesini önlemiştir. Bölgede tahılın yerini mısır almıştır. Bol yağış; tarımda nadas yönteminin kullanılmamasına, yurdumuzun en geniş ormanlarının bu bölgede olmasına yol açmıştır.
Kış mevsiminde kıyıda ısının sıfırın altına düşmemesi, yani kış ılıklığı; fındık, çay, turunçgil, zeytin gibi ürünlerin yetişmesini kolaylaştırmıştır. İç bölgelerde yağış azlığı; orman örtüsünün azlığına, tahıl ve şekerpancarı gibi ürünlerin öne çıkmasına yol açmıştır.
Dağların denize bakan yamaçları, fazla yağış aldığından gür ormanlarla kaplıdır. İç kısımlarda ise bitki örtüsünü stepler oluşturur. Kıyıdan dağlara tırmandıkça ağaç türlerinde değişme gözlenir. Bu farklılaşma, yükseldikçe sıcaklığın düşmesinin sonucudur. Kıyıdan 800 m kadar yayvan yapraklı ağaçlar, 800 m’den 1500 m’ye kadar karma yapraklı ağaçlar (kayın, gürgen, …. ), 1500 m’den 2000 m’ye kadar iğne yapraklı ağaçlar (çam, köknar, ….), 2500 m’de dağ çayırları görülürken, daha yukarılarda kayalıklar başlar.

MARMARA BÖLGESİ

Türkiye’nin kuzeybatısında yeralan bölge, Marmara Denizi’nin iki yakasında bulunur. Kuzey’de Karadeniz, kuzeybatıda Bulgaristan ve Yunanistan; güneyde, Kazdağı ve Uludağ; batıda, Ege Denizi ve doğuda Sakarya Ovası’nın doğusuna kadar uzanır.
İklim ve Bitki Örtüsü: Coğrafi konumu gereği bölge Akdeniz ve Karadeniz iklimi arasında geçiş iklimi özelliği gösterir.
Trakya’da karasal iklim görülür. Trakya’daki karasallığa basınç koşulları ve yerşekilleri yol açar. Istıranca (Yıldız) dağları, Karadeniz’in nemli havasını iç kısımlara sokmaz. Basınç koşulları nedeniyle hakim rüzgâr, yönü kuzey olduğundan, Balkanlar üzerinden gelen nemli hava kütleleri nemini Balkan dağlarına bıraktığından, nemden yoksun kuru özellik taşıyarak buralara ulaşır. Balkanlardan gelen  hava kütleleri Marmara Denizi üzerinden nem alır. Bu nemi Güney Marmara kıyılarına taşır, dolayısıyla denizel iklime neden olur.
Kocaeli platosunda, bozulmuş Karadeniz iklimi görülür. Yazlar Karadeniz iklimine göre daha sıcak, kışlar daha soğuktur. Yazlar yağışlı olmakla beraber, maksimum yağış kış mevsimine raslar. Bu bölümde yaz kuraklılığının olmaması pamuk tarımını olanaksızlaştırır.
Güney Marmara’da kış ılıklığı zeytin alanlarının yaygınlaşmasını sağlamış, yazların sıcak ve kurak geçmesi pamuk tarımını kolaylaştırmıştır.
Bölgede iklim çeşitliliği, bitki örtüsü ve ürün çeşitliliğine yol açmıştır. Ayrıca yağışların yeterince yeterli olması nadas uygulamasının az olmasına yol açar.
Bol yağış alan yerler ormanlarla kaplı iken, yağış miktarının azaldığı alçak yerlerde stepler görülür. Kuzey Marmara’da ormanlar, Trakya’da stepler, Güney Marmara’da maki bitki örtüsü görülür.

EGE BÖLGESİ

Ege Bölgesi, Türkiye’nin Ege Denizi’ne açılan tarafıdır. Kıyı boyunda, Biga Yarımadası’nın güneyinden Marmara – Datça yarımadası güneyine kadar uzanır. Üçgen biçimindeki bölgenin tabanı Ege Denizi’ne dayanır. Bölge doğru daralarak Afyonkarahisar’a kadar uzanır.
İklim ve Bitki Örtüsü: Ege Denizi Akdeniz ikliminin etkisi altında bulunmaktadır. Dağların denize dik uzanması nedeniyle Akdeniz ikliminin yayılma alanı genişler. Dağların arasındaki vadi ve oluklar yoluyla deniz iklimi iç kısımlara kadar sokulabilmektedir. Akdeniz ikliminin görüldüğü kıyı ve çevresinde kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer. Kıyıdan iç kesimlere gidildikçe sıcaklıklar düşer.Doğal bitki örtüsü, kıyıdan 400 m yüksekliğe kadar maki, daha yüksek ve yağışlı yerlerde ormanlar, iç kısımlarda ise stepler bulunmaktadır.
Kıyıdan iç kısımlara doğru gidildikçe sıcaklık ortalaması düşer; iklim karasallaşır; kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar sıcak ve kuraktır.

AKDENİZ BÖLGESİ

Türkiye’nin güneyinde yeralan Akdeniz’den adını alan bölgemizidir. Bölge batıda Marmaris’in doğusundan başlar ve doğuda Kahramanmaraş’ın doğusunda sona erer.
İklim ve Bitki Örtüsü: Bölgede tipik Akdeniz iklimi görülür. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Kıyıda yıllık yağış ortalaması 1000mm3  dolaylarındadır. Kıyıdan itibaren yükseldikçe sıcaklık düşmekte, yağış miktarı artmaktadır.
Akdeniz kıyıları yurdumuzda kış mevsiminin en ılık geçtiği bölgedir. Buna yol açan nedenler; nemlilik düzeyi, güneş ışınlarının gelme açısı ve Toros dağlarının doğrultu ve yükseltisidir. Toroslar kışın kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerinin kıyıya inmesini önler. Maksimum yağış kış mevsimine raslar. Balkanlardan gelen hava kütleleri Basra Körfezi’ne ulaşmak isterken, Akdeniz üzerinde farklı hava kütleleriyle karşılaşır ve Cephe yağışlarına yol açar. Bölgedeki yaz kuraklığı ise dinamik yüksek basınç alanlarının etkili olması, bölgenin alçaltıcı hava hareketlerinin etkisine girmesinin sonucudur. Yazların sıcak ve kurak geçmesi; pamuk tarımına, maki bitki örtüsünün yaygın olmasına yol açar. Kıyıdan 500 – 600 m’ye kadar makilker, onun üstünde 2500 m’ye kadar karışık yapraklı ormanlar, daha yukarıda ise dağ çayırları ve kayalıklar görülür.

İÇ ANADOLU BÖLGESİ

   Türkiye’nin ortasında yeralan bölge, alan olarak Doğu Anadolu’dan sonra ikinci büyük bölgemizdir. Bölgenin kuzeyinde kuzey Anadolu dağları, güneyde ise Orta ve Batı Toroslar  bölgenin kuzey – güney sınırlarını oluşturmaktadır.
iklim ve bitki örtüsü:Bölge doğal özellikleri yönünden fazla çeşitlilik göstermez. Yerşekilleri, bitki örtüsü ve toprak tipi geniş  alanlar da birbirine benzer.
Bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı olan karasal iklim görülür. Bu durum, etrafının dağlarla çevrili olması nedeniyle, nemli hava kütlelerinin iç kısımlara girememesinin sonucudur.
Maksimum yağış ilkbahara raslar. Yağışlar iç bölgelerden kenarlara, dağlık alanlara gidildikçe artar. En kurak mevsim yazdır. Kışın cepe yağışları, ilkbaharda ise yükselim (konveksiyonel) yağışlar görülür. Yaz kuraklığı tahıl tarımını öne çıkartırken, ilkbahar sıcaklığının yetersizliği pamuk tarımına olanak tanımaz. Yağışın fazla olduğu dağ yamaçları ormanlarda, iç kısımlar ise steplerle kaplıdır. Kuraklık tarımda nadas yönteminin yaygınlaşmasına yol açar. Türkiye’de nadas alanlarının en geniş yer kapladığı bölgedir. Yaz kuraklığının erken başlaması sebze üretimini olumsuz etkiler. Bozkır ve steplerin yaygınlığı küçükbaş hayvancılığın yaygın olmasının nedenidir. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’dan sonra yurdumuzun en ormanlık bölgesidir.

DOĞU ANADOLU BÖLGESİ

   Türkiye’nin doğusunda yeralan bölge üçgen biçimindedir. Bu üçgenin tabanı Türkiye’nin en doğusunda Bağımsız Devletler Topluluğu’na ve İran sınırına dayanmaktadır. Bölge batıya doğru daralarak Tahtalı Dağları’na dayanır. Kuzeyde Kuzey Anadolu Dağları’na, güneyde Güneydoğu Toros Dağları’na kadar uzanır.,
İklim ve Bitki Örtüsü: Bölgede karasal iklim görülmektedir. Karasallığa yol açan etmenler, yükseltinin fazla olması ve denize kapalılıktır.Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlıdır. Ocak ayı ortalaması bütün bölgede 0°C’nin altındadır. Kış mevsiminde sıcaklıklar -30°C, -40°C’ye düşebilmektedir. Yıllık sıcaklık farkları fazladır. Kar örtüsü uzun süre yerde kalır. Bölgede ısının en düşük değerlerine ulaştığı yer Erzurum – Kars bölümüdür. Bölgede güneye gidildikçe ısı artar. Bölge, yükselti fazlalığı nedeniyle İç Anadolu’dan daha fazla yağış alır. Yağış rejimi bölümlere göre değişir. Erzurum – Kars yöresinde maksimum yağış mevsimine, Hakkari Bölümü’nde kış mevsimine, Yukarı Fırat bölümünde kış ve Yukarı Murat – Van bölümlerinde ilkbahar mevsimine raslar. Bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırlar ve çayırlardır. Yağışın fazla olduğu yüksek yerlerde ormanlar görülür.

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ

Anadolu’nun güneydoğusunda yeralan bölge, Güneydoğu Torosların eteğinden başlayarak Suriye sınırına kadar gider. Bölgenin batısında Akdeniz Bölgesi yer alır.
İklim ve Bitki Örtüsü: Bölgede karasal iklim görülür. Yazlar kurak ve çok sıcak, kışlar yağışlı ve soğuktur. Maksimum yağışın kışa raslaması, Akdeniz yağış rejimine benzerliğini gösterir. Yıllık yağış miktarı 550 mm dolaylarındadır. Bölge, İç Anadolu’dan fazla yağış almasına karşın daha kuraktır. Kuraklığın daha etkili olmasında, yaz sıcaklığının fazlalığı yüzünden buharlaşmasının şiddetli olması etkilidir.Bölgede kışın ısı sıfırın altına düşer. Bunda bölgenin denize göre konumu nedeniyle nemlilik düzeyinin az olması etkendir. Yurdumuzda temmuz ayında ölçülen en yüksek sıcaklık değerleri bu bölge aittir. Yazın sıcaklığın 35°; 40°’ye kadar ulaşabilmesinde, enlem, karasallık, dinamik yüksek basınç ve Suriye çöllerinden gelen sıcak rüzgarlar etkendir.

TÜRKİYENİN BİTKİ ÖRTÜSÜ ORMANLAR

TÜRKİYE’NİN BİTKİ ÖRTÜSÜ 

Özellikler:

1-Bitkiler hayvanların besin kaynağıdır.

2-Bitkiler toprakların aşınmasını ve sellerin oluşumunu sağlar.

3- Bitkilerden ilaç yapılır.

4-Canlıların beslenmesinde ve kullandığımız bazı mal ve eşyaların üretiminde yer tutar.

5-Bitkiler çeşitli topluluklar halinde bulunur (Orman ,Çalı, ot gibi)

6-Türkiye’de 12.000’den fazla bitki türü bulunur.Bu yüzden dünyada ekvatoral bölgeden sonra oldukça zengin bir ülkedir.

7-Ülkemizde farklı iklim bölgelerine ait, bitkilerde barındırır.

Relik(kalıntı) bitkiler:Ülkemizde dördüncü jeolojik zamanda görülen iklim değişiklikleri bitki topluluklarının dağılışı üzerinde etkili olmuştur.Karadeniz iklim bölgesine ait bitkilerin Akdeniz iklim bölgesinde, Akdeniz iklim bölgesinde yer alan bitkilerinde Karadeniz iklim bölgesinde yer alması bu şekildedir.

Akdeniz bölgesinde yer alan:kayın, porsuk, fındık ve gürgen gibi ağaçlar relik topluluklardır.

Ülkemizde yer alan bitkilerin yaklaşık üçte biri günümüz iklim şartlarının ortaya çıkmasından daha önce oluşmuş kalıntı bitkilerdir.

Endemik bitkiler:Yeryüzünde sadece belirli bir bölgede yetişen bitki topluluklarına denir.

Ülkemizin yer şekillerinin çok çeşitlilik göstermesi ve geçmişte sık sık önemli iklim değişimlerinin yaşanması endemik türler bakımından zenginleşmesini sağlamıştır.

Üçüncü zamanda geniş alanlar kaplayan bazı bitkiler geçen süre içinde iklim şartlarının değişmesi ve yer şekillerinin de etkisiyle bazı bölgelerde günümüze kadar kalabilmiştir.

*Kasnak meşesi Dedegöl ve Davras dağlarında yar alan karstik çukurlarda,

*Sığla ağaçları Köyceğiz gölü çevresinde,

*Datça hurması Teke ve Datça yarımadalarında,

*Kazdağı köknarı Kaz dağında,

*İspir meşesi Kastamonu ve Yozgat çevresinde.

Ülkemizde 3000-4000 civarında endemik bitki görülür.

Kozmopolit bitki:Ülkemizde geniş sahalara yayılmış bitkilerdir.Çam ve meşe türleri böyledir.

Anıt ağaçlar:Ülkemizde yer alan büyük ve yaşlı ağaçlardır.

ÜLKEMİZDE BİTKİ ÖRTÜSÜNÜN ZENGİN OLMASI ŞU FAKTÖRLERE BAĞLIDIR;

 

İklim etkisi:

Karadeniz’de dağların eteklerinde-geniş yapraklı orman görülürken, Karadeniz’de dağların yükseklerinde iğne yapraklı orman görülür.

Akdeniz’de kuraklığa dayanıklı bitkiler, iç kesimlerde bozkırlar vardır.

Yüzey şekillerinin etkisi: Dağ kuşaklarının kuzey ve güney yamaçlarında ormanlar birbirinden farklıdır. Örnek: K.Anadolu Dağlarının kuzeyinde aşağıda nemli ve ılıman geniş yapraklıyukarıda ise iğne yapraklı orman görülür. Aynı dağın güneyinde ise kuraklığa dayanıklı fazla güneş ışığı isteyen kurakçıl bitkiler yetişir. Yine yükseltinin artmasına bağlı olarak da, bitki örtüsü farklılık gösterir. Örnek: Toroslarda 1000m’ye kadar, kuraklık isteyen Kızılçam ormanları yetişirken, daha sonra soğuğa dayanıklı sedir ormanları görülür.

Toprak ve Ana Materyalin Etkisi:

Bitkilerin besin maddesi isteği ve kök gelişim özellikleri farklıdır. Bazı bitkiler kireçli arazileri, bazı bitkiler yumuşak ve kumlu ana materyalleri tercih eder. Tuzlu topraklarda Fıstık çamı, ve sarıçam yetişmez, bunlar kumlu topraklarda yetişir.

İnsan etkisi: Ülkemizde medeniyetler eskiden beri geliştiği için, bitki örtüsü çok tahrip edilmiştir. Akdeniz’de kızılçam ormanlarının yerini çalı toplulukları almış, İç ve D.Anadolu ormanlarının yerini bozkırlar almıştır.

İklim değişmeleri: 4. Jeolojik zamanda, soğuk ve az yağışlı devirde Avrupa ve Sibirya’da yetişen bitkiler Anadolu’da yayılmıştır. Sıcak ve nemli devirde Akdeniz iklim bölgesinde yetişen bitkiler Anadolu’nun kuzeyine kadar ilerlemiştir. Yurdumuzda geçmişteki iklim şartlarına göre yetişmiş bazı bitkilerde bulunmaktadır. Ülkemizin bu özelliği, daha önceden yetişmiş olan bitkilerin tamamen ortadan kalkmasını engellemiştir. Bu nedenle ülkemizdeki bitkilerin üçte biri kalıntı bitkilere aittir. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bitkilere Endemik bitkiler denmektedir.

ORMANLAR:

 Ormanlar geniş yapraklı,iğne yapraklı, bazen de karışık orman gibi gruplara ayrılır. Bu ormanlar iklim ve toprak şartlarına göre farklı bölgemizde yetişir.

 

1)KARADENİZ ORMANLARI:

                          Bu bölgede iki farklı orman kuşağı yer almaktadır. Birincisi Karadeniz kıyısı boyunca nemli ve ılıman iklimde yetişen geniş yapraklı orman, ikincisi dağların yükseklerinde nemli ve soğuk iklimde yetişen iğne yapraklı orman görülür. Karadeniz bölgesinde bulunan ormanların en önemli özelliğiağaç türlerinin fazla olmasıdır. Sebebi iklimin uygunluğudur. D.Karadeniz bölümünde ülkemizdeki bitki türlerinin yarısı görülür. (6 bin çeşit)

 

a-Geniş Yapraklı Orman: Batıda yıldız dağlarından başlayarak doğuda Gürcistan sınırına kadar dağların kuzey yamaçlarında 1000m’ye kadar olan bölümde yer alır. Kışın yapraklarını dökerler. Bu orman kuşağında; kayın, kestane, gürgen, ıhlamur, akçaağaç, karaağaç, meşe, kızılağaç ve dişbudak türleri bulunur.Ormanlardaki ağaç türleri bazen tek, bazen toplu şekilde dağılış gösterir. Yıldız dağlarında meşe, kayın, gürgen yaygındır. Batı ve orta Karadeniz kuşağında, kestane, kayın ve gürgen  yaygındır. Kayın kerestesi özellikle mobilyacılıkta ve kaplamacılıkta kullanılır.Doğu K. bölümünde isekızılağaç ormanları hakimdir. Yamaçlarda ıhlamur, kestane ve kayın ormanları bulunur.

      

     

                       Geniş yapraklı Tropikal Ormanlar

                Bölgedeki kayın ormanlarının altında ağaççık veya çalılarda bulunur. Bu ağaçcıkları, orman gülü, fındık, üvez, kayacık, kızılcık ve şimşir oluşturur. Orman gülü daha çok. Batı ve Doğu Karadeniz bölümlerinde hakimdir.

                Karadeniz bölgesindeki ormanlarda, nadiren anıt ağaçlarda vardır. Örnek: Batı K.’de Yenicekasabasında kalın gövdeli (Istranca meyvesi) bulunur. Ayrıca Porsuk ve Fındık ağaçları da görülür. Bu ağaçları korumak için Yenice çevresi, tabiatı koruma alanı olarak ilan edilmiştir. İstanbul ve çevresinin odun ihtiyacını Çatalca ve Kocaeli platolarındaki ve yıldız dağlarındaki Demirköy meşe ormanları karşılar.

b-Karışık ormanlar: Orta ve Doğu Karadeniz bölümlerinde kuzey yamaçlarda 1000-1500m arasında görülür. Geniş yapraklı ağaçlardan kayın, iğne yapraklılardan köknar ve sarıcam ağaçları bulunur.

      

c-İğne yapraklı ormanlar: Dağların yüksek kesimlerinde 1000-2000 arasında görülür. İkiye ayrılır.

      1)Ordu’nun batısında sarıçam, köknar, ve karaçamlardan oluşanlar.

      2)D.Karadeniz’de Ladinlerin hakim olduğu ormanlar.

      

 Ayrıca köknar, sarıcam, saf ladin ormanları, Ardanuç ve Şavşat dolaylarında yaygındır.Yazın doğu Karadeniz fazla sisli ve yağışlı olduğundan bitki örtüsü açısından farklı bir ortam oluşturur. Sisli ortamları seven ağaçlar yaygındır.

                  K.Anadolu dağlarının güney yamaçlarında orman örtüsünün özelliği değişir. Kaçkar, Ilgaz, Bolu ve Köroğlu dağlarının güney yamaçlarında güneşi seven sarıçam ormanları hakimdir. Bolu, Geredearasında ve Kastamonu’da karaçam ormanları yaygındır. Alçak olukların tabanlarında Erbaa, Niksar oluğu, Gökırmak ve Devrez vadilerinin güney alt yamaçları Kızılçam ormanlarıyla kaplıdır.

     Not: Karadeniz bölgesi bitki örtüsü açısından en önemli özelliklerinden biride ot toplulukları yönünden zengin olmasıdır.

 

2) BATI ANADOLU ORMANLARI: Batı Anadolu’da yükselti ve bakının etkisine bağlı olarak ekolojik özellikleri farklı üç orman topluluğu görülür.

a-Kızılçam ormanları: Kıyı ile 600-800m’ye kadar olan sahada iğne yapraklı ormanlardır.Sıcaklık isteği fazla olup, kuraklığa dayanıklıdır.Kızılçam Akdenizde en iyi yetişen ağaçtır.Ege de kıyıdan 600 800m’ye kadar yetişir.Bu ormanlarımız en fazla Ege de yaygındır. Kızılçam ormanlarının yetiştiği sahalarda makiler yaygındır.Edremit ,Burhaniye –Havran arasında ve güney Marmara kıyılarında geniş zeytinlikler vardır.

      

b-Karaçam Ormanları: Yazı,serin ve güneşli, kışı karlı olan ortamlarda yetişir.Bu nedenle; yüksek dağlık alanlarda Dursunbey, Demirci,Uşak, ve Kütahya çevresi, Bozdağlar, Aydın ve menteşe dağlarındakaraçam ormanları geniş yer tutar. Kaz dağında da çok geniş sahalar kaplar. (Kozak /Bergama) ve Kaçarlı (Aydın) dolaylarındaki kumlu topraklarda Fıstık çamı ormanları yer alır.

                           

c-Meşe Ormanları: Dağların alt seviyelerinde ve Batı Anadolu platolarında görülür.

      

d-Kayın ormanları:Marmara Bölgesi’nde Samanlı, Uludağ, Domaniç Kapıdağı ve Kazdağı’nın kuzeye bakan yamaçlarında, ayrıca İç Batı And. Şaphane ve Murat Dağının kuzeye bakan yamaçlarında görülür.Sebebi yazın nemli hava olması.Uludağ’da dikey yönde birden fazla orman kuşağı bulunur. Uludağ’ın kuzeyinde altta maki ve kestane, üstte meşe, kayın, köknar ve karaçam bulunurken güneydealttan üste doğru, kızılçam, meşe, karaçam ve sarıçam ormanları görülür.

      

 

3- AKDENİZ ORMANLARI

a) Akdeniz kıyı kuşağı ormanları: Kıyıdan, Toros Dağlarının 1000 m ’ye kadar olan kısmında, kuraklığa dayanıklı Kızılçam Ormanları yaygındır. Kızılçam, yağışlı yerlerde hızlı büyür; o yüzden ülkemizin en hızlı büyüyen ormanıdır. Reçinesi fazla olduğu için kolay yanar. Bu nedenle orman yangınları kızılçam ormanlarında görülür. Köyceğiz gölü çevresinde, gövdesinden yağ çıkarılan ve kozmetik sanayiinde kullanılan Sığla ağacından oluşan ormanlar bulunur. Bunlar sadece Türkiye’de yetişir.

b)Akdeniz Dağ Kuşağı Ormanları: Kızılçam orman kuşağının üzerinde 2000m’ye kadar çıkar. Bu sahada karaçam, sedir ve köknarlardan oluşun iğne yapraklı ormanlar hakim durumdadır. Akdeniz dağ kuşağında sedir ormanları geniş saha kaplar. Bunlar doğuda, Maraş (Ahır Dağ) başlar batıda Denizli’deki Çal dağınakadar uzanır. Kerestesi çok kıymetlidir. Eskiden sedir ağacından tapınaklar, saraylar yapılmıştır. Bu nedenle bu ormanlar çok tahrip edilmiştir.

                Akdeniz dağ kuşağının diğer bir ormanını Toros köknarı oluşturur. Doğuda Nur Dağları ile Burdur’da (Bucak) arasında bulunur. Bunlar güneş ışığını sevmediğinden kuzey yamaçlarında bulunur.

Karaçam ormanları: Toros dağlarının yüksek kesimlerinde yaygın durumdadır. Adana’nın kuzeybatısında, Beyşehir gölü çevresinde ve Teke yarımadasında gür karaçam ormanları görülür.Kerestesi değerli olduğundan mobilya, kapı ve pencere yapımında kullanılır.

Meşe ormanları: Beyşehir ve Eğirdir gölleri çevresi ile Nur dağı ve K.Maraş- Pazarcık arasında çok yaygındır. Sadece ülkemizde görülen Kasnak meşesi, Davras dağında yetişir. Toros dağlarındaki sedir ve karacam ormanlarının olmadığı yerlerde Ardıç toplulukları görülür. Ardıç topluluklarına Taşeli Platosu Göller yöresi Teke yarımadası ve Maraş’ta görülür.

                Nur dağlarının yüksek kısımlarında, İskenderun körfezine ve kuzeye bakan yamaçlarda geniş yapraklı kayın, meşe ve gürgen ormanları görülür. Bu ormanların içinde Karadeniz’e ait, kızılçam, fındık, porsuk, ıhlamur ve akçaağaç bulunur.

 

4) DOĞU VE İÇ ANADOLU ORMANLARI: Bu bölgelerimizde nispeten kuraklılığa ve soğuğa dayanıklı ağaçlardan oluşan ormanlar yetişir. Bu ormanlar, gür değil, seyrektir. Bu bölgelerdeki belli başlı ormanlar meşekaraçam, ve ardıçlardan oluşur. İç ve Doğu Anadolu’da meşe ormanları hakimdir.

Doğu Anadolu’da: Gür meşe ormanları Tunceli, Pötürge, Bingöl dolaylarında ve G.Doğu Toroslardayaygındır. Bu ormanların büyük bölümü, yakacak odun sağlamak amacıyla kesilmektedir. Bu yüzden meşe ormanları sürekli tahrip edilmektedir.

İç Anadolu’da: Dağların 1000-2000m’ler arasında özellikle Torosların kuzey yamaçları ile K. AnadoluDağlarının güney yamaçlarında meşe ormanları görülür. Bu dağların üst yamaçlarında karaçam, eteklere doğru ise karaçam ve meşe’den oluşan karışık orman bulunur. Kuzeyde Akdağ madeni, Erzincan-Refahiye arasındaki dağlarda Sarıçam ormanları yer alır.

                Güneydoğu Toroslarda; Antep Platosu, Mardin( Mazıdağı) ve Karacadağ dolaylarında meşeormanları yaygındır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Ormanları: Kilis-Gaziantep arasında kızılcam, yabani fıstıkve bunların aşılanmasıyla yetiştirilen Antepfıstığı yer alır. Kilis dolaylarında Zeytin ,Siirt dağlarındaKızılçam toplulukları vardır.

ORMANLARIN FAYDALARI

1-Odun ve kereste ihtiyacımızı sağlar.

2-Eğimli yamaçlarda erozyonu önler

3-Her türlü dinlenme ihtiyacımıza cevap verir.

4-Yurt savunmasında, çeşitli yönlerden kolaylık sağlar.

5-Yabani ve özellikle av hayvanlarını barındırır.

6-Yağış sularını yer altına toplar,bunlarında kaynaklar halinde çıkmasını sağlar.

7-Havadaki oksijen ve karbondioksit dengesini sağlar.

 

Not: Ormanlardan sürekli faydalanmak için ormancılığın üç temel ilkesi vardır.

         a-Ormanların genişletilmesi

         b-Devamlı korunması

         c-İşletilmesi

Ormanların faydalarını ona başlık altında toplarız.

 

a) DOĞAL DENGEYİ SAĞLAR :

                Eğimli sahalarda ormanlar toprağı örgü şeklinde sararak toprakların aşınmasını önler. Toprak tabakasına saldığı kökleri ile suyun derinlere sızması için, küçük kanalcıklar oluşturur.Böylece ormanlık sahalara düşen yağışlar toprağa sızar ve oradan yer altı suyuna, derelere ve kaynaklara kavuşur.

                Ormanların diğer önemli tarafı,doğadaki besin maddelerinin dolaşımını sağlamasıdır. Toprağa düşen dal ve yapraklar; bakteriler tarafından organik maddeye dönüşür.Organik madde, topraktaki bitki besin maddesini artırarak bitki örtüsünün daha iyi gelişmesini sağlar. Diğer taraftan toprağa karışan organik madde toprakta gözenekli bir yapı oluşturur.Bu da yağışların toprağa sızmasını sağlar.

 

b)ORMANLAR  DİNLENDİRİCİ  ETKİ YAPAR :

                Orman içi mesire yerleri ve milli park alanları, önemli dinlenme yerleridir. Ülkemizde son yıllarda önemli milli parklar kurulmuştur.Bunlar;Yozgat çamlığı, Kaçkar Adana(soğuksu),Kızılcahamam, Kuş Cenneti, Uludağ,Yedigöller,Dilek yarımadası(Aydın). Spil dağı,

Kızıldağ(Yalvaç), Termosos, Köprülü Kanyon, Olimpos, Beydağları, Altınbeşik mağarası (Antalya)Kovada (Isparta), Mercan vadisi, Maçka, Altındere, Hatilla vadisi, Beyşehir,Karagöl, Nemrut Dağı (Adıyaman), Başkomutanlık (Afyon), Honaz Dağı (Denizli)

 

c)ODUN, KERESTE VE BAZI SANAYİ KOLLARINA HAM MADDE SAĞLAR:

Ormanlardan yakacak odun ve kereste üretilir.Yılda ortalama 6-8 milyon m3 tomruk elde edilir. Bunlar inşaatta, kağıt üretiminde,ambalaj sanayisinde, maden ocaklarında destek ,PTT ve enerji hatlarında taşınma direği olarak kullanılır. Ayrıca çamdan elde edilen reçine, kimya sanayiinde, boya yapımında kullanılır.

Ormanlarımızdan odun ve kereste üretimi orman işletmelerine yapılır.Odunu büyük bir bölümü yakacak olarak evlerin ısıtılmasında kullanılınır.Evlerin ısıtılmasında enerjinin beşte biri odundan sağlanır.

Ormanlarımızı., korunan ormanlar ve verimli parklar hariç işletmemiz gereklidir. Ormanlarımız, orman içinde ve orman kenarında yaşayan köylülerimizin önemli gelir kaynağıdır. Köylerimizin üçte ikisi orman içinde ve kenarında kurulmuştur.Nüfusumuzun onda biri ormanlardan yararlanmaktadır.Bu yönü ile de ormanlarımız vatandaşlarımıza iş temin eden doğal kaynaktır.

 

B – MAKİ

 

Akdeniz iklimi etkisindeki kıyı bölgelerimizde insanların tahrip ettiği orman kuşağının yerinde oluşan bitki topluluğudur. Makiler çalı yada ağaççık olarak tanımlanır. Yüzlerce çeşidi vardır. (Tesbih, Sandal, Zakkum, Delice Zeytin, Kocayemiş, Keçiboynuzu v.s. bazılarıdır. )

Makiler tüm kıyılarımızda görülür. Ancak Güney kıyılarımızdan Kuzeye doğru  yükselti basamakları ve çeşitleri değişir. (enlemin etkisi) Akdeniz’de 800-1000m lere Ege’de 500-600m lere Marmara’da ise 300m’ye kadar yetişebilirler. Karadeniz’de ise Yalancı Maki dediğimiz Garigler yer alır. 

 

C – BOZKIR

 

            İklim şartlarının ağaç yetişmesine uygun olmadığı yarı kurak yerlerdeki otsu, dikensi küçük çalı topluluklarıdır. İlkbahar aylarında

yemyeşil olan bu ot toplulukları, yaz kuraklığı ile sapsarı  kurak ve çorak çalı topluluğuna dönüşür. 

İç bölgelerimizdeki alçak (çukur) alanlarda yayılan bozkırlar yağışın arttığı dağ yamaçlarında yerlerini iğne yapraklı ormanlara bırakır. İç Anadolu’da bir çok yerde bu ormana geçiş kuşağı birden olmaz çünkü insanların tahribi sonucu eskiden orman olan alanlar tek tük ağaçlardan ibaret olan Antropojen Bozkırlara dönüşmüştür.

Doğu Anadolu’da yüksek platolardaki bozkırlar kurak bir yaz yaşamadıkları için yazın yemyeşil kalırlar. Bu yüzden buralarda büyükbaş mera hayvancılığı yaygındır.

 

D – DAĞ ÇAYIRLARI (Alpin Çayırları)

 

            Ormanların yetişemeyeceği kadar soğuk ve az nemli  yükseltilerde görülen yazın yeşeren kışın kar altında kalan soğuğa dayanıklı ot topluluklarıdır.Erzurum kars bölümünün yüksek yerlerinde yaz yağışlarına bağlı olarak sıkca görülür.Büyük başhayvancılığı destekler.

 

   Mail adresi bırakan arkadaşlara  konu ile ilgili power paint sunum gönderilecektir…

 

Sponsorlu Bağlantılar

Yorum Yapılmamış --> "Türkiye’de görülen bitki örtüleri, bölgelere göre iklim ve doğal bitki örtüsü"

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Current ye@r *